Vahdet Haftası Özel Programı 1
https://parstoday.ir/tr/radio/uncategorised-i138346-vahdet_haftası_Özel_programı_1
İnsan yüce Allah tarafından yaratıldığı için şüphesiz bu mahlukun kemali için en iyi plan Allah tarafından hazırlanan plan olması gerek.
(last modified 2023-09-08T06:51:29+00:00 )
Kasım 11, 2019 07:57 Europe/Istanbul

İnsan yüce Allah tarafından yaratıldığı için şüphesiz bu mahlukun kemali için en iyi plan Allah tarafından hazırlanan plan olması gerek.

İslam Peygamberi Hz Muhammed'in -sav- söylem ve eylemdeki yaşam tarzı o kadar kapsayıcı ve mükemmeldir ki alemlerin Rabbi yüce Allah'ın buyurduğu gibi söz konusu yaşam tarzı insanlar için bir hüccettir ve cümle alem o hazretin hikmetli hayat anlayışı ve tarzına dayanarak kendi amelleri, düşünceleri ve söylediklerini geliştirebilir.

İslam Peygamberi Hz Muhammed'in -sav- görkemli veladet yıl dönümünü idrak ediyoruz. Ehli sünnet Müslümanları kameri Rebiulevvel  ayının 12. gününü ve şii Müslümanlar ise bu ayın 17. gününü peygamber efendimizin veladet yıl dönümü olarak kabul ediyorlar. Yıllar önce İslam dünyasında kendisi müslümanları vahdet ve birlikteliğe çağıran İslam İnkılabının rahmetli kurucusu İmam Humeyni -rah-  bu meseleyi İslami mezhepleri birleştirmek için kullandı ve söz konusu iki tarih arasındaki süreyi Müslümanlar arasında Vahdet Haftası olarak adlandırdı.İşte içinde bulunduğumuz vahdet haftasını bahane ederek Kur'anı Kerim ayetleri eşliğinde İslam Peygamberi Hz Muhammed Mustafa'yı -sav- en iyi bir olgu olarak tanıtıyor ve bu yüce insanın hayat tarzına bakarak merhamet deryasından bir damla su alamaya çalışıyoruz

Emanettarlık ilahi peygamberlerin en önemli özelliklerinden biridir. Çünkü onlar yüce Allah'ın dinini alıp halka iletmekte ve ilahi sırların korunmasında güvenilir ve sadık olmaları gerekir. İslam peygamberinin emanettarlığı da gençlik çağından beri herkesçe bilinen bir gerçektir. Bu özellik insanların yüreğinde islamı kabullenmeleri için yolu kolaylaştırdı. Peygamber efendimizin dürüstlüğü ve emanettarlığı ayrıca o hazretin yaşam tarzını kendi hayatımızda  bir örnek olarak görmemize ve yüce Allah'tan  Hz Muhammed'e -sav- indirilen öğretilere boyun eğmemize neden olur.Kuşkusuz Evliya Allah'ın davranışı ve tavrının incelenmesi bizlerin bu büyük ilahi marifet kaynağına bağlanmamıza ve dünya ahiret saadetinden yararlanmamıza neden olur

İnsan yüce Allah'ın mahluku olduğu nedeniyle kuşkusuz onun kemali için en iyi plan alemlerin rabbi yüce Allah tarafından hazırlanan plandır. Yüce Allah Kur'anı Kerimin Ahzab Suresinin 21. ayeti kerimesinde Allah'a ve kıyamet gününe umudu olan insanlara İslam peygamberini -sav- güzel bir örnek anlamına gelen Üsve-i Hasene olarak tanıtıyor ve şöyle buyuruyor: "Andolsun ki, sizin için, Allah'ı ve âhiret gününe ümid eden ve Allah'ı çokça anan kimseler için, Resûlullah'ta güzel bir örnek vardır." O hazretin yaşam tarzı söylem ve eylemde o kadar eksiksiz ve kapsamlı ki, Yüce Allah'ın buyurduğu üzere tüm insanlar için bir hüccettir ve herkes kendi davranışlarını, söylemlerini ve düşüncelerini bu yaşam tarzına göre ayarlayabilir. Peygamber efendimizin ahlaki büyüklüğü nedeniyle  yüce Allah o hazreti beşeriyet için objektif bir örnek olarak tanıtıyor ve eğer kendi ahlakını bir beden veya nesne kalıbında tecelli etmek isteseydi, kuşkusuz  Hz. Muhammed'den-sav- başka hiç kimse  bu ahlaki sıfatları yansıtma kapasitesine sahip olamazdı.

