Muhammed bin Salman’ın ABD ziyaretinin hedefleri, getirileri - 1
https://parstoday.ir/tr/radio/west_asia-i107026-muhammed_bin_salman’ın_abd_ziyaretinin_hedefleri_getirileri_1
Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Salman geçtiğimiz günlerde Kahire ve Londra’dan sonra üçüncü yurt dışı ziyaretini Amerika’ya gerçekleştirdi.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Nisan 27, 2018 12:16 Europe/Istanbul

Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Salman geçtiğimiz günlerde Kahire ve Londra’dan sonra üçüncü yurt dışı ziyaretini Amerika’ya gerçekleştirdi.

Amerika ile Arabistan arasında resmi ilişkilerin başlaması üzerinden 75 yıl geçiyor. Gerçekte Muhammed bin Salman’ın Amerika’ya gerçekleştirdiği iki haftalık ziyareti, ikili ilişkilerin başlamasının 75. yıldönümüne denk geldi. Bu arada Muhammed bin Salman’ın son ABD ziyareti bu ülkeye Donald Trump beyaz saraya girdikten sonra yaptığı ikinci ziyaretiydi. Muhammed bin Salman’ın Amerika’ya ilk ziyareti Mart 2017’de gerçekleşti ve böylece Muhammed bin Salman Donald Trump ile görüşen ilk Suud hanedanı üyesiydi.

Muhammed bin Salman geçen sene Amerika’ya yaptığı ziyareti sırasında Arabistan’ın veliaht prensi halefi, savunma Bakanı ve Aramco firmasının Başkanıydı ve şimdi son ziyaretinde savunma Bakanı ve Aramco Başkanı koltuklarını korumuş olmasının yanında Suud rejiminin veliaht prensi de olmuştu ve bir başka ifade ile Arabistan’ın resmi olmayan kralıydı.

Muhammed bin Salman’ın Amerika ziyaretinin amacını Arabistan’ın iç arenası ve bölgeye dönük olmak üzere iki düzeyde ele almak mümkün. İç arenada Muhammed bin Salman’ın ABD ziyaretinin en önemli amacını kişisel propaganda ve ayrıca ABD ile ilişkileri yeniden düzenleme şeklinde açıklamak mümkün.

Kişisel olarak Muhammed bin Salman’ın ABD ziyaretinin en önemli amacı, Arabistan’da kraliyet koltuğuna oturmak için Amerika’nın desteğinden yararlanmaktır. Muhammed bin Salman bu hedefe ulaşmasına ancak ölümü mani olabileceğini açıklamıştı.

Brookings düşünce kurumu uzmanı Brus Ridel, Muhammed bin Salman’ın ABD ziyaretini 1946 yılında Faysal bin Abdulaziz’in Washington’a yaptığı ziyaretin bir benzeri olduğunu belirtiyor.

Amerikalı uzman Brus Ridel bu konuda şu değerlendirmede bulunuyor: Amerika ile Arabistan ilişkileri 75 yıllık mazisi vardır. İlk kez prens Faysal bin Abdulaziz yani Suud rejiminin kurucusu Abdulaziz’in üçüncü oğlu Faysal, 1943 yılında ve ikinci dünya savaşı sırasında Washington’u ziyaret ederek ABD dönem Başkanı Franklin Ruzvelt ile görüştü. Faysal’ı babası Abdulaziz Washington’a göndermişti. Washington’da Faysal unutulmaz bir şekilde karşılanarak ağırlandı. Faysal’ın bu ziyaretinde Amerika’nın Ortadoğu bölgesinde ilk hava üssü olan Arabistan’da Dahran hava üssünü inşa etmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Bu üs 1946 yılında açıldı. Amerikalılar bu üssü 1996 yılına kadar kullandı.

Gerçekte Faysal bin Abdulaziz Amerika’ya askeri üssün yanı sıra bazı petrol imtiyazlarını da verdi. Ancak önemli olan nokta şu ki Faysal bin Abdulaziz’in Washington ziyareti babası öldükten sonra Arabistan’da kral olmasıyla sonuçlanmadı ve önce kardeşi Suud bin Abdulaziz ve daha sonra 1964 yılında Faysal bin Abdulaziz Arabistan kralı oldu ve kraliyet dönemi öldürülmesi ile son buldu.

Şimdi Arabistan’da kraliyet sevdasında bulunan Muhammed bin Salman, Amerika’nın desteği onun bu sevdasının gerçekleşmesi için bir güvence olacağını düşünüyor, gerçi ABD’nin 50’li yıllarda desteği Faysal bin Abdulaziz’in kral olmasına vesile olmamıştı.

