7. yılında, Suriye krizi - 2
https://parstoday.ir/tr/radio/turkey-i63386-7._yılında_suriye_krizi_2
Michel Bercher "Dünya Politikasında Kriz" adlı kitabında , krizlerin oluşma, yayılma, gerileme ve etkileri olmak üzere 4 aşamadan oluştuğunu yazmış bulunuyor.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Mart 03, 2017 17:13 Europe/Istanbul

Michel Bercher "Dünya Politikasında Kriz" adlı kitabında , krizlerin oluşma, yayılma, gerileme ve etkileri olmak üzere 4 aşamadan oluştuğunu yazmış bulunuyor.

Suriye krizi oluşum aşamasını geride bıraktıktan sonra şimdi yayılma aşamasında bulunuyor, ancak bu krizin gerileme aşamasına yakınlaşmak üzere olduğuna dair bazı belirti ve işaretler de görülmeye başlamıştır.

Daha net konuşacak olursak, Suriye krizinin gerileme aşamasına girmek üzere olduğunu gösteren işaretlerden Astana ve Cenevre 4 görüşmelerine değinilebilir.

Başka bir deyişle, Halep'in işgalden kurtarılmasının ardından Suriye'de barışın sağlanması için geçtiğimiz yıla göre daha anlamlı bir yol katedilmiştir.

Suriye krizinin oluşumu ve yayılması aşamalarında iç, bölgesel ve bölgesel düzeylerde aktörlerin olduğuna önceki sohbetimizde dikkat çekmiştik. Krizin gerilemesi ve yatışması için 3 düzeydeki aktörlerin yine rol ifa etmesiyle mümkün olduğu düşünülebilir. Ancak unutmamak gerekiyor ki, bölgesel ve bölge dışı aktörlerin krizin yayılma aşamasındaki rolü daha etkin ve belirgindi.

Krizin gerileme aşamasında ise, bölgesel ve bölge dışı aktörlerin rolü iç aktörlerden daha belirgin olacağını söylemek de yerinde olacak. Bunun en önemli nedenlerinden biri, Suriye krizinin Ortadoğu'nun bölgesel düzeni üzerinde yol açacak büyük ve somut etkileridir.

Suriye krizi şimdiye kadar  Suudi Arabistan ve Türkiye başta olmak üzere bazı bölgesel güçlerin "sıfır toplamlı" oyununa sahne olmuştur. Bu yaklaşım, Suriye krizinin her türlü siyasi çözümünün önüne engel teşkil ettiği gibi, Türkiye gibi aktörler için de güvenlik tehdidi oluşturmuştur. Bu tehditlerden,  Türkiye'nin içindeki yüzlerce sivilin ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanan terör eylemleri ve Suriye Kürtlerinin kader ve akıbetinin Irak Kürtleri gibi olabilmesi gibi farklı güvenlik krizlerinin oluşmasına işaret edilebilir.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hükümeti arasında güvenlik başta olmak üzere muhtelif konularda birçok işbirliği yapılmasına rağmen, Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, Suriye Kürtlerinin özerkleşmesini takip ediyor. Mesut Barzani, bir taraftan Suriye Kürtlerine destek verirken diğer taraftan onları,  bu ülke hükümetine karşı özerklik kazanmaları için teşvik ediyor.

Türkiye yönetimi ise, bu konuyu, kendi güvenliği için en büyük tehditlerden biri olarak görüyor. ABD'nin Suriye'de Kürt bölgesinin oluşmasına verdiği destekten dolayı Ankara ile Washington arasında gerilim yaşanmaktadır, öyle ki, Türkiye Rusya'ya yakınlaşmaya doğru adımlar atıyor. Ancak Rusya'nın tutumu ve Rus yetkililerinin açıklamalarına bakıldığında, Rusya'nın da Kürtlerin özerkleşmesine destek verdiği anlaşılıyor.

Suriye Kürtlerinin olası özerklik kazanması, Ortadoğu'nun bölgesel düzeni üzerinde önemli ölçüde etkili olacak, zira, Yemen ve hatta Libya'da federal sistemin kurulması için bir örnek ve dayanak olabilecek. Federal sisteminin kurulması ise Ortadoğu devletlerinin güvenliği yönünde olan bir şey değil zira, bu bölgedeki muhtelif ülkelerin mezhebi ve etnik dokusu ve mozaiği, federal sistemi kurulabilecek ülkelerde anlaşmazlık ve ayrılıklar için zemin sağlayabilir.

Irak'ın şimdiki durumu ve Bağdat merkezi yönetimi ile Kürt Bölgesel Yönetimi arasında yaşanan derin anlaşmazlıklar, bu iddia için bariz bir emsal sayılabilir.

