Abdullah Salih’in ölümü ve Yemen’in geçiş sürecine girmesi – 3
Sohbetimizin üçüncü ve son bölümünde Ali Abdullah Salih’in ölümü Yemen ve Ensarullah hareketi için neler getireceğini ve Ensarullah hareketi Yemen’de nasıl bir siyaset izleyeceğini gözden geçirmek istiyoruz.
Ali Abdullah Salih’in ölümü Ensarullah hareketi için getireceği önemli sonuçları hakkında gündemde olan önemli bir görüş, Ensarullah'ın Salih’in ölümünün kazanan tarafı olduğunu savunuyor. Zira Salih’in mümkün olan en hızlı biçimde ve en kısa sürede etkisiz hale getirilmesi, Ensarullah hareketinin düşmanını gafil avlama gücünü ispat etti ki bu da bu hareketin iktidarını ve ihtişamını daha da arttıracağı anlaşılıyor.
Bunun için bir iki gerekçe söz konusudur. İlk gerekçe şu ki Salih’in ölümü ile birlikte Yemen’in başkenti Sana’da iktidar bir nevi tek parça haline geldi, zira hem Yemen halk kongresi partisi siyasi konumu geriledi, bir de Yemen’de iktidar iddiasında bulunanlardan biri silinmiş oldu. Gerçi Ali Abdullah Salih 2012 yılında resmen iktidardan uzaklaştırıldı, fakat buna karşın sürekli iktidarın başına geri dönmeye çalışıyordu ve Ensarullah hareketi ile ittifakına ihanet etmesinin sebebi de Salih’in iktidar hırsıydı. Öte yandan Ali Abdullah Salih’in ölümü ile birlikte Ensarullah hareketinin gelecek müzakerelerde eli güçlenmiş olacak, zira Salih’in ölümü Ensarullah hareketinin Sana’da üstün konumda olduğunu ortaya koydu. Bu arada Yemen halk kongresi partisinin gövdesinin bir bölümü ve hamileri de başkent Sana’da her türlü etkin çatışmanın çıkmasını engelleyecek veya Yemen’de gelecekte iktidara ortak olmak için Ensarullah hareketi ile taktiksel ittifakını koruyacak.
Üniversite öğretim üyesi Abdurrıza Ferecizade bu konuda şöyle diyor: Yemen’de Ali Abdullah Salih ölümünden sonra bir senaryo şu ki, Salih taraftarlarından bir grup Sana’da kontrolü ele geçirebilir ve Ensarullah ile müzakereye girip bir nevi gerginlikleri azaltarak bu iki grubun tamamen birbirinden ayrılmalarına mani olabilir.
Bu yüzden Suud ittifakı ve Batılı güçlerin Yemen’de Ensarullah hareketinin siyasi konumu ve ağırlığının artmasını önlemek için mevcut şartlara Rıza göstererek Ensarullah hareketi ile siyasi bir anlaşmaya varmak üzere daha gerçekçi ve daha ciddi bir irade sergileyebilir.
Ali Abdullah Salih ölümünün Ensarullah hareketi için müspet sonucu olduğunun ikinci gerekçesi şu ki Suud rejiminin Yemen’de son piyonlarından biri olan Salih’i kaybetmek, Riyad yönetiminin elini zayıflatmış olur. Zira Suud rejimi Yemen’deki son piyonunu kaybederek Yemen milletine karşı izlediği politikaları uygulamak için daha fazla kısıtlama ile karşılaşacaktır. Bu doğrultuda Arabistan’ın Ali Abdullah Salih’in oğlu Ahmet’i Yemen halk kongresi partisinin başına geçmesi ve Ensarullah hareketi ile muhalefet etmeye başlaması yönündeki ikna çabaları sonuç vermedi ve bu yüzden Riyad Yemen’de kaybettiği piyonundan kaynaklanan zafiyetini telafi etmek için Yemen’e karşı daha fazla şiddet uygulamaya yönelecektir.
Aslında Suud rejiminin Yemen milletine dayattığı üç yıllık savaş bu ülkede dünyanın en büyük insani facialarından birini tetiklediğine göre, şimdi Suud rejiminin Yemen’e yönelik şiddet uygulamasını arttırması ve bu ülkeye yönelik çok yönlü kuşatmasını ağırlaştırması ve binlerce Yemenli vatandaşı katletmesi veya yaralaması, uluslararası camianın Suud rejimine daha fazla baskı uygulamasına yol açabilir ki bu da sonuçta bu rejimin Yemen krizinde yaşanan siyasi ve askeri sahadaki gerçekleri kabul etmesine ve siyasi bir çözüm bulmaya boyun eğmesine sebep olabilir.
