Vahdet Haftası Özel Programı 6
https://parstoday.ir/tr/radio/uncategorised-i138552-vahdet_haftası_Özel_programı_6
İsmini beğenilmiş ve övülmüş anlamında olan Muhammed koydular. Hz. Muhammed'in -saa- söylem, tavır ve mübarek varlığı övülmeye ve takdire şayandı öyle ki hazretin tavırlarında serzeniş edilecek en ufak bir şey yok. Bugün İslam Peygamberi Hz Muhammed 'in -saa- mübarek doğum gününü idrak ediyoruz. Bu kutlu veladet yıldönümü dolayısıyla siz değerli dinleyicileri tebrik ederken bu münasebet için sizleri hazırladığımız programımızı dinlemeye davet ediyoruz.
(last modified 2023-09-08T06:51:29+00:00 )
Kasım 15, 2019 17:27 Europe/Istanbul

İsmini beğenilmiş ve övülmüş anlamında olan Muhammed koydular. Hz. Muhammed'in -saa- söylem, tavır ve mübarek varlığı övülmeye ve takdire şayandı öyle ki hazretin tavırlarında serzeniş edilecek en ufak bir şey yok. Bugün İslam Peygamberi Hz Muhammed 'in -saa- mübarek doğum gününü idrak ediyoruz. Bu kutlu veladet yıldönümü dolayısıyla siz değerli dinleyicileri tebrik ederken bu münasebet için sizleri hazırladığımız programımızı dinlemeye davet ediyoruz.

O gece Mekke'nin gökyüzü yıldızlarla doluydu. Sevinç, coşku, nurun ortaya çıkma ve ilahi peygamberlerin tecellisinin tekrarlandığı geceydi. Ayrılık gecesi sona erdi ve şafak aydınlandı. Melekut tahtı sakinleri kendi emanetini iade etmek için yer yüzüne gelmişlerdi. 4 ay eşinin firagında yaslara boğulan Amene matem kıyafetine bürünmüştü. Ancak o gece tüm vücudu nur ile doldu, gün kucağında parladı ve hicran ve matem gecesi sona erdi. Muhammed dünyaya geldi ve yeryüzü melekutun hoş kokusuyla doldu. Son ilahi peygamber Hz. Muhammed'in -saa- veladeti ve hidayet ile mutluluk güneşinin doğması herkese kutlu olsun.

 

Kulluk ihtişamını yerine getirmek için alnını toprağa koyduğunda Allah'ın selamı Muhammed'in üzerine olsun

Annesine selam söylediğinde ve meleklerin o güzel yüzünü övdüklerinde selam olsun Muhammed'e

Allah'ın selamı Muhammed'e olsun o zaman ki yeryüzü onunun nurlu gelişine ev sahipliği yaptı ve gökler buna imrendi

Dostunun evi aşıklık kokusuyla dolduğunda namaz fısıltıları gökyüzünün yüreğini çaldığında selam olsun Muhammed'e

Yegane Allah'ın hamdı üzerine dil açtığında ve Mekke sokaklarını tevhid ıtrı ile doldurduğunda selam olsun Muhammed'e

Allah'ın selamı Muhammed'in üzerine olsun o zaman ki direnişi aşkı izlemeye çağırdı ve aşıklık efsaneden gerçeğe dönüştü

Gurbeten İlallah'ı seçtiği varlığının bereketi sayesinde dünya onun nuru ile aydınlandığında selam olsun Muhammed'e

Ve Allah'ın selamı Muhammed'in üzerine olsun o zamanki ismi Muhammed seçildi ve yegane Allah ve melekler nezdinde övüldü.

Hz . Muhammed -saa- kamil bir insandır. O hazret vahyin indirildiği vücut ve risalet madenidir. O geldi ki insanları karanlıklardan aydınlığa doğru götürsün. Liderlik zor ve çetin bir iştir. Peygamber efendimiz pak fıtratı, dağ gibi sağlam ruhu, göklere kadar uzanan iradesi, deniz kadar sabırlı ve aşk ile coşku dolu yüreği ile kendi ümmetini ilahi katına götürmek için tüm zorluklara katlandı. O hazret bu yolu öyle ciddi ve mükemmel bir şekilde kat etti ki yüce Allah Ahzab suresinin 21. ayetinde o hazreti överek beşeriyetin kalıcı örneği şeklinde tanıtıyor. Söz konusu ayeti şerifte şunu okumaktayız:" Andolsun sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resulü’nde en güzel bir örnek vardır."

İrfan mertebesinde bu büyük peygamber öyle bir yere vardı ki Allah'ın vahiy meleği olan Cebrail bile o yüksek konuma ulaşamadı. Bununla birlikte halk arasında sade bir yaşama sahipti öyle bir yaşam ki onu başkalarından ayırt etmek zor bir işti. Eğer yoldan geçen birisi gelir Muhammed'i arar olsaydı ve "sizlerden hangisi Muhammed'dir?" sorsaydı o hazret alçak gönüllülükle elini kaldırır  sorusuna  "ben Muhammed'im" derdi. Enes bin Malik şöyle der: " halk hiç kimseyi Muhammed-saa- kadar sevmezdi bununla birlikte eğer Resulullah-saa- bir yere girseydi onun için hiç kimse yerinden kıpırdamazdı çünkü o hazretin bu işten hoşlanmadığını biliyorlardı."