İslam Peygamberi kendi vakitlerini üç bölüme ayırırdı: Bir bölümünü Yüce Allah'ı ibadet etmeye, diğer bir bölümünü ailesi için onlarla konuşup huzur almaya ve onların manevi ve duygusal ihtiyaçlarını sağlamak ve üçüncü bölümünü ise kendisi ve halk için ayırıp onların sorunlarını çözmeye çalışırdı. Sohbetimizin ilerleyen dakikalarında peygamber efendimizin aile içindeki yaşam tarzına bakıp sonuçta o hazretin ailevi yaşam tarzından yapıcı bir örnek tasvirini sizler için çizerek  o hazretin vurguladığı değerli noktaları sizlerle paylaşacağız.

Aile binası sevgiye dayanır nitekim rahman ve rahim Allah Rum suresinin 21. ayeti kerimesinde kadın ve erkeğin birbirlerinin yanında olmalarını huzur ve sükunetin kaynağı olduğuna işaret ederek şöyle buyurmakta: " O’nun (Allah’ın)ayetlerinden birisi de, kendileriyle huzura kavuşmanız için, size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza muhabbet ve merhamet koymasıdır. Şüphesiz bunlar düşünen bir topluluk için ibretler barındırmaktadır." 

Ailede dostluk ve muhabbet duygusuyla bir çok eksiklik giderilir, yürekler birbirlerine yakınlaşır, ümit ve güvence oluşur ve yaşamın damarlarında neşe ve canlılık cereyan eder. Peygamber efendimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyuruyor: "Bir insanın inancı ve imanı ne kadar eksiksiz olursa, eşine olan sevgisini o kadar fazla ifade eder."

İslam peygamberi Hz Muhammed-sav- erkeklere eşleriyle adil ve yumuşak davranmalarını tavsiye ederek şöyle buyururdu: " Kendisine eş edinen herkes ona değer vermeli. Eğer erkek kendi karısına " seni seviyorum" dese eşinin yüreğinden bu cümle hiç bir zaman çıkmaz."

O hazretin kendi eşi Hz. Hatice'ye olan aşkı ve muhabbeti tarihte defalarca zikredilmiştir. Bu hakikati Ebutalib -as- nikah hutbesinde şöyle açıkladı: " Hatice ve Muhammed her ikisi de birbirlerini seviyorlar."  Allah Resulü-sav- Hz Hatice'nin -sa- erdem ve faziletli birisi olduğunu anlayıp onu kendisi için bir eş olarak seçti ve her daim onunla saygı ve  nezaket ile davranıyordu. Peygamber efendimiz hiç bir kadını Hz Hatice ile eşleştirmiyor ve onun fedakarlıkları ve çabalarını takdirle karşılıyordu.Çünkü bu örnek kadın  büyük mal ve servetini ufacık bir beklentisi olmadan onurla Hz Muhammed'e -sav- verdi ve İslam dini ile Peygamber efendimizin hedeflerini yayma doğrultusunda her türlü yardımda bulunmada tereddüt etmedi.

Peygamber efendimiz erkeğin evde çalışmasını  sadaka olarak kabul ederdi.O hazret Emirülmüminin Ali 'a-as- şöyle derdi: " Ey Ali ! Eşe hizmet etmek, büyük günahlar için kefarettir ve Rabb'in öfkesini yatıştırır."  

İslam peygamber aile ile oturmayı Medine Camisinde ibadet ve itikaf amelinden  Allah nezdinde daha beğenilir bir iş olduğunu söylerdi. O hazret ayrıca aile ile birlikte yemek yemeğe önem verirdi ve şöyle buyururdu: " Eğer bir erkek sofrayı hazırlayıp, karısını ve çocuklarını sofraya çağırdıktan sonra yemeğe Allah'ın adıyla başlarsa , sofra toplanmadan Yüce Allah onlara merhamet ve affını gönderir." Hz Ali -as- ve Hz Fatıma -sa- Allah resulünden onların günlük işlerini bölmelerini istediklerinde peygamber efendimiz onlara hitaben şöyle buyurdu: " Evin iç işlerini Fatıma ve dışarıya ait olan işleri Ali yapsın."

