Peygamber Efendimizin Kuran-ı Kerimdeki Özellikleri (Vahdet Haftası 1)
https://parstoday.ir/tr/radio/uncategorised-i121198-peygamber_efendimizin_kuran_ı_kerimdeki_Özellikleri_(vahdet_haftası_1)
Vahdet haftası bağlamında sizler için hazırladığımız bu programla Hz. Muhammed saa'in Kuran'daki özelliklerini konu edineceğiz.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Kasım 20, 2018 18:37 Europe/Istanbul

Vahdet haftası bağlamında sizler için hazırladığımız bu programla Hz. Muhammed saa'in Kuran'daki özelliklerini konu edineceğiz.

İslam Peygamberi Hz. Muhammed saa'ın mübarek doğum günlerine geldik. Sünni Müslümanlar bu günün 12 Rebiülevvel olduğuna ve Şii Müslümanlar da bu günün 17 Rebiülevvel olduğuna inanıyorlar. Yıllar önce İslam'da vahdete çağıran kişilerden olan İran İslam İnkılabı kurucusu Rahmetli İmam Humeyni bu meseleyi İslami mezheplerin ve fırkaların vahdeti ve birleştirilmesi yönünde kullanılması gereken bir neden olduğunu açıklayarak bu iki tarih arasındaki günlerin Vahdet Haftası olarak adlandırıldığını bildirdi. Bu adlandırma ile bu günler İslam Ümmetinin vahdeti ve birliğinin kuvvetlendirilmesi için bir fırsat haline geldi.

 

Yüzyıllardır büyük bir insan beşeriyet aleminden ayrılmıştır ancak adı ve tavrı hala kulakları çınlatmaktadır. Bunlar sayesinde insan için yeni kapılar açılmaktadır. Evet, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed saa ile ilgili konuşuyoruz.  O,  ilahi öğretilerin en âlâsını ve sonuncusunu beşeriyete sunarak İslam'ı bütün asırlar ve nesiller için seçilmiş bir din olarak tanıttı.  Tarihi kanıtlara göre İslami davetin ilk döneminde ve hatta Peygamber Efendimizin mübarek yaşamının tüm dönemlerinde insanların kalplerini İslam'a karşı yumuşatan etken, Peygamber Efendimizin ahlakı, davranışı ve yumuşak yüzlülüğü oldu. Halk Allah Peygamberini can-ı gönülden seviyordu ve Bi'set'ten yıllar önce zaten onun dürüstlüğü ve emanettarlığı yüzünden ona Emin lakabı takılmıştı.

Peygamberler Allahu Teala ile derin ilişkilerde oldukları ve mesajlarını aldıkları yüzünden, gerektiğinde kendi risaletlerini ispat etmek için mantık ve delillerin yanı sıra mucizeden de yararlanmışlardır. Mucize Allah izni ve peygamber vesilesi ile gerçekleşen bir olaydır. Bütün ilahi peygamberler kendi dönemlerine göre bir mucizeye sahiplermiş.

Kuran-ı Kerim'de Hz. Musa ve Hz. İsa as gibi kimi peygamberlerin mucizelerine değinilmiş ve Peygamber Efendimizin sözlerinde de önceki ilahi peygamberlerin mucizelerine yer verilmiştir.

 

Her peygamber kendi dönemine has olarak nübüvvetini ispatlamak için başkalarının yapamayacağı mucizelere baş vururlardı. Ancak zamanın geçmesi ve dönemin değişmesi ile o mucizeler artık yeterli sayılmıyorlardı. Çünkü bu mucizeler belli bir döneme has mucizelerdi. Doğal olarak Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed saa de Allah'ın son elçisi olarak birçok mucizeye sahiplerdi. Bunlar arasında Kuran-ı Kerim İslam Peygamberinin en büyük mucizesi sayılır. Kuran-ı Kerim Hz. Muhammed saa'in hakkaniyetini gösteren en büyük delil olup Peygamberin geleneğidir. Bu hayret verici kitap ilahi gerçekler ve maariflerle dolu bir kitaptır. Bu kutsal kitap en âlâ hayat programını insana sunmakta ve en iyi ve en güzel yola hidayet etmektedir. Kuran Allah'ın açık ve kalbe seslenen sözlerini içeren kitaptır. Kimse bu sözlere benzer sözler yaratamaz.

