Kudüs; İlahi dinlerin çıkış noktası - 6
https://parstoday.ir/tr/radio/west_asia-i100425-kudüs_İlahi_dinlerin_çıkış_noktası_6
Bugünkü sohbetimizde çakma rejim İsrail’in birinci dünya savaşından sonra şom kuruluş sürecini gözden geçirmek istiyoruz.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Şubat 23, 2018 14:05 Europe/Istanbul

Bugünkü sohbetimizde çakma rejim İsrail’in birinci dünya savaşından sonra şom kuruluş sürecini gözden geçirmek istiyoruz.

Geçen bölümde siyonistlerin sömürücü devletlerden Britanya’nın yardımıyla 19. Yüzyılın sonlarından itibaren Filistin topraklarında İsrail adında çakma bir rejim kurma çabalarını anlattık. Filistin topraklarını işgal etme zemini ise 1917 yılında Balfour bildirisinin yayımlanması ve Britanya’nın birinci dünya savaşından sonra ve Osmanlı imparatorluğunun çöküşünün ardından Filistin üzerinde mandalığı ile hazırlandı.

25 Nisan 1920 tarihinde İtalya’nın San Romeo kentinde müttefiklerin yüksek konseyi Arap topraklarının kaderini belirlemek üzere bir oturum düzenledi. Oturumun sonunda Filistin toprakları Balfour bildirisi uygulanması kaydıyla Britanya’nın mandalığına verilmesi kararlaştırıldı. Britanya’nın Filistin üzerinde mandalığını öngören belgenin ikinci maddesinde Britanya devleti Filistin’de iktisadi, siyasi ve idari şartları Yahudiler için milli bir vatan kurulacak şekilde düzenleme yükümlülüğünü üstlendi. Britanya devleti ayrıca Yahudilerin Filistin topraklarına uygun zamanda göç etmelerine zemin hazırlama yükümlülüğünü üstlenmişti. Gerçi Filistin toprakları mandalığı Britanya’ya verilmeden önce resmen bu devlet tarafından işgal edilmişti.

Britanya devleti Filistin toprakları üzerindeki sultasına resmiyet kazandırdıktan sonra Britanya’nın ünlü Yahudi ailelerinden Sir Herbert Samuel’i Filistin’in ilk yüksek komiseri olarak atadı.

İngiltere’nin Filistin üzerinde mandalığı Filistin tarihinin en karanlık günlerini oluşturan yaklaşık otuz yılı kapsıyor. 1918 ila 1948 yılları arasında kalan o yıllarda ve çakma İsrail rejiminin şom varlığı ilan edildiği güne kadar Filistin’de tüm siyasi, sosyal ve iktisadi altyapıları çökertildi.

Siyonizm hareketi söz konusu otuz yılda Britanya devletinin yardımları ile Filistin topraklarında bir çok üs kurdu ve Yahudi göç ajansını kurarak dünyanın dört bir yanından Yahudilerin Filistin topraklarına göç etme zeminini hazırladı ve böylece yavaş yavaş Filistin’de nüfus yapısını değiştirmeye ve Filistin halkını anavatanından göç etmeye zorlamaya başladı.

Britanya dönem Başbakanı Levid George ise Balfour bildirisinin yayımlanması ve Britanya devletinin Yahudileri Filistin topraklarında sözde Yahudi devleti kurma sözü vermesinin ardından bir açıklama yaparak, Filistin’de Yahudilerin çoğunluğu elde etmeleri gerektiğini ve ancak bu durumda hedeflerine ulaşabileceklerini belirtti.

Bu bağlamda ise Yahudi göç ajansı Britanya’nın dönem hükümetlerinin yardımı ile dünya Yahudilerini Filistin topraklarına göç etmeye teşvik ediyor ve böylece çakma rejimleri için Yahudi nüfusu çoğunluk konumuna taşımaya çalışıyordu.

1919 ila 1923 yılları arasında Filistin topraklarına yerleşen Yahudi sayısı 35 bine ulaştı. Bu rakam 1923 ila 1931 yılları arasında beş kat arttı ve 180 bini aştı. Britanya’nın Filistin üzerindeki mandalığı sona erdiğinde Filistin’de Yahudi nüfusun sayısı 600 bin olmuştu ki bu rakam Filistin’in esas Yahudi nüfusu olan bir kaç bin Yahudi sayısına kıyasla büyük oranda artmıştı.

Öte yandan mandalığın devam ettiği yıllarda Filistinlilerin toprakları gasbedildi ve Yahudi göç ajansı ve siyonist sermaye çevrelerince göçmen Yahudilerin yerleşmeleri için hazırlandı.

