Bahreyn rejiminin zorlu günleri - 2
Geçen bölümde Bahreyn’de Halife rejimi üç muhalif genci idam etmesinin ardından gerginliklerin iyice tırmandığından söz ettik.
Geçen bölümde ayrıca en son Bahreyn milletinin başlattığı inkılapta ve barışçıl bir şekilde taleplerini dile getirme sürecinde dikkat çeken ilginç bir nokta, sözde insan haklarını savunduklarını iddia eden Batılı ülkelerin ve bu ülkelerin medya organlarının sus pus olması, ama buna karşın Bahreyn milletinin haklı kıyamı hiç bir zaman durmadığını ve yoluna ilk günkü gibi devam ettiğini, fakat zalim Halife rejimi Suud rejimi ve Batılı müttefiklerinin destekleri ile bu millete karşı baskı ve zulmünü artırmaya devam ettiği ve Şeyh İsa Kasım’ı vatandaşlıktan çıkararak zulmünü doruk noktasına ulaştırdığını, buna rağmen Bahreyn milleti Halife rejimi bu kararını açıkladığı günden beri bir an bile liderlerini yalnız bırakmadığını, O günden beri Şeyh İsa Kasım’ın evinin bulunduğu Daraz bölgesi taraftarları tarafından bir an bile boş bırakılmadığı ve güvenlik güçlerinin halkı bu evin etrafından dağıtma çabaları da sonuç vermediğini anlattık.
Son günlerde Halife rejimine bağlı güvenlik güçleri Bahreynli şii alim Ayetullah İsa Kasım’ın evinin çevresinde oturma eylemine katılan inkılapçı halkın üzerine ateş açarak Şeyh Kasım’ın mahkeme duruşması eşiğinde ona ulaşmaya çalıştı.
Öte yandan Bahreyn’in içinde bulunduğu çok hassas ve kritik şartları göz önünde bulunduran Bahreynli alimler ortak bir bildiri yayımlayarak Bahreyn halkını Şeyh İsa Kasım’a geniş çaplı desteğe davet ettiler.
Bu arada bu bildiri yayımlandığı günden beri, Bahreyn’in çeşitli bölgelerinde yaşayan halk ayrı ayrı yayımladıkları bildirilerde Şeyh İsa Kasım’a destek vermek amacıyla düzenlenen yürüyüşlere katılmaya hazır olduklarını ilan etti.
Biraz önce de belirtildiği üzere Halife rejimine bağlı güvenlik güçleri El Fada meydanına saldırarak Şeyh İsa Kasım hakkında verilen haksız kararı pratikte hayata geçirmeye çalıştı, fakat Bahreyn’in inkılapçı halkı ve oturma eylemine katılanların direnişi ile bölgeden kaçmak zorunda kaldı ve dişine kadar silahlanmış bu caniler halkın önünde hiç bir şey yapamadı.
Gerçekte Bahreynli alimlerin yayımladığı ortak bildiri Halife rejiminin belirlediği tüm kırmızı çizgileri ayaklar altına alma anlamındaydı. Nitekim bu bildiri, Halife rejimine Bahreyn milleti canı pahasına büyük alimlerini destekleyecekleri yönünde ciddi bir mesajdı. Bu bildiri kral Hamd bin İsa ve müttefiklerine Bahreyn’de yaşanan krizin tırmanmasından onların sorumlu olduğu yönünde bir mesajdı.
Bahreynli alimlerin yaptığı çağrı ülke genelinde geniş çaplı olumlu tepki ile karşılandı ve tüm kentlerin ve köylerin insanları Ayetullah İsa Kasım’ı canı pahasına savunmaya hazır olduklarını ilan etti.
Buna göre Bahreynli alimlerin bu bildirisi Halife rejimine Şeyh İsa Kasım’a en ufak tacizin bu rejim için korkunç sonuçları olacağı konusunda en üst düzeyde bir uyarı sayılır.
