Yemen halkı, zulüm ve tecavüz kurbanı - 5
https://parstoday.ir/tr/radio/west_asia-i74244-yemen_halkı_zulüm_ve_tecavüz_kurbanı_5
Silah ticareti oldukça kârlı bir ticarettir.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Haziran 15, 2017 17:26 Europe/Istanbul

Silah ticareti oldukça kârlı bir ticarettir.

Bu ticaret özellikle içinde huzursuzluk ve itirazların yaşandığı ülkelerde despot rejimlerin kendi halkını bastırmak için silaha ihtiyaç duyduğu için çok önemli gelir sağlayan bir ticarettir. Ve maalesef bu kazanç yüzünden Batılı devletler bu ticareti barış ve insan hakları gibi meselelere tercih etmelerine yol açmaktadır.

Arabistan’ın başını çektiği ittifakın mazlum Yemen milletine karşı acımasız saldırıları binlerce masum kadın, çocuk ve erkeğin katliam edilmesi veya avareliği ve açlık ve hastalıkların yüzünden acı çekmesi ve hayatını kaybetmesinden başka hiç bir getirisi olmamıştır. Ancak bu süreçti savunmasız Yemen halkının çektiği acılardan daha da acı veren durum, insan hakları iddiasında bulunan Batılı sahtekar devletlerin iki yüzlülüğüdür ve sırf daha fazla gelir ve kazanç elde etmek ve iktisadi ve ticari rant uğruna cani Suud hanedanının cinayet ateşine odun atmaları ve bu savaşın ateşini sürekli yanık tutmalarıdır. Kuşkusuz Ortadoğu bölgesinde sonu gelmeyen savaş motorları yakıta ihtiyacı vardır ve bu yakıt da silahtan başka bir şey değildir. Bu yüzden bugün Ortadoğu bölgesi Batılı silah satıcıları için en sıcak ve canlı piyasalardan biri olmuştur. Nitekim küresel zorba güçler de bu piyasadan daha fazla pay koparmak için birbiriyle yarışıyor ve Irak, Suriye ve Yemen gibi ülkeleri parçalama hedefini izliyor. Gerçekte son yıllarda gerginliklerin yaşandığı Ortadoğu bölgesinde daha fazla silah satma çabası bu bölgeyi iyice ısındırdığı ve bölgesel savaşların ateşini daha da alevlendirdiği anlaşılıyor.

Bu arada Yemen savaşı da bölgede yeni bir gerginlik alanını açtığı ve bölgenin malum Arap rejimleri batıdan satın aldıkları silahları bu alanda sergilemeye başladıkları belirtiliyor.

Newyork Times gazetesi Suud rejimi Yemen topraklarını bombardıman etmek için Amerika’nın F 15 savaş uçaklarını kullandığını belirtirken, BAE’nin de Yemen’i vurmak için Amerikan yapımı F16 savaş uçaklarını havalandırıyor. Ortadoğu bölgesi vekalet savaşları ve etnik çatışmalar ve ayrıca terör örgütleri ile mücadele sürecine doğru sürüklenirken, düne kadar silah depolarını ABD ve Batılı ülkelerin ürettiği silahlarla dolduran bazı ülkeler şimdi bu silahları kullanmaya başladı ve hatta Batı’ya daha fazla silah taleplerini iletmeye başladı. Kuşkusuz bu durum bir yandan Amerikan askeri sanayii için büyük bir müjde niteliği taşıyor ve öbür yandan Pentagon’un bütçe açığına ilaç gibi geliyor ve sonuçta Ortadoğu bölgesinde silah yarışını da tetikleyerek yine ABD ve Batı’nın çıkarlarına hizmet ediyor.

Suud rejiminin başını çektiği Arap ittifakı Yemen topraklarına saldırmaya başladığı günlerden itibaren silah denetleme örgütü Amerika ve İngiltere ve Fransa gibi ülkelerden, Suud rejiminin Yemen’de sivillere karşı işlediği cinayetlerin engellenmesi için Arabistan’a silah satmamalarını istedi. Silah ticareti konvansiyonu, üye ülkelere, satılan silahlar sivillere karşı kullanıldığı takdirde satış anlaşmasını feshetme elzemi getiriyor. Silah denetleme örgütü ayrıca bu üç ülke, yani Amerika, Fransa ve İngiltere, en kötü sahtekarlıkla suçlandıklarını açıkladı, çünkü her üç ülke silah ticaret konvansiyonunu imzaladı. Silah denetleme örgütü Başkanı Anna MC Donald geçen sene yaptığı açıklamada, söz konusu üç Batılı ülkenin şimdi 17. Ayına girdiğimiz Arabistan’a silah satışını sürdürmekle silah ticareti konvansiyonunu çiğnediklerini ve bu yüzden her gün Yemen’de sivillere karşı ölümcül silahların yarattığı yıkıma ve ölümlere şahit olduklarını belirtti.

