Erbain Yürüyüşünün Geçmişi(Erbain Özel Programı)-2
https://parstoday.ir/tr/radio/uncategorised-i137111-erbain_yürüyüşünün_geçmişi(erbain_Özel_programı)_2
Bugünlerde her yer Kerbela toprağı ve ziyaret hatıraları kokuyor. Lebbeyk Ya Hüseyin nidası semaları doldurmuş ve Hüseyin aşıkları yaya olarak şehitlerin efendisinin türbesine doğru gitmektedir. İşte şimdi Hz. Zeyneb sa'nın sözlerinin gerçeğini anlamak daha kolay.
(last modified 2023-09-08T06:51:29+00:00 )
Ekim 15, 2019 12:59 Europe/Istanbul

Bugünlerde her yer Kerbela toprağı ve ziyaret hatıraları kokuyor. Lebbeyk Ya Hüseyin nidası semaları doldurmuş ve Hüseyin aşıkları yaya olarak şehitlerin efendisinin türbesine doğru gitmektedir. İşte şimdi Hz. Zeyneb sa'nın sözlerinin gerçeğini anlamak daha kolay.

Hz. Zeyneb sa'nın esaretteyken zalim ve cefakar Yezid'e şöyle buyurduğunu hatırlamak gerekiyor: "Ey Yezid! Sana söylüyorum! Nasıl bir tezgah kurup ne işe baş vurursan vur kuşkusuz bizim adımızı dünyadan silmek istiyorsan bil ki bizim adımız yok olmayacaktır. Asıl yok olan sen olacaksın. "

Aşura günü Yezid yanlıları Hüseynî hamaseti ve destanını Kerbela savaş çukurunda gömmek istiyorlardı. Yezid yanlıları atları ile şehitlerin pak naaşlarını ezerek onlardan hiçbir eser geriye kalmamasına gayret edip Vahiy hanedanının adını ilelebet unutturmak ve yok etmek istiyorlardı. Onlar İmam Hüseyin as ve kanlı kıyamının ilahi bir mektebe dönüşüp kalıcı olacağından habersizlerdi. Ancak parlayan ilahi ışık sönmedi. Allahu Teala bu hususta Tevbe suresinin 32'inci ayetinde şöyle buyurmuşlardır: "İsterler ki Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürüversinler; ama inkârcılar hoşlanmasalar da Allah nurunu muhakkak tamamlamayı istiyor."

Ehlibeyt aşıklarının milyonlar halinde Erbain gününde İmam Hüseyin as'ın türbesini ziyaret amacı ile yürüyüş yapması İmam Hüseyin as ve Aşura olayının hala canlı ve kalıcı olduğunu göstermektedir. Bu yürüyüş, bölgedeki tüm savaşlar, tehditler ve yaptırımlara rağmen dünyanın en büyük dini yürüyüşüne dönüşmüştür. 

Aslında Erbain yürüyüşü İmam Seccad as döneminden itibaren yaygınlaşmıştır. Peygamber Efendimiz'in sahabelerinden Cabir bin Abdullah Ensari İmam Hüseyin mezarının ilk ziyaretçisi olarak Kameri 61 yılında Medine'den çıplak ayak yola koyularak Kerbela'ya varmıştır. Aynı günde İmam Hüseyin as'ın değerli kız kardeşi Hz. Zeyneb sa ve oğlu İmam Seccad as, diğer Hüseynî kafile fertleri ile beraber Kerbela'ya gelip Cabir bin Abdullah Ensari ile görüşmelerinin ardından İmam Hüseyin as'ın mezarını ziyaret ettiler. İşte Erbain hikayesi tam da bu noktadan başlamış oldu. 

