Aralık 27, 2017 11:17 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesinde

İttilaat gazetesinde Fransa’da bazı kaynakların bu ülkenin dışişleri bakanının yakında Tahran’ı ziyaret edeceğini duyurması, Amerika başkanı Trump’ın Kudüs karşıtı kararına karşı tepkilerin devam etmesi gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde Lübnan dışişleri bakanı Cebran Basil’in, Arap ülkelerin Kudüs ve Filistin konusundaki tutumuna dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Lübnan dışişleri bakanı Cebran Basil, Arap ülkelerin Kudüs ve Filistin konusundaki tutumunun zayıf ve işlevsiz olduğunu kaydetti.

İrna haber ajansının bildirdiğine göre, Lübnan dışişleri bakanı Basil Salı günü Lübnan'ın El-meyadin kanalına verdiği demeçte, " Arapların her zamanki sessizliği olmasaydı, Amerika başkanı Trump, bu ülkenin Tel Aviv'deki büyükelçiliğinin Kudüs'e intikali talimatı vermezdi"diye kaydetti.

Açıklamasının devamında Lübnan gelişmelerine değinen Basil, " Saad Hariri'nin Suudi Arabistan'daki istifa kararı ardından Lübnan'a dönüşünde Lübnan kabinesiyle Hariri arasındaki işbirliği  güçlenmiştir ve Lübnan milli egemenlik ilkesiyle istifa krizini geride bırakmayı başardı"diye kaydetti.

Suriye güçleri ve Lübnan Direniş güçlerinin teröristlere karşı direnişi, Lübnan ve Suriye'nin parçalanmasını engellediğini kaydeden Basil, söz konusu iki ülkenin terörizmle mücadele için birbirinin yanında yer aldığını sözlerine ekledi.

...***

Cevan gazetesinde Yemen’de açlık krizinin had safhaya ulaşması, Rusya’nın Amerika’nın teröristleri eğittiğini duyurması gibi haberler ön plana çıkarılırken, Cam-ı Cem gazetesinde Rusya Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Nikolay Patroşev’ın Amerika’nın Kore yarımadasındaki maceracılığı konusunda uyarısını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Rusya Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Nikolay Patroşev, Kore yarımadasında savaş başladığı takdirde Güney Kore’de yaşayan on binlerce Amerikalı vatandaşın öleceğini belirtti.

Patroşev, Güney Kore’de 250 bin Amerikalı vatandaş yaşadığını, Kuzey Kore’ye karşı muhtemel saldırı durumunda en başta on binlerce Amerikalının öleceğini, böyle bir kayıp savaş dilinde asla kabul edilebilir bir kayıp olmadığını vurguladı.

Patroşev ayrıca ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’ü korsan İsrail’in başkenti ilan etmesi, Ortadoğu bölgesini istikrarsızlaştıracağını kaydetti.

...***

Hemşehri gazetesinde Yemen gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Yemen Alimler Birliği bir bildiri yayınlayarak; yüzlerce kişinin şehit olmasına ve yaralanmasına neden olan işgalci Suudi Koalisyonu savaş uçaklarının Sana, Saada, el-Hadide, Taiz ve Yemen’in diğer bölgelerine düzenlediği saldırıları kınadı.Yemen Alimler Birliği tarafından yayınlanan bildiride şu ifadelere yer verildi:Yemen’de işlenen suçlar ve vahşice cinayetler, insanların alnındaki bir utanç lekesidir. Dünya ülkelerinin sessizliği gölgesinde meydana gelen bu feci cinayetler, yıkımlar ve kuşatma, kötülük ve sapkınlığın, ilke ve değerlerin üzerine çıktığını göstermektedir.Müslüman alimlerin Arabistan’ın işlediği cinayetler karşısındaki sessizliği, Yemen halkının dökülen kanlarında onların da ortak olduğu anlamına gelmektedir ve biz sessiz kalan İslam dünyasının böylesi alimlerini, Yemen’deki olayların sorumlusu olarak görüyoruz. Onlar Allah katında bu cinayetlerin sorumlusudur ve sessiz kalarak, Yemen halkının kanının dökülmesine ortak olmuşlardır.

Yemen Alimler Birliği bildirinin sonunda; ordu kuvvetlerine ve Yemen halk güçlerine, bu ülkeyi savunma konusunda gösterdikleri büyük fedakârlık, direniş ve istikrardan dolayı teşekkür etti.

Yemen Alimler Birliği ayrıca şu ifadelerde bulundu: Ülkeyi savunmak sadece silahlı kuvvetlerin görevi değil, savunmaya gücü yeten herkesin görevidir, fedakarlıkta bulunulmalı ve savaş meydanına gidilmelidir.

Salı günü İşgalci Suudi Koalisyonu savaş uçaklarının Yemen’in Taiz eyaletinde bir pazara düzenlediği saldırıda 100’den fazla kişi şehit oldu ve yaralandı.Suudi Arabistan bazı bölge Arap ülkelerinin Koalisyonu ile birlikte Yemen’in istifa eden Cumhurbaşkanı Abd Rabbuh Mansur Hadi’yi yeniden iktidara getirmek için 26 Mart 2015’ten itibaren Yemen’e karşı savaş başlattı ama bu saldırıların Suudi rejimi için, Yemen’in tahrip olması ve on binlerce masum insanın öldürülmesinden başka bir sonucu olmadı.