Mısır yüksek mahkemesinin Riyad aleyhinde kararı - 2
https://parstoday.ir/tr/radio/west_asia-i59849-mısır_yüksek_mahkemesinin_riyad_aleyhinde_kararı_2
Geçen bölümde Suud rejiminin Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’ye milyarlarca dolarlık yardım karşılığında Tiran ve Sanafir adalarının Arabistan’a verilmesi ile ilgili iki ülke arasında imzalanan anlaşmanın Mısır yüksek mahkemesi tarafından iptal edildiğini, karar Mısır halkı tarafından büyük coşku ile karşılanırken, Suud elebaşılarını derinden öfkelendirdiğini anlattık.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Ocak 30, 2017 15:15 Europe/Istanbul

Geçen bölümde Suud rejiminin Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’ye milyarlarca dolarlık yardım karşılığında Tiran ve Sanafir adalarının Arabistan’a verilmesi ile ilgili iki ülke arasında imzalanan anlaşmanın Mısır yüksek mahkemesi tarafından iptal edildiğini, karar Mısır halkı tarafından büyük coşku ile karşılanırken, Suud elebaşılarını derinden öfkelendirdiğini anlattık.

Geçen bölümde ayrıca Sisi’nin aslında ülkesinin iflas eden ekonomisini kurtarmak için bu anlaşmaya yanaştığını belirttik.

Aslında Mısır yönetiminin karşılaştığı baskılar ve örneğin bu ülkeye her türlü mali yardım yapılmasını boykot eden Arap ittifakının kurulması ve ayda 700 bin ton petrol yardımının kesilmesi, sadece Mısır’ı değil, aynı zamanda Fars körfezinde yer alan tüm Arap emirliklerini de Arabistan rejimine karşı isyan ettirdi, öyle ki Sisi Arabistan’a gösterdiği tepkide Arabistan ve FKİK ülkelerinin tam karşı noktasında yer alan ve bu zümrenin bölgede dayattıkları vekalet savaşlarında destekledikleri terör örgütlerinin başını ezen İran ve müttefiklerine yönelmeye başladı.

Bu çerçevede Sisi geçtiğimiz günlerde Mısır petrol Bakanı Tarık Molla’yı Irak’ın başkenti Bağdat’a yolladı, Tarık Molla bu ziyaretten elinde Irak’tan Mısır’a ayda iki milyon varil petrol ihracatını öngören bir anlaşma ile geri döndü. Bundan başka Mısır ve Irak arasında Irak petrolünün Mısır rafinerilerinde rafine edilmesi ve Irak’ın benzin ve mazot ve gaz ihtiyacının karşılanması üzerine de bazı anlaşmalar imzalandı.

Image Caption

Ray Elyom gazetesinin genel yayın yönetmeni Abdulbari Atvan, şimdi Mısır yüksek mahkemesinin Tiran ve Sanafir adalarının Arabistan’a verilmesini öngören anlaşmanın iptaline karar vermesinin ardından bu iki ülkenin önünde dört senaryo yer aldığını belirtiyor.

İlk senaryoya göre, Mısır yönetimi bu üllkenin yüksek mahkemesinin kararına saygı gösterecek ve söz konusu anlaşmayı feshedecek ve Mısır’ın bu iki ada üzerindeki egemenliğini ve doğuracağı sonuçları kabul edecek.

İkincisi, Mısır yönetimi bu karara karşı çıkacak ve konuyu yasal bir kurum olarak onaylaması için Mısır parlamentosuna taşıyacak. Mısır parlamentosunun çoğunluk partisi olan Mısır hamisi ittifak partisi de bir bildiri yayımlayarak bu kararın asla parlamentonun uluslararası anlaşmaların hakkında görüş beyan etme hakkını değiştiremeyeceğini ve bu hakkı ortadan kaldıramayacağını bildirecek.

Üçüncü senaryoya gelinci, Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi zaman kazanmaya ve bu arada Fars körfezi ülkeleri arasında bir arabulucu bulup Arabistan il ilişkilerini düzeltmeye ve böylece Mısır’ın üzerindeki baskıları ve tehditleri hafifletmeye çalışacak.

