11 ayın sultanı Ramazan’ı karşılarken
https://parstoday.ir/tr/radio/uncategorised-i146224-11_ayın_sultanı_ramazan’ı_karşılarken
İmam Cafer Sadık -as- mübarek Şaban ayının son gününde Ramazan ayını kastederek şöyle buyururdu: Allah’ım, şimdi bu mübarek ay gelmiştir. Halkı hidayet etmek ve yol göstermek için aydın bir delil ve hakkı batıldan ayırmak için Kur'an-ın nazil olduğu ay. Bizi bu ayda sağlıklı kıl ve onu da bize sağlıklı kıl ve sağlık ve huzurla onu bizden teslim al.
(last modified 2023-09-08T06:51:29+00:00 )
Nisan 23, 2020 16:41 Europe/Istanbul

İmam Cafer Sadık -as- mübarek Şaban ayının son gününde Ramazan ayını kastederek şöyle buyururdu: Allah’ım, şimdi bu mübarek ay gelmiştir. Halkı hidayet etmek ve yol göstermek için aydın bir delil ve hakkı batıldan ayırmak için Kur'an-ın nazil olduğu ay. Bizi bu ayda sağlıklı kıl ve onu da bize sağlıklı kıl ve sağlık ve huzurla onu bizden teslim al.

Yine mübarek Ramazan bayramını idrak etme şerefine nail olduk. Yine tüm Müslümanlar büyük bir coşku ile yeniden yenilenme sevincini yaşıyorlar. 11 ayın sultanı Ramazan-ı şerif-i sevinçle karşılarken sizleri özel sohbetimizi dinlemeye davet ediyoruz

Ramazan baharı geldi. Gerçi her sabah uykudan uyanmak hayatın sıradan tekrarlanan olayıdır fakat mübarek Ramazan ayının ilk doğan güneşinde hayat, bir başka renk ve koku ile başlar. Bir meltem ese ve senin rahmet ve temizlik şebnemlerin gafletzede gönüllere canlılık ve taravet kazandırır.

Hal böyleyken ehlibeyt imamlarının 6. Yıldızı hz. İmam Cafer Sadık’ın -as- bereketli duasını Şaban ayının son gününde mırıldanıyoruz:

Allah’ım, şimdi bu mübarek ay gelmiştir. Halkı hidayet etmek ve yol göstermek için aydın bir delil ve hakkı batıldan ayırmak için Kur'an-ın nazil olduğu ay. Bizi bu ayda sağlıklı kıl ve onu da bize sağlıklı kıl ve sağlık ve huzurla onu bizden teslim al.

Şehr-i Ramazan büyük bir huzur ve vakar ile tekrar geldi ve Allah ile daha çok ünsiyet kurmak ve ilahi rahmetten yararlanmak için bizlere bir fırsat daha sundu. Ramazan hayatımızdan bazı geceler ve gündüzleri kulluk meltemi ile birleştirmeye geldi. Gerçekten de Allah ve kendimizle halvete çekilmeye ne kadar da bu eşsiz fırsata ihtiyacımız vardı. Gelin hep birlikte, günahkar gönüllere merhem olan bu ayda tövbe kanatlarını açarak ilahi rahmet semasında uçma fırsatını kaçırmayalım. Allah’ım bir Ramazan ayını tekrar idrak edebildiğimiz için sana şükürler olsun.

Selam olsun sana ey ilahi rahmet ayı. Selam olsun sana ey her zaman yanımızda olmanı istediğimiz mübarek ay.

Oruç tutmak İslam dininin erkanlarından biridir ve müminlerin manevi evrimi ve gelişmesinde önemli rolü vardır. Bu yüzden İslam peygamberi hz. Muhammed -saa- ve mutahhar ehlibeyti -as- ilahi ziyafet ayı olarak oruç eyyamı olan Ramazan ayını karşılamaya gider ve ilahi ziyafete lebbeyk demeye daha hazırlıklı olmak için özel merasimler düzenlerdi. Nitekim Rasûlüllah Şaban ayının son Cuma gününde Ramazan ayının önemi hakkında halkı aydınlatarak şöyle buyururdu:

Ey insanlar! Ramazan Allah’ın misafirliğine davet edildiğiniz ve onda ilahi kerametlerin var olduğu aydır. Onda nefesleriniz tesbihtir ve uykunuz ise ibadet.

Rasûlüllah -saa- daha sonra kıyamette oruçlu olanların konumuna işaretle şöyle buyurdu:

“Kıyamet günü olunca Münadi şöyle der: Allah’ın konukları neredeler? Ardından oruç tutanları getirirler… onları nurda olan bineklere bindirip başlarına keramet tacı konularak onları cennete götürürler.”

İşte ilahi evliayalar ve masumların Ramazan ayına verdikleri önem nedeni ile halk da camileri temizleme, karşılama oruç tutmak vb. geleneklerle Ramazan ayını büyük coşku ile karşılıyorlar.

Resullah -saa- oruç tutmanın insan psikolojisi ve ruh haletine etkisi hakkında şöyle buyuruyor: Kalbinin huzursuzluğunu azaltmak isteyen kimse, Ramazan ayı ve her ay 3 gün oruç tutsun.

Hatem-ül Enbia -saa- bir başka yerde de şöyle buyuruyor: Ramazan ayı ve her ay 3 gün tutulan oruç, yüreklerdeki huzursuzluğu yok eder.

