Allah’a yakarışlar -12,13
https://parstoday.ir/tr/radio/uncategorised-i147084-allah’a_yakarışlar_12_13
یَا مَنْ أَضْحَکَ وَ أَبْکَی … Ey güldüren ve ey ağlatan…
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Mayıs 11, 2020 10:30 Europe/Istanbul

یَا مَنْ أَضْحَکَ وَ أَبْکَی … Ey güldüren ve ey ağlatan…

Uzun zamandan beri benim mutluluklarım kısa sürüyor. Gülüyorum fakat gözlerimden mutluluk göz yaşları akmıyor. Kalbim kahkahalarımın sesini duymuyor. Kendimi aynada görüyorum, gözlerimin altı morarmış ve çökmüş. Allah’ım! yüzüm gülmüyor…

Biliyorum hayatta bazı günler her şeyi siyah görürüz. Hiçbir şey bizi mutlu etmez ve başarıya umutlu değiliz. Huysuz ve üzgünüz. Yalnızlık, umutsuzluk ve günah duyguları yaşıyoruz ve ızdırap her yanımızı sarıyor. Bu bunalımda yalnız olmadığımızı, bunun şehir hayatının monotonluğu sonucu olduğunu biliyoruz.

Bu duygular genelde bir yenilgi, hüsran, bazen de sebepsiz yere yaşanıyor. Fakat benimkisi bunlardan hiç biri değildir… ne bir şey kaybetmişim ne yenilmişim. Ben sadece moralimi kaybetmişim ve hiçbir hedef beni harekete geçirmiyor. Sabah geç saatlere kadar yataktayım ve düşünüyorum: Eeeee… ne olacak ki? Bugün de dünkü gibi…

Psikoloğa gittim, bunalımda olduğumu anladım. Her yıl milyonlarca insanın yaşadığı sorun, ve bir çok insan gücünün çalışmasını engelleyen duygu. Hatta bazı hastalar yardım almak fikrinde bile değil ve belki de böyle bir sorun yaşadıklarını bile bilmiyorlar.

Biliyorum, her şey düşündüğüm kadar kötü değil fakat bunu, düşüncelerime ekleyemiyorum. Benim bir çok olumsuz ve kötü düşüncem, yanlış algılarımdan kaynaklanıyor fakat… onları kontrol edemiyorum. Biliyorum, tanımak insan düşüncelerinin son ürünüdür bu yüzen sağlıksız düşünce de sağlıksız ürün getirir… fakat… düşüncelerimi kontrol edemiyorum.

Allah’ım! Ey yaratıp düzene koyan, Ey takdir edip hedefe götüren!

Beni huzura kavuştur..

Düşüncelerime huzur ver, hayallerimi bana geri ver. Hayal etmeden savaşacak gücüm olmaz.

Allah’ım! Ey belayı kaldıran, Ey gizli yakarışı işiten!

Beni hayata ve hayatı bana geri kazandır…

Allah’ım! Ey batmışı kurtaran, Ey helak olana necat veren!

Beni şimdiye geri getir ve dünleri ve yarınları aklımdan sil.

 

Arifin biri Allah’a “bugün sadece bugünün ekmeğini bana ver…” dermiş.

Ben de kendimle tekrarlıyorum…

Allah’ım! Ey hastaya şifa veren!

Dünlerimi ve yarınlarımı emanet al ve gençlik ve mutluluğu bana geri kazandır… ki ruhum huzur bulsun ve tekrar sağlığına kavuşsun.

Allah’ım! Ey güldüren ve ağlatan! Ey öldüren ve dirilten!

Sen gülmek ve ağlama sahibisin… insan senin dergahına günahlarını itiraf edince hafifliyor. Ağlıyor fakat mutlu oluyor. Ruhu kanatlanıyor ve günahlardan arınma duygusu onu güldürüyor.

Şimdi… bu mübarek Ramazan ayında beni kabul buyur… Allah’ım! Sadece bugünün ekmeğimi bana ver.

Amin.

 

Ey yaratıp düzene koyan, Ey takdir edip hedefe götüren,

Ey belayı kaldıran, Ey gizli yakarışı işiten,

Ey batmışı kurtaran, Ey helak olana necat veren,

Ey hastaya şifa veren, Ey öldüren ve dirilten,

Ey güldüren ve ağlatan, Ey saptıran ve hidayete erdiren,

Münezzehsin sen, Ey kendisinden başka bir ilah olmayan…

Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

 

یَا مَنْ لامَفَرَّ إِلا إِلَیْهِ یَا مَنْ لا مَفْزَعَ إِلا إِلَیْهِ

یَا مَنْ لا مَقْصَدَ إِلّا إِلَیْهِ یَا مَنْ لا مَنْجَى مِنْهُ إِلّا إِلَیْهِ

یَا مَنْ لا یُرْغَبُ إِلّا إِلَیْهِ یَا مَنْ لا حَوْلَ وَ لا قُوَّةَ إِلّا بِهِ

یَا مَنْ لا یُسْتَعَانُ إِلّا بِهِ یَا مَنْ لا یُتَوَکَّلُ إِلّا عَلَیْهِ

یَا مَنْ لا یُرْجَى إِلّا هُوَ یَا مَنْ لا یُعْبَدُ إِلّا هُوَ

سُبْحَانَکَ یَا لا إِلَهَ إِلا أَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ یَا رَبِّ

 

Hep rüyamda yataklarla dolu bir odada, yataklardan birinde olduğumu görürdüm. Bunu defalarca gördüm fakat yetimhaneyi görünce, bunun benim hayatımın bir parçası olduğunu anladım.

 

Benim de bir annem ve babam varmış. Beni küçük bir kundağa sarmış, yün bir battaniyede sokağa bırakmışlar. Yanakları tombul beyaz bir erkek çocuk. O yün battaniyeden başka hayatımda hiçbir iz yok.

