Kasım 12, 2017 11:37 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesi.

İttilaat gazetesinde  Dışişleri eski Bakanı Kemal Harrazi’nin, İran’ın füze programı nükleer mesele gibi müzakere edilmeyeceğini belirtmesi, İran ve AB’nin, tarım ürünleri alanı başta olmak üzere ticari ilişkileri geliştirme sözleşmesi imzalaması gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Lübnan Hizbullah genel sekreteri Seyyit Hasan Nasrullah'ın Saad Hairir’nin Arabistan’ın baskısı altında istifasına dair yaptığı konuşması üzerine bir değerlendirme yazısı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

...***

Lübnan Hizbullah genel sekreteri Seyyit Hasan Nasrullah'ın Saad Harir'nin zorunlu istifası ardından yaptığı konuşması bir hayli önem arzediyor.

Tesnim haber ajansının bildirdiğine göre Saad Hariri'nin başbakanlık görevinden istifası ardından Arabistan'ın beklentisi belki de Nasrullah'ın Hariri'yi hedef alan ifadeler kullanması yönündeydi; ta ki Hizbullah karşıtı planlarını daha iyi uygulayabilsin. Ancak Suudi Arabistan'ın beklentisi gerçekleşmedi ve Nasrullah yaptığı konuşmada Hariri yönetimini desteklerken, Lübnan arenasında siyasi kanatlar arasında gerçekleşen birlik ve ülke genelinde Mişel Avn'un cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturması ardından sağlanan huzurlu ve istikrarlı ortamı destekledi.

Nasrullah, El-mustakbel partisi ve Saad Hariri ile Hizbullah arasında siyasi görüşlerinde bazı ihtilaflar söz konusu olmasına rağmen, Hariri'ye yönelik her hangi bir eleştiride bulunmazken, üstelik eleştiri oklarını Suudi Arabistan'a yöneltti ve Riyad'ın baskısı altında gerçekleşen istifa kararını eleştirdi.

Gerçekte Hizbullah genel sekreteri Nasrullah, yaptığı konuşmasıyla Suudi Arabistan'ın Lübnan'a yönelik planladığı komployu suya düşürdü. Lübnan düşmanları, gelinen noktada Nasrullah'ın Saad Hariri ve Lübnan hükümetini eleştirmesi vesilesiyle kendilerince Lübnan Hizbullah'ını hedef almak için fırsat kolluyordu. Suudi Arabistan medyası Nasrullah'ın konuşması ardından Lübnan'da güvenlikçi bir ortam hakim olduğunu lanse etmeye çalışsa da bu komploları da suya düşmüş oldu.

...***

Cumhuri İslami gazetesinde İçişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazli’nin, bu yıl Erbain yürüyüşüne İran’dan katılımın 2.3 milyon olarak gerçekleştiğini açıklaması, AB Dış Politika Sorumlusu Federica Mogherini’nin, AB İran ile imzalanan nükleer anlaşmayı korumakta kararlı olduğunu vurgulaması gibi haberlere yer verilirken, Hemşeri gazetesinde Suudi Arabistan’ın bölgedeki siyasetlerinin hezimete uğradığına dair bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

...***

Siyonist Haaretz gazetesi, Batı'nın Suudi Arabistan'ın doğal kaynaklarına bağlılığı, onların Suudi Krallık rejiminin bölgesel hezimetlerini görmezden gelmesine neden olduğunu duyurdu.

Salman bin Abdulaziz'in krallık tahtına oturması ardından Yemen'e yönelik başlatılan savaşın, Suudi Arabistan'ın en çok ses getiren siyasi ve askeri yenilgisi olduğuna dikkat çekilen yazıda, Suudi Arabistan'ın söz konusu savaş için Mısır, Sudan ve bazı Arap rejimleriyle ittifak kurduğu belirtildi.

Yazıda, Suudi Arabistan'ın başlattığı Yemen savaşının Suudiler için masrafının ağır olduğuna dikkat çekilerek, Suudilerin Yemen savaşında çıkmaza girdiği vurgulandı.

Saad Hariri'nin Arabistan'da başbakanlık görevinden istifa kararına da değinilen yazıda, Muhamed Bin Salman'ın Lübnan'da siyasi değişim yaratmak amacıyla Hariri'nin istifasını planladığı belirtildi.

...***

Kudüs gazetesinde Amerika'lı siyasi analist Stephan Landman’ın Saad Hariri’nin başbakanlık görevinden istifa etmesinin perde arkasına dair değerlendirmesini konu edne bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Amerika'lı siyasi analist Stephan Landman, Saad Hariri'nin Lübnan başbakanlık görevinden istifa etmesinin Lübnan'ı istikrarsızlığa sürüklemek amacıyla Suudi Arabistan, Siyonist rejim ve Amerika'nın dikte ettiği komplonun bir parçası olduğunu ifade etti.

Tesnim haber ajansına demeç veren Landman, Hariri'nin istifasının Suudi Arabistan ve Siyonist rejimin İran ve Lübnan karşıtı komplolarının bir parçası olduğuna dikkat çekerek, büyük ihtimalle Washington'un söz konusu komploda rolü bulunduğunu söyledi.

Landman, Hariri'nin beklenmedik istifasına dair değerlendirmesinin devamında şöyle dedi: Ben Hariri'nin istifasının perde arkasında Suudi Arabistan olduğu kanaatindeyim ve bu istifa ile ilgili ileri sürülen gerekçeler anlamsızdır. Söz konusu girişimin bir bölümü Arabistan ve Suud rejiminin bölgeyi istikrarsızlığa sürükleme politikalarıyla ilgilidir ve diğer bölümü ise Hariri'nin Arabistan'daki inşaat firmasıyla ilgilidir. Petrol fiyatlarının yüksek olduğu dönemde söz konusu firmalar yoğun kar elde ediyordu. Ancak şu anda böyle değildir ve Hariri, Suudi bankalara 3.5 dolar borçludur ve bu borçları ödemesi gerekiyor. Bu ise Hariri'nin istifa nedenlerinden bir diğeri olabilir.