Erbain'de İmam Hüseyin as'ın ziyaret edilmesi Emevilerin de rezil olmasına neden oldu. Bu yüzden de Emevi halifeleri Kerbela ziyaretçilerinin önünü kesmeye çalıştı. Emeviler İmam Hüseyin mezarının ziyaretçilerini durdurmak için Kerbela etrafında belli karakol görevi yapan noktalar yaptırdı. Bu karakollardaki hükümet görevlileri ziyaretçilere çok kötü ve şiddetli bir şekilde davranan insanlardı. 

Bu güvenlik noktalarından dolayı kimi ziyaretçiler Gazeriye ve Nineva köylerine yerleşip kısa bir sürenin ardından yine İmam Hüseyin as'ın mezarına doğru yola koyuluyorlardı. Bu ziyaretçiler, geceleyin hem de yaya olarak, gizli ve telaşlı bir şekilde kimi zaman da tek başına veya toplu şekilde Kerbela'ya gidiyorlardı. 

Emevilerin ardından Abbasiler hilafeti döneminde de az çok aynı sorunlar yaşandı. Beni Abbas temellerini sağlamlaştırdıktan sonra İmam Hüseyin'in pak mezarını yıkıp ziyaretçilere kötü davranmaya başladı. İnsanlar zor ve kaygılı şekilde ziyarete geldiklerinde kimileri ağır işkencelere de maruz kalıyordu. Bu esnada insanları ziyarete teşvik eden husus, İmam Muhammed Bakır ve İmam Cafer Sadık as'ın sözleri idi. Bu imamlarımız şehitlerin efendisi İmam Hüseyin as'ın mezarının ziyaretinin sevabına değinerek insanları ziyarete teşvik ediyorlardı. Bu çerçevede İmam Bakır as'ın talebelerinden Zerrare İmam Bakır as'dan naklen şöyle diyor: "İmam Hüseyin mezarını korku hissine kapılarak ziyaret eden biri hususunda ne diyorsun? " İmam Muhammed Bakır şöyle cevaplar: "Kıyamet gününde insanları en ağır korku ve dehşet hissi sardığında Allah böyle bir ziyaretçiyi güvene alır ve melekler de onu müjdeleyip şöyle derler: Korkma ve kaygı duyma! Bugün senin iflahın ve talihli günündür. "

İmam Muhammed Bakır as'dan naklen bir başka hadiste ise şöyle buyrulmaktadır: "Evinden İmam Hüseyin mezarının ziyareti için çıkan biri, yaya giderse Allah teala attığı her adıma bir hasane yazıp bir günahını siler. Böyle bir ziyaretçi o mübarek mezara vardığında ise Allahu Teala onu iflah olanlardan sayar. Ziyaretçi ziyaretin amelleri ve gereksinimlerini yerine getirdiğinde ise Allahu Teala onu fâizler yani kazananlardan sayar. Bu sırada melekler yanına gelip şöyle der: "Allah Resulü sana selam gönderip şöyle buyurmuşlardır: " Geçmişteki tüm günahların bağışlandı." 

Abbasi Mütevekkil döneminde İmam Hüseyin as ziyaretçilerine yönelik kötü davranışlar ayrıca İmam Hüseyin mezarının yıkımı ve ona saygısızlık girişimleri iyice artarak doruğa ulaştı. Mütevekkil İmam Hüseyin as'ın mezarını ziyaret etmek isteyenlerin sağ elinin kesilmesi halinde onlara izin vereceği şartını koşmuştu. Burada ilginç nokta ise bu şarta rağmen ziyaretçilerin sayısının artması idi. 