6 yaşıma kadar her kesin böyle yaşadığını sanırdım ve ailenin anlamını bilmezdim. İlk okul 4. Sınıfta iken hassas şartlarımın farkına vardım. Markete kadar gider dönerdim fakat anne babaları ile gelen ve ellerini tutan anne babaları görünce hayatımda bu sevgiden mahrum olduğumu anladım. Okulda veli toplantısı olunca üzülür, neden şimdi bir annemin olmadığını düşünürdüm. Uyurken bu, büyük bir yara olurdu beni okşayacak masal okuyacak birinin olmaması…

Okulda kendime hayaller kurardım. Hayalimde bir anne ve baba bir de küçük kız kardeşim vardı. Babamın petrol firmasında çalıştığını ve yüksek maaş aldığını annemin ise edebiyat lisansüstü mezunu olarak kız lisesinde çalıştığını ve evimizin de elit bir semtte olduğunu söylerdim…

Günün birinde en samimi arkadaşımla kavga ettik ve arkadaşlığımız bitti. Onu kaybedince dünyada başka bir sığınağım olmadığını hissettim. Biz yetimhane çocukların büyük sorunlarından biri, anne babamız olmadığı için başkalarına çok bağlanırız ve bu ilişki bitince de büyük darbe alırız.

Allah’ım! Ey (asla) mağlup olmayan galip, Ey yaratılmış olmayan sanatkâr!

Sen beni yarattın… ve ben senden başka kimsem yok. Ne zaman daralırsam kimsesizlikten, sen beni kendine daldırırsın… öyle ki başkalarına gönül bağladığım ve seni unuttuğum için gök yüzüne bakmaktan … utanırım.

Sen beni yarattın… anne ve baba bakımı olmadan hayatta kalmamı istedin. Ben bir mucizeye benziyorum, ey Allah’ım.. senin mucizen..

Ey mahlûk olmayanı yaratan,Ey kendisine sahip olunamayacak malik,

Ben bu yıllarda çok büyüdüm. Bir çok zamanlar çocuklar oturup ağlarlar. Onların hatta uğrayacak teyze veya halaları vardır. Benim ise kimsem yok. Fakat bazen kendi yalnızlığımı unutur ve onları teselli ederim. Annen baban yoksa da kendi ayakların üstünde durabilir ve hayatını yaşayabilirsin derim, fakat onlar da kimsenin anne ve babanın yerini asla dolduramayacaklarını söylerler. Doğu diyorlar.belki ben de boşuna konuşuyorum.

Allahı’ım! Ey mağlup ve zelil olunamayan kahir, Ey yüceltilmeye ihtiyacı olmayan yüce,

Sen bize huzur ver, sen bizim anne ve babamız ol. sen bizim sığınağımız ve dostumuz ol, tıpkı şimdiye kadar olduğun gibi..

Allah’ım! Ey korunmaya ihtiyacı olamayan koruyucu, Ey yardıma ihtiyacı olmayan yardımcı!

Ben ne zaman seninle dertleşsem annemin dizlerine uzandığımı ve beni okşadığını hissediyorum. Babamın yanı başımda durduğunu, elini uzatarak benden ayağa kalkmamı ve üzülmememi istediğini hissederim.

Allah’ım! Ey (biran bile gaip olmayan) şahit, Ey (asla) uzaklaşmayan yakın!

Sen benim babamsın… Sen benim annemsin…

Öğretmenimiz bir keresinde şöyle demişti: bir rivayete göre hz. Musa -as- Alalh’a şöyle der: Sen benden uzak mısın ki ben seni çağırınca bağırayım yoksa yakın mısın ki seninle fısıldaşayım?

Yüce Allah şöyle buyurmuş: Eğer beni düşünüyorsan seninle birlikteyim ve eğer beni düşünmüyorsan, mesafeler çok uzaktır.

 

Garibin biri ile Allah, birlikteydi her zaman,

O görmüyor, Allah’ım derdi uzaktan.

Allah’ım Ey (biran bile gaip olmayan) şahit, Ey (asla) uzaklaşmayan yakın!

Sen benim annem, babam ve sonsuza kadar dostumsun… fısıldaşmalarımda ve ağlayacak olduğumda, huzurumsun…

 

Ey (asla) mağlup olmayan galip, Ey yaratılmış olmayan sanatkâr,

Ey mahlûk olmayanı yaratan, Ey kendisine sahip olunamayacak malik,

Ey mağlup ve zelil olunamayan kahir, Ey yüceltilmeye ihtiyacı olmayan yüce,

Ey korunmaya ihtiyacı olamayan koruyucu, Ey yardıma ihtiyacı olmayan yardımcı,

Ey (biran bile gaip olmayan) şahit, Ey (asla) uzaklaşmayan yakın!

Münezzehsin sen, Ey kendisinden başka bir ilah olmayan…

Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

 ا غَالِبا غَیْرَ مَغْلُوبٍ یَا صَانِعا غَیْرَ مَصْنُوعٍ

یَا خَالِقا غَیْرَ مَخْلُوقٍ یَا مَالِکاً غَیْرَ مَمْلُوکٍ

یَا قَاهِراً غَیْرَ مَقْهُورٍ یَا رَافِعاً غَیْرَ مَرْفُوعٍ

یَا حَافِظاً غَیْرَ مَحْفُوظٍ یَا نَاصِراً غَیْرَ مَنْصُورٍ

یَا شَاهِداً غَیْرَ غَائِبٍ یَا قَرِیباً غَیْرَ بَعِیدٍ

سُبْحَانَکَ یَا لا إِلَهَ إِلا أَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ یَا رَبِّ

012