İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde Bahreyn halkının Halife rejimi cezaevlerindeki siyasi tutuklularla dayanışma gösterisi düzenlemesi, Yemen halkının sadırgan Suud rejimini protesto etmesi gibi haberler göze çarparken, Horasan gazetesinde İtalya’nın Suudi Arabistan’a silah satışıyla ilgili bir haber dikkatimizi çekiyor. Habede kısaca şunları okuyoruz:
...***
İtalya'lı aktivist Giorgio Cremaschi, İtalya'nın Arabistan'a silah satışı ve ayrıca Roma'nın NATO'nun savaşçıl politikalarını desteklemesinin İtalya anayasasına aykırı olduğunu kaydettiği açıklamasında İtalya'nın NATO'dan çekilmesi gerektiğini ifade etti.
Suud rejiminin Yemen halkına yönelik işlediği cinayetlerde İtalya'nın Sardinia adasında yapılan bombaları kullandığını kaydeden İtalyan aktivist, bu olayın İtalya adına büyük bir skandal olduğu, Roma yönetiminin bu konuda anayasanın 11. maddesini ihlal ettiğini söyledi.
İtalyan aktivist açıklamasını şöyle sürdürdü: Maalesef İtalya yönetimi Suud rejimi ile silah ticareti gerçekleştiriyor; Suud rejimi ise işlediği cinayetler ve savaş suçlarıyla dünya barışı için büyük bir tehlikedir; bu yüzden İtalya'nın Arabistan'a silah ihracatı uluslararası bir cinayettir.
NATO'nun İtalya topraklarında askeri faaliyetlerini eleştiren İtalyan aktivist, Roma'nın NATO'nun savaşçıl politikalarını izlemesinin İtalya anayasasına aykırı olduğunu sözlerine ekledi.
...***
Cumhuri İslami gazetesinde Yemen’de insani krizin devam etmesi, Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria’da Filistin’li direnişçilere saldırı düzenlemesi gibi haberlere yer verilirken, Hemşehri gazetesinde Filistin kurtuluş teşkilatı yürütme komitesi sekreteri Saip Arikat’ın Filistin gelişmelerine dair değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Filistin kurtuluş teşkilatı yürütme komitesi sekreteri Saip Arikat, Amerika'nın Siyonist rejimin çıkarları doğrultusunda izlediği tarafgir politikalarının Filistin milleti tarafından kabul edilemez olduğunu söyledi.
Elcezire televizyonuna demeç veren Arikat, Amerika başkan yardımcısı Mike Pence'in Filistin Özerk Teşkilatı ile müzakere için hazır olduğu yönündeki ifadelerine verdiği tepkide, Amerika başkanı Trump'ın Kudüs'ü Siyonist rejimin başkenti ilan etmesi ardından Siyonst işgalci rejimle herhangi bir müzakerenin mantıkla bağdaşmayacağını ifade etti.
Amerika'nın Filistin'lilerin uzlaşma müzakerelerine katılmamalarının barış sürecini engellediğine dair iddialarını gülünç niteleyen Arikat," Mike Pence, Filistinlileri 2014 yılında barış müzakerelerini durdurmakla suçlamaktadır, oysa asıl Siyonist rejim başbakanı Netanyahu işgal ettikleri Filsitin topraklarında işgalcilik ve Yahudileştirme politikalarının devam etmesini vurgulamakla müzakereleri durdurdu"diye kaydetti.
Filistin'lilerin geçen sene Amerika'lı yetkililerle 35 kez görüşmesine karşın Amerika'nın Filistin karşıtı siyasetlerini sürdürdüğüne dikkat çeken Arikat, Amerika'nın Filistin karşıtı politikalarını sürdürdüğü sürece, Filistin halkının Amerika ile herhangi bir müzakere masasına oturmayacağını sözlerine ekledi.
...***
Cevan gazetesinde Arabistan gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Habede kısaca şunları okuyoruz:
...***
Washington Post gazetesinde Ortadoğu Etütleri hocalarından Bernard Haykel'in kaleme aldığı makalede, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman'ın tüm alanlarda aldığı kararlarının doğurabileceği sonuçlar hakkında uyarıda bulundu.
Haykel, Bin Selman'ın bu kararlarının Suudi Arabistan'da yakın gelecekte felakete ve eşine hiç rastlanmamış yoksulluk, işsizlik ve hayat pahalılığı gölgesinin giderek büyüyen etkisi altında kalan halkın öfkeli kıyamına yol açabileceği uyarısında bulunarak, Bin Selman'ın Veliaht Prens koltuğuna Haziran 2017'de oturduktan sonra, Suudi Arabistan'ın en güçlü adamı haline geldiğini yazdı.
Bin Selman'ın, ekonomisi büyük oranda fiyatı düşen petrol gelirlerine bağımlı olduğu bir ekonomiye ve kısıtlı bir idarecilik gücüne sahip bir radikal ülkenin varisi olduğuna dikkat çeken Amerikalı uzman; ülke ekonomisinin rakipsiz biçimde Suudi hanedanın kontrolünde ve büyük kamu sektörünün yüzde 70'nin de Suudilerin elinde olduğunu bildirdi.
Haykel aryıca, Suudi Arabistan'ın silah için milyarlarca dolar harcamasına rağmen kendini savunamadığına dikkat çekti.
Bin Selman'ın iç ve dış politikaları ve girişimlerine de temas eden Haykel, Bin Selman'ın iç düzeyde, iktidardaki hanedanı dağıttıktan sonra şimdi de Al-i Suud üyelerinin mali dokunulmazlığını iptal etmeye çalıştığını, bazı prenslerin tutuklanmasının da bu bağlamda olduğunu aktardı.