İngiltere yönetimi Mart 2015’ten beri şimdiye kadar 3.3 milyar dolar değerinde savaş uçağı, bomba ve füze gibi askeri teçhizatı Suud rejimine sattı. İngiltere’nin yeni Başbakanı Teresa May’in ülkesi AB’den çekilmesinin ardından silah ihracatı üzerinde durduğu gözleniyor. Nitekim May geçenlerde de Türkiye ordusuna 100 milyon dolar değerinde savaş uçağı satışını onayladı.

Bu arada İngiltere’de yapılan bir anketin sonuçları, İngiltere halkının büyük bir bölümü Londra yönetiminin başka ülkelere silah satmasını onaylamadığını ortaya koydu. Ankette katılan halkın %62’si Suud rejimine silah satışını doğru bulmadığını ifade ederken, daha geniş bir manada İngiliz halkının %71’i Londra yönetiminin Suud rejimi gibi insan haklarını ihlal etmekle suçlanan Arabistan gibi rejimlere silah satmaması gerektiğini vurguladı. Yine aynı ankete katılanların %60’ı londra yönetiminin anti demokratik rejimlere silah satmaması gerektiğini ve ancak %26 kadarı Londra yönetiminin başka ülkelere silah satabileceğini düşündüğünü belirtti.

Öte yandan İngiltere’nin silah ihracatı ile mücadele kampanyası İngiliz Dışişleri Bakanlığından silah ihracatı ile ilgili tüm izinleri askıya almasını ve artık masum Yemen milletini bombardıman eden Suud rejimine silah satmamasını istedi.

Kampanya üyelerin Andore Smith bu konuda yaptığı açıklamada, Yemen’de asıl yıkımlara neden olan İngiliz savaş uçakları ve bombaları olduğunu belirtti. Smith Başbakan May ve kabinesi halkın sesine kulak vermesi ve Suud rejimi ile zehirli askeri ilişkiyi durdurması gerektiğini vurguladı.

Uluslararası af örgütü de bir rapor yayımladı ve Britanya yönetimini Arabistan rejimine silah sattığı ve bu rejimin de bu silahları Yemen halkını katliam etmekte kullandığını eleştirerek Britanya’nın Arabistan’a silah satışını durdurmasını istedi. Uluslararası af örgütü Londra’yı Riyad’ın işlediği savaş suçu mısdakı olan cinayetlerine ortak olma konusunda uyardı.

Fransa da Ortadoğu’nun sıcak silah piyasasında rakiplerinden geri kalmamaya çalışıyor.                                                                                                  

Fransa Cumhurbaşkanı Fransuva Hollande bu çerçevede bizzat Ortadoğu bölgesine ziyaret düzenledi ve 24 adet Rafael savaş uçağının Katar’a satış anlaşmasını imza törenine katılmak üzere Doha’ya geldi. Bu anlaşmanın bedeli 7 milyar dolar olarak açıklandı ve anlaşmaya göre Fransız Daso firmasının Katar’a 24 adet Rafael savaş uçağı teslim etmesi kararlaştırıldı.

Almanya yönetimi de Arabistan’a silah satışına karşı çıkmasına rağmen bu cazip ticaretten vaz geçemedi. Almanya’nın Ortadoğu ülkelerine 2015 yılında yaptığı silah ihracatı yaklaşık 8.9 milyar doları buldu ki bu rakam 2014 yılına oranla tam iki kat olmuştu.

Gerçi Berlin yönetimi Ocak 2016 tarihinde Arabistan’a silah satışını bu rejimin aşırı insan hakları ihlalleri yüzünden askıya almıştı, fakat daha sonra dayanamadı ve Alman firmalara Arabistan’a silah satışını yeniden başlatma izni verdi.

Bu arada uluslararası af örgütü, tekfirci IŞİD terör örgütünün elinde olan silahların önemli bir bölümü Almanya yapımı silahlar olduğunu ifşa etti. Almanya medyası uluslararası af örgütünün yayımladığı rapora yer vererek, Almanya’nın Heckler & Koch firmasının ürettiği silahların özel olarak IŞİD terör örgütünün elinde bulunduğunu belirtti.

