Rey kentinde parlayan inci Hz. Abdulazim Hasani’nin veladet yıldönümü
https://parstoday.ir/tr/radio/uncategorised-i94071-rey_kentinde_parlayan_inci_hz._abdulazim_hasani’nin_veladet_yıldönümü
Hz. Abdulazim Hasani, İmam Hasan Muctaba’nın –s– pak torunlarından biriydi. Hz. Abdulazim Hasani kameri 173 yılında kutsal Medine kentinde dünyaya geldi.
(last modified 2023-09-08T06:51:29+00:00 )
Aralık 29, 2017 19:12 Europe/Istanbul

Hz. Abdulazim Hasani, İmam Hasan Muctaba’nın –s– pak torunlarından biriydi. Hz. Abdulazim Hasani kameri 173 yılında kutsal Medine kentinde dünyaya geldi.

Tahran’ın güneyinde yer alan Rey’in mahalleleri ve sokaklarında ilerliyor ve çarşı pazarı geride bıraktıktan sonra Hz. Abdulazim Hasani’nin türbesinin kapısına geliyoruz. İnsanlar türbenin girişinde saygı ifadesinde bulunuyor. herkes bir an önce türbenin içine girmek için çaba harcıyor. Türbenin içinde büyük bir ziyaretçi kalabalığı ziyaret adabını yerine getiriyor. Her taraftan dua sesi yükseliyor. Türbenin hademelerinden bazıları çevreye gül suyu saçmakla meşgul. Mezarın çevresindeki parmaklıklara serpilen ıtır kokusu ayrı bir manevi atmosfer oluşturuyor.

İnsanlar genç yaşlı, her kesimden Hz. Abdulazim Hasani’nin türbesini ziyaret ederek ruhunu cilalandırmaya ve bir nebze olsun fani dünya zindanından kurtulmaya çalışıyor. Ziyaretçiler türbeyi ziyaret ederek gönlünün pasını silme ve hafifleyerek evine dönmek niyetiyle buraya geliyor.

Hz. Abdulazim Hasani, İmam Hasan Muctaba’nın –s– torunlarındandır. Bazı kaynaklara göre veladeti kameri 173 yılının Rebiüssani ayının dördünde ve bir Perşembe günü kutsal Medine kentinde gerçekleşmiştir. Babası Abdullah ve Akabe bin Kays’ın kızı olan annesi Fatıma, Abdulazim’i yetiştirmek için büyük emek vermiştir.

Abdulazim’in çocukluk yılları Kur'an'ı Kerim ve ehli beyt –s– maarifini öğrenmekle geçti. Hz. Abdulazim’in 79 yıllık ömrü dört masum İmam olan İmam Musa Kazım –s–, İmam Rıza –s–, İmam Muhammed Taki –s– ve İmam Ali Naki’nin –s– imamet yıllarına denk geldi. Hz. Abdulazim İmam Rıza –s–, İmam Muhammed Taki –s– ve İmam Hadi’den –s– feyiz aldı ve bu imamlardan bir çok hadis rivayet etti. Hz. Abdulazim İmam Hasan Muctaba’nın –s– torunlarından olduğundan Hasani lakabı ile ün yaptı.

Hz. Abdulazim Hasani –s– şii alimlerden ve masum imamların hadislerini rivayet eden bir şahsiyet olarak Müslümanların arasında çok sevilen ve güvenilen bir insan ve özellikle ehli beyt –s– hayranlarından ve izleyenlerindendi. Hz. Abdulazim dini meseleleri, İslam maarifini ve Kur'an'ı Kerim ahkamını çok iyi bilen bir alimdi.

Hz. Abdulazim Hasani’nin ilim ve takvası yaşadığı çağda yaşayan masum imamların saygısını ve güvenini kazanacak derecede yüksekti. Rivayetlere göre Aba Hammad Razi adında bir şahıs büyük zorluklara katlanarak Samerra kentine gelir ve bazı meseleleri İmam Ali Naki’den –s– sorar. İmam Hammad’ın sorularına cevap verdikten sonra da şöyle buyurur: Ey Aba Hammad, ne zaman dini meselelerde bir sorunla karşılaşırsan veya İslamî meselelerle ilgili soracağın sorun olursa, o sorununu veya sorunu Hz. Abdulazim Hasani’ye anlat ve ondan senin sorularına cevap vermesini istedi, ayrıca benim selamımı da ona ilet.

Yine Hz. Abdulazim bazı görevlerini yerine getirmek ve İmam Hadi’den –s– talimat ve tavsiye almak üzere büyük bir zorluğa katlanarak Medine’den Samerra’ya geldiğinde İmam Hadi –s– kendisine şöyle buyurdu: Ey Ebulkasım, hoş geldin. Sen gerçekten bizim hakiki dostlarımızdan birisin.

Gerçi Hz. Abdulazim Hasani –s– çağının zalim hükümdarlarına karşı silahlı kıyam ve askeri mücadele yapmadı, ancak kültürel ve aydınlatıcı faaliyetleri ile zalim hükümdarların bir çok komplosunu etkisiz hale getiriyordu. Hz. Abdulazim Hasani bu mücadele yönteminde masum imamların –s– konumunu pekiştiriyor ve İslamî hükümeti gasbeden Abbasilerin zulümlerini ifşa ederek en zorlu şartların altında İslamî maarifi ve ehli beyt –s– maarifini yaygınlaştırıyordu.