 

İslam Peygamberi ilahi vahyin taşıyıcısı  olarak Kuran-ı Kerim'i insanların kurtulması ve iflahı için armağan olarak insanlığa sunmuştur. Bu ilahi kitapta Allah Resulü'nün birçok vasıflarından söz edilmiştir. Kuran, Peygamberin dinini en üstün ilahi din olarak nitelemiş ve böyle bir dini insanlara sunanın da eşsiz değersiz kıymetli bir zat olduğuna vurgu yapmıştır. Nitekim Fetih suresinin 28'inci ayeti kerimesinde şöyle buyrulmuştur:" O, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. (Allah) o hak dini bütün dinlere üstün kılmak için (böyle yaptı). Şahit olarak Allah yeter.

Kuran-ı Kerim’de, nübüvvet nimetinin Allah'ın meşiyeti ile özel ve seçkin bir gruba verildiğine rağmen bütün peygamberlerin aynı seviyede olmadığına da değinilmiştir. Kuran-ı Kerim’de bu konuya Bakara Suresinin 253’üncü ayetinde şöyle değinilmiştir: İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık....”

Kuran ayetlerine esasen vahiy alma, semavi kitap, günahtan ve hatadan uzak olma, mucizeye sahip olma vb. Ululazm Peygamberlerin ortak özelliklerinin yanı sıra Hz. Muhammed  saa’ın başka hiçbir peygamberde görülmeyen kendine özgü faziletlere sahiptir. Bu doğrultuda Peygamber Efendimizin yüce konumunu göstermek için Hicr Suresinin 72’inci ayetinde Hz. Muhammed saa’ın adına ant içiliyor. Kuran-ı Kerimdeki Hucurat suresinin 2’inci ayetinde ise Müslümanlardan kişisel davranışlarda bile Peygamber’in saygısını korumalarını ve seslerini onun karşısında yükseltmemeleri isteniyor.

Allah Resulü Hz. Muhammed saa’ın Kuran’da değinilen özelliklerinden bir diğeri de Peygamberin varlığının halkın ilahi azaptan korunmasını sağlamasıdır. Allah Peygamberin tanıtılmasında Kuran-ı Kerim’de Enfal suresinin 33’üncü ayeti kerimesinde şöyle buyurmaktadır: Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.” Bu ayet Allah Resulünün varlığının ümmetin güvenliğini güvence altına aldığını gösteriyor. Peygamber Efendimizden şöyle bir rivayete değinmek yerinde olacaktır:” Benim ümmetim, semavi azaplara maruz kalan Lut kavmi ve diğer kavimler gibi azap ve cezaya maruz kalmayacaktır. “

Allahu Teala Kuran-ı Kerim’de Peygamber Efendimiz için birçok özellik saymıştır. Bunların arasında Peygamber Efendimizin halk cinsinden olması ve halk içinden seçilmesi, onun acı ve çileye aşina olması, zorluk çekmesi ve bu yüzden halkın dilinden anlayan birisi olmasına değinebiliriz. Kuran-ı Kerimdeki Tevbe suresinin 128’inci ayetinde bu konuya şöyle değinilmiştir: Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.”

