IŞİD’in medya propagandası; doğuştan çöküşe - 3
https://parstoday.ir/tr/radio/west_asia-i94479-iŞİd’in_medya_propagandası_doğuştan_çöküşe_3
Bazı siyaset ve uluslararası meselelerin uzmanları tekfirci IŞİD terör örgütü medyadan adeta askeri silah gibi yararlandığına inanıyor.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 01, 2018 19:57 Europe/Istanbul

Bazı siyaset ve uluslararası meselelerin uzmanları tekfirci IŞİD terör örgütü medyadan adeta askeri silah gibi yararlandığına inanıyor.

Medya uzmanları, Ürdünlü pilotun tekfirci IŞİD terör örgütü tarafından Ocak 2015’te yakılarak infaz edilmesinin görüntüleri, en modern kameralarla çekim teknikleri kullanılarak ve yedi profesyonel kamera ile çekildiğini belirtiyor. Bundan önce de Irak’ın Spayker askeri üssünde Iraklı hava kuvvetleri öğrencilerinin Haziran 2014’te idam sahneleri yayımlandı. Bu görüntülerde yüzlerce Iraklı öğrenci IŞİD tarafından infaz edilerek cenazeleri ırmağa atıldı. Bu tür görüntüler daha sonraları da Mısır ve Libya gibi ülkelerde çekildi ve IŞİD medya üzerinden propaganda yaparken, TV kanalları da bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde örgütün peşinden sürüklendi. Gerçekte IŞİD çektiği görüntüler ve medya üzerinden başkaları ile bir irtibat köprüsü kurdu ve böylece cinayetlerini başarı gibi göstermeye başladı, üstelik bu hedefi için hiç bir para da ödemiyordu.

Böylece medya organlaarı da IŞİD’in ideolojisinin propagandasını yapmak için adeta birbiriyle yarışarak birbirini sollamaya çalıştı ve sonuçta IŞİD de amacı olan korkunç üne kavuştu ve işlediği cinayetlerin perde arkasının görsel medyada yayımlanması da örgütün onur kaynağı oldu.

Kuşkusuz IŞİD’e hizmet eden medya organları sadece TV kanalları ile sınırlı kalmadı, hatta sosyal paylaşım siteleri bu yönde daha önemli rol ifa etti, zira IŞİD bu tür kitle iletişim araçlarını sapkın ideolojisini yaygınlaştırmak ve yeni taraftarlar toplamak için bir kaç dilde çok iyi kullanıyordu. Böylece dünyanın dört bir yanından ve özellikle Avrupa ve Asya kıtalarından bu propagandalara aldanan gençler Irak ve Suriye’nin yolunu tutarak örgüte katılmaya başladı.

Öte yandan Suud hanedanının tekfirci IŞİD terör örgütü ve Irak ve Suriye’de desteklediği diğer tekfirci terör örgütlerine petrol dolarlarını akıtarak kendince vahabi tarikatının hedeflerine hizmet etmeye çalışması, IŞİD’in medyayı geniş çapta kullanmasının bir başka nedeniydi.

IŞİD’in günün teknolojilerine ulaşma biçimi hakkında yayımlanan belgelere göre Suud rejimi IŞİD’in medya faaliyetlerine yardım etmek için TV kanalı açan uzmanlarını Musul’a gönderdi ve Arabistanlı bir teröristin yönettiği Furkan adlı IŞİD’in medya organının yönetimini üstlendi. Gerçekte IŞİD’e bağlı medya organlarının yöneticilerini Suud selefiler oluşturuyordu, zira bu zümre Arapçayı en iyi bilen ve en iyi telaffüz eden zümreydi ve ellerinde bulunan medyada yayımladıkları programlar ve konuşmalardan Ebu Bekir Bağdadi’nin liderliğini ispat etmek için yararlanıyordu.

Kuveyt TV kanalı muhabiri ve büro Başkanı Ahmet Sami şöyle diyor: bir fotoğraf binlerce kelimenin yerini tutabilir, bir de bir video görüntüsü çektiğinizi ve düşüncelerinizi ve inancınızı anlatma yolunda kullandığınızı düşünün, ki bu durumda artık konuyu anlatmak ve açıklamaya gerek bile kalmaz. Bu yöntem de tam IŞİD’in kullandığı yöntemdi ve bazı medya organları bilerek veya bilmeyerek bu hedefe hizmet etti. Bilindiği üzere bölge ülkelerinde TV kanalları ve medya organlarının sayısı küçümsenmeyecek kadar fazladır. Bu medya organların tüm evlere girmiştir ve IŞİD de bu medya organları üzerinden halkın evine girdi. Bu doğrultuda hatta bazı medya organları IŞİD’in cinayetleriyle ilgili haberleri rakiplerinden daha çabuk muhataplarına ulaştırmak için birbiriyle yarışıyordu ve iş öyle bir yere vardı ki IŞİD’e ait olan Amak haber ajansı önemli bir haber ajansı olarak kabul edildi ve IŞİD’le ilgili haberlerin Amak tarafından doğrulanması yetiyordu.

Tekfirci IŞİD terör örgütü 2014’ün sonlarına doğru bir bilgisayar oyunu hazırladı ve bu oyunda düşmanlarına karşı izlediği askeri yöntemleri görüntüledi. Bu oyunun adı keskin kılıçlar’dı ve büyük ölçüde ünlü GTA adlı oyuna benzer bir şekilde tasarlanmış ve kullanıcılarına patlama, pusu, silah kullanma ve saldırı düzenleme gibi misyonlar belirlemişti.

Bu oyunun kahramanları ise IŞİD teröristleri ve düşmanlar da Iraklı ve Amerikalı askerler şeklinde tanıtılıyordu.

IŞİD’in bilgisayar oyunu piyasaya çıktığında Arabistan ve Fars körfezinde yer alan Arap emirliklerin gazeteleri bu haberi vererek oyunu detaylı bir şekilde anlatmaya başladı. Arabistan kültür bakanlığına bağlı Acil gazetesi bu habere yer vererek bu tür oyunların amacını IŞİD teröristlerinin moralini yükseltmek, çocukları ve gençleri Batı ile mücadele yönünde eğitmek ve muhaliflerin yüreğine korku salmak şeklinde açıkladı.

IŞİD’in bu oyunu, içinde uyarı olan bir mektupla başlıyordu. Uyarı şöyleydi: sizin şimdi oynayacağınız oyun, bizim şu anda savaş meydanında yapmakta olduğumuz iştir.

IŞİD ayrıca bir dizi kısa görüntüleri hazırlayarak bu oyunun reklamı mahiyetinde internet ortamında yayımlamaya başladı. Bu reklamların en bariz özelliği ise gençleri Batı ile mücadele etmeye ve düşmanlara ve IŞİD muhaliflerine karşı terör eylemleri düzenlemeye teşvik etmekti. Bu oyunun muhtevası tekfirci IŞİD terör örgütünün muhaliflerine karşı kullandığı her türlü cinayet yöntemleri ve taktiklerinden oluşuyordu. Bu oyun bazı patlama sahneleri, askeri çatışma ve pusu kurulan yerden ateş etme sahneleri ile başlıyor ve tüm sahnelerde IŞİD teröristlerinin sesi duyuluyordu. Bu oyunda yer alan karakterlerin sürekli tekbir çekmeleri ve IŞİD’in gerçekte yaptığı gibi muhaliflerin kafasını kesmek ve araçları infilak ettirmek gibi bazı uygulamaları yerine getirmeleri dikkat çekiyordu. Oyun boyunca da IŞİD’in logosu monitorun üst kısmında yer alıyor ve oyunun sonuna kadar da sözde cihatçı kavramlar göze çarpıyordu.

Tekfirci IŞİD terör örgütü ayrıca Arapça dilinde Fecrul Beşayer adında cep telefonları için de bir program hazırladı. Bu program akıllı cep telefonlarına yüklenebiliyordu ve otomatikman IŞİD terör örgütü ile ilgili en yeni haberleri kullanıcılara iletiyordu. Bundan başka bu yazılım kullanılarak başkalarına yoğun düzeyde bilgi göndermek de mümkün oluyordu. Örgüt hatta muhataplarını daha fazla etkilemek için cinayetlerinden çektiği filmlerde bilgisayar tekniklerini de kullanıyordu. Nitekim geçen sene IŞİD halkı katliam ettiği ve Iraklı güçlere saldırdığı cinayetlerinden bilgisayar oyunları tarzında görüntüler yayımladı. Aslında bu görüntüler Felluce’de çatışmaların sırasında IŞİD teröristlerinden biri GoPro adlı özel kamerayı başına takarak  Iraklı güçlere karşı açılan ateşten çeşitli konumlardan yaptığı çekimlerle hazırlandı ve daha sonra bilgisayar oyunları tarzında bir video hazırlandı. Bu videoda savaş meydanı ve IŞİD teröristlerinden çekilen görüntülerle başlıyordu ve daha sonra çatışmalar, binalarda patlamalar ve IŞİD teröristinin başına taktığı özel kameranın açısından açılan ateşten çekilen görüntüler gösteriliyordu.

Öte yandan tekfirci IŞİD terör örgütünün medya alanında yoğun faaliyetleri, bu örgütün tehdit içeren varlığının dünya genelinde bir çok medya çalışanını tepkiye zorladı ve örgütten beşeriyete karşı bir tehdit olarak söz etmelerine vesile oldu. Polonya’da oyun üreten bir film stüdyosu IŞİD’in 2020 yılında Avrupa’da muhtemel bir saldırı düzenleyeceğini duyurdu. Söz konusu stüdyo Nisan 2016’da özel bilgisayar için bir oyun üreterek piyasaya sürdü ve böylece siyaset çevrelerinin ilgi odağına oturdu. Bu ürünün adı IŞİD’e karşı savunma idi ve içinde tekfirci IŞİD terör örgütünün güçlenmesinin 2020 yılında doğuracağı vahim sonuçları ve Afrika kıtasını fethedeceği ve daha sonra topraklarını genişletmek için Avrupa kıtasına saldıracağı anlatıldı.

Polonyalı firmanın oyununda oyunu oynayan kullanıcı NATO askerlerinden biri olarak tekfirci IŞİD terör örgütü ile çatışmaya giriyor ve IŞİD teröristlerinin kent içi ve dışındaki bazı mevzilere ulaşmasını engellemesi gerekiyor. IŞİD’e karşı savunma adlı oyun aslında bu tarzda hazırlanan oyunlarda önemli bir ürün sayılmıyor ve içinde çok zayıf tekniklerin kullanıldığı gözleniyor. Ancak bu ürün bile medyanın IŞİD’den ne kadar korktuğunu ortaya koyuyordu. Polonyalı firmanın Başkanı Jaroslaw Zeilinski bir gazeteye bu ürün hakkında yaptığı açıklamada şöyle diyordu:

Bence IŞİD’in Avrupa’ya saldırısı kesindir ve yakında vuku bulacaktır. Onlar sonunda Ortadoğu bölgesinde savaştan yorulur ve Avrupa işgal için en kolay hedef olur. Yıllardır Amerika devleti İran ve Kuzey Kore’ye Avrupa için en büyük tehdit olarak tanıtıyor, oysa IŞİD en ciddi tehdittir, bu ülkeler değil.

Gerçi IŞİD’in Avrupa kıtasına saldırısı ve bu konunun bir oyun çerçevesinde görüntüye aktarılması birçokları tarafından basit bir fantezi ve hayali bir konu nitelendi, ancak zaman  IŞİD fitnesi Avrupa’yı da vurduğunu gösterdi ve hatta 2020 yılından önce bu teröristler Batı medyasında gösterilmekten başka Avrupa sokaklarında da görülmeye başladı.