Abdullah Salih’in ölümü ve Yemen’in geçiş sürecine girmesi – 1
Suud rejiminin Yemen’e dayattığı savaşta insani facia tüm hızı ile devam ettiği bir sırada, 1978 – 1990 yıllarında Kuzey Yemen’e ve 1990 – 2011 yılları arasında da birleşik Yemen’e hükmeden Ali Abdullah Salih, Ensarullah hareketi ile taktiksel ittifakını çiğnedi ve bu ülkede yüzlerce ölü ve yaralı geride bırakan yeni bir isyan başlattı.
Ancak Ensarullah hareketine bağlı güçlerle Ali Abdullah Salih’e bağlı güçlerin arasında yaşanan çatışmalar, Yemen’in eski Cumhurbaşkanı veya daha doğrusu eski diktatörü Ali Abdullah Salih’in ölümü ile noktalandı.
Kuşkusuz Ali Abdullah Salih’in ölümü Yemen gelişmelerini yeni bir aşamaya getirecektir. Bu çerçevede konu ile ilgili hazırladığımız özel programımızda Ali Abdullah Salih’in 40 yıllık iktidarını kapsayan karnesini gözden geçirmek istiyoruz.
Ali Abdullah Salih, 1970’li yıllarda iktidarın başına geçen son Arap liderlerden biriydi. Gerçekte Ali Abdullah Salih, Arap dünyasının 70’li yıllarından geriye kalan son diktatörlerinden biri sayılırdı.
Ali Abdullah Salih Temmuz 1978 tarihinde Kuzey Yemen parlamentosu tarafından bu ülkenin Cumhurbaşkanı seçildi. 12 yıl sonra 1990 yılında Ali Abdullah Salih Yemen’in beş üyeli cumhurbaşkanlığı konseyinin Başkanı olarak seçildi.
Ali Abdullah Salih 1994 yılında da cumhurbaşkanlığı konseyini feshederek Kuzey Yemen’le Güney Yemen arasında yaşanan savaşın içinde birleşik Yemen’in Cumhurbaşkanı olarak çıktı ve bu tarihten Şubat 2012 tarihine kadar da Yemen Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.
Gerçekte Ali Abdullah Salih 1978 yılından Şubat 2012 tarihine kadar tam 33 yıl boyunca Yemen’de bir numaralı adamdı. Ancak Ali Abdullah Salih’in hükümet tarzı, 1970’li yılların Arap dünyasındaki diğer liderlerden pek farklı değildi. İktidarda sırf yakınlarına yer vermek ve mevkileri akrabaları arasında paylaştırmak, muhalifleri infaz etmek ve aşiret liderleri ile yakın ilişki kurmak, Ali Abdullah Salih’in Yemen’de yönetim anlayışının bazı bileşenleriydi.
Yemen Ali Abdullah Salih döneminde sadece 1999 ve 2006 yıllarında iki cumhurbaşkanlığı seçimlerine şahit oldu. Ali Abdullah Salih de Arap dünyasındaki diğer halefleri gibi göstermelik meşruiyet kazanmak için bu seçimlerden yararlandı, fakat Yemen anayasasını değiştirerek cumhurbaşkanlığı süresini 5 yıldan 7 yıla yükseltti. Sonuçta ve izlenen bu yöntemle Yemen de diktatörlük ve fesat iktidarlarla yönetilen diğer Arap ülkelerinde olduğu gibi hükümet düzeyinde en yüksek düzeyde fesat ve mali yolsuzluklara şahit oldu ve Ali Abdullah Salih yönetiminde ailevi çıkarlar milli çıkarlardan daha öncelikli oldu. Öte yandan Yemen ve Ali Abdullah Salih de diğer irticai Arap rejimleri gibi bekası ve güvenliği için dış güçlere bağımlı hale geldi.
Yemen halkına iç savaş ve çatışmaları dayatmak, Ali Abdullah Salih’in yaklaşık kırk yıllık zalimane iktidarının bir başka özelliğiydi. 1994 yılında Kuzey Yemen’le Güney Yemen arasındaki savaş ve yine 2004 ila 2010 yıllarında Husilerle yürütülen savaş, Ali Abdullah Salih döneminde Yemen milletinin şahit olduğu iki kanlı savaş oldu. Yaklaşık 8 bin kişinin ölümü ile sonuçlanan 1994 savaşı ise Güney Yemenli komutanlardan biri olan Mansur Hadi’nin ihaneti ve Ali Abdullah Salih ile ittifak kurmasından sonra Ali Abdullah Salih lehine sonuçlandı. Bu savaşın son bulmasının ardından Ali Abdullah Salih Yemen Cumhurbaşkanı ve kendi halkına ihanet eden Mansur Hadi de onun yardımcısı olarak atandı.
Yemen’de 2004 ila 2010 yılları arasında Husilerle altı turda yaşanan iç savaş, Ali Abdullah Salih döneminde Yemen halkının yaşadığı ikinci önemli savaştı. Bu savaş da binlerce ölü ve yaralı geride bıraktı.
Ancak bu savaşta Arabistan rejimi Ali Abdullah Salih’a destek vererek resmen Husilere karşı savaşa girdi. Bu savaşlardan başka 2011 yılında yaşanan iç çatışmalar da Ali Abdullah Salih’in Yemen’de iktidarının bir başka ürünüydü. Bu çatışmalarda da yine Yemen halkından yaklaşık 2 bin kişi hayatını kaybetti.