Rivayetlere göre Abbasi Halife İmam Hadi’yi –s– gözetim altına alarak o hazretin halkla irtibatını engellemeye başladığında, Hz. Abdulazim’in İmam Hadi’yi –s– ziyaret ederek o hazretin verdiği görev ve sorumlulukları üstlendi. Halife Mütevekkil bu maceradan haberdar olduğunda, Hz. Abdulazim’in yakalanmasını emretti. Bu yüzden Hz. Abdulazim Rey kentine göç etmek zorunda kaldı.

Hz. Abdulazim –s– ayrıca İmam Rıza’nın –s– güvendiği alimlerden biriydi ve İmam Rıza’nın –s– tavsiyelerini Şii Müslümanlara iletiyordu. Günlerden bir gün İmam Rıza –s– Hz. Abdulazim’e şöyle buyurur: Ey Abdulazim, benim selamımı sevenlerime ilet ve onlara de ki şeytanın onlara musallat olmasına müsaade etmesinler. Onlara doğruluğu ve emanettarlığı ve sessiz kalmayı ve beyhude işlerle uğraşmayı terk etmeyi ve birbirini ziyaret ederek birbirine yardımcı olmalarını emret. Zira bu ameller onların bana yakınlaşmasına vesile olur. Birbirinize karşı asla düşmanlık gütmeyin, zira ben kendi kendime söz verdim, kim böyle yapar ve beni sevenlerden birinin öfkesine sebebiyet verecek olursa, yüce Allah’tan onu bu dünyada en ağır biçimde cezalandırmasını ve ahirette de ziyan edenlerden yapmasını isteyeceğim.

Ziyaret, pak ve salih insanların adını ve anılarını yaşatmanın en önemli yöntemlerinden biridir ve İslamî kültürde bu amele sürekli vurgu yapılmıştır. Nitekim rivayetlerde İslam Peygamberi –s–, Seyyidi Şüheda –s–, masum imamlar –s– ve onların pak evlatlarının mezarını ve türbelerini ziyaret etme ameline sık sık vurgu yapılmıştır. Bu amel terbiyevi tesirlerinin yanında bir çok manevi bereketi de beraberinde getirir. Rivayetlerde türbesinin ziyaret edilmesine vurgu yapılan bu şahsiyetlerden biri de Hz. Abdulazim Hasani –s– türbesidir. Bu vurgu büyük ölçüde bu zatın ehli beyt –s– nezdinde yüksek konumunu yansıtır.

İmam Hadi’den –s– kalan rivayetlerden birinde o hazret şöyle buyurur: kim Hz. Abdulazim’in Rey kentinde mezarını ziyaret ederse Allah teala onu cennetle mükafatlandırır.

İmam Hadi –s– bir başka yerde de Rey halkından birine şöyle buyurur: Eğer sizin yanı başınızda bulunan Hz. Abdulazim’in mezarını ziyaret edersen, İmam Hüseyin’in –s– Kerbela’da mezarını ziyaret etmiş gibi olursun.

Hz. Abdulazim Hasani’nin –s– kişiliğinin önemli bir boyutu o hazretin ilmi ve kültürel faaliyetleridir. Hz. Abdulazim –s– masum imamlardan –s– hadisler nakletmenin yanında bazı kitapları da telif etmiştir. Emirülmüminin –s– hutbeleri bu eserlerden biridir. Bu eserde İmam Ali’nin –s– bazı önemli hutbeleri oldukça güzel ve akıcı bir nesirle beyan edilmiştir.

Yom ve Leyle adlı kitap da Hz. Abdulazim’in bir başka eseridir. Hz. Abdulazim bu eserinde, her insanın gün boyunca yerine getirebileceği ahlaki ve mustahap amel ve görevleri beyan ediyor. Maalesef bu eserin aslı diğer bir çok İslamî değerli eser gibi tarih boyunca yok olmuştur. Ancak tarihçilerin ve alimlerin anlattıkları açıkça Hz. Abdulazim’in sağlıklı inançla ilgili ahkamı anlatmak ve ibadetlere vurgu yapmak ve ehli beyti –s– savunmak için büyük emek verdiğini ortaya koyuyor. Hz. Abdulazim bu doğrultuda ve insanların talim ve terbiyesi için her biri kendi yerinde faydalı olan bir çok eser telif etmiştir.

Evet, bir kez daha Hz. Abdulazim Hasani’nin veladet yıldönümünü kutlayarak o hazret için yazılan ziyaretnamenin bir bölümünü hep birlikte okuyoruz:

Selam olsun sana ey Allah’ın şayeste ve seçkin kulu. Selam olsun sana ey İmam Hasan Muctaba’nın –s– oğlu Ebulkasım. Selam olsun sana ki seni ziyaret etmenin mükafatında Seyyidi Şüheda’yı ziyaret etmenin mükafatının umudu yatıyor. Selam olsun sana. Allah teala bizle sizin aranızda cennette dostluk kursun ve bizi de sizin grubunuzla mahşur eylesin ve Kevser havuzundan, Allah Resulü –s– ve Ali bin Ebutalib’in –s– elinden suya doyursun. Allah’tan sizin yolunuzda bize mutluluk ve işlerimizde açılış vermesini ve bizi ve sizi ceddiniz Muhammed’in –s– civarında bir araya getirmesini ve sizin marifetinizi bizden esirgememesini niyaz ediyoruz.