Rusya'nın, Suriye ile ilgili Batı projelerine muhalefeti
Aslında Suriye Ordusu ve müttefiklerinin Suriye'nin çeşitli bölgelerindeki zaferleri ve şimdi de İdlib ilini teröristlerin pis varlığından temizleme hazırlıkları, teröristlerin batılı destekçileri ve özellikle Amerika'nın sert tepkisine sebep olmuştur. Zira İdlib ili Suriye'de teröristlerin son sığınak ve işgallerinde olan bölgedir.
Amerikalı yazar ve teorisyen Stephan Landman, şöyle diyor: İdilib’in kontrolü Amerika'nın destek şemsiyesi altında olan terörist Nusra Cephesi ve el-Kaide’ye bağlı diğer terörist grupların elindedir. İdlib'de olan sözde isyancılar veya " Suriye yönetimine muhalif güçler" aslında Amerika Merkezi istihbarat Ajansı CIA ve İsrail casusluk örgütü MOSSAD'ın, Washington, NATO, İsrail ve bölgede Suriye'nin bağımsızlık ve iktidarına düşman olan rejimlerin kendi gayri meşru istekleri için işe aldıkları paralı uşaklarıdır.
Şimdi ise Suriye yönetimi ve müttefik güçlerinin yakında idlib'i işgalden kurtarma operasyonları başlatacakları nedeniyle Washington Suriye'ye saldırmak için bahane arayışındadır.
Bu bağlamda Amerika ve Avrupalı müttefikleri Suriye yönetimi tarafından idlib operasyonu sırasında kimyasal silah kullanılması hakkında uyarıda bulunarak, Suriye ordusu tarafından her türlü kimyasal silah saldırı durumunda tepki göstereceklerini vurguladılar. Bu bağlamda en son gelişmede 8 Avrupa ülkesi, 6 Eylül Perşembe günü " idlib durumu" konulu ortak bildiride Suriye ve Rusya yönetimleri tarafından Suriye'nin kuzeybatısında, kendi tabirleri ile askeri eylemlerin yoğunlaşması iddiasında bulunarak endişeli olduklarını belirttiler. Rusya ve Suriye yönetimlerinin İdlib’de askeri operasyonlarının bölgeye vatandaşları için " facia boyutunda insancıl sonuçları" olacağını iddia ettiler.
Bildiriyi yayınlayan Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, İsveç ve Britanya ise Suriye yönetiminin bölgede " kimyasal silah" kullanma ihtimaline dair Amerika'nın iddiasını tekrarladılar. söz konusu 8 Avrupa ülkesi, Tahran’da düzenlenen İran, Rusya ve Türkiye üçlü zirvesine işaretle, her 3 ülkeden Suriye'de ateşkes imzalanması ve daha önce anlaşmaya vardıkları gerginlikleri azaltma konusuna uymalarını istediler.
Suriye devlet başkanı Beşar Esad ve Suriye yönetiminin iç savaştaki zaferi ayrıca Suriye ordusu ve müttefiklerinin İdlib'i işgalden kurtarma operasyonuna hazır olmaları, aslında batının Suriye'de Amerika desteğinde olan terörist grupların başarısından umutsuz olduklarının göstergesidir. Almanya hükümet sözcüsü yardımcısı Ulrich Diemer bu bağlamda yaptığı açıklamada, Rusya'dan Suriye yönetimini böyle bir faciadan vaz geçirmesini beklediklerini söyledi.
Batılılar daha önce de Suriye yönetimini kimyasal silah kullanmakla suçladılar, Üstelik aynı bahane ile daha önce 2 kez Suriye'ye saldırı düzenlediler. Bu kez de batılılar Suriye'ye saldırmak için benzer bahanelere başvurdular; fakat bu kez yoğun itiraz ile karşılaştılar. Rusya'nın Birleşmiş Milletler daimi temsilcisi Vasily Nebenzya bu bağlamda yaptığı açıklamada şöyle dedi: Moskova, Amerika ve müttefiklerinden (Fransa ve Britanya) uluslararası yasalar ve kurallara saygı göstermelerini, ayrıca Suriye topraklarında yasak kimyasal silahlar üretildiğini düşündükleri tesislerle ilgili bilgileri, kimyasal silah kullanımını yasaklayan organizasyona bildirmelerini bekliyor.
Buna karşı batılılar ve özellikle Amerikalılar bu isteğe kayıtsız kalarak Suriye'ye saldırmak için sadece bahane aramaya çalışıyorlar. Bu bağlamda Amerika'nın birleşmiş milletler temsilcisi Nikki Haley Cuma günü Twitter hesabında idlib sakinlerinden bir fotoğraf yayınlayarak şöyle bir iddiada bulundu: Rusya ve Suriye terörizm ile mücadeleye vurgu yaptıklarında, aslında İdlib’de okullar, hastaneler ve evleri bombalamak istiyorlar.