Ali Abdullah Salih ölümünün Ensarullah hareketi için müspet sonucu olduğunun üçüncü gerekçesi şu ki, Ali Abdullah Salih Yemen’de güvenlik ve askeri kurumlarda ve özellikle aşiretlerin arasında önemli nüfuza sahipti. Şimdi ise Ali Abdullah Salih’in ölümü ile birlikte onun ailesi ve ayrıca Yemen halk kongresi partisinden hiç kimse Yemen’de Ali Abdullah Salih gibi rol ifa edemeyecektir. Gerçekte Ali Abdullah Salih’in ölümü ile birlikte şimdi asıl Ensarullah hareketi Sana’da rakipsiz olarak liderlik koltuğunda oturabilir.
Burada gündeme gelen önemli bir soru ise, Ensarullah hareketinin Ali Abdullah Salih’ten sonra Yemen’de ne gibi bir politika izleyeceği sorusudur.
Görünen o ki Ensarullah hareketi Ali Abdullah Salih sonrası Yemen’de beşli bir politika izlemek istiyor. Ensarullah hareketinin en önemli siyaseti başkent Sana’da huzur ve güvenliği temin etmek ve Yemen’de başta halk kongresi partisi olmak üzere diğer siyasi gruplar ve aşiretlerle her türlü etnik çatışmayı önlemektir.
Bu arada Ensarullah komutanları da bir yandan Sana ve kontrol altında tuttukları eyaletlerde çatlak oluşmasını engellemeye çalışırken, öbür yandan da başta Arabistan ve BAE’ine bağlı güçler olmak üzere ecnebi güçlere Yemen içinde tefrika, şiddet ve iç çatışma çıkarmalarına izin vermemeleri gerekiyor.
Yemen halk kongresi partisi ile teamülde bulunmak ve onları Salih’in Yemen’e ihanet ettiği konusunda ikna etmek, Ensarullah hareketinin Ali Abdullah Salih’in ölümünden sonra izleyeceği bir başka politikadır. Öte yandan Ensarullah hareketi eşit şartlarda olmak üzere Yemen krizinin siyasi çözümü için her türlü ciddi müzakereyi olumlu karşılıyor.
Ensarullah hareketinin Yemen’de Ali Abdullah Salih sonrası dönemde izleyeceği beşinci politikası ise Suud rejimi ve müttefikleri ile özellikle füze gücünü geliştirerek askeri açıdan mücadelesini sürdürmek ve Riyad’ı ürettiği ve sahip olduğu balistik füzelerle tehdit etmeye devam etmektir. Bu doğrultuda Yemen ordusu Ensarullah güçleri ile birlikte Suud rejimine karşı savaşırken, geçen 20 Aralık tarihinde de Riyad’da Suud hanedanının kraliyet sarayını balistik füze ile hedef aldı. Gerçekte Riyad’ı balistik füzelerle tehdit etmek Suud rejiminin paniklemesine ve Yemen’e dayattığı eşit şartlarda olmayan savaşa son vermeye müzakere masasına oturmaya ikna edebilir.
Yemen’in eski diktatörü Ali Abdullah Salih’in ölümü bu ülkede son yedi yılda yaşanan belki de en önemli gelişmelerden biridir. Ali Abdullah Salih 33 yıl Yemen’e hükmetti. Buna karşın Salih Yemen krizinde bir nevi hesap hatasına düştü. Ali Abdullah Salih oğlu Ahmet aracılığı ile Arabistan ve BAE ile irtibat kurmuştu. Salih Riyad ve Ebu Dabi’den Ensarullah hareketi ile ittifaktan çekildiği takdirde Yemen’de yeniden iktidarın başına getirileceği yönünde bazı sinyaller almaya başladı. Gerçekte Ali Abdullah Salih Riyad ve Ebu Dabi’nin Ensarullah hareketine karşı kurdukları kumpasın uygulayıcısıydı, fakat nasıl ki Yemen halkı son üç yılda dünyanın en büyük ve en kötü krizine şahit oldukları gibi, Yemen’in eski Cumhurbaşkanı da Arabistan ve BAE’ini yönetenlerin cahillik ve siyasi hamlığının kurbanı oldu. Nitekim Ali Abdullah Salih’in ölümü Yemen’i 40 yılın ardından yeni bir aşamaya getirdi. Buna göre Salih’in ölümünü bir nevi Yemen halkının 2011 yılında gerçekleştirdiği inkılabı tamamlayan zincirin son halkası nitelemek mümkün.