Muhammed bin Salman geçen sene veliaht prensi olmadan önce de ilkin Washington’u ziyaret etti ve Donald Trump’ın Riyad ziyaretinin zemini hazırlandı ve Trump’ın Riyad’a yaptığı şatafatlı ziyaretinden sadece bir kaç gün sonra Muhammed bin Salman veliaht prensi Muhammed bin Naif’i azlederek resmen Arabistan’ın veliaht prensi oldu ve böylece Arabistan kraliyet koltuğuna doğru bir tek adımı kaldı.

Bu arada Muhammed bin Salman’ın ABD’ye yaptığı iki haftalık ziyareti sırasında kral olduğunu hatta babası hayatta olduğu halde ilan edeceği yönünde ciddi tahminler yürütülüyordu. Amerikalı uzman Andrew Boen bu konuda yaptığı açıklamada, Muhammed bin Salman’ın Washington ziyaretinin bir sebebi propaganda çabası olduğunu belirtti. Bu propagandanın mali fesatla mücadele, 2030 belgesi ve sosyal reformların ekseninde yürütüldüğü ve bu konuda Muhammed bin Salman’a Trump’ın damadı Kuşner istişare verdiği belirtiliyor.

Arabistanlı ünlü internet aktivisti ve twiter hesabında iki milyon izleyeni olan Müçtehit de Muhammed bin Salman’ın ABD’ye iki haftalık ziyareti sırf propaganda amaçlı bir ziyaret olduğunu ifşa etti. Müçtehit, Muhammed bin Salman ABD kongresinde etkili olan firmaları ve kurumları etkileyerek kongreyi ve diğer Amerikan kurumlarını kendi planları konusunda ikna etmeye çalıştığını vurguladı.

Suud rejiminin veliaht prensi Muhammed bin Salman’ın Amerika’da bazı siyonist lobilerin liderleri ile görüşmesi ve ayrıca siyonist rejim İsrail’in tanınması gerektiği yönünde açıklaması da propaganda amaçlı hareketlerdi. Gerçi Muhammed bin Salman İsrail rejimi ile ilişkilerin normalleştirilmesine inanıyor, ama şimdilik ilk adımda bu rejimi ve Amerika’daki güçlü siyonist lobiyi Arabistan’da kraliyet koltuğunun ona verilmesine destek konusunda ikna etmeye çalışıyor.

Aslında Muhammed bin Salman Arabistan’da iktidarın başına geçmek için normal süreci geride bırakmadığı ve en çok babasının konumundan güç kazanmak için yararlandığı gözleniyor. Şimdi de Muhammed bin Salman’ın Arabistan’da iktidarın zirvesine yerleşmek için her şeyden ziyade ABD ve bu ülkedeki güçlü siyonist lobilerin desteğine bel bağladığı anlaşılıyor.

Riyad – Washington ilişkilerini yeniden düzenleme sürecini geride bırakmak da Muhammed bin Salman’ın ABD ziyaretinin iç arenaya dönük bir başka amacıydı. Aslında Amerika ve Arabistan ilişkileri hiç bir zaman istikrarlı bir ilişki olmadı ve sürekli engebeli bir ilişki oldu. Bu engebelerin en şiddetli olduğu dönemlerden biri ise Amerika’da Barack Obama Başkan olduğu döneme denk gelmişti. Gerçi Obama İran İslam Cumhuriyeti’ne en ağır yaptırımları dayattı, ama yine da Suud rejimi İran ve 5+1 grubu arasında imzalanan nükleer anlaşmanın en ciddi muhaliflerinden biriydi.

Bu arada Obama yönetimi Arabistan’da insan haklarının içler acısı durumunu en çok eleştiren lider oldu. Bu yüzden Riyad – Washington ilişkileri özellikle Obama’nın başkanlığının ikinci döneminde gelişmediği gibi bir nevi soğumaya yüz tutmuştu. Daha sonra Amerika’da Donald Trump Başkan seçilince Suud rejimi iktisadi faktörü kullanarak Amerika ile ilişkilerini yeniden düzenlemeye başladı. Washington’da bir etüt merkezinde çalışan Hüseyin İbiş ise ikili ilişkilerini çoktan düzelttiklerini belirtiyor.

