Vahdet Haftası Özel – 3 Ayetullah Hamanei’nin bakışında vahdet
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei şöyle buyuruyor: Artık İslam dünyasının vahdetini koruma ve tüm İslamî grupların zararını gördükleri ortak düşmana, yani istikbar ve siyonizme karşı birlik olma zamanı gelmiştir.
Vahdet her toplumun bekası, gelişmesi ve ilerlemesinde önemli etkenlerden biridir. Bir toplum halkla yetkililerin arasında oluşan vahdetle kemale erebilir, gelişebilir. Vahdet temel hedeflerden biri haline geldiğinde, o zaman toplum kardeşlik, dayanışma ve işbirliği atmosferine bürünür. Dolaysıyla Müslüman toplumların arasında vahdet ve dayanışma oluştuğu zaman, İslam ümmeti de büyük azamet ve ihtişama kavuşur.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin bakışında Müslümanların arasında vahdet oluşması ve tefrika ve ihtilaflardan kaçınılması, sulta düzeninin zorbalıkları karşısında toplu direnişe ve İslam dünyasının çiğnenen hakları ve çıkarlarını savunmaya uygun zemin oluşturur.
Ayetullah Hamanei bu konuda şöyle diyor: Bugün İslam dünyası bir reçeteye muhtaçtır ve bu reçete de, vahdettir. Bu reçete ülkelerin içinde de geçerlidir. Milletler birlik olmalıdır.
Vahdet, İslam dininin temel vurgularından biridir. Vahdet Müslümanların ve İslamî toplumların onuruna ve güçlü olmalarına vesile olur. Müslümanların vahdeti, Müslüman olan herkesin ortak konulara dayanarak, dayanışmaya, gönül birlikteliğine ve kardeşliğe vurgu yapması demektir. Akaidde ihtilafların var olması doğal bir konudur, ancak farklı düşünceler ve farklı idrak durumları İslam ümmetinin vahdet ve dayanışmasına engel olmamalıdır.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’ye göre Müslümanlar karşılıklı uzlaşı anlayışı ile birbirine yakınlaşmalı ve ihtilafları bir kenara iterek, İslam düşmanlarına karşı birlik olmalı ve daha da önemli bir hedef olan İslam ümmetinin yücelmesi için birlikte hareket etmelidir.
İslam ülkeleri stratejik bakımdan dünya haritasının çok önemli bir bölgesinde yer alıyor. Bu durum sömürücü güçlerin tamahını arttırıyor. Bu güçler Müslümanların arasında tefrika çıkarmak ve onları birbirine düşürmekle bu ülkelere sızmaya çalışıyor.
Çoğu Ortadoğu bölgesinde yer alan İslam ülkeleri zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip olmaktan başka, Doğu ve Batı’yı birleştiren noktada yer alıyorlar.
İslam ülkelerinin fevkalade ve eşsiz özellikleri ve zengin doğal kaynakları müstekbirlerin dünyanın bu önemli bölgesinin üzerinde odaklanmalarına sebebiyet veriyor. İslam dünyasının düşmanları İslam ülkeleri arasında tefrika çıkarmaktan büyük fayda elde ediyor. bu zümre İslam ülkelerine silah satmak ve terörle mücadele bahanesi ile İslam topraklarına girmekle aslında İslam ümmetini bölmeye ve aralarında tefrika çıkarmaya çalışıyorlar. Bu durumun en somut örneklerinden biri, Amerika’nın 2003 yılında Irak topraklarına saldırmasıydı. Amerika terörle mücadele bahanesi ile bu ülkeyi işgal etti, fakat gerçekte petrol kaynaklarını yağmalamaya başladı.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bu konuda şöyle diyor:
Bugün Müslümanların bulunduğu coğrafya, dünyanın en önemli bölgelerinden biridir. İslam ülkeleri doğal kaynakların bakımından dünyanın en zengin ülkeleridir. Bu stratejik bölge Müslümanlara sunduğu onca bereketleri ile beraber petrol ve doğalgaz gibi enerji kaynakları zengini bir bölgedir ve beşeri camia medeniyetini sürdürmek için bu enerji kaynaklarına güncel ve düzenli bir şekilde ihtiyaç duymaktadır. Bugün dünyada bir küsur milyar Müslüman yaşıyor, yani dünya nüfusunun beşte biri Müslümandır. Bu denli yoğun bir nüfus, böylesine önemli bir bölgede, hem de bölgenin tam göbeğinde İslam bayrağını göndere çeken bir ülke, yani bugün İslam dünyasının kalbi ve merkezi olan İslamî İran varken, neden bu imkanlardan yararlanmasın? Bu, Müslümanların elinde olan büyük bir imkandır.
İslam dini çeşitli mezheplere ayrılır. Bunların en önemli olanları Şii ve Sünni mezhepleridir. İran İslam Cumhuriyeti’nde Şii ve Sünni Müslümanlar birlikte ve barış içinde yaşar. İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’ye göre bu durum başka İslam ülkeleri için iyi bir örnek olabilir. İslam ülkeleri mezhep alanında ihtilafları düşmanlık ve kin besleme sebebi olarak algılamamalı, Şia ve Sünni Müslümanlar dünyanın neresinde olursa olsun, birbiriyle kardeş olmalı ve ortak değerlere vurgu yapmalıdır.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’ye göre Şia ve Sünni vahdetinden maksat, inançları üzerine birbiriyle kavga etmemeleridir. Şii ve Sünni Müslümanlar akaidleri üzerinde ihtilaflara rağmen genel ve ortak meselelere vurgu yaparak birbiriyle teamülde bulunabilir, aralarında vahdet ve ittifak kurabilir, ellerindeki imkanları birbirine karşı kullanmaktan kaçınabilir. Bu durumda hiç kuşkusuz İslam dünyası ve Müslümanlar dünya genelinde güçlü ve muktedir bir konuma yükselebilir.
İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu ve İslam dünyasında vahdet habercisi İmam Humeyni -ks- bu konuda şöyle buyuruyor:
İran kendine özel hükümeti vardır. Irak kendine özel hükümeti vardır. Mısır kendine özel hükümeti vardır. Bu hükümetler yerindedir, lakin hep birlikte İslam için ve İslam bayrağı altında olmalıyız. Tüm Müslümanlar tek el olmalı, gayri müslimlere karşı, herkes kendi ortamında ve başında hangi hükümet varsa ve hangi mezhebe mensupsa, kendi muhitinde ve bağımsız olmalı, ancak Müslüman olduğu için başka Müslümanlarla kardeş olmalı, dost olmalı, bağları olmalı. Tüm İslam ülkelerinin orduları birbirinin destekçisi olmalıdır.
Kuşkusuz tefrika ve ihtilaf gibi durumların Müslümanlar için sonuçları çok ağırdır. İslam ümmeti arasında vahdetin yokluğu İslam dünyasının sorunları ve Müslüman ülkelerin geri kalmışlığının başlıca nedenlerinden biridir. Eğer İslamî devletlerin amacı tefrika ve birbiriyle kavga etmek olursa artık kardeşliğe, yardımlaşmaya ve ilmi yetenekleri geliştirmeye fırsat kalmaz.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bu tür davranışların hakkında da şöyle diyor: Kur'an'ı Kerim İslam Peygamberi’nin -s- dilinden Hristiyanlara hitaben şöyle buyuruyor: Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım. Hal böyleyken, Müslüman tarikatlar, aynı Allah’a tapmak, aynı peygambere inanmak, aynı kitap, aynı kıble, aynı ibadet, bunca ortaklıklar varken bir kaç ihtilaf konusunu büyütüp düşmanlık malzemesi yapmaları ihanet olmaz da ne olur? Bu durum, garez-karların garezi ve gafillerin gafleti değil de, nedir peki?
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin bakışında Filistin meselesinden gafil olmak, İslam ülkelerinin meselelerinden gafil olmak, yüce İslamî hedeflerden gafil olmak, İslamî onur ve kimliği kaybetmek, hepsi Müslümanların arasında vahdet yokluğundan kaynaklanır. Ayetullah Hamanei şöyle diyor: Eğer Müslümanlar birlik olsaydı, Filistin’in durumu bugün gördüğümüz şekilde olmazdı. Bugün Filistin’in durumu çok zordur; Gazze’de bir türlü, Batı şeriada başka türlü. Bugün Filistin milleti her gün çok ağır baskıların altındadır. Düşmanlar Filistin meselesini unutturmaya çalışıyorlar, onlar Batı Asya bölgesini, yani bizim ülkelerimizi, ki çok hassas ve stratejik bir bölgede yer alıyoruz, hem coğrafi açıdan ve hem doğal kaynaklar açısından ve hem hassas bir deniz yolunun yanında yer aldığından, birbiriyle uğraştırmaya çalışıyorlar, yani Müslüman Müslüman’a karşı ve Arap da Arap’a karşı durmalı ve birbirini hedef almalı ve birbirini yok etmeli ve böylece Müslüman ülkelerin orduları ve özellikle siyonistlerin komşuluğunda yer alan ordular günden güne zayıflamalarını istiyorlar. Onların hedefi, budur.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’ye göre maalesef günümüzde İslam dünyası vahdetten mahrumdur ve bu yüzden sorunlarla uğraşmaktadır. Ayetullah Hamanei vahdetin tesiri hakkında şöyle diyor:
Müslümanların arasında kargaşa çıktığında, birbiriyle çatıştıklarında maneviyat da azalır. Maneviyat ve iman için huzura ihtiyaç vardır. Kur'an'ı Kerim Fetih suresinin 4. ayetinde şöyle buyuruyor: İmanlarını bir kat daha arttırsınlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O'dur.
Sekine olursa, huzur olursa, emniyet olursa, bu kez sıra insanların imanını arttırmalarına gelir, salih amelle, yönelmekle, zikirle. Bir İslam ülkesinde, bir İslamî toplululukta insanlar canından, malından, emniyetinden korkuyorsa, emin değilse, emniyeti yoksa, orada sekine de olmaz, sekine olmadığı yerde imanı arttırmak da söz konusu olmaz. Bugün Müslümanlar bu duruma düşmüştür.
Kardeşliği İslam inkılabının temel ilkelerinden biri niteleyen ve sürekli başka İslamî mezheplere ve tarikatlara kardeşçe ve sevgi ile davranan İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei İslam dünyasının içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan tek çıkış yolu, tek İslam ümmetini oluşturmak ve vahdet ve gönül birlikteliğinden ibaret olduğunu savunuyor.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei Müslüman kardeşlerine hangi mezhepten veya tarikattan olursa olsun, şöyle buyuruyor: Artık İslam dünyasının kendine gelme ve İslam’ı ilahi doğru ve kurtuluş yolu olarak seçme zamanı gelmiştir. Artık İslam dünyasının vahdetini koruma ve tüm İslamî grupların zararını gördükleri ortak düşmana, yani istikbar ve siyonizme karşı birlik olma zamanı gelmiştir. Artık Müslümanlar ortak sloganlar atmalı, ortak propaganda yapmalı ve ortak bir yol izlemelidir. Bu durumda inşaallah yüce Allah’ın onayı ile ilerlemeye devam edecektir.