Amerika'nın birleşmiş milletler temsilcisi İdlib’de teröristlerin geniş çaptaki varlıklarına işaret etmeden büyük bir yüzsüzlükle, " Suriye cumhurbaşkanı Beşar Esad'a karşı durarak teşvik edilmesi gereken sivilleri, Rusya ve Suriye’nin cezalandırmak istedikleri" iddiasında bulundu.
CNN haber kanalı Amerikalı yetkililerinden naklen, Amerikalı askeri ve istihbarat uzmanlarının, Suriye'ye muhtemel saldırıda hedef alınacak tesislerin listeye alındığını duyurdu.
Bu arada Amerika milli güvenlik konseyi'nden bir yetkili de Suriye yönetimine karşı suçlamaların devamında, " ülke ordusunun İdlib’in geri alınması operasyonunda Kimyasal silah kullanması halinde, Washington’un Şam'a yanıt vereceğini" belirtti.
Mevcut kanıtlar ve bölgedeki durum Amerika ve Avrupalı müttefiklerinin, Suriye'deki müdahalelerine hangi bahane veya yoldan olursa olsun devam ettirmek istediklerini gösteriyor. Amerika başkanı Donald Trump da idlib saldırısı hakkında uyarıda bulundu. Trump ayrıca İran ve Rusya'yı uyararak İdlib saldırısında Suriye yönetimi ile işbirliğinin büyük bir hata olacağını söyledi. Trump bu bağlamdaki Twitter mesajında şöyle yazdı: Rusya ve İran bu insani trajediye ortaklıkla, büyük insani bir hataya sebep olacaklar ve belki de yüz binlerce insan, öldürülecektir.
Böylece Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinden oluşan Batı dünyası, İdlib operasyonu hakkında Suriye ordusuna karşı birçok tehdidde bulunuyorlar.
Amerika tehditlerinin yoğunlaşması ve de Suriye etrafında Amerika uçakları ve savaş gemilerinin konuşlanması, bu ülkeye askeri saldırı çerçevesinde gerçekleştiğini açıkça gösterirken, Rusya'nın karşılıklı tepkisine sebep olmuştur. Rusya, Doğu Akdeniz ve Suriye sularında, Rusya deniz ve hava güçlerinin katılımı ile cumartesi gününden itibaren büyük bir alanda büyük bir askeri tatbikata başladı. tatbikatta Kuzey, Baltik ve Karadeniz filodan 26 savaş gemisi, ayrıca 2 denizaltı ve stratejik anti denizaltı ve savaş bombardıman uçaklarından oluşan Caspian filolarının katılımı ile 1-8 Eylül günlerinde tatbikat düzenledi
Ruslar batılıların hassasiyetini azaltma bağlamında söz konusu tatbikatın daha önceden tasarlandığını ve Amerika'nın Suriye'ye karşı son tehditleri ile bağlantısı olmadığını duyurdular; fakat yine de tatbikatın düzenleme zamanı Amerika ve Rusya'nın Suriye konusundaki gerginliklerin arttığı bir dönemde gerçekleşmesi ise dikkat çekici.
Son dönemde yaşanan gelişmeler dikkate alındığında, Rusya'nın Doğu Akdeniz'deki büyük askeri tatbikatı, katılımcı güçler ve askeri teçhizatlar ayrıca düzenlenme zamanı ise açıkça Batı dünyasına ciddi bir uyarı niteliği taşımakla kalmayın Moskova'nın idlib operasyonunda Suriye ordusuna pratik desteği sayılıyor. Zira Rusya savaş gemileri üzerinde bulunan özel radarlar, Suriye'de konuşlanan Rus yapımı S-400 Füze Savunma sistemine bağlanarak Amerika ve Avrupa'ya ait Cruise füzelerini izleyerek gereken bilgileri aktara bilirler. Tabii ki askeri tatbikatın bitmesi ardından yine Rusya Doğu Akdeniz Bölgesi'nde ve Suriye suları etrafında, denizde hava askeri varlığını yoğunlukla sürdürecektir.
Rusya ve Suriye, muhalifleri İdlib'de bir kimyasal saldırı izlenimi bırakmakla Suriye ordusunu suçlu göstererek Amerika ve Fransa ile Britanya’dan oluşan Avrupalı müttefiklerinin Suriye'ye askeri saldırı ortamını hazırlamaya çalıştıkları hakkında uyarıda bulundular.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey lavrov, Birleşmiş Milletler ve kimyasal silahların yayılmasını yasaklayan örgüte, Suriye'de sahte kimyasal saldırı için ortam hazırlandığına dair belgelerin sunulduğunu duyurdu. Moskova çeşitli kaynaklardan bu konuda elinde kesin bilgilerin bulunduğunu ve bu bilgileri Birleşmiş Milletler ile kimyasal silahların yayılmasını yasaklayan örgüte sunduğunu duyurdu.
Bu arada Rusya Dışişleri bakanı Sergey lavrov batılı ülkelere uyarıda bulunarak İdlib'de " Ateşle oynamamalarını" istedi. Rusya Savunma Bakanlığı da Amerika, Britanya ve Fransa'nın İdlib'de Suriye ordusunu suçlamak ve ardından bu ülkeye saldırmak için teröristlerin işbirliği ile sahte kimyasal saldırı senaryosunu gerçekleştirmeye çalıştıkları hakkında uyarıda bulundu. Rusya Birleşmiş Milletler daimi temsilcisi Vasily Nebenzya da, terörist grupların Suriye'de kimyasal silahlar kullanarak yabancıların bu ülkeye müdahale ortamını oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.