Büyük İslam alemi tarihçisi Mesudi Mürevvec-ül Zeheb bu hususta şöyle yazmıştır: " İmam Hüseyin as'ı ziyaret etmek için gelen kadın sol elini çıkarıp kesilmesi için uzattı. Abbasi askerleri ona ziyaretin karşılığında sağ elinin kesilmesi gerektiğini hatırlattılar. Bayan kesilmiş sağ elini göstererek " Sağ elimi geçen yıl kesmiştiniz. " diye söyledi. "

İşte böyle bir ortamda Abbasi Mütevekkil'in tüm zor koşullarına rağmen İmam Hadi as insanları Kerbela ziyaretine teşvik edip şöyle buyurmuştur: "Gerçekten de Allah'ın üstünde ibadet edilmesini sevdiği topraklar vardır. İmam Hüseyin as mezarının bulunduğu bölge bu topraklardan biridir. "

Abbasilerin çöküşünden bir kaç yüzyıl sonra yani 13'üncü yüzyılın başında ise Vahabiler Kerbela'ya saldırdı. Gafil avlanan Kerbela halkı ise şehrin kapılarını kapatsalar da Vahabiler kapıyı kırıp şehre girmeyi başardılar. Vahabiler Kerbela'ya girer girmez İmam Hüseyin as ve Hz. Ebulfazl türbesini yıkıp yaklaşık türbenin başında bulunan 50 kişiyi ve avludaki 500 kişiyi katlettiler. Kimilerine göre ise bu saldırıda şehit edilenlerin sayısı bin kişi kadardı. 

Bu vahşi saldırının ardından ise Baasçılar Irak'a musallat oldu. Baas rejimi en başından beri Şiileri bastırmayı gündeme aldı. Baasçıların kanlı girişimlerinden biri de Şiilerin matem merasimlerine karşı düzenlenen şiddet dolu eylemlerdi. Baasçılar 1970, 1975, 1976 ve 1977 yılında Necef'ten Kerbela'ya doğru giden İranlı kafileleri havadan ve karadan kurşun yağmuruna tuttu ve kanlı Erbain olayını meydana getirdiler. 

Irak Baas Rejiminin dağılmasının ardından ise Kerbela'da büyük bir gelişme yaşandı. Böylece İmam Hüseyin as'ın türbesini Erbain'de ziyaret için gelen insanların bir araya gelişi ile dünyanın en büyük ve en görkemli manevi yürüyüşü ve toplanması meydana geldi. 2003 yılında ise bu büyük yürüyüşe katılanların sayısı 2 ile 3 milyon arasında olduğu bildirildi. Git gide bu yürüyüşe katılanların sayısı da arttı ve böylece son yıllarda katılanların sayısı 20 milyona kadar ulaştı. Bu büyük kalabalık içerisinde Hristiyan gibi diğer ilahi dinler mensupları da Erbain merasimine katılmak için matem alanları ve heyetler de görülmektedir. 

Tabii son yıllarda Erbain yürüyüşlerinde bazı tehlikeli durumlar da yaşanmıştır. Bu çerçevede yürüyüş yapan bazı kafileler de saldırılara uğramıştır. Bunların birinde 2013 yılında tekfirci terör örgütü IŞİD ele başısı Ebu Bekir el Bağdadi Hüseynî Erbain yürüyüşçüleri ve İmam Hüseyin as ziyaretçilerini katletmekle tehdit etti. Ebu Bekir El Bağdadi yayımladığı sesli mesajında şöyle demişti: "Bir kaç yıldır Şiilerin Erbain yürüyüşlerindeki varlığı artmıştır. Bu sene var gücümüz ile Erbain'de 61 yılında olduğu gibi tüm Şiileri kana bulayacağız!"

Buna esasen Basra, Bağdat ve Kerbela etrafında birkaç ziyaretçi şehit edildi. 

Bugün de zamanımızın saraydaki Emevileri, Vahabi fırkası, Alı Suud hanedanı ve Erbain'e dayanamayan diğer piyonlar, bu büyük halk hareketini değersizleştirmek niyetindedirler. Halbuki bu şer cephesi de Erbain yolunu kapatamayacaklarını bu coşkuyu söndüremeyceklerini biliyorlar. Nitekim Allah Resulü Hz. Muhammed saa de bu hususta şöyle buyurmuşlardır: " Gerçekten de Hüseyin'in şehadeti, müminler gönlünde hiç soğumayacak bir sıcaklık meydana getirecektir. "