Bahreyn kriz hattında - 4
Bahreyn’de Şubat 2011’de başlayan hareket ve Bahreyn halkının zalim ve despot Halife rejimine karşı barışçıl kıyamının başlamasının ardından Ayetullah İsa Kasım pratikte bu inkılabın lideri oldu.
Ayetullah İsa Kasım’ın Cuma hutbeleri ve konuşmaları bu inkılabın yönünün belirlenmesinde etkili rol ifa etti. Ayetullah İsa Kasım Bahreyn halkını Halife hanedanı ve Suud hanedanının cinayetlerine karşı direnişe çağırdı. Bu arada Bahreyn halkının inkılabı sırasında adalet bakanlığı Ayetullah İsa Kasım aleyhinde hakaret içeren bir mektup yayımladı ve böylece halk arasındaki desteği sınamaya çalıştı. Bunun üzerine Bahreyn halkı Cuma namazını boykot etti ve sadece Ayetullah İsa Kasım’ın kıldırdığı Cuma namazına katıldı.
Bir başka gelişmede Bahreyn kralı Şeyh Hamd bin İsa Al-i Halife bir keresinde muhaliflerinin sayısını çok az niteleyince, Ayetullah İsa Kasım’ın daveti üzerine Maname’de yarım milyon insanın katıldığı Lebbeyk ya Bahreyn yürüyüşü düzenlendi. Bu eylem Bahreyn tarihinde en büyük eylemdi ve Bahreyn nüfusunun yarısından fazlası bu eyleme katıldı, öyle ki gözlemciler yürüyüşün büyük bir referandum niteledi. Ayetullah İsa Kasım da ilk kez bu yürüyüşe katıldı.
Bahreyn içişleri bakanlığı bir yıl önce bir bildiride asılsız iddiaları ileri sürerek Ayetullah İsa Kasım’ın vatandaşlıktan çıkarıldığını açıkladı. Aslında Halife rejimi bu hareketi ile Ayetullah İsa Kasım’ın tutuklanması ve ardından Bahreyn’den sürgün edilmesi için zemin hazırlamak istiyordu. O günden beri Halife rejimi şimdiye kadar bir çok kez Ayetullah İsa Kasım’ın Daraz semtindeki evine baskın düzenleyerek onu yakalamak istedi, fakat Bahreynli cesur inkılapçı gençler elleri boş ve silahsız olmalarına karşın Halife rejiminin güvenlik güçlerine karşı direndi ve bu komploya mani oldu.
Son günlerde yayımlanan raporlara göre de Halife rejimine bağlı güvenlik güçleri Ayetullah İsa Kasım’ı tutuklamak için Daraz semtindeki evine baskın düzenledi ve bu kez yine göz yaşartıcı bombalar ve zehirli gazlar içeren bombalar kullandı. Ancak Bahreyn halkı Ayetullah İsa Kasım’ın tutuklanmasını engellemek için evinin etrafında oturma eylemine devam etti.
Halife rejimi Daraz semtinde Ayetullah İsa Kasım’ın canını korumak için toplanan Bahreynli inkılapçı kadınları ve erkekleri dağıtmak için Ürdünlü ve Arabistanlı güçleri devreye soktu. Görgü tanıkları ise Ayetullah İsa Kasım’ın can güvenliği bulunmadığını, zira Halife rejimine bağlı güvenlik güçleri Ayetullah Kasım’ın evini tamamen kuşatma altına aldığını belirtti.
Açıklamalarda Halife rejimine bağlı güvenlik güçlerinin Ayetullah İsa Kasım’ın evine ve oturma eylemi düzenleyenlere yönelik düzenledikleri operasyonda bir kaç eylemcinin şehit düştüğü ve yüzlerce kişi yaralandığı ve yüzlerce kişi de gözaltına alındığı belirtiliyor.
Bu arada dikkat çeken bir konu, Halife rejimi bu cinayetlerini Batılı insan hakları havarileri bu cinayetlere göz yumduğu bir sırada işlediğidir. Öte yandan Halife rejiminin cinayetlerinin en büyük ortağı da Suud rejimidir.
Son günlerde Amerika Başkanı Donald Trump Arabistan’a geldi ve Batılı devlet adamları utanmaksızın Suud rejimi gibi beşeriyet karşıtı bir rejime daha fazla silah satmaktan onur duyduklarını açıkladı.
