Kurban bayramı; Büyük cihat bayramı
Zilhicce ayının onuncu günü Müslümanların en büyük bayramlarından biri olan kurban bayramı, tüm ihtişamı ile gelmiştir.
Şimdi gönüller tazeleniyor, nefesler sakin ve bakışlar mutlu ve neşelidir. Değişime uğramış hacılar aşk ve teslimiyetini ispat etmiş ve Allah tealaya hamd ve tekbir nidaları Mina atmosferini sarmıştır. Biz de tüm bu aşıklara bayramları kutlu olsun diyoruz.
Gece yarısı üzerinden henüz bir saat geçmişti. İbrahim -s- yüce Allah katına geceleri yaptığı ibadetinin ardından dinlenmek üzere yatağına uzandı. Henüz dakikalar geçmeden tuhaf bir rüya gördü: Ey İbrahim, Rabbin senden kurban istiyor, farklı bir kurban. Rabbin senden öyle bir kurban istiyor ki, onunla senin dostluk ve sadakat dereceni ilahi terazide tartmak ve böylece sadakatini O’nun katında ispat etmeni istiyor. Ey İbrahim, bu sınav çok ağır ve acayip bir sınavdır. Ama sen her halükarda bu sınavı vermekte özgürsün. Ey İbrahim, sen oğlun İsmail’i Mina kurbangahına götürmek ve Allah yolunda kurban kesmekle görevlendirildin ki sende olan benlik ve kendini büyük görme duygun yıkılsın.
Mesaj çok kısa ve çok netti, ama mesajın biçimi çok acayip ve fevkalade katlanılmaz şekildeydi, görevi yerine getirmek hele dursun, hatta hayal bile etmek imkansız gibi gözüküyordu. İbrahim kendi kendine gördüğü rüyanın sıradan bir rüya olduğunu düşündü. Ancak bu emir üç kez tekrarlandı ve İbrahim bu kez bu ağır ve zorlu görevi yerine getirmek üzere hazırlanması gerektiğini anladı. İbrahim’in gözünde bir iş Allah yolunda ve Allah için olunca, imkansız sözcüğü anlamsızdı. Aslında İbrahim hiç bir zaman Allah rızasını kazanma uğruna imkansız sözcüğünü aklının ucuna bile getirmemişti ki şimdi onu silmeye kalkışsın. Ancak bundan daha zor olan şey, bu sırrı nasıl sevgili oğlu ve göz nuru ile paylaşacağıydı. Oğlu şimdi buluğ çağına gelmiş ve ergenlik siması insanı hayran bırakacak duruma gelmişti. Masum yüzüne bakmak, İbrahim’i altüst ediyordu. İçinde bir fırtına kopmuş yüreği galeyana gelmişti. Ancak bu duygu ne kuşku ve ne şüphe ve ne korku ve ne de pişmanlık cinsindendi. İçindeki kopan fırtına bu sınavda Rabbinin rızasını nasıl en ala derecede kazanabileceği ile ilgiliydi.
Hz. İbrahim ilkin kendisi ile halvete çekildi ve ardından oğlu İsmail’le konuştu. İbrahim ona dün gece rüyasında gördüklerinden ve onsa sabırsızlanma sırrından söz etti. Ama İsmail bir an bile tereddüt etmedi ve kelamı babasının titreyen sesine destek oldu: Baba! Görevini yerine getir. Yüce Allah’ın izniyle beni sabredenlerden bulacaksın.
Bu sözlerin ardından İbrahim’in gönlü daha da rahatladı ve böyle bir evlat sahibi olduğu için Rabbine bir kez daha şükretti ve onunla gurur duydu. İbrahim ardından oğlunu büyük bir sevgi ile kucağına aldı ve alnını öptü ve saçını başını sevgi ile okşadı.
Hz. İbrahim -s- Allah’a tapmaktan ve mutlak kulluk ve itaatten aldığı güç ve irade ile ayağa kalktı ve oğlu İsmail’i kurban kesilen yere doğru götürdü. Kolay değildi bu iş. Keskin bıçak genç İsmail’in gırtlağı ile perdesiz konuşacaktı, ama İsmail bir an bile gevşemedi, sarsılmadı, çünkü baştan başa, iman abasına bürünmüştü.
Ancak baba oğul ilahi emre mutlak surette teslim olunca ve İbrahim keskin bıçağı oğlunun gırtlağına götürüp onu kurban kesmeye hazırlanınca, yüce Allah’ın emir ve iradesi üzerine bıçak İsmail’in boğazını kesmez oldu. O sırada mavi gökte meleklerin kanat çırpmalarının sesi yankılandı ve Hz. Cebrail –s– beyaz bir nur arasında Mina’nın eşiğinde elinde bir hediye ile zahir olduktan sonra şöyle dedi:
Selam sana ey İbrahim. Rabbim sana selam gönderiyor. Şimdi şu koçu kurban kes, çünkü bu Rabbimden en iyi kuluna bir armağandır. Rabbim her daim iyilerledir. Eğer sevdiklerinden O’nun uğruna vazgeçebiliyorsan, özel rahmani merhamete layık olursun ve sahte ilahları gönül Kabe’sinden atarak Hakkın aydın cemalini idrak edersin. Kurban bayramı sana mübarek olsun. Şimdi bağlılık kokan her şeyden özgürsün.
Kur'an'ı Kerim bu macerayı Saffat suresinin 103 ila 107. Ayetlerinde şöyle anlatıyor:
Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca: Biz ona: " Ey İbrahim!" diye seslendik. Rüyayı gerçekleştirdin.Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız.