Bir kişi Hz. Ali as’dan Peygamber Efendimizin iyi huylarını saymasını istedi. İmam Ali as ise şöyle buyurdu:” Sen dünyanın nimetlerini sayabilir misin? O kişi şöyle dedi:” Dünya nimetlerini nasıl sayabilirim halbuki Allahu Teala nimetlerinizi saymaya başlarsanız bu sayımı bitiremezsiniz diye buyurmuştur. Hz. Ali as kişiye bir kez daha şöyle buyurdu:” Allahu Teala Kuran-ı Kerimde dünya nimetlerini az sayıyor, ancak Peygamber efendimizin huyu ile ilgili şöyle buyuruyor:”Sen büyük bir ahlaka sahipsin. “ Şimdi otur düşün. Sen az olan dünya nimetlerinin sayımında aciz kalmışsın. Ben Peygamber Efendimizin huyu gibi büyük bir şeyi nasıl sayabilirim? Buna rağmen ahlakın en âlâsının Peygamber vesilesi ile kemale ulaştığını bil yeter. Nitekim Peygamber Efendimizin kendisi de şöyle buyurmuştur: “ Ben iyi huyluluğu ve ahlakı tamamlamak için seçildim.”

 

Enbiya Suresinin 107’inci ayetinde şöyle buyrulmaktadır:” (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik”. Evet arkadaşlar Peygamber Efendimiz bütün insanların ve alemin rahmetidir çünkü o bütün insanlığı kurtaracak bir yolun kılavuzu oldu. Şimdi bu kılavuzdan yararlanmayan insanlar kendilerini bu nimetten mahrum etmiş ve Allah rahmetinden mahrum kalmışlardır. Allah  Resulü parlayan ışık saçan bir güneş misali saadet yolunu ışıklandıran bir kılavuz gibidir.

Peygamber Efendimizin Mirac’ı da Kuran-ı Kerim’de söz edilen ruhani bir yolculuktur. Kuran-ı Kerim bu yolculuğun hedefini, alemin yaratılışının belirtilerini ve hayret verici gerçeklerini Peygamber efendimize göstermek olarak tanımlamıştır. Böylece Peygamber Efendimizin de alemlerin gerçeğini ve beşeriyetin saadete nasıl gideceğini öğrenmesi sağlanmıştır. Allahu Teala Necm suresinin ilk ayetlerinde çok ince bir şekilde Peygamberin hakkaniyetini onaylayarak şöyle buyurmaktadır:” Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı. O, nefis arzusu ile konuşmaz.....” aynı sureyi şerifenin 12’inci ayeti kerimesinde şöyle buyurulmaktadır:” (Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?”

Kuşkusuz Peygamber Efendimiz’in siyeri ve sözleri, âlâ bir yaşam için en yapıcı ve en güzel örnektir. Kim iflah ve saadet peşindeyse bu ölümsüz örneği kendi yolunun kılavuzu olarak tanımalıdır. Allahu Tela Ahzab suresinin 46’ıncı ayetinde Peygamber Efendimizi “Siracen Münirâ” olarak adlandırmaktadır. Yani ışık saçan ve nur yayan bir ışık kaynağı olarak nitelemekte Hz. Peygamberi. Bu ışık kaynağı istese de istemese de her yeri aydınlatacak. Peygamber Efendimiz nerede olursa olsun, sokakta, camide veya evde ahlakı ve huyu ile davranışı, ilmi ve hikmeti ile ortamı aydınlatıp zulmet ve cehalet perdelerini bir kenara savururdu. Hz. Muhammed saa’in parlayan ışığı kendi döneminin düşünce sahibi olanların yüreklerini aydınlatmasının yanı sıra şimdi de hala parlaklığını korumaktadır. Bunun sebebi ise Peygamber Efendimiz’in davranışları, sözleri ve kelimelerinin, topyekun Allah için ve Allah’ın hizmetinde olmasıdır.

Programımızın sonunda en derinden selamlarımızı ve sevgilerimizi Allah Resulünün pak ruhuna gönderiyoruz. Tam da Allah ve ilahi meleklerin ona selam göndermesi gibi:

“Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salavât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salavât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.”

Evet arkadaşlar böylelikle Vahdet Haftası bağlamında sizler için hazırladığımız Peygamber Efendimizin Kuran-ı Kerimdeki Özellikleri adlı özel programımızın sonuna geldik. Bir sonraki programımıza dek sizleri yüce Allah’a emanet ediyoruz.