Bahreyn gelişmelerini izleyen uzmanlara ve gözlemcilere göre bu ülke son günlerde ve 14 Şubat 2011’de başlayan barışçıl inkılaptan bu yana en tehlikeli siyasi ve güvenlik aşamasına geldi. Gözlemcilere göre şimdi Bahreyn inkılabı kaderinin belirleneceği bir merhaleye ulaştı ve artık bu ülkede çok gergin ve kritik günleri beklemek gerekiyor. Bugün Halife rejimi kırmızı çizgileri aşmış bulunuyor ve Bahreynli inkılapçılar artık bu rejimin kırmızı çizgileri aşmasına müsaade etmek istemiyor. Nitekim Bahreyn milletinin dini ve milli liderleri Şeyh İsa Kasım’ı canı pahasına savunacaklarını ilan etmesi, Bahreyn’de beklenmedik olaylara ve gelişmelere gebe olduğunu gösteriyor. Gerçekte ne zaman bir millet protesto eylemlerine kefen giyerek katılmaya başlayacak olursa, bunun anlamı kurşunlardan asla korkmadığıdır, gerçi Bahreyn’in inkılapçı milleti asla barışçıl protesto eylemlerinin dışına çıkmadı, ama yine de başta Daraz bölgesinin sakinleri olmak üzere Bahreyn halkı Halife rejiminin askerlerine Şeyh Kasım’a en ufak bir zarar vermelerine müsaade etmeyecektir.
Her halükarda Bahreyn milleti her zaman baskı ve dehşet politikası onları gittikleri yoldan caydıramayacağını ispat etmiştir. Bu yüzden bu günler de Bahreyn milletinin inkılap sürecinde kritik günler sayılıyor. Görünen o ki tehlike çanları Halife rejimi için çalmaya başladı, ancak bu rejim kendi halkına yönelik baskı politikasından hala vaz geçmek istemediği anlaşılıyor.
Kökleri şehitlerinin kanına uzanan Bahreyn milletinin başlattığı inkılap Bahreyn’in şii nüfusu en yoğun olan Daraz bölgesinin güvenlik güçlerince kuşatma altına alınmasının üzerinden yedi ay geçtiği ve şii müslümanların lideri Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın taraftarlarına sürekli baskın düzenlendiği halde asla durmadı ve halkın direnişi etkilenmediği gibi direnişçi halkın sayısı her geçen gün daha da artmaya başladı.
Haber kaynakları son günlerde Bahreyn halkından binlerce kişi kefen giyerek sokaklara döküldüğünü ve zalim Halife rejiminin şii müslümanlara yönelik ayrımcı politikalarına son verilmesini ve şii müslümanların lideri Ayetullah Şeyh İsa Kasım hakkında verilen vatandaşlıktan çıkarma kararının iptal edilmesini istiyor. Bu gelişme Bahreynli şii müslümanların ülkelerinde reformların yapılması için 14 Şubat 2011’de başlattıkları mücadeleyi sürdürmekte kararlı olduklarını gösteriyor.
Bugün artık Halife rejimi, demokratik taleplerinin gerçekleşmesini isteyen Bahreyn halkını işkence ve hapse atma ve idam etme gibi durumların etkileyemediğini anlaması gerekiyor. Bugün Bahreyn’de çoğu Bahreynli inkılapçı gençlerden oluşan 2600 siyasi tutuklu bulunuyor, ki bu rakam Bahreyn’in 650 bin kişilik nüfusuna bakıldığında büyük bir rakam olduğu anlaşılıyor. Öte yandan aralarından Bahreynli şii müslümanların dini ve milli lideri Şeyh İsa Kasım’ın da bulunduğu en az 300 inkılapçı vatandaşın vatandaşlıktan çıkarılması ve en son üç Bahreynli inkılapçı gencin infaz edilmesi Halife rejiminin zulmünü ortaya koyuyor.
Bu arada Bahreyn veliaht prensi Salman bin Hamd’ın başkanlığında muhaliflerle yürütülen milli diyalog süreci de hiç bir sonuca ulaşmadığı gibi diyalog sürecine katılan muhaliflerin bazı temsilcileri tutuklanarak hapse atıldı. Bundan başka Halife rejimi bu ülkede şii müslümanların bir çok medeni kurumunun faaliyetini ve ayrıca başta Daraz bölgesi olmak üzere ülke genelinde şii müslümanların Cuma namazını ve diğer özel dini merasimlerini yasakladı. Ancak tüm bu baskıcı politikalara ve uygulanan kısıtlamalara rağmen Bahreyn milleti ülkelerinde sosyal ve siyasi reformların yapılması gerektiği üzerinde ısrarını sürdürüyor.