Bu, gerçekten, çok açık bir imtihandır. Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik.
Evet, Hz. İbrahim -s- çok ağır ve çok zor bir sınavı daha başarıyla ve başı dik geride bıraktı. Bu sınav, nefisle savaş ve Allah’ın emrine mutlak itaatti. İbrahim bilinçli seçimi ile ilahi emre karşı teslim olmayı en iyi biçimde tefsir etti ve gerçek insanın, sadece dilde ve sözde değil, tüm benliği ve tüm varlığı ile hak ve hakikate teslim olan insan olduğunu öğrendi. Gerçekte Hz. İbrahim fedakarlığın doruk noktasına ulaştı ve şeref ve faziletin en yüksek mertebesine nail oldu. Nice insanlar hatta canını feda etmeye ama evlatlarına en ufak zarar gelmesine razı olmazken, tevhid kahramanı İbrahim’in oğlu İsmail’i kurban kesmek üzere aldığı karar, Allah tealaya mutlak imanının yansıtıyordu.
Zilhicce ayının onuncu günü Müslümanların en büyük bayramlarından biri olan kurban bayramı, tüm ihtişamı ile gelmiştir. Şimdi gönüller tazeleniyor, nefesler sakin ve bakışlar mutlu ve neşelidir. Değişime uğramış hacılar aşk ve teslimiyetini ispat etmiş ve Allah tealaya hamd ve tekbir nidaları Mina atmosferini sarmıştır.
Hac farizesinin beşinci ameli ve Mina’da ikinci amel, Hac farizesini yerine getirmekte olan hacı için kurban kesmektir. Kurban kesmek, Hac suresindeki ayetlerde açıkça belirtildiği üzere takva ve yoksulların ve fukaranın uğruna fedakarlık yapmanın işaretidir.
Bugün zilhicce’nin onuncu günüdür ve müslümanların takviminde bayram günü olarak bilinmektedir. Bu merhaleden sonra hacılara ihram halinde haram olan her şey helal olur.
İmam Cafer Sadık -s- şöyle buyurur: kurban kesilen hayvanın kanından ilk damla yere damlar damlamaz kurban sahibinin günahları bağışlanır ve bunun sebebi, kimi aşk ve teslimiyet yüzünden Allah’a itaat ettiğinin anlaşılmış olmasındandır.
Bu yüzden kurban kesmenin felsefesi, kurban kesen kimsenin Allah tealaya yönelmesi ve takva sahibi olmasıdır. Kur'an'ı Kerim de bu konuda kesilen kurbanın etinden veya kanından Allah’a hiç bir fayda gelmediğini ve ancak kurban kesen kimsenin takvası O’na ulaştığını buyurur.
Buna göre de İslam dininde kurban kesmek, Hac sırasında ilahi sünnettir ve yüce Allah katına yakınlaşmaya vesile olur.
Öz Muhammedi İslam’ı ihya eden büyük alim İmam Humeyni -ks- kurban bayramı hakkında şöyle buyurur: kurban bayramı, bilinçli insanlara İbrahimi kurbangahı hatırlatan bir bayramdır, bu kurbangah Allah yolunda fedakarlık ve cihat bağlamında ademoğullarına ve evliyalara bir ders niteliğindedir. Tevhid babası ve alemin en büyük put kıranı bize ve tüm insanlara, hayatınızın en aziz meyvesini Allah yolunda verip Allah tealadan bayramlık almayı öğretti, bize kendimizi ve azizlerimizi feda edip Allah’ın dinini ve ilahi adaleti inşa etmeyi öğretti. Biz Ademin tüm zürriyelerine Mekke ve Mina aşıkların kurbangahı ve tevhidin yayıldığı merkez ve şirkin reddedildiği mekan olduğunu öğretti, çünkü azizlerimize gönülden bağlanmak da bir nevi şirktir.
Evet, kurban bayramı, Hac farizesinin en büyük ve en muhteşem günüdür. İmam Cafer Sadık’tan -s- rivayet edildiğine göre o hazret büyük Hac günü, yani Hacci Ekber günü hakkında kendisinden soru soran Muaviye bin Ammar’a şöyle cevap verir: O gün kurban bayramı günüdür.
İmam Seccad –s– kurban kesmi hakikatini şöyle beyan ediyor: Hac farizesini yerine getiren ve kurban kesen kimse takva hakikatine dayanarak tamah devinin boğazını kesmiş ve onu öldürmüş olur.
Belki bu yüzdendir ki kurban bayramı Hacci Ekber olarak adlandırılır.
Allah’ın evini ziyaret eden hacılar bir çok zorluğa katlanmak ve dünyevi simgelerden uzak durmanın ardından şimdi son durağa gelmiştir ve kurban bayramını kutlamaktadır.
Dünya Müslümanları kurban bayramını bir günden dört güne kadar değişen sürelerde kutlar ve bu günde en güzel elbiselerini giyer ve bu güne özel ibadetleri yerine getirdikten sonra eşi dostu ziyaret ederek bayramını kutlar. Gerçi kurban kesmek Hac farizesini yerine getiren hacılar için ve Hac sırasında vaciptir, ama yine de dünyanın bir çok yerinde Müslümanlar bu günde koyun, davar veya deve gibi büyükbaş hayvanları Hz. İbrahim Halil’in sünnetini anmak üzere keser ve etini komşulara ve yoksullara dağıtır.
Kurban bayramı, kulun yaratanın önünde kulluğunun en güzel örneğinin hatırlandığı gündür. Aşk, ihlas, fedakarlık ve kulluk günü olan kurban bayramınız kutlu olsun.