Yemen halkı, zulüm ve tecavüz kurbanı - 3
Son iki yılda Yemen’de yaşanan şey, Suud rejiminin Batı Asya bölgesinde en yoksul Arap ülkesinin insanlarına karşı işlediği cinayettir ve bu cinayet soykırım ve beşeriyete karşı suç ve savaş suçunun en aşikar ve en bariz mısdakı sayılır.
Gerçi Suud rejimi Yemen topraklarına taarruzunu başlattığı ilk günlerde bir ittifak kurarak başka ülkeleri de bu cinayetine ortak etmek istedi, ancak Yemen sahasında son iki yılda yaşanan gelişmeler ve gerçekler, Suud hanedanının bu ittifakı kurmakta başarısız olduğunu gösteriyor, nitekim Suud rejiminin de Yemen’de işlediği savaş suçları ve masum kadınları, çocukları ve sivilleri katliam etmek ve milyonlarca insanı avare etmek gibi cinayetleri içeren kara karneyi tek başına taşımak zorunda kaldığı anlaşılıyor.
Evet, Yemen’de son iki yılda yaşanan şey, Suud rejiminin Batı Asya bölgesinde en yoksul Arap ülkesinin insanlarına karşı işlediği cinayettir ve bu cinayet soykırım ve beşeriyete karşı suç ve savaş suçunun en aşikar ve en bariz mısdakı sayılır. Bu arada Yemen’de ölü ve yaralı ve mülteci sayısı ile rakamlar ve ayrıca bu ülkenin tüm altyapılarının çökmesi, Suud hanedanı soykırım ve beşeriyete karşı işlediği cinayetlerden ötürü uluslararası mahkemelerde yargılanması gerektiğini ortaya koyuyor.
Beşeriyeti karşı suç, uluslararası ceza mahkemesinin tüzüğünün 7. Maddesinde bu mahkemelerin ilgilendiği suçların arasında yer alıyor. Bu maddeye göre beşeriyete karşı suç, bir devletin amaçları doğrultusunda sivil nüfusa karşı işlenen organize amellerden ibarettir. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere sivillerin katliamı, Yemen’de beşeriyete karşı suçun en somut mısdakıdır ve Suud rejimi tarafından işlenmektedir. Kuşkusuz soykırım veya beşeriyete karşı suçun en önemli delili, ölü ve yaralı sayısı ile ilgilidir. BM Yemen’de insani yardımlar koordinatörü Jimmy MC Goldick, Ağustos 2016 tarihinde yaptığı açıklamada Yemen’de ölü sayısı hakkında kesin verileri olmadığını itiraf etti, gerçi Yemen’de Mart 2015’ten bu yana en az 6 bin Yemenlinin öldürüldüğü tahmin ediliyor. Bazı veriler ise Yemen’de ölenlerin sayısını 10 bin olarak ifade ediyor.
Yemen’in başkenti Sana’da bulunan hukuk ve kalkınma yasal merkezi de Şubat 2017’de 700 gün savaşın sonuçları başlıklı raporunda Arabistan’ın Yemen topraklarına 700 gün boyunca düzenlediği saldırılarda 12 bin 41 kişi hayatını kaybettiğini, bunlardan 7063’ü erkek, 1870’i kadın ve 2568’i de çocuklardan ibaret olduğunu belirtti. Raporda ayrıca 700 gün savaşta ve Arabistan ve müttefiklerinin saldırılarında 20 bin Yemenli yaralandığını, bunlardan 15687’si erkek, 1960’ kadın ve 2354’ü de çocuklardan ibaret olduğu belirtildi. Bu veriler açıkça Arabistan’ın Yemen’de soykırım suçu ve beşeriyete karşı suç işlediğini ortaya koyuyor.