Gerçekte hiç bir Batılı devletin lideri Suud hanedanı ve Halife hanedanı gibi despot aşiret rejimlerini işledikleri cinayetleri yüzünden tenkit bile etmiyor ve bilakis perde arkasında bu iki rejimi ve işledikleri cinayetleri tam destekliyor.
Bu durum, Batılı insan hakları havarilerinin en çirkin yüzünü ortaya koyuyor. Bu durum Batı’nın insaniyet ülkülerine açık ve aşikar ihaneti ve iki yüzlülüğünün göstergesidir. Batı insan hakları meselesini sırf muhaliflerine karşı baskı aracı olarak kullanıyor. Batılı hükümdarlar ve özellikle cani Amerikalı yetkililer bir yandan Suud rejimi ve Halife rejimi gibi acımasız zalim rejimleri destekliyor ve öbür yandan İran İslam Cumhuriyeti gibi halkın oyları ile kurulan halkçı nizamlara baskı uyguluyor ve İran’da İslam Cumhuriyeti nizamını devirmeye çalışıyor. Bu yüzden hangi hükümet kendi halkını bastırmaya başladıysa veya cinayetler işleyerek kendi halkı arasında panik ve dehşet yaratmak istediyse tarihin de şahadet getirdiğine göre aslında kendisinin devrilmesi için zemin hazırlamış olur.
Öte yandan Londra’ya bulunan siyaset meseleleri uzmanı Catherine Şekdem, Baheryn milletinin Ayetullah Şeyh İsa Kasım’a destek yönünde düzenlediği protesto eylemlerine dikkat çekiyor. Batılı uzman Catherine Şekdem şöyle diyor: Bahreyn halkının Ayetullah İsa Kasım’a destek yönünde düzenlediği protesto eylemleri Halife rejimine büyük baskı uyguluyor, nitekim bu Şii alim hakkında verilen hapis kararının hafifletilmesi de Halife rejiminin Bahreyn’de konumunu hızla kaybettiğini gösteriyor.
Şekdem şöyle devam ediyor: insaflı olmak gerekirse, Şeyh İsa Kasım hakkındaki kararın hafifletilmesi Halife rejimi halk arasında konumunu kaybettiğini gösterdiğini söylemem gerekir. Burada Maname yönetiminin halkın baskılarına karşı teslim olması çok önemlidir ve halkçı kıyamın Halife rejimini istikrarsızlaştırdığını ve bu ülkenin yöneticilerini içine büyük korku saldığını gösteriyor.
Halife rejimi Şeyh İsa Kasım’ı bir yıl hapis cezasına çarptı ve bu kararın uygulanmasını da üç yıl askıya aldı. Catherine Şekdem bu kararı şöyle değerlendiriyor: Eğer Ayetullah Kasım’a iç ve dış desteği göz önünde bulunduracak olursanız, en çok Halife rejiminin kendi kararlarının doğuracağı sonuçların hakkında kaygı duyması gerektiği açıkça anlaşılır. Şeyh İsa Kasım sadece Şii bir alim değil, aynı zamanda Bahreyn halkının demokratik değişim ve arzularının sembolüdür. Dediği gibi Maname yönetiminin halkın baskılarına karşı teslim olması çok önemlidir ve halkçı kıyamın Halife rejimini istikrarsızlaştırdığını ve bu ülkenin yöneticilerini içine büyük korku saldığını gösteriyor.
Londra’ya bulunan siyaset meseleleri uzmanı Catherine Şekdem, değerlendirmesini şöyle noktalıyor: Bahreyn halkının Ayetullah İsa Kasım’ı desteklemesi bu süreçte önemli ve anahtar rol ifa etmiştir. Eğer böylesine bir destek ve dayanışma olmasaydı, Halife rejimi çok önceleri Ayetullah İsa Kasım’ı tutuklamış olurdu. Şeyh İsa Kasım hali hazırda Bahreyn inkılabının simgesidir. Ayetullah Kasım’ın kaderi Bahreyn milletinin demokratik talepleri ile düğümlenmiştir ve bu da onu ulaşılmaz hale getirmiştir. Arabistan da Bahreyn’de hala kontrolü kendi elinde tuttuğunu zannediyor, oysa Riyad yönetiminin Bahreyn üzerindeki nüfuzu şiddetle azalmıştır. Nitekim Halife rejimi de saltanatı uzatma dakikalarına geldiğini fark ettiği gözleniyor.