Bu nebevi vecizle oruç tutmanın insanın ruhuna olan etkisini gösteriyor ve sayısız yararlarından sayılıyor. Bazıları son yüz yılı, endişe ve stres asrı olarak tanımlıyor fakat 21. Asırda da maneviyatın azlığı, aşırı rekabetler ve sanayileşmiş yaşamın parıltıları insanın endişe ve streslerini daha da derinleştirmiştir. Toplumun hızla değişmesi, değerler ve sosyal geleneklerin silikleşmesi ve her şeyden önemlisi dini inanç temellerinin sarsılması insanın endişesi ve  huzursuzluğunu daha da yoğunlaştırıyor. Dini inançlar ve olumlu sosyal gelenekler, insanı ezici sorunlara karşı destekleyebilir.

Ramazan ayının güzelliklerinden biri, oruçlu olanlar arasında iyi ve güzel huy ve özellikleri arttırarak topluma yaymasıdır. Örneğin Ramazan ayın başlaması, bir çok keşmekeşler ve tefrikalara son vermenin zamanıdır. Sanayileşmiş yaşam, kalpler arasındaki ülfet ve yakınlığı silikleştiriyor ve hayata, umursamazlık durumunu egeen kılıyor. Fakat mübaek Ramazan ayının gelişi ile kalpler dostluklarla boyanıyor ve dostluklar kendiliğinden gelişiyor, Allah’ın rızası ve hoşnutluğu her şeye üstünlük sağlıyor.

Başka bir ifade ile Ramazan ayının ilk nağmeleri, yürekleri birleştirir, insanları ıslah eder. Kur'an-ı Kerim bu konuya Hucurât suresinin 10. Ayetinde şöyle işaret ediyor:

Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin

Onbir ayın sultanı, bereketli Ramazan ayı, tüm dünyada Müslümanların vahdet ve birlikteliğinin seçkin göstergelerinden biridir. Rahmet ayın başlaması ile Müslümanlar, ülke ve ırk ayırmaksızın, büyük bir sevinç ve saygı ile Ramazan ayını karşılar. Ramazan ayında oruç tutmak geleneği tıpkı coşkulu hac menasiki gibi tüm İslam mezheplerinde ortak ve vahdet sembolü bir ibadettir ve tüm Müslümanlar “İslam ümmeti” adı ile bir eksen etrafında birleşiyorlar.

Mübarek Ramazan ayındaki oruç tutmak ve ahkamı tüm dünyada aynı olduğu için coğrafi sınırlar ve ırk farklılıkları, İslam ümmetinin üyeleri arasında mesafe oluşturmuyor. Bu yüzden Ramazan ayının gönüllerde ülfet oluşturan ve Müslüman milletleri yakınlaştıran ay olduğu söylenebilir. Her Müslüman kendini büyük ve tek bir ümmetin üyesi olarak biliyor ve dünyanın ücra köşesinde oruç tutan ve azınlıkta olan diğer Müslümanlarla birlik içinde olduğunu hissediyor.

Büyük Müslüman arif Mirza Cevad Aga Meleki Tebrizi, Ramazan ayında ilahi ziyafete gitmek için birkaç konuya uymanın zaruri olduğunu belirtiyor. Mirza Cevad beye göre hidayete erme nimeti ve Ramazan ayını anlama başarısına ulaşmak için önce insanın ilahi nimetler için şükretmesi gerekir. Ardından kendi nefsine yaptığı zulüm ve ilgisizlikleri nedeni ile af ve bağışlanmak istemesi ayrıca kalbinin temizlenmesi için azimli olmadığından özür dilemesi gerekir..

 

Mirza Cevad Aga Meleki Tebrizi şöyle diyor:

Mübarek Ramazan ayı yaklaşınca, insanın ilahi rahmet ve lütfuna tevessül etmesi ve Allah’tan bu göreve itaat etmeleri için yardım istemeleri yerinde olacaktır. Allah’ı tanımak isteyenlerin Ramazan ayın başında yapmaları gereken bir diğer önemli mesele ise Rasûlüllah ehlibeytine ve masum imamlara tevessül etmeleridir. Allah’ı arayan insan onların yolunu ve yordamını kendi yaşamı için örnek alması ve onları Allah huzurunda kendisine şefii tutması gerekir. Ve en sonda da oruçlu insan humus ve zekat ödeyerek yiyeceklerini, içeceklerini ve malını temizlemesi gerekir. En iyisi malını Ramazan ayının başında temizlemesidir, böylece ibadetleri helal yoldan gerçekleşir.

Ramazan yüce Allah ile ünsiyet, dua ve yakarış ayıdır. Allah Teâlâ bu ayda gafil ve muhtaç kullarını, kendi rahmet ve affının bereketli ve nur dolu sonsuz ziyafet sofrasına çağırıyor; öyle bir ziyafet ki davetlilerin maneviyat, kemal ve sofranın adabına aşina olmaları şayestedir ve onlara uymaları ise kendileri için yararlı olacaktır.

İslam inkılabı rehberi Ayetullah seyit Ali Hamenei Ramazan ayının önemi hakkında yaptığı açıklamada, onun cennetin bir parçası olduğuna işaretle şöyle buyuruyor:

He yıl Ramazan ayı, yüce Allah’ın maddi dünyanın kızgın cehennemine getiren cennetin bir parçasıdır ve bize bu ilahi sofranın başında cennete girme fırsatı veriyor. Bazıları bu 30 günde cennete giriyorlar, bazıları bu 30 günün bereketi ile tüm yılı ve bazıları da ömür boyu; fakat bazıları da onun yanından gafil olarak geçiyorlar ki bu da hüsran ve esefe sebep oluyor.