Ancak Arabistan’ın Yemen milletine karşı işlediği cinayet ve katliamın en büyük ortağı ve hamisi Amerika devletidir. Washington yönetimi 2015 yılında Suud rejimine 20 milyar dolar silah satış anlaşmasını onayladı. Britanya da aynı yılda Suud rejimine 4 milyar dolar değerinde silah satışını onayladı. Ancak Amerika’nın Arabistan’a silah satışı yeni savaş çığırtanlığı yapan Başkanı Donald Trump işbaşına gelmesinin ardından tavana ulaştı. Donald Trump ilk yurtdışı ziyaretini Arabistan’a yaptı ve Riyad ile 110 milyar dolar değerinde kesin silah anlaşması imzaladı ve ayrıca bu rakamın on yıllık bir süre içerisinde  350 milyar dolar seviyesine çıkabileceği öngörülen bir madde de ekleyerek pratikte Yemen’in masum milletine karşı savaş suçu ve beşeriyete karşı suç işleyen Suud rejimini ve bu rejimin beslediği IŞİD ve El-kaide gibi terör örgütlerinin silahlandırılmalarını güvence altına almış oldu.

Uluslararası af örgütünün raporlarına göre bu silahlar Suud rejimi ve müttefikleri hali hazırda Yemen topraklarına karadan ve havadan düzenlediği saldırılarda kullandığı silahlardır ve bu silahlarla asıl savaş suçu ve beşeriyete karşı suç gibi cinayetler ve insan hakları ihlalleri işlenmektedir.

Yemenli araştırmacı Val Magafi şöyle diyor: bu ülkeler Yemen’de sivilleri bombardıman eden ve açlık çektirten ittifakı silahlandırıyor. Ben bizzat Yemen halkının katlanmak zorunda kaldığı sahnelere şahit oldu. Ben başkent Sana’da enkazların altından çıkarılan cenazeleri gördüm, Hecce’de hava akınında su rafinerii çevresinde bir düğünün hedef alınması sonucunda dağılan insan vücudunun parçalarını gördüm.

Yemenli araştırmacı Val Magafi şöyle devam ediyor:

Yemen halkı insani yardımlara ihtiyaç duyuyor, daha fazla bombalara değil, ancak bunun yerine Batılı ülkeler bu savaşı körüklüyor. Batılı ülkeler sivilleri bombardıman ettiğini bildikleri acımasız bir rejime yardım ediyor. Bu kelimenin tam anlamıyla bir cinayettir ve bu devletler bu cinayetin sorumluluğunu üstlenmeleri gerekir.

Oxfam silah denetleme bölümü Başkanı Anna Mc. Donald da bu konuda şöyle diyor: Britanya ve Fransa gibi devletler ITT’yi korumanın başında yer alan devletlerdi, ama şimdi Arabistan gibi bir rejimi dünyanın en ölümcül silahları ile donatarak insanların acılarını hafifletmek için verdikleri sözleri çiğnemekteler. Bu gerçekten mide bulandırıcı. Çünkü bu silahların Yemen’de sivil hedefleri ve yerlemiş merkezlerini vurduğunu ispat eden kesin kanıtlar vardı.

Silah ticareti oldukça kârlı bir ticarettir. Bu ticaret özellikle içinde huzursuzluk ve itirazların yaşandığı ülkelerde despot rejimlerin kendi halkını bastırmak için silaha ihtiyaç duyduğu için çok önemli gelir sağlayan bir ticarettir. Ve maalesef bu kazanç yüzünden Batılı devletler bu ticareti barış ve insan hakları gibi meselelere tercih etmelerine yol açmaktadır.

Aslında dünyada en çok silah satan ülkelerin listesine bakarak aynı devletlerin dünyada en çok insan hakları için yırtındıkları anlaşılabilir. Bu ülkelere Amerika, İngiltere, Kanada, Almanya ve Fransa’yı örnek vermek mümkün. Bu ülkeler dünya en çok insan hakları havariliği yapan ve aynı zamanda son iki yılda Arabistan’a milyarlarca dolar silah satan ülkelerdir. Arabistan da bu ülkelerden satın aldığı silahlarla Yemenli kadınları ve çocukları kırıyor ve okullarını ve hastanelerini ve altyapılarını yerle bir ediyor.