IŞİD’in medya propagandası; doğuştan çöküşe - 6
Günümüz dünyasında propaganda her faaliyetin en önemli ve temel direklerinden biri sayılır. Anlaşılan bu konu, terör örgütlerinin de gözünden kaçmamıştır.
Nitekim bir çok uzman medya üzerinden propaganda yapmanın doruk noktasını tekfirci IŞİD terör örgütü son yıllarda sergilediğini belirtiyor. Gerçi hali hazırda örgütün medya üzerinden propagandası sönmeye yüz tuttuğu ifade ediliyor.
Geçen bölümlerde IŞİD’in medya faaliyetleri, askeri sahadaki faaliyetleri kadar önem arzettiğini belirttik. Gerçekte IŞİD’de her 40 askeri güce karşı bir kişi de medya alanında faaliyet yürütüyordu. IŞİD ortaya çıktıktan sonra ve özellikle Haziran 2014’te Musul işgalinden sonra dillere düşmesinin ardından “IŞİD haber yapmak için kafa kesiyor” cümlesi dillere düştü.
Bu arada bazı medya alanı uzmanının belirttiğine göre IŞİD’in bir çok terör eylemi başlı başına hedef değildi ve örgütün esas amacı yaptığı eylemin etrafında propaganda yapmaktı.
Şimdi ise IŞİD terör örgütünün son aylarda Irak ve Suriye’de yok olma sürecine girmesi ve sonunda bu örgütün söz konusu iki ülkede işinin bittiği ilan edilmesinden sonra örgütün propaganda ve medya faaliyetlerinin kaderi hala ciddiyetini koruyan bir konudur. Hali hazırda IŞİD’in haber ajansı Amak’ın faaliyetleri oldukça gerilemeye başladı. Gerçi IŞİD’in sözde hilafetinin mirası Irak ve Suriye kentlerinde yıkımdan başka bir şey olmadı, fakat Ebu Bekir Bağdadi’nin medya çalışanları bu cinayetlerden yüzlerce saat görüntülü rapor hazırladı ve şimdi arada bir bu görüntüleri medya organlarında yayımlıyor. Ancak bu sözde belgesellerin süresi çok kısa tutuluyor. Örneğin örgüt en son 12 dakikalık bir belgesel yayımladı.
2017 yılının sonlarına doğru Irak’ta El Beyan etüt ve planlama merkezi adlı bir etüt merkezi tekfirci IŞİD terör örgütünün günlük medya ürünlerini araştırdığı çalışmanın sonucunu yayımladı. Bu rapor 22 Kasım 2016 ila 22 Kasım 2017 tarihleri arasında kalan zaman dilimini kapsıyor ve ele alınan bu dönemde IŞİD’in medya makinesi yavaş yavaş sönmeye yüz tuttuğunu gösteriyor. Bu araştırmanın sonuçları IŞİD askeri sahalarda ve Irak ve Suriye’de yürüttüğü savaş cephelerinde hezimete uğramaya başlayınca medya açısından da gerilemeye başladığını gösteriyor. Araştırmada Rakka kenti düştükten sonra IŞİD’ın günde 29 haber üretme konumundan günde 10 haber üretme konumuna gerilediği ve hatta 22 Kasım tarihinde tam bir gün boyunca örgüt bir tek haber bile yayımlamadığı ifade ediliyor.
Irak’ta El Beyan etüt ve planlama merkezinin araştırmacıları son bir yılda tekfirci IŞİD terör örgütünün günlük haber üretme faaliyetini yakından rasat etti. Bu araştırmanın sonuçları IŞİD’in Rakka kurtarıldıktan sonra 17 Ekim tarihinden itibaren tam bir gerileme sürecine girdiğini, öyle ki 18 Ekimde sadece 4 haber yayımladığını, ki bu rakam araştırmanın yapