Savaş çocukları ve karşılaştıkları tehlikeler
https://parstoday.ir/tr/radio/west_asia-i87995-savaş_çocukları_ve_karşılaştıkları_tehlikeler
Çocuklar her zaman dünyada yaşanan savaş ve çatışmaların en büyük ve en masum kurbanları olmuştur.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ekim 23, 2017 16:20 Europe/Istanbul

Çocuklar her zaman dünyada yaşanan savaş ve çatışmaların en büyük ve en masum kurbanları olmuştur.

BM genel sekreteri Antonio Guterres’in en yeni raporuna göre hali hazırda dünyada milyonlarca çocuk şiddet, katliam, cinsel sömürü, yetersiz beslenme, insani yardımlardan mahrum kalma ve askeri güç olarak sömürülme gibi türlü tehditlerin altındadır.

BM genel sekreteri Antonio Guterres’in raporuna göre bugün Afganistan, demokratik kongo cum., Somali, Güney Sudan, Suriye ve Yemen başta olmak üzere dünyanın bir çok savaşzede ve münakaşazede ülkesinden binlerce çocuğun en temel hakları geniş çapta ihlal ediliyor.

Bu arada Afrika kıtasının özel şartları ve bu kıtada yer alan ülkelerin siyasi, iktisadi ve sosyal durumları yüzünden bugünkü sohbetimizde kara kıtada çocukların durumunu gözden geçirmek istiyoruz.

Afrika kıtasında yer alan ülkelerin siyasi durumlarına bakıldığında, bu ülkelerin bir çoğunda iç ve dış münakaşaların yaşandığı anlaşılıyor. Kara kıtada yer alan bir çok ülkede iç savaş, siyasi geri kalmışlık, demokrasinin kurumsallaşmamış olması, liderlerin iktidarın başında kalma yönündeki çabaları, kültürel ve sosyal yapı, dini, etnik ve aşiret temelli ihtilaflar, başta Batılı devletler olmak üzere ecnebi ülkelerin müdahaleleri ve ihtilafları körüklemeleri, yoksulluk ve kötü iktisadi şartlar gibi nedenlerden ötürü devam ediyor.

Güney Sudan, demokratik kongo cum. ve merkezi Afrika hali hazırda Afrika katısında iç savaşla uğraşan ülkelerdendir. Yine Afrika kıtasının bir çok bölgesinde milis ve terörist örgütlerin faaliyetleri de bulundukları bölgede güvensizlik ve istikrarsızlığa yol açıyor. Örneğin Afrika’nın batısında ve doğusunda Boko Haram ve Eşşebab terör örgütleri faaliyet yürütüyor. Bu örgütlerin varlığı ve faaliyetleri ise bu bölgelerde yaşayan insanların yaşamını zorlaştırdığı gibi özellikle çocukları ciddi tehlikelere ve tehditlere maruz bırakıyor.

Savaşzede bölgelerde çocukları tehdit eden en büyük tehlikelerden biri, çocukların asker olarak kullanılmasıdır. BM insan hakları gözetleme örgütünün raporuna göre hali hazırda dünya genelinde 300 bini aşkın çocuk asker bulunuyor. Çocuk asker tabiri, 18 yaş olan yasal yaşa gelmemiş ve askeri örgütlere alınmış ve türlü biçimlerde askeri amaçlı kullanılan çocuklar için kullanılır.

Gerçi yetişkinler çocuklara nazaran daha güçlüdür ve bu yüzden askeri eğitimleri daha hızlı bir şekilde gerçekleşir, ama buna karşın bazı milis ve terörist örgütler çocukları askeri amaçlı eğitmeyi ve bu yönde kullanmayı ve daha doğrusu sömürmeyi tercih ediyor. Bunun önemli sebeplerinden biri ise çocukları yetişkinlere kıyasla daha rahat bir şekilde onur ve itibar kazanmak veya intikam almak gibi maddi olmayan amaçlar uğruna teşvik etmektir. Yine çocukları kontrol altında tutmak ve askeri ideolojileri onlara benimsetmek yetişkinlere nazaran daha kolaydır, zira çocuklar yetişkinler kadar analiz gücüne ve doğruyu yanlıştan ayırt etme yeteneğine sahip değildir.