Dördüncü ve son senaryoya göre ise iki ülke mantıklı ve tedbirli bir şekilde hareket ederek söz konusu iki ada üzerindeki ihtilafları tartışmayı şimdiki şartları gözetlemek sureti ile daha ileriki bir zamana erteleyecek.

Ray Elyom gazetesinin genel yayın yönetmeni Abdulbari Atvan değerlendirmesinin devamında Arabistan ve Mısır’dan hangisinin hangi senaryoyu izleyeceğini kestirmenin zor olduğunu, fakat en makul olanı, her iki ülkenin dördüncü senaryoyu seçmeleri olduğunu, çünkü diğer üç senaryo hem bu iki ülkeyi ve hem bölgenin tümünü ciddi sorunlarla karşı karşıya getireceğini belirtiyor. Gerçi bağımsız gözlemciler Arabistan’ı yöneten geri kafalı Suud hanedanının liyakatsız ve deneyimsiz prensleri bu süreçte en uygun seçeneği seçmekte gerçekten zorlanabileceklerini belirtiyor.

Image Caption

Mısır’da halkın aylarca süren ve Tiran ve Sanafir adalarının Suud kralı Salman bin Abdulaziz’in Kahire ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi tarafından Arabistan’a adeta hibe edilmesini protesto eylemlerinden sonra Mısır yüksek mahkemesi adaların Arabistan’a davredilmesini öngören anlaşmanın iptaline karar verdi.

Geçen bölümde de belirtildiği üzere Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ülkesinde ciddi mali ve iktisadi kriz ve büyük borç yığını ile karşı karşıya bulunduğu bir sırada Tiran ve Sanafir adalarını milyarlarca dolarlık mali yardım karşılığında Arabistan’a vermeyi ve böylece Mısır üzerindeki hakimiyetini sürdürmeyi  amaçladı.

Suud kralı Salman bin Abdulaziz’in Kahire ziyareti sırasında Tiran ve Sanafir adaları Arabistan’ın Mısır’a yapacağı milyarlarca dolar yardıma karşı Suud rejimine verilmesi Mısır milletinin büyük tepkisi ile karşılaştı. Mısır yönetimi ise söz konusu Akabe boğazının girişinde yer alan iki adanın aslında Arabistan’a ait olduğunu ve Riyad yönetimi 1950 yılında Kahire yönetiminden bu adaları siyonist rejime karşı korumasını istediğini ileri sürdü.

Geçen bölümde de belirtildiği üzere Mısır’ın Tiran ve Sanafir adaları üzerindeki mülkiyet tarihi, Mısır ve Arabistan’ın tarihi rivayetlerine göre 1950 yılına dayanıyor. O yılda kral Abdulaziz kral Faruk’tan siyonist rejim İsrail’in bu iki adanın yer aldığı coğrafyada her türlü saldırısının engellenmesi için bu iki adaya Mısır ordusuna bağlı birlikleri yerleştirilmesini istedi. Ancak gerçekte eldeki jeo politik ve tarihi belgeler bu iki adanın Mısır’ın Sina bölgesinin bir parçası olduğunu ve Arabistan’ın bu stratejik adalara yönelik mülkiyet iddiaları temelden batıl iddia olduğunu gösteriyor, nitekim Mısır yüksek mahkemesinin kararı da bu aşikar gerçeği doğruluyor.

Ancak Mısır halkının anlaşmayı protesto etmek üzere düzenledikleri protesto eylemleri sırasında 200 Mısırlı aktivist tutuklandı ve bazıları hatta hapse mahkum edildi. Gerçekte Suud rejimi her ne şekilde olursa olsun Arap ülkelerinin üzerindeki sultasını korumaya çalışıyor ve bunun için de en çok petrol satışından elde ettiği dolarları kullanıyor, fakat bu kez Mısır halkının iradesi Suud dolarlarının önünde büyük engel oluşturdu ve Suud rejimi heiç bir şey yapamadı.

