Tekfirci ve Ayrılıkçı Terör Örgütlerinin Yaratıcısı ve Hamisi Arap Elebaşları
https://parstoday.ir/tr/radio/west_asia-i119761-tekfirci_ve_ayrılıkçı_terör_Örgütlerinin_yaratıcısı_ve_hamisi_arap_elebaşları
Teröristler 22 Eylül Cumartesi günü Ahvaz şehrinde İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri'nin geçit töreni düzenlediği bir sırada geçit törenini izlemek için gelen insanlara kurşun yağdırdılar. Bu terör olayında 24 kişi şehit düştü ve 60 kişi de yaralandı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ekim 22, 2018 20:04 Europe/Istanbul

Teröristler 22 Eylül Cumartesi günü Ahvaz şehrinde İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri'nin geçit töreni düzenlediği bir sırada geçit törenini izlemek için gelen insanlara kurşun yağdırdılar. Bu terör olayında 24 kişi şehit düştü ve 60 kişi de yaralandı.

İran İslami Şura Meclisi'nin Dış Siyaset ve Ulusal Güvenlik Komisyonu'nun başkan yardımcısı Kemal Dehgani bu konuya ilişkin şöyle bir açıklama yaptı: Amerika ve İsrail ve bölgedeki iki Arap ortağı , BAE ve Suudi Arabistan Ahvaz'daki askeri geçit törenine yapılan terör saldırısının arka planındadırlar. Amerika ve bölgedeki ortakları, İran ve direniş ekseninden aldıkları bölgesel yenilgilerin unutturulması için İran'ın güvensizleşmesi için terör saldırıları düzenlemeye başlamıştır.

Bu doğrultuda da İran İslam Cumhuriyeti silahlı güçlerinin geçit töreni yaptığı bir sırada planlı bir terör saldırısı gerçekleşmiştir." Dehgani sözlerine şunları da ekledi: Onlar, Suudi Arabistan'ın genç ve çaylak veliahdının savaşı İran'a yayılması gerektiği iddiasının gerçekleşmesi için ellerinden geleni yaptılar ama bu arzuları kursaklarında kaldı.

 

Teröristler 22 Eylül Cumartesi günü Ahvaz şehrindeki İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri'nin geçit töreninin yapıldığı bir sırada geçitleri izlemek için gelen insanları silahlarıyla vurdular. Amerika ve Suudi Arabistan tarafından desteklenen IŞİD ve El Ahvaziye terör örgütleri bu terör olayını üstlendiler

El Ahvaziye terör örgütü geçen senelerde de İran'daki savaş bölgelerini ziyaret etmek için giden Rahiyan Nur kervanlarını hedef almıştı. 13 yıl önce yani Hicri Şemsi 1384 yılında da bu terör örgütü 13 kez terör saldırısı gerçekleştirdi. Bu terör örgütü bu saldırılarında Abadan ve Dezful kentlerinin kaymakamlık binalarının karşısında bombalar patlatarak yüzlerce masum ve günahsız insanları şehit etti.

Dış siyaset uzmanı Hasan Hanizade bu olayı şöyle değerlendirdi: " Suudi Arabistan, El Ahvaziye ve diğer tekfirci terör örgütlerini silah ve finans bakımından desteklemektedir. " Bu uzmana göre El Ahvaziye gibi terör örgütleri saldırılarının asıl hedefi sivil halktır. Hanizade sözlerinin devamında şunları söyledi: Suudi Arabistan damgalı Ahvaz'daki terör saldırısında da her zaman olduğu gibi sivil ve silahsız insanlar bu saldırıya kurban gittiler.

Suud Rejimi bölgedeki terör örgütlerini kurup destekleyerek güvensizlik ve istikrarsızlık oluşturmak istiyor. Böylece Ortadoğu halkı arasında korku yaratarak hükümetini devam ettirmek istiyor. Amerika ve Suudi Arabistan, Siyonist Rejimle aynı yönde hareket ederek terörist grupları besleyip büyütmekle bölge için şom planlar hazırlamaktadırlar.