BM raporlarına göre Afrika kıtası dünyada en çok çocuk askeri olan bölgedir. Bugün Güney Sudan, demokratik kongo cum. ve diğer bir çok Afrika ülkesinde çocuklar savaşlarda ve çatışmalarda kullanılmaktadır. UNICEF raporlarına göre bir tek Güney Sudan’da aralık 2013’te başlayan iç savaşın ardından şimdiye kadar en az 20 bin çocuk askeri bu ülkenin silahlı örgütlerince kullanıldı. Çocukları asker olarak kullanmak ise çocuk hakları konvansiyonunun 38. maddesinde siyasi grupların 15 yaşın altındaki çocukları savaşta kullanmamaları vurgulandığı halde yaşanan acı bir gerçektir.

Çocukların savaşa katılmaları protokolü de çatışma taraflarından 18 yaşın altındaki çocuklara savaşa katılmalarına izin vermemelerini ve bu kesime zorunlu askerlik yaptırılmamasını istiyor.

Yine bu protokol devletlerden çocukları askeri amaçlar uğruna seferber etmemelerini ve askeri çatışmalara katılmaları için kayıt yaptırılmamalarını ve bunun yerine çocukların cismi ve ruhi açılardan huzura kavuşmaları için çaba harcamalarını istiyor.

26 Temmuz 2005 tarihinde BM güvenlik konseyi oybirliği ile konseyin 1612 sayılı kararnamesini onayladı. Bu kararname çocukları savaşlarda kullanan grupları uluslararası yasaları kabul etmeye zorlama yönünde bir gözetim sistemi oluşturmak için atılan ilk adımdı.

Ancak tüm bu yasalara ve konvansiyonlara rağmen dünyada çocuklardan savaşlarda yararlanmanın devam ettiği gözleniyor. Bundan başka bir çok terör örgütü de çocukları kendi şom amaçları uğruna sömürüyor. Afrika kıtasında Boko Haram terör örgütü bir çok operasyonunda kız ve erkek çocuklarını kullanıyor. UNICEF geçenlerde yaptığı açıklamada, cari yılda Nijerya’da intihar eylemlerinde kullanılan çocuk sayısı bir önceki yıla oranla dört kata çıktığını belirtti. UNICEF raporunda cari yılın başından beri Boko Haram terör örgütü Nijerya’da 83 çocuğu intihar eyleminde kullandığını, bu çocukların arasında bir bebek de yer aldığını açıkladı.

Çocukların kolayca elde edilmesi, eğitimi daha çabuk almaları, terör örgütlerinin bu kesimi terör ve intihar eylemlerinde kullanmalarının başlıca nedenleridir. Amerika askeri akademisi terörle mücadele merkezi Boko Haram terör örgütü kadınları ve çocukları terör eylemlerinde kullandığına işaret ederek örgütün kadınları ve çocukları intihar eylemleri için kullanmasının sebebini, güvenlik güçlerinin kadınlar ve çocuklardan daha az şüphelenmeleri ve titizlikle teftiş edememeleri ve ayrıca beyinlerinin yıkanması ve bu tür eylemlerin yaptırılması daha kolay olduğuna bağlıyor.

Somalili bir terör örgütü olan ve 2012 yılında El-Kaide terör örgütü ile birleşen Eşşebab terör örgütü Afrika boynuzu ve özellikle Somali’de terör eylemleri ve katliamlar yapan bir örgüttür. Bu örgüt sadece gençlerin arasından üye toplamıyor ve Somali ve Afrika boynuzunda yaşanan kargaşa ortamı ve özellikle son 60 yılın en kurak döneminin yarattığı olumsuz şartlar yüzünden çocukların arasından da üye topluor ve bu çocukları güvenlik güçleri, Afrika birliği güçleri ve diğer uluslararası güçleri hedef almakta kullanıyor.

Bölgeyi saran kuraklık yüzünden Eşşebab örgütü açlık ve kıtlıktan etkilenen çocukları bir öğün yemek ve kalacak yer, cep telefonu ve biraz para ile kandırarak örgüte cezbediyor.