Image Caption

Arabistan  rejimi Mısır’da Muhammed Mursi iktidarı devrildikten sonra Abdulfettah Sisi’nin en büyük hamilerinden biri oldu. İşte bu yüzden Suud hanedanı şimdi Sisi’den Mısır halkının asla hoş görmediği beklentileri bulunuyor. Mısır yönetimi anlaşmayı çok önemli bir kazanım ilan etmiş ve iki ülkeye iki adanın iktisadi ve doğal imkanlarından yararlanma fırsatı sunacağını ileri sürmüştü.

Mısır yönetimi bu ülke ile Arabistan arasında deniz sınırlarının belirlenmesini öngören anlaşmayı Mısır parlamentosuna sundu. Mısır parlamentosu anlaşma ile ilgili oylamanın tarihini 11 Ocak 2017 tarihinden belirlenmeyen bir tarihe erteledi. Mısır yüksek mahkemesi, Tiran ve Sanafir adaları ve Mısır’la Arabistan arasındaki deniz sınırının yeniden çizilmesini öngören anlaşma ile ilgili duruşmanın sonunda anlaşmanın iptaline oy verdi, bu karar ise Suud yetkililerini derinden öfkelendirdi.

Sohbetimizin başında da belirtildiği üzere Arabistan son aylarda Mısır ile Yemen ve Suriye gibi bölgesel krizlerde anlaşmazlığa düştü ve bu yüzden Mısır yönetiminin karşılaştığı baskılar ve örneğin bu ülkeye her türlü mali yardım yapılmasını boykot eden Arap ittifakının kurulması gerçekte Kahire yönetimini baskı altına tutmaya yönelik bir uygulamaydı.

Suud hanedanı Mısır yönetiminin Suriye krizi hakkında sergilediği tutumunu ve bu krizin siyasi yollardan ve Şam yönetimince çözümlenmesi gerektiğini savunduğunu öğrenince ilk etapta Aramco petrol firmasına Mısır’a her türlü petrol ve petrol ürünleri satışını durdurma talimatı verdi.

Sisi ise bu karara gösterdiği tepkide geçtiğimiz günlerde Mısır petrol Bakanı Tarık Molla’yı Irak’ın başkenti Bağdat’a yolladı, Tarık Molla bu ziyaretten elinde Irak’tan Mısır’a ayda iki milyon varil petrol ihracatını öngören bir anlaşma ile geri döndü.

Öte yandan Mısır yönetiminin Suriye’de ateşkesle ilgili kararname taslağına olumlu oy vermesi de Riyad’ın entrikaları ile FKİK ülkelerinin Mısır’a tepkisine yol açtı ve bu zümre de kahire yönetimine yaptırım uygulayan Suud rejiminin saflarına katıldı.

Öte yandan Arabistan Mısır’dan intikam almak amacıyla Afrika kıtasında Mısır’a karşı su savaşı açtı ve Mısır’ın Nil ırmağındaki stratejik sahasına girdi. Bilindiği üzere bölgede su savaşı korsan İsrail rejimi tarafından dayatılmaya başladığı günden beri bu tehlike Mısır’ı tehdit ediyor, çünkü Tel aviv Nil ırmağının suyunu Mısır’a karşı bir silah gibi kullanmaya çalışıyor. Bu savaş Arap İsrail çatışmaları başladığı günden beri var olan bir sürtüşmedir.

Suud elebaşıların bu çerçevede Afrika ülkelerine ziyaretlerini arttırmaya ve Mısır ile bazı Afrika ülkeleri arasında ihtilaf konusu olan Etyopya’nın Ennihza barajı gibi projeleri ziyaret etmeye başladı. bazı haber kaynakları da bu ziyaretlere işaretle Suud elebaşılarının Afrika’nın Etyopya ve Cibuti ve Eritre gibi ülkelere ziyareti bu ülkeleri sevdiklerinden değil, sırf Mısır’dan intikam almak için gerçekleştiğini ve Mısır’ı bir kenara ittikleri günden beri bu ülkeye karşı milyonlarca dolar harcadıklarını ve İsrail ile savaş mak yerine resmen Mısır’la savaşa girdiklerini yazdı.