Şüphesiz böyle yüksek makamlı bir örneği insan tanırken dürüstlük ve paklık yolunda ilerlemesine yardımcı olacaktır. İslam İnkılabı rehberi Ayetullah Seyid Ali Hamenei Peygamber efendimizin kimliğini tanıma gerekliliği konusunda şöyle buyuruyor:" Hz. Muhammed'in -saa- kimliğinin boyutlarını hiç kimse tam bir şekilde anlatamaz ve o hazretin şahsiyetine yakın bir tablo zihinlerde çizemez. Biz tarih boyunca alemlerin rabbi ve peygamberlerin efendisi hakkında bildiğimiz ve tanıdığımız o yüce insanın hakiki, zati ve manevi varlığı sadece bir gölge ve hayaletten ibarettir. Ama bu kadar marifet de müslümanlar için yetiyor ki öncelikle onların tekamüle doğru hareketini sağlar ve insani tekamülü ve insanlığın zirvesini gözler önüne koyar ve daha sonra onları İslami vahdete ve onun ekseninde toplanmaya teşvik eder. Bu yüzden tüm Müslümanlar için bizim tavsiyemiz şudur ki peygamber efendimizin kimliğinin boyutları , yaşam, ahlak ve siyeri üzerinde o hazretten gelen öğretiler konusunda fazla çalışmalıyız."

Bu nedenden dolayı biz de bu programımızda Hz Muhammed'in -saa- veladet yıl dönümü münasebeti ile ilgili bu ilahi örneğin yaşamının bazı bölümlerini gözden geçirmek istiyoruz.

Taif halkı Allah resulünü aşağılayıp taşlayarak şehirden dışladılar ve o hazret hazin dolu bir yürekle kent dışında bir bahçeye gitti, yorgunlukla bir ağacın altına oturdu ve gökyüzüne bakarak şöyle dedi:Ey rahman ve rahim Allahım! sen en merhametli ve zayıfların Allah'ısın. Senin yolunda her türlü zorluk bile güzeldir. Lakin ey yüce Allahım! senin bana yardımın daha da güzeldir. Ben sana sığınırım ki senin ışığın her türlü karanlığı ortadan kaldırır.

 

Peygamber efendimiz Hz Muhammed'in -saa- yüce Allah'a ibadeti o kadar çekici ve hoştu ki  o bahçenin putperest sahipleri Utbe ve Şeybe'yi de değiştirdi ve onlar kendi hizmetçilerine o hazrete bir kase üzüm götürmesini emretti. Hizmetçi Hz. Muhamed'in -saa- sakin ve nurani yüzüne bakarak acaba bu yüce insanı neden bu kadar üzmüşler diye düşünüyordu. Peygamber efendimiz hizmetçiyi görür görmez oturduğu yerden kalktı, teşekkür etti ve üzümün tanesini mübarek ağzına götürürken Bismillahirrahmanirrrahim dedi.

Hizmetçi şaşırarak şöyle arz etti: " Buranın halkı söylediğiniz cümle ile aşina değiller. Acaba sen Lat ve uzza putlarına and içerek kendi işine başlamıyor musun? Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:Her şey o yetiştiren ve şefkatli Allah'a aittir. Sen nerelisin? Hizmetçi şöyle arz etti: Hz Yunus'un bulunduğu yer olan Ninuva'danım. Peygamber efendimiz o şahsa cevaben şöyle buyurdu: Aynen benim gibi insanların mutluluğu ve hidayeti için geldiğim gibi kardeşim Yunus da Allah peygamberiydi. Sonra Hz. Muhammed -saa- Hz Yunus hakkında Kur'anı Kerim'den bir kaç ayet okudu. Kur'anı kerimin güzel ayetleri hizmetçiyi o kadar etkiledi ki  peygamber efendimizin elini öptü. Bahçe sahipleri bu manzarayı uzaktan seyrediyordu. Öfke ile hizmetçiyi yanlarına çağırdılar. Allah'ın son peygamberi ile görüşme hizmetçiyi o kadar coşkuya kaptırmıştı ki sahiplerinin serzenişine aldırmayarak şöyle dedi:O ağaç altında oturan adam yer yüzündeki halkın efendisidir. O, Hz. İsa'nın müjdelediği vaat edilmiş peygamberdir. Allah'a and olsun ki onun dininden başka hiç bir din Allah katında kabul görmüyor; ona katılmayanlar ise sapık yoldan gidenler olacaklar."

İslam peygamberi eşsiz bir şahsiyet olarak kendi görevini yerine getirmekte çok güzel ve tedbirli davranırdı. Hz. Muhammed'in -saa- davranışının sefası herkes üzerinde derin ve kapsamlı etki bırakırdı. Peygamber efendimiz her türlü eşitsizlik sınıflar arasındaki gururu pratikte reddediyordu. Resulullah'ın ashabından nakledilen bir rivayette şöyle okumaktayız: O hazretin risaleti döneminde bir yolculukta birlikteydik. Dinlenmek için bir yerde durduk. Bir koyunu kesip yemeye hazırlamak istedik. Herkes bir iş yapmakla faaliyete başladı, Peygamber efendimizin yarenleri " Ya Resullullah siz yorgunsunuz biraz dinlenmeniz iyi olur, biz yemeyi hazırlarız" deyince Allah Resulü şöyle buyurdu: Sizler de yorgunsunuz , herkes çalışırken benim boş dolaşmam doğru değildir. Siz kendi işinize bakın ben de çölden odun toplarım böylece Allah da benden razı olur."