Muhammed bin Salman’ın Amerika’ya son bir yılda yaptığı ikinci ziyareti Washington ile ilişkileri takviye etmek amacıyla gerçekleşti ve aslında iki ülke ilişkileri yeniden düzenleme aşamasını geride bıraktı. Bu bağlamda Muhammed bin Salman da sosyal politika alanında Amerikan modeli reformlara yaparak her zamankinden daha çok Arabistan’ı Washington’un ideali olan normlara doğru sürüklemeyi başardı.

Muhammed bin Salman iç arenaya yönelik amaçların yanı sıra Amerika ziyaretinde bazı bölgesel hedefleri de gözetliyordu ki İran ile mücadeleyi şiddetlendirmek, Yemen bataklığından kurtulmak ve Suriye krizinde Amerika ve İsrail ile birlikte üçlü ittifak kurmak bu amaçların en önemli olanlarıydı. Muhammed bin Salman Amerika’da eski iddialarını tekrarlamanın yanında İran aleyhinde bazı yeni iddiaları da gündeme getirdi. Muhammed bin Salman Amerika’nın şahin kabinesi üyeleri arasında İran’ı terörü desteklemekle suçladı.

Aslında Muhammed bin Salman İran’ı ABD Başkanı Trump seçim kampanyaları sırasında açıkça IŞİD gibi terör örgütleri Amerika’nın ürünü olduklarını ifşa ettiği halde teröre destek vermekle suçluyor. Muhammed bin Salman ayrıca Wall Street Journal gazetesine verdiği mülakatta, İran’a baskı yaparak hedeflerine ulaşamadıkları durumunda muhtemelen önümüzden 10 ila 15 yıl içinde İran ile savaşmak zorunda kalacaklarını da iddia etti. Bu iddia Suud rejiminin veliaht prensi Amerika’da heyecana kapıldığını gösteriyordu.

Muhammed bin Salman Amerika yönetimini İran ile savaşmaya teşvik etmek için büyük uğraş veriyor, fakat Washington yönetimi İran ile savaşmanın bedeli ne kadar ağır olacağını çok iyi biliyor ve bu yüzden Suud rejiminin genç ve ham ve cahil veliaht prensinin kapıldığı heyecana kapılmıyor. Bu arada Arabistan Yemen milletine dayattığı savaşta dördüncü yılına girdiği halde Muhammed bin Salman Amerika’da Yemen’de insani durumu iyileştirmek için elinden gelen tüm çabayı sarfettiğini ileri sürdü. Muhammed bin Salman ayrıca BM’ye bir milyar dolar vererek bu teşkilatın Yemen savaşı ile ilgili eleştirilerini hafifletmeye çalıştı.

Suriye savaşı Muhammed bin Salman’ın Amerika ziyareti sırasında beyaz saray yetkilileri ile görüştüğü bir başka önemli konuydu. Fakat ABD Başkanı Trump hatta bu konuda bile Arabistan’a süt veren inek gözüyle baktığını ortaya koydu.

Muhammed bin Salman Amerika’dan Suriye’de kalmasını istedi, fakat Trump açıkça Suriye’den pek yakında çekileceklerini açıkladı. Aslında Trump’ın bu açıklaması gerçekçi ve pratik olmaktan ziyade Arabistan ineğini yeniden sağmaya yönelik bir açıklamaydı.

Amerika hali hazırda Suriye’de 10 askeri üssü bulunuyor ve bu ülkede uzun süre kalmak üzere plan yapıyor. Bu arada Trump’ın eğer Arabistan Amerika’nın Suriye’de kalmasını istiyorsa bunun mali bedelini ödemesi gerekir, yönündeki açıklaması da açıkça Trump’ın Suriye’deki askerlerini geri çekmek niyetinde olmadığını ve sadece bunun mali bedelini Arabistan’ın üzerine yıkmak istediğini gösteriyor.

Gerçekte Trump yönetimi Suud rejiminin kaygılarını çok iyi biliyor ve bilinçli bir şekilde bu kaygıları değerlendirmek ve Suud hanedanının petrol dolarlarını Amerika kasasına doğru akıtmak istiyor.

Nitekim Muhammed bin Salman son bir yılda Amerikalı yetkililerle kişisel ilişki kurmaya çalışırken Trump yönetiminde bu yönde hiç bir işaret bulunmuyor. Aslında Trump yönetimi Suud rejimine sırf süt veren inek gözüyle bakıyor ve bu rejimin başında Muhammed bin Salman veya bir başkası bulunması Trump için hiç bir önem arzetmiyor.