Suud rejiminin Yemen milletine dayattığı savaş ise Ali Abdullah Salih’in ortak yabancı bir düşmana karşı katıldığı tek savaştı. BM insani işler idaresinin yayımladığı verilere göre bu savaş şimdiye kadar yaklaşık 9000 ölü ve 51 bin yaralı geride bırakmasına karşın yine de Ali Abdullah Salih bu savaşın sonuna kadar Yemen milletinin çıkarlarını savunamadı ve yeniden iktidarın başına geçme hayaliyle Suud hanedanının desteğine gönül bağladı ve savaşın tam ortasında saf değiştirerek Yemen’in halkçı Ensarullah hareketinin güçlerine karşı savaşa girdi, fakat sonunda helak oldu ve böylece Yemen’de ihanet ve fesat ve pislik dolu kırk yıllık iktidar dosyası ebediyen kapandı.
İktidar hırsı, Ali Abdullah Salih’in en önemli kişisel özelliğiydi. Gerçekte Ali Abdullah Salih Arap dünyasının 1970’li yıllarındaki diğer selefleri gibi dört elle Yemen’de iktidara sarıldı ve iktidarın başında kalmak için her türlü ameli mübah saydı. Ali Abdullah Salih Yemen’de iktidarı savaşla ele geçirdi, ancak daha sonra 1999 ve 2006 yıllarında düzenlediği iki göstermelik seçimle elinde tutmaya devam etti.
Ali Abdullah Salih 2011 yılında Yemen’de İslamî uyanış hareketiyle başlayan halk ayaklanması ile karşılaşınca bu kez oğlu Ahmet’i iktidarın başına geçirmeye çalıştı, ancak sonunda bu mevkiyi yardımcısı Mansur Hadi’ye bırakmak zorunda kaldı.
Aslında eğer Ali Abdullah Salih, yardımcısı Mansur Hadi de iktidarın başına geçtiğinde onun izlediği yöntemi izleyeceğini, yani iktidarda önemli mevkileri kendi yakınlarına ve akrabalarına vereceğini ve onun yakınlarını ve akrabalarını iktidardan uzaklaştıracağını bilseydi, ta 2011 yılından itibaren ölüm noktasına kadar Yemen halkının protesto eylemlerine karşı direnirdi, nitekim Haziran 2011’de cumhurbaşkanlığı sarayına düzenlenen saldırıda ağır yaralandı ve Arabistan’ın başkenti Riyad’da bir hastanede 8 kez ameliyat geçirdi ve hiç kimse Ali Abdullah Salih’in bir kez daha iktidarın başına geçeyeceğini düşünmediği bir sırada yeniden Yemen’e dönerek iktidarın başına geçti.
Ali Abdullah Salih Şubat 2012’de ve tek adaylı göstermelik bir seçimlerin ardından Mansur Hadi lehine iktidardan çekildi, fakat halk kongresi partisinin liderliğini bırakmadı ve böylece Yemen’de nüfuzunu korumak istedi.
Ali Abdullah Salih 2015 yılında da 2004 ila 2010 yılları arasında altı kez Husi hareketi ile savaştığı halde yeniden iktidarın başına geçebilmek için Husi hareketi ile ittifak kurdu. Ancak Yemen işlerini bilen gözlemciler bu ittifakın iki eski düşman arasında stratejik bir ittifak olmadığını ve pek fazla sürmesi de muhtemel olmayan taktiksel bir ittifak olduğunu biliyordu. Nitekim sonunda da bu taktiksel ittifak sadece üç yıl sürdü ve Ali Abdullah Salih müttefiki Ensarullah hareketine ihanet etmek ve Suud rejimi karşıtlığına son vermek ve Yemen milletinin bağımsızlık ülküsünü bir kenara itmekle resmen kendi ölüm fermanını imzaladı.
Gerçekte Ali Abdullah Salih’in Yemen’de yaklaşık kırk yıl boyunca iktidarın başında bulunmasının getirileri ihanet, fesat ve iç savaş dayatmalarından başka Ortadoğu bölgesinde en yoksul Arap ülkesini inşa etmek oldu.
Dünya bankasının 2012 yılında yayımladığı verilere göre, Ali Abdullah Salih bu yılda Yemen’i kişi başına yıllık 1070 dolar gelirle Arap dünyasının en yoksul ülkesi ve dünyanın da en fakir ülkelerinden biri olduğu bir sırada Mansur Hadi’ye devretti. O sıralarda Yemen dünyanın 173 ülkesi arasında 140. Sırada yer alıyordu.
Şimdi ise Yemen’de Ali Abdullah Salih’in ölümünden sonra başlayan Salih sonrası dönem de Arabistan rejiminin Yemen milletine dayattığı savaş yüzünden bu ülkede 22 milyon insan acil insani yardımlara muhtaç duruma düştüğü bir sırada başlıyor. Hali hazırda Yemen’de ayrıca 17 milyon insan gıda maddeleri kıtlığı ile karşı karşıya bulunuyor ve 16 milyon insan sağlıklı içme suyu bulamıyor.
Buna karşın Yemen halkı savaşın son bulması ve bağımsız bir iktidarın işbaşına gelmesi umuduyla bu ülkenin tarihinde yeni bir dönemi başlattığı anlaşılıyor.