Öte yandan bölgede tekfirci IŞİD terör örgütü ve diğer silahlı milis örgütlerin de çocukların arasından üye toplama faaliyetleri devam ediyor. Irak istihbaratından Ebu Ömer, IŞİD son üç yılda çocukların üzerinde çok çalıştığını ve onlardan intihar eylemcisi olarak yararlandığını belirtiyor.

Terör örgütleri başta çocuklar olmak üzere insan kaçakçılığından da yeni gelir kaynağı olarak yararlanıyor. Çünkü söz konusu terör örgütleri çaldıkları petrolün satışı, haraç toplama ve diğer gelir kaynakları küresel iktisadi şartlar yüzünden artık bu canilerin giderlerini karşılamaya yetmediği anlaşılıyor.

Bir araştırmanın sonuçları geçen sene adam kaçırma faaliyetinin tekfirci IŞİD terör örgütüne 10 ila 30 milyon dolar gelir sağladığını gösteriyor. Araştırmanın sonuçları ayrıca söz konusu terör örgütleri cinsel tecavüz, cinsel kölelik, zorla evlendirmek gibi durumlardan da insan gücünü takviye etmek, onları tahrik etmek veya kendilerince inançlarını kaybeden güçlerini cezalandırmak için yararlanıyor.

Bu konuda BM insan hakları komisyonu Başkanı Kristan Sandberg, ellerinde yüzlerce Afrikalı çocuğun kaçırıldığını ve kaçak edildiğini gösteren belge ve kanıtlar bulunduğunu ve bu durumdan kaygı duyduklarını açıkladı.

Cinsel şiddet ve sömürü, çocukların girdikleri çatışmalarda ve münakaşalarda karşılaştıkları bir başka durumdur.

Uluslararası raporlar, Merkezi Afrika, Güney Sudan, demokratik kongo cum. ve diğer bir çok Afrika ülkesinde onlarca çocuğun cinsel istismara maruz kaldıklarını gösteriyor. Çocukların merkezi Afrika ülkesinde Fransız sözde barış gücü askerleri tarafından yiyecek karşılığında cinsel taciz ve tecavüze uğramasının ifşa edilmesi, hala mahkemeye taşınmadan örtbas edilmeye çalışılan dosyalardan biridir.

Cinsel sömürü konusu, ülkelerinde can havliyle aileleri ile birlikte veya yalnız olarak kaçan ve Avrupa’da mülteci kamplarına gelen çocukları da kapsıyor. Bu çocuklar sadece cinsel şiddet ve tecavüze maruz kalmadığı ve aynı zamanda insan kaçakçılarının tuzağına düşerek ya satıldıkları ya da öldürüldükleri ve organları satıldığı anlaşılıyor.

Savaş ve münakaşa, istenmeyen göç sürecini hızlandıran durumlardan biridir; günümüzde merkezi Afrika, demokratik kongo ve diğer bir çok Afrika ülkesinde savaş yüzünden insanlar sınırlara doğru akın ederek çevre ülkelerine sığınmaya çalışıyor.

BM mülteci işleri yüksek komiseri Filipo Grandi’nin raporuna göre Myanmar, Güney Sudan, Suriye ve diğer bir çok ülkede 2017 yılında iki milyonu aşkın insan evini yurdunu terk etmiştir. Bu arada çocukların durumu daha vahim olduğu anlaşılıyor. Bir çok mülteci çocuk açlık ve susuzluk gibi şartların altında ve asla hijyen olmayan ortamlarda yaşam mücadelesi verirken, bir çokları da ailesinden ve vatanından uzak türlü tehditlere karşı koyması gerekiyor.

Her halükarda çocuklar dünyamızın geleceğidir ve milli ve uluslararası yasalara göre tüm devletler ve uluslararası ilgili kurum ve kuruluşlar çocuklar için tehditlerden arınmış, eğitim ve sağlık imkanlarından yararlanabilecekleri huzurlu bir ortam hazırlamakla yükümlüdür. Ancak ne var ki günümüzde çocuklara karşı tehditler azalmadığı gibi günden güne daha da ciddi boyutlara ulaşıyor ve iç münakaşalar ve savaşlar bu masum varlıkların geleceğini heba ediyor. Bu doğrultuda devletlerin barışa inanmaları ve küresel barış için çaba harcamaları hiç kuşkusuz çocuklar için daha sağlıklı bir ortam hazırlayabilir.