Ünlü teorisyen Barry Buzan, Ortadoğu'da güvenliğin bir ikilemden ibaret olduğuna inanıyor. Barry Buzan, bir konu, takibi veye üzerinde düşünülmesi ters sonuç vermesi halinde bir ikilem ve muamma olur. Bu mesele, Ortadoğu'da bir aktörün başka bir aktör ile dostluğu, 3. bir aktörler düşmanlığı muhakkak temin ediyor; öyle ki Ortadoğu'da bir dost ülkeye yardım etmek, kendi düşmanını takviye etmeksizin mümkün değil. 

ABD'li teorisyen Stephan Walt ise, uluslararası ittifaklarının kurulmasında esas, güç dengesi değil tehdit dengesi olduğuna inanıyor.

Stephan Walt'a göre, devletler tehditlere tepki gösterirken birbirleriyle ittifakı düşünüyorlar zira bir ülkenin gücünün artmasını kendisi için potansiyel bir tehdit olarak görüyorlar.

Buzan ve Walt'ın görüşleri, Suriye krizinin bölgesel aktörler üzerindeki etkisi konusunda görülüyor. Suriye krizinin en önemli boyutu ise, bölgesel boyutudur. Suriye krizi, bölgesel güçlerin rekabet, çıkar ve görüşlerinin çatıştığı bir sahne haline gelmiştir. Başka bir deyişle Suriye krizi Soğuk Savaş dönemini çağrıştıran siyasi kutuplaşma ve cepheleşmelere Ortadoğu'da neden olmuştur. Bu kriz,  eski stratejik rakiplerin (Suudi Arabistan ve Türkiye)'nin yakınlaşması ve eski dostların (İran İslam Cumhuriyeti ve Türkiye)'nin birbirinden uzaklaşmasına sebebiyet vermiştir. Başka bir deyişle, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın yakınlaşması, Türkiye'nin İran'dan uzaklaşmasına neden olmuştur; oysa bundan önce Türkiye, İran İslam Cumhuriyeti ile muhtelif alanlarda geniş ilişkiler ve işbirliğine sahipti.

Bu yüzden, bölgesel güçlerin Suriye krizi ile ilgili çakışan ve çatışan stratejileri, bölgesel güçlerin ilişkilerini çetrefilleştirmiştir; nitekim gelinen noktada, Ortadoğu'da bölgesel güçlerin ilişkilerindeki gerilimi tırmandıran en önemli etkenlerden biri, bu güçlerin Suriye krizindeki çatışan çıkarlarıdır. Böyle bir durumun ortaya çıkmasının arkasındaki en önemli nedenlerden biri, Ortadoğu'daki gelişmelerin mezhep, coğrafya, etnoloji ve dış ittifaklardan etkilenmesidir.

Gelinen noktada ise yaşanan gelişmeler ve olaylara bakıldığında, Suriye krizinin artık gerileme aşamasına doğru hareket etmekte anlaşılıyor ancak, krizin son bulması için iç, bölgesel ve uluslararası düzeylerde uzlaşma sağlanması şarttır zira, Suriye'de kurulacak siyasi sistem, Ortadoğu'da bölgesel düzenin geleceğini büyük ölçüde belirlemiş olacak.

Başka bir deyişle, Ortadoğu'da eski bölgesel düzenden geçiş için Suriye'de yeni düzenin kurulmasına ihtiyaç vardır.  Bütünleşik bir Suriye çerçevesinde kurulmuş olacak bu yeni düzen, federal bir Suriye veya şimdiki ulus devlet ve de parlamento veya başkanlık sistemi kalıbında gerçekleşmiş olabilecek.  Ortadoğu bölgesi düzeyinde kurulabilecek düzen herhangi bir düzenin ülkelerin özellikle bölgesel güçleri için güvenlik alanında etkisi farklıdır. Bu yüzden, bölgesel güçler, Suriye krizinin bu önemli aşamasında, Suriye'nin geleceği ve siyasi sistemi hakkında yürütülmekte olan müzakerelerde doğrudan rol ifa etmeye çalışıyor. 

Bölgesel güçlerin dikkate alması gereken bir konu, bu güçlerin uzlaşmamaları ve rakip güçlerin çıkarlarını ve de Suriye'nin güvenliğini dikkate almamaları, Suriye krizinin bu güçler için "sıfır toplamlı" olarak bitmesine sebebiyet verebilir olmasıdır.

Suriye krizine taraf olan bölgesel rakip güçler, bu ülkenin toprak bütünlüğünü savunmalarıyla birlikte, bu krizin bölge güvenliği üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya doğru hareket etmeleri gerekiyor.