Tesettür Yücelmektir
Dünyada arada bir gündeme gelen tesettür ve iffetli olmk konusu, çeşitli çevrelerde tartışılır, bazıları destekçi ve bazıları muhalefet olarak kendi görüşlerini açıklarlar.
Son günlerde medya çevresinde, kullanıcılardan birinin tesettürün, kadınları “kısıtlama” olduğunu belirtmesine karşın yine aynı paylaşım sitesini kullanan bir grup, " tesettür yücelmektir" heşteki ile tesettürlü olmayı seçmeleri hakkındaki kişisel tecrübelerini paylaştılar. Söz konusu kullanıcılar tesettürün kısıtlama olmadığını, daha fazla huzurlu olmak için kendilerine olanak sağladığını belirttiler. Burada bu heştek ile paylaşılan bazı mesajları ve ilgili kişisel görüş ve tecrübeleri sizlere aktarmak istiyoruz.
Bayan Nefise Musevi şöyle yazıyor:
ortaokuldan beri çarşaf giyiyorum, yolculuk, gezi ve eğlenmekten geri kalmadım, ders ve üniversiteden geri kalmadım, çalışmak ve faaliyetten geri kalmadım, televizyon ve haber kanallarının röportajlarında aynı çarşafla hazır bulundum, çocuğumla birlikte parka ve her yere gittim, hiçbir sorun yaşamadan ve hiçbir tacize uğramadan; tesettür yücelmektir.
Bayan Someyye Rahimi şöyle yazıyor:
Biz kaç kız kardeşiz. İki kız kardeşim çarşaflı değiller. Birisi tamamen dinci değil, fakat gerçekten dışarıda olmayı gerektiren kişisel ve sosyal faaliyetlerde, öteki iki kız kardeşimizden, daha fazla kısıtlanmıyoruz, hatta birçok yerde birlikteyiz. Tesettürün çarşaf tarzını sevmeyenler, tesettürün yücelmek olduğunu bilmiyorlar.
Yine bayan Afag Banu şöyle diyor:
Eğer tesettüre bağımsız kültürel kimlik açısından bakarsak, kesinlikle tesettürün yücelmek olduğunu anlarız. Hatta bir araç olarak bir kadına asalet kazandırıyor ve kadını kısıtlayacak bir araç değildir. Tesettür yücelmektir.
Bayan Servnaz Hüseyni, Emirül müminin Hazreti Ali’den -as- bir cümleyi heştek yapmıştır. Hazret şöyle buyuruyor: örtünmek kadın için daha iyidir ve güzelliğini daha kalıcı kalıyor.
Arma, tesettür karşıtlarına şöyle yazıyor:
Sizlerin çok rahat giysilerle parkta nargile içmekle meşgul olduğunuz akşamlar, ben ve eşim sizin yanıbaşınızda masa tenisi ve badminton oynuyoruz. Hem çarşafıma, hem eğlenmeme hem de aile huzuruma sahibim. Tesettür yücelmektir.
Kadınlar toplumun yarısı olarak diğer yarısının eğitiminden sorumludurlar. Onlar tarih akışında, toplumun çeşitli kültürel, ekonomik, siyasi ve sosyal gelişmelerinde en etkin sosyal güçlerden biri sayılıyorlar. Dini kültüre sahip toplum, kadınlara özel konum tanımlarken onlardan çeşitli beklentileri de vardır; bunlardan biri ise sosyal alanda uygun kıyafetle hazır bulunmasıdır. Tabii ki bu konu yeni bir şey değildir. Çok eskiden beri insan çeşitli tarihi dönemlerde ve farklı toplumlarda bu konuya uymak zorundaydı.