 

Bu Amerika ele başlığındaki tehlikeli şirret üçgen, Batı Asya ve Özellikle de Orta Asya'yı kendi terör maceracılıklarının odağı haline getirmiştir. Bu maceracılığın ekseni Amerika'nın Büyük Ortadoğu projesidir. Bu projenin asıl amacı yeni bir Ortadoğu yaratmak için ülkelerin küçük parçalar haline getirilmesidir. İşte tekfirci ve ayrılıkçı terör örgütlerinin Amerika ve ortakları tarafından desteklenmesinin en önemli sebebi de bu terör örgütlerini araç olarak kullanıp bölgedeki ülkeleri parçalamaktır. Yine de aynı doğrultuda, IŞİD ve El Ahvaziye tekfirci terör örgütleri bu projeyi gerçekleştirmek için kullanılan en önemli araçlardandır.

İran'ın güneybatısında bulunan Huzistan eyaletinde faaliyet gösteren El Ahvaziye terör örgütü ayrılıkçı hedeflerle İran'da silahlı terör saldırıları gerçekleştirmektedir. Yapılan son terör olayı, sözde Ahvaz'ın Kurtuluşu İçin Arap Mücadelesi Hareketi tarafından yapıldı. Bu ayrılıkçı terör örgütü kendileri El Ahvaziye grubu olarak tanıtmaktadır. Arap ırkçılığına dayanarak yalanlarıyla 1925 yılından beri Farsların Ehvaz şehrini işgal ettiğini ve bu yüzden Farsların işgaline son verilmesi gerektiğini savunuyor.

Bu terör grubu tarihi çarpıtarak ve yalanlarla El Ahvaziye bölgesinin, Hurremşehr'in o dönemki hakimi olan  Şeyh Haz'al'ın güçten indirilmesinden sonra  İran'a eklendiğini iddia ediyorlar.

Bu hareketin silahlı kolu ise Muhyiddin Âlı Nasır adıyla tanınmaktadır. Bu ırkçı grubun düşüncelerine göre silahlı çatışmalar ve mücadeleler, Huzistan, Buşehr, Hormozgan ve Fars Körfezi adalarından oluşan sözde Arabistan bölgesi Farslar ve acemlerin varlığından tamamen temizlenmelidir. Bu terör grubu Ebumusa ve Tonb adalarını da Arapların toprakları olarak bilmekle beraber çizdikleri haritalarda da Fars Körfezi yerine uyduruk Arap Körfezi adı yazılmaktadır.

İran'da son zamanlarda yaşanan gelişmelere baktığımız zaman İran milleti ve İran İslam Cumhuriyeti'nin bu komplolar ve kurulan tezgâhları bir geçeceği ve düşmanları hayal kırıklığına uğratacağını kolayca söyleyebiliriz. Bu kez de Batılı ülkeler ve Arap elebaşları tarafından kurulan ayrılıkçı düzenler ve komplolar İran milletinin dik duruşuyla suya düşecektir.

Bu doğrultuda Huzistan eyaletindeki farklı etnik grupların dik duruşu her zaman yararlı olmuştur. Ahvaz'daki terör olaylarında şehit düşenlerin cenaze törenine katılan Araplar, Bahtiyariler, Şuşteriler, Dezfuliler ve diğer kavimler bu gerçeğin bir göstergesidir. Yerel halkın terörün karşısında tek vücut olması bölgedeki terörizme vurulan en ağır darbedir. Teröristlerin kan dökmek, katletmek ve saygısızlık yapmaktan başka bir şey değildir.

Doğal olarak böylece vahşi bir yaklaşıma sahip olan terör örgütleri bölgedeki bütün kavimler ve dinler tarafından kabul edilemez bir gerçek haline gelmişlerdir. Burada en önemli nokta Huzistan eyaletinde bulunan Arapların çoğunlukta olduğu şehitlerin cenaze törenleriydi. Cenaze törenlerine katılan Arap vatandaşların çoğunlukta olması insanların canının ne kadar önemli olduğunu ve terör örgütlerinin böyle vahşi bir girişiminin kabul edilemez olduğunu herkese gösterdiler.

Cesur ve vefakâr Arap halkı İran İslam Cumhuriyeti ve Baas Rejimi arasında gerçekleşen sekiz yıllık savaşta Saddam işgalcileri karşısında göğüslerini siper ederek mücadele ettiler. Bu kahramanlıklar yüzünden İran'ın bir karış toprağı bile düşmana bırakılmadı. Bu kez de aynı kahramanlıklar, teröre karşı çıkacaklarını haykıran bölge halkı tarafından tekrar yaşatılmaktadır.