Evet, son günlerde Bahreyn halkından binlerce kişi şii müslümanların milli ve dini lideri Şeyh İsa Kasım’a destek vermek ve zalim Halife rejiminin baskıcı politikalarına itiraz etmek amacıyla kefen giyerek sokaklara döküldü.
Bahreynli alimler ise bir bildiri yayımlayarak Şeyh İsa Kasım’ın hums gibi vacip farizeleri yerine getirdiği gerekçesi ile yargılanması ve Bahreyn’in en büyük dini topluluğu olan şii müslümanların faaliyetlerinin engellenmesi ülkeyi istikrarsızlaştıracağını ve Halife rejimine ağır bedel ödeteceği konusunda uyarıda bulundu.
Baherynli alimler bildiride güvenlik ve istikrara vurgu yapmanın yanı sıra, ülkenin vahdeti ve kalkınmasının takviye edilmesiyle beraber Şeyh İsa Kasım’a destek verdiklerini ilan etti.
Bahreyn İslamî vefak cemiyeti de bu bağlamda yayımladığı bildiride Şeyh İsa Kasım’a desteklerini ilan etti. Bildiride Bahreyn halkından yüzbinlerce kişinin ülkenin 48 bölgesinde Şeyh İsa Kasım’ı yargılama kararını protesto ettikleri ifade edildi.
Bahreyn İslamî vefak cemiyeti genel sekreter yardımcısı Şeyh Hüseyin Eldihi Bahreyn halkının vefakar tutumunu takdir ederek bu davranışı bu insanların başta Şeyh İsa Kasım olmak üzere ülkenin değerli sermayelerini ve vatanı desteklemekte sergiledikleri asalet şeklinde değerlendirdi.
Bahreyn İslamî vefak cemiyeti bildiride halktan düşman komplolarına karşı koymaları konusunda dikkatli olmalarını istedi. Bahreyn İslamî vefak cemiyeti bildiride ayrıca Şeyh İsa Kasım’a yönelik her türlü saldırı veya hakarete karşı koymaya hazır olduklarını belirterek, şii müslümanların dini ve milli lideri Ayetullah Kasım’a yönelik en ufak hakarete tahammül etmeyeceklerini ve kendilerini vatan ve liderleri uğruna feda etmeye hazır olduklarını vurguladı. Bahreyn halkı da bildiriye verdiği cevapta Şeyh İsa Kasım’ı savunmak için şehadet noktasına kadar sokaklarda kalacaklarını ilan etti.
Bu arada Bahreynli inkılapçı yazar Abbas Safvan, Ayetullah Şeyh İsa Kasım’a yönelik her türlü saygısızlığın Bahreyn’i geri dönüşü olmayan bir sürece doğru iteceği konusunda uyarıda bulundu.
Her halükarda Bahreyn milleti 14 Şubat 2011’den beri Halife rejimine karşı barışçıl inkılabını sürdürüyor. Bahreyn halkı adalet, özgürlük ve demokrasi istiyor ve ülkelerinde ayrımcılıklara son verilmesini ve halkın seçtiği bir yönetimin işbaşına gelmesini talep ediyor. Ancak Halife rejimi Arabistan gibi bazı malum rejimlerin destekleri ile kendi halkını en sert biçimde bastırıyor.
Öte yandan Halife rejiminin şii müslümanların dini ve milli lideri Şeyh İsa Kasım’ı vatandaşlıktan çıkarması ve Şeyh Kasım’ı sınırdışı etmeye kalkışması Bahreyn halkının sert tepkisi ile karşılaştı.
Şimdi ise Halife rejiminin üç inkılapçı genci infaz etmesi bardağı taşıran son damla olduğu anlaşılıyor.