Uluslararası kurum ve kuruluşların Arabistan’ın Yemen’e dayattığı savaş hakkında yayımladıkları raporlar, Yemen milleti insani şartlar bakımından en kötü vaziyette bulunduklarını gösteriyor, ki bu da Arabistan’ın Yemen’de soykırım ve beşeriyete karşı suç işlediğinin bir başka somut delilidir. UNICEF’in Ocak 2017’de yayımladığı rapora göre Ağustos 2016’da Kuveyt’te düzenlenen Yemen müzakereleri başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra Arabistan’ın Yemen’e yönelik saldırıları şiddet kazandı. bu rapora göre Arabistan’ın Yemen’e dayattığı savaşın sonucunda bu ülke nüfusunun %70’ine denk gelen 18.8 milyonu acil insani yardımlara muhtaç durumdadır. Bu rakamın 9.6 kadarını ise Yemenli çocuklar oluşturuyor. UNICEF raporuna göre Yemen’de 3.3 milyon çocuk ve hamile kadın en kötü beslenme şartları altında bulunuyor ki bu arada 5 yaşın altında bulunan 460 bin Yemenli çocuğun durumu daha da vahim olduğu anlaşılıyor.
Mart 2015’ten önce, yani Arabistan’ın Yemen’e dayattığı savaştan önce 8.44 milyon Yemenli uygun sağlık hizmetlerinden yararlanamıyordu, ancak bu rakam Arabistan’ın saldırısından sonra %67 artarak 14.1 milyona yükseldi, ki bu nüfusun 8.3 milyonunu da çocuklar oluşturuyor.
Mart 2015’ten önce, yani Arabistan’ın Yemen’e dayattığı savaştan önce 13.4 milyon Yemenli sağlıklı içme suyundan mahrumdu, fakat bu rakam da saldırıdan sonra %44 artış kaydederek 19.3 milyona ulaştı, ki bu sayının yaklaşık 10.2 milyonunu yine çocuklar oluşturuyor. BM gıda ve tarım örgütü FAO Eylül 2016’da bir rapor yayımlayarak Yemen nüfusunun yarısına denk gelen 14.1 milyon Yemenlinin gıda maddesi güvensizliği ile karşı karşıya bulunduğunu, bu oran Arabistan’ın Yemen’e savaş dayatmasından sonra %355 artış kaydettiğini belirtti. Tüm bu şartlar uluslararası ceza mahkemesi tüzüğünün 7. Maddesinde beşeriyete karşı suç tanımlamasında belirtilen bir toplumun nüfusunun bir bölümünü yok etmek amacıyla kasıtlı olarak gıda maddeleri ve ilaçtan mahrum bırakmak tanımına uygundur.
İç savaşlarda ve yine ülkelerin arasında yaşanan savaşlarda uyulması gereken en insani kural ve kanunlardan biri, saldırıların ancak askeri hedeflere yönelik olmasıdır. 1977 birinci ek protokolü madde 52’de askeri meşru hedeflere yönelik saldırılar hakkında şu ifadeler yer alıyor:
Saldırılar mutlaka askeri hedeflerle sınırlı olmalıdır. Askeri hedefler konumunun mahiyeti, amacı veya işlevleri itibarı ile askeri operasyonlarda etkili payı olan ve tamamen veya kısmen tahrip edilmesi, ele geçirilmesi veya işlemez hale getirilmesi yürürlükte olan zamanın şartlarına göre belli bir askeri üstünlük sayılan hedeflerdir.
Hal böyleyken Arabistan’ın Yemen’e dayattığı savaşın en bariz noktası, Yemen’de sağlık ve eğitim kurumları gibi bir çok sivil merkezin ve bölgenin Suud savaş uçaklarınca defalarca hedef alınmış olmasıdır, öyle ki Yemen’in çeşitli bölgelerinde kentsel altyapıların yaklaşık %80 kadarı tamamen yok olmuştur. Örneğin Suud savaş uçakları şimdiye kadar bir çok kez Yemen’in çeşitli bölgelerinde okulları hedef aldı ki son örneği 10 Ocak 2017’de Sana’nın 9. Bölgesinde bir okulun vurulmasıydı. Bu saldırıda 8 öğrenci şehit düştü, 15 öğrenci de yaralandı.