Gerçi genelde evin içine ait olan işler kadın ve dışarıdaki işler erkeğe aittir ancak bu erkeğin evin iç işlerinde yardım etmemesi gerektiği  anlamına gelmez onun için her zaman eşinin her şeyi hazırlaması beklentisinde olmaması lazım. Bazen evde hanım işbirliği ve danışmaya ihtiyacı olabilir ki böylesi durumlarda eşi anlayış ve mutlulukla onun yardımına koşmalıdır

Allah Resulü her zaman çocuklarla oynayıp hediye vererek onları sevindirmeye çalışıyordu. O hazret bu bağlamda şöyle tavsiye ederdi: " Kız çocuğunu mutlu eden kişi İsmail'in -as- oğullarından bir köleyi kurtarması gibidir ve eğer her kes erkek çocuğunu mutlu ederse sanki Allah korkusundan göz yaşı dökmüş  gibi olur."

Peygamber efendimiz evlatların dini yetiştirilmesinde anne babanın sorumluluğunun başlangıcını evlenme ve eş seçme zamanında tanımlıyor ve iyi bir çocuğa sahip olmak için her şeyden önce seçkin bir eş edinmeye vurgu yapıyor. Çocukların yetiştirilmesi o kadar öneme sahiptir ki Hz Muhammed -sav- şöyle buyuruyor: " Her birinizin çocuğunuzun yetiştirilmesini önemle karşılamanız, her gün gelirinizin yarısını Allah yolunda sadaka vermenizden daha iyidir. Çocuklarınız için iyi isimler seçmeli ve doğru eğitim ile çocuğunuza en iyi mirası bırakmalısınız. ”

Kur'anı Kerim açısından yaşam tarzının yüksek seviyesi Tayyibe Yaşamdır. İnsan evliyaların yaşam tarzını kendisi için seçerek halifetullah makamına varır ve hayatı Tayyibe Yaşama dönüşür.İşte bu hayat tarzı her türlü kötülük ve kirlilikten münezzeh olup onun temeli ise Allah eksenli ve ona yakınlaşmaya dayanır. Tayyibe Yaşam tabiri Kuranı kerimin Nahl Suresinin 97. ayetinde şöyle tanımlanıyor: " Erkek veya kadın, kim mü’min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş (teyyibe) bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz. "

Batı dünyası, insanın özel hayatında dine anlam vermesine çalıştığı bir ortamda İslam dininin kapsamlı planlarını tanıtmak gerekli bir iştir. İslam kapsayıcı ve cihan şümul bir din olarak insan yaşamının tüm boyutları için belirli plan ve  talimatları vardır ve İslam peygamberinin yaşam tarzı bu ilahi dinin en yüksek somut örneği olarak cümle alemin dünyevi ve uhrevi saadetinin garantörü olacak. Eğer Allah resulünün yol ve yöntemine ilgisiz kalırsak kıyamet gününde "keşke o hazretin takipçilerinden olsaydık" hasretini dillendiren grubun parçası olacağız. Kur'anı Kerim bu grubun durumu hakkında Furkan suresinin 27. ayetinde şöyle buyuruyor:" Keşke, elçiyle birlikte bir yol edinmiş olsaydım."

Sohbetimizin son dakikalarında yeniden yüce İslam peygamberi Hz Muhammed'in -sav- mübarek veladet yıl dönümünü tebrik ederek ellerimizi duaya kaldırıp şöyle arz ediyoruz: Allahım! Bizleri peygamber efendimizin yolundan giden doğru takipçi ümmetinden kıl.Sen bilirsin ki yüreklerimiz resulünün muhabbeti ile dolu. Bizleri bu nurâni ve semavi muhabbetle canlandır ve bu sonsuz ve kalıcı aşk ile dünyadan ahirete doğru götür. Allahım! Bizleri o yüce insanın ahlakına varmada başarılı kıl ve kıyamette Hz Muhammed'in-sav- yüzünü görmeyi nasip eyle.012