Batı ve özellikle Amerika'nın tehditleri ve iddialarına karşı Rusya İdlib ile ilgili farklı bir görüşe sahiptir. Bu bağlamda 7 Eylül Tahran üçlü zirve toplantısında bir konuşma yapan Rusya cumhurbaşkanı, Suriye'de geri kalan terörist grupların idlib bölgesinde toplandıklarını, bu teröristlerin ateşkes durumunu ihlal ettiklerini ve kimyasal silahlar kullanarak kışkırtıcı girişimlerde bulunduklarını belirtti.
Rusya cumhurbaşkanı oturum ardından düzenlenen basın toplantısında, " Suriye'de önceliklerinin terörizmin yok olması ve amaçlarının ise Suriye halkına bir başka tehlike olan teröristlerin İdlib’den ihraç edilmeleri" olduğunu söyledi. Rusya cumhurbaşkanı, teröristlerin bölgede kışkırtıcı girişimlerde bulunarak ortam oluşturmaya çalıştıklarına dair kesin bilgileri olduğunu belirtti. Putin, "İdlib'de bizlerin de sonlandırmak istediğimiz Çatışmalar var. Teröristler sivilleri insani kalkan olarak kullanıyor. Teröristler Rakka'da da insani Kalkan kullandılar, bizim çalışmamız ise sivilleri çatışma bölgeleri dışına çıkarmaya yöneliktir" şeklinde konuştu.
Suriye yönetimi ve yakın müttefiki olan Rusya, teröristlerin bölgede kimyasal silahların Suriye ordusu tarafından kullanıldığına dair ortam oluşturmaya ve böylece Suriye'ye karşı askeri saldırı için gereken bahanenin oluşmasına çalışıldığının farkındadırlar. Bu yüzden Moskova, Suriye'ye tam destek ve teröristlerin Suriye'de tamamen imha edilmelerini vurgu yapmaktadır. Tabii bu arada Moskova'nın batının Suriye'ye karşı her türlü saldırı ihtimalinin yoğunlaşması nedeni ile konu ile ilgili uyarıları da artmıştır.
Bu bağlamda Rusya'nın Birleşmiş Milletler daimi temsilcisi 6 Eylül tarihinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Suriye konulu olağanüstü oturumunda 3 Batı ülkesi olan Amerika, Fransa ve Britanya’yı Şam yönetimine karşı temelsiz suçlamalarda bulunmak ve masal anlatmakla suçlayarak Rusya'nın Amerika'dan, Suriye topraklarında kimyasal silah kullanılması durumunda batılı ülkelerin saldırmak istediği hedeflerin listesini ilan etmesini istediklerini belirtti.
Bu arada Washington yetkilileri ve özellikle Amerika Savunma Bakanlığı Suriye yönetiminin kimyasal silahlara sahip olduğuna dair hiçbir belge ve kanıt sunamamıştır. Rusya'nın üst düzey yetkilisi önemli bir soruyu gündeme getirerek, " Esasen Suriye yönetiminin, daha önce iki kez bombalama suçlaması ile suçlanırken sivillere karşı neden kimyasal saldırıda bulunma ihtiyacı duymak istediğini" sorguladı.
Nebenzya batılı ülkelere hitaben " bu durumda Şam yetkilileri sizleri bir kez daha ülkeyi bombalamaya davet etmiş oluyorlar! Gerçekten dünya halkının, Şam'ın kimyasal silahı olduğu ve onları kullanmak istediğine inandığını mı düşünüyorsunuz? Mevcut şartlarda böyle suçlamalara ihtiyacı yoktur; tam aksine Suriye'ye bir yabancı askeri saldırıyı fazlasıyla kışkırtmak isteyenler ise terörist gruplardır" dedi.
Görünüşe göre halihazırda Rusya çeşitli siyasi, diplomatik ve askeri açılardan idlib ilinin teröristlerin işgalinden kurtarma operasyonunda Suriye yönetimini destek vermeye çalışıyor; nitekim İdlib'de teröristlerin bulunduğu bölgelerin Rus savaş uçaklarınca bombalanması ise, bunun en bariz ve önemli göstergesi sayılıyor. Rus askeri sözcüsü İgor Konashenkov bu konuda yaptığı açıklamada Humaymim Hava Üssü'nde bulunan savaş uçaklarının 4 Eylül tarihinde teröristlerin silah ve mühimmat depolarına saldırdıklarını duyurdu.
Böylece Suriye hava kuvvetlerinin Rusya savaş uçakları eşliğinde, İdlib ilinde teröristlerin üstlerini havadan bombalamakla bölgenin işgalden kurtarılması bağlamında kara harekâtına başlanması için ortam hazırlamış bulunuyor.