Britanya’nın Filistin üzerindeki mandalığının ilk onyılında çok sayıda siyonist siyasi, sosyal ve hatta askeri teşekkül Britanya devletinin yardımları ile kuruldu. O yıllarda Filistinlilerin bir çok yerli sanayii ve meslekleri yok edildi ve bunun yerine siyonistlerin sanayileri desteklenerek geliştirildi.

O sıralarda Batılı Yahudi zengin işadamları da Filistin’e göç etmeye teşvik ediliyordu. Öte yandan Britanya ve Amerika’nın sanayi teknolojileri Filistin’de siyonizm hareketinin yeni yeni kurulan yapılarına destek amacıyla bu topraklara girmesiyle beraber göçmen siyonistlerin tarım ve sanayi sektörleri büyük değişim yaşadı. 1936 ve 1937 yıllarında siyonistler Filistin topraklarında 5 bin 600 fabrika açtı. Bundan başka Britanya da Filistin üzerinde mandalığı başlar başlamaz, siyonistleri önemli idari, kültürel ve siyasi mevkilere yerleştirdi. Böylece Britanya’nın Filistin üzerindeki 30 yıllık hakimiyeti sırasında Filistin’de siyonistler okullar ve üniversiteler açarak Filistin’in kültür merkezlerine musallat oldu.

Britanya devletinin Filistin’de nüfus yapısını değiştirme doğrultusunda uyguladığı en önemli ve en etkili politika, siyonist milisleri Britanya’nın askeri merkezlerinde eğitmekti. 1918 yılında siyonistlerin gizli ordusu Hagana, Britanya’nın destekleri ile kuruldu ve Filistin’de uluslararası siyonizm örgütünün askeri kanadı olarak kullanıldı. Hagana mazlum Filistin milletine karşı terör eylemleri düzenleyerek bir yandan Filistin halkını katletmeye ve evlerini ve arsalarını gasp etmeye başladı ve öbür yandan Filistin’in Müslüman halkının çarşılarında ve umumi mekanlarında bombalı eylemlerle panik yaratarak onları ana yurdundan göç etmeye zorladı.

Filistinli Arapları katliam etme ve yaşadıkları topraklardan sürgün etme çalışması Britanya’nın Filistin üzerindeki mandalığı yıllarında ve ikinci dünya savaşının sonuna kadar devam etti. Gerçekte kendilerini ikinci dünya savaşında nazi Almanya’nın uyguladığı soykırım kurbanı ilan eden siyonistler bizzat Filistin’de bu toprakların Müslüman halkına karşı tarihin en büyük soykırımını uyguladı.

Başta Britanya ve Amerika olmak üzere, Batılı devletlerin planları yüzünden Filistin, uluslararası düzende ciddi bir soruna dönüştü. Bu zümrenin esas amacı, Filistin topraklarında otuz yıl boyunca kriz çıkarmak ve katliam dayatmaktan sonra Filistin topraklarının siyonistlerce işgal edilmesine meşruiyet zemini oluşturmaktı.

28 Nisan 1947 tarihinden 15 Mayıs 1947 tarihine kadar BM Filistin meselesini ele almak üzere çok sayıda oturum düzenledi ve BM’ye özel Filistin komisyonu adında özel bir komisyon kurulması kararlaştırıldı. Söz konusu komitenin üyeleri Filistin’i ziyaret etti ve ziyaretlerinin detaylarını bazı önerilerle beraber BM’ye sundu. Bu süreçte Amerika ve siyonistlerin baskıları yüzünden BM’nin Filistin özel komisyonunun çoğu üyesi 29 Kasım 1948 tarihinde Filistin’in siyasi açıdan bölünmesi ve iktisadi açıdan birlik olmasına karar verdi. Buna göre Filistin ülkesi Arap ve Yahudi olmak üzere iki bölgeye bölünüyordu ve Beytulmukaddes bu iki bölgenin dışında tutuluyor ve BM gözetimi altına giriyordu.

14 Mayıs 1948 tarihinde Britanya devleti Filistin üzerindeki mandalığını sonlandırdı. Aynı günde Tel aviv’de yahudi milli konseyi adında bir konsey kuruldu ve Ben Gorion çakma rejim İsrail’in kuruluşunu ilan etti ve bir kaç saat sonra da ABD dönem Başkanı Thruman yeni kurulan bu çakma rejimi tanıdı.

Aslında siyonistlere destek veren ülkeler ta baştan Beytulmukaddes’in Müslümanların nezdinde önemini biliyordu. Bu zümre eğer ta baştan Beytulmukaddes hakkında karar alacak olurlarsa çakma İsrail rejiminin kuruluşu Müslümanların en sert tepkisi ile karşılaşacağını biliyordu ve bu yüzden Beytulmukaddes’i tarafsız bölge ilan ettiler.