Yine bağımsız medeni örgütlerin raporlarına göre Arabistan’ın Yemen topraklarına karşı başlattığı saldırıların üzerinden 600 gün geçtiği bir sırada Yemen’de 720 oku ve 120 akademik eğitim kurumu tahrip edildi, ki bu da Arabistan’ın Yemen’de sivil hedefleri vurmaya devam ettiğini gösteriyor.
İngiliz The Guardian gazetesi 16 Eylül 2016 tarihli sayısında araştırma ekibinin bulgularına dayanarak yayımladığı raporunda Arabistan’ın her üç hava akınından biri Yemen’de okul, hastane, çarşı, cami ve iktisadi mekanlar gibi sivil hedeflere yönelik olduğunu belirtti.
Arabistan Mart 2015’ten Ağustos 2016’ya kadar Yemen’e karşı tam 8600 hava akını düzenledi ki bunlardan 3577 kadarı askeri hedefleri ve 3185’i sivil hedeflere ve 1882’si de askeri veya sivil olduğu belli olmayan hedeflere yönelikti.
Dünya sağlık örgütü da şubat 2017’de yayımladığı raporunda Arabistan’ın Yemen’e dayattığı savaş sonucunda bu ülkenin 274 sağlık merkezi çalışmaz hale geldiğini ve tıbbi imkanların da ancak %45 kadarı kullanılabilir durumda olduğunu belirtti.
Dünya sağlık örgütü raporda ilaç ve gıda maddeleri sıkıntısı yüzünden hastane çalışanları tüm hastalara hizmet sunamadığını vurguladı.
Dünya bankasının açıkladığı verilere göre ise Yemen bir tek 2015 yılında gayri safi milli hasılasının %28 kadarını kaybetti, öyle ki 2014 yılında 43.2 milyar dolardan 2015 yılında 37.7 milyar dolara geriledi.
IMF de yayımladığı raporunda Arabistan’ın dayattığı savaş Yemen’in altyapılarına 20 milyar dolar zarar verdiğini belirtti. Tüm bu veriler Arabistan’ın Yemen’e dayattığı savaşın sonuçlarıdır, üstelik Yemen Batı Asya bölgesinde en yoksul Arap ülkesi sayılır.
Öte yandan beşeriyete karşı suçun en bariz mısdaklarından biri olan insanların avareliği ve mülteci durumuna düşürülmeleri ve zorla yaşadıkları yörelerden göç ettirilmeleri de Arabistan’ın Yemen’e dayattığı savaşta işlenen suçlardan biridir. gerçekte her savaşın bir sonucu insanların evsiz barksız kalmaları ve evini yurdunu terk etmek zorunda kalmaları ve kendi ülkelerinde veya başka ülkelerde mülteci durumuna düşmeleridir ve bu da Arabistan’ın Yemen milletine dayattığı savaşın sonuçlarından biri sayılır.
UNICEF’in Ağustos 2015’te yayımladığı verilere göre Arabistan’ın dayattığı savaşın ilk üç ayında 1.3 milyon Yemenli evini barkını bırakarak kaçmak zorunda kaldı.
UNICEF Ocak 2017’de ise Yemen’de yaklaşık 2.22 milyon insan ülke içinde mülteci durumuna düştüğünü, bu sayının yarısını ise çocuklar oluşturduğunu açıkladı. Gerçekte Arabistan’ın Yemen’e dayattığı savaş Yemenli mülteci sayısını 77 kat arttırdı.
Kasıtlı işlenen cinayetler, insanlara cismi ve ruhi işkence uygulamak, insanların hürmetini çiğnemek ve onlara hakaret etmek ve aşağılama, sivil hedefleri kasıtlı biçimde vurmak ve tahrip etmek, hastane, altyapı tesisleri, araçlar, dini mekanlar, eğitim amaçlı binalar vesaire sivil hedefleri yok etmek, Suud rejiminin savaş suçlarının somut mısdaklarıdır.