İslam açısından örtünmek ve tesettür kadının varlık gevherinin saygınlığıdır. Böylece Müslüman kadın kendi tesettürünü koruyarak uygun kıyafetle kendi şerafetine değer verip kendisi ile yabancı olanlar ve olmayanlar arasında belirli bir sınır çizerek, Allah vergisi olan güzelliklerini her insanın zevkine sunmuyor. Fakat aynı zamanda kendi sosyal sorumluluklarını ve görevlerini de yerine getiriyor. Başka bir ifade ile Müslüman kadın bu giyim tarzını özgürce seçerek başkalarıyla olan ilişkiyi ve teamülün tarzını belirliyor; ailevi ve özel alanını tamamen koruyarak başkalarının kendisinin dış güzelliklerini suiistimal etmesini yasak ilan ediyor ve sosyal ilişkilerini, düşünce, akılcılık, bilim, yetenek ve kabiliyetleri çerçevesinde belirliyor.
Böylece çeşitli toplumlarda, böyle bir düşünceye sahip olan Müslüman kadınların giyim tarzı ve örtünmesi diğer İslami seçkin sıfat ve ahlak ile birleşirse, ondan güçlü ve ağır başlı bir insan yaratır. Bu insan kendi ailesindeki rolü ve görevlerinde başarılı iken toplumun yararlı ve pozitif hareketlerinde de etkili payı olacaktır.
Uzmanlara göre tesettür kadınların kendilerini değerli hissetmeleri ile direkt bağlantılıdır, kendilerini aşağılanmış hissetmezler ve yabancı erkeklerin ilgisini çekmeye çalışmazlar.
Amerikalı psikolog Abraham Maslow’a göre insanın kendisine duyulan saygı ihtiyacı tatmin olunca insanda özgüven ve değerli olma duygusu oluşur; böylece kendini dünyada yararlı ve etkin hisseder. İslam'a göre bir kadın ne kadar metin ve vakur olursa ona duyulan saygı artar. Tesettür hakkında araştırmalarda bulunan Japonya Üniversitesi hocası bayan doktor Saçikor Morata, " kadının metanetinin onun tesettürüne bağlı olduğu" sonucuna varmıştır. Aslında tesettür kadının kutsal özel hayatı ve onun huzur bulduğu kaledir ve aynı zamanda kadının önemi ve konumunu topluma hatırlatmaktadır.
İslam açısından tesettür sosyal, kültürel ve siyasi alanlarda geniş yansımaları vardır. Aslında tesettür kişinin bağımsız şahsiyeti ve ahlaki sağlığını güçlendiriyor ve kadının kendi enerji ve gençliğini beyhude ve aşırı gösterilerde heba etmesini engelliyor. Bu bağlamda İslam, kadınları sosyal ve ahlaki ilkelerin eğitmeni biliyor ve onlardan çeşitli konularda şayeste davranmalarını ve kendi davranışlarına dikkat etmelerini istiyor.
Psikolog bayan doktor Ferdosipur bu bağlamda şöyle diyor:
Sosyal davranışlarda ve özellikle geleneksel davranışlarda bazen anlamlı davranışların örnekleri göze çarpıyor, bunlar ise düşünürleri, bu anlamlı hareketin arkasında nasıl bir mantığın yattığı konusunda meraklandırıyor. Zira bu hareketler sosyal düşünce açısından çok değerli olan gizli mantıklara sahiptir. Tesettür aslında inanç, hak ve duyguların birbiriyle düğümlenen bir karışımdır ve içinde etkin ve anlamlı davranış şartlarını barındırıyor, bu kültürel davranış genel olarak güçlenerek harekete geçmiştir ve inançlı Müslüman bir kadının değerlendirme kıtasına dönüşmüştür. Tesettür topluma sağlıklı ahlak ve maneviyat mesajı iletiyor.
Yüce Allah Kuranı Kerim'de tesettürün çerçevesini belirliyor. Nur suresinin 30 ve 31. ayetlerinde Mümin erkeklere hitaben gözlerini mahrem olmayanlardan sakındırmalarını ve kendilerini temiz tutmaya çalışmalarını tavsiye ederken diğer yandan da mümin kadınlara toplumun sağlığını korumaya, görünenin dışında kendi güzelliklerini ortaya çıkarmamaya ve toplumu laubaliliğe doğru yönlendirmemeye tavsiye ediyor.
Kur'an'da Nur suresinin 30 ve 31. ayetlerinde şöyle okuyoruz:
Mü’min erkeklere söyle, bakışlarını indirsinler (haramdan sakınsınlar), ırzlarını korusunlar. Bu, onlar için daha temizdir. Muhakkak ki Allah, yaptıkları şeylerden haberdardır.Ve mü’min kadınlara söyle, bakışlarını indirsinler (haramdan sakınsınlar) ve ırzlarını korusunlar. Zahir olan kısımlar (görünen el, yüz ve ayaklar) hariç, ziynetlerini açmasınlar. Ve başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar (örtsünler). Ve ziynetlerini, kocaları veya babaları veya kocalarının babaları veya oğulları veya kocalarının oğulları veya erkek kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kız kardeşlerinin oğulları veya kadınlar veya ellerinin altında sahip oldukları (cariyeler) veya erkeklerden, kadına ihtiyaç duymayan hizmetliler veya kadının avret yerlerinin farkına varmayan çocuklar hariç, açmasınlar. Ve gizledikleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını vurmasınlar. Ey mü’minler, hepiniz Allah’a tövbe edin! Umulur ki, böylece felâha eresiniz.
Burada dikkat edilmesi gereken konu İslam'ın kadının ailede kocası tarafından dikkate alınması, evlilik hayatı için gerekli olan tüm güzelliklerini ve çekiciliklerini eşi için sunması gerektiğine değinilmesidir.
Ahzab suresinin 55. ayetinde şöyle okuyoruz: (Peygamber Eşleri’nin); babalarına, oğullarına, kardeşlerine, erkek kardeşlerinin oğullarına, kız kardeşlerinin oğullarına, kadınlara ve ellerinin (altında) malik oldukları (cariyelere) görünmeleri hususunda, onların üzerine günah yoktur. Allah’a karşı takva sahibi olun. Muhakkak ki Allah, herşeye şahittir.
Fakat aynı kadın topluma girdiğinde onun dişilik ve cinsellik yönü yok olurken seçkin bir insan olarak tüm alanlarda boy gösterebilir. İslam'ın da belirlediği ve tavsiye ettiği tesettür, kadının toplumda insanlığı ve kerametinin korunması ile birlikte toplumda hazır bulunma izni sayılıyor. Eğer İslam dini kadının toplumda bulunmamasını isteseydi artık tesettürün sınırlarının belirlenmesine gerek kalmazdı. Tesettür kadınların sağlıklı ve huzurlu bir şekilde topluma katılmasının aracıdır.
Tesettürü eleştirenler, tesettürün kadının doğal hakkının ihlal edilmesine sebep olduğunu ve bir nevi kadının insanlık haysiyetine saygısızlık olduğunu iddia ediyorlar. Uzmanlara göre bu konu doğru değildir zira kadının gelişmesi, onun düşünce gücü ve aydınlığının gelişmesinde, bilgi düzeyinin artmasında, eğitim görevlerinin gerçekleşmesinde ve sosyal işleri çözümlemekteki mantıklı ortaklık payına bağlı olarak gerçekleşebilir.
Dünyaca tanınan Fransız filozof ve sosyolog Frantz Fanon, tesettürü özgürlüğün kısıtlanması faktörü değil, bir toplumun güçlenmesine sebep olan etken bilerek şöyle diyor: dışarı atılan her çarşaf, sömürüye yasak olan yeni ufukları ona açıyor ve tesettürsüz her çehrenin görünmesi ardından sömürgeciliğin saldırganlığı 10 kat artıyor.
Bu konuya bayan Leyla Keştkar, kendi heştekinde değinerek şöyle yazıyor:
Sulta düzeni ve tesettürsüz kültürün yayılması arasında nasıl bir ilişki olduğunu bilirsek, o zaman tesettürü, köleliğe karşı bir silah olarak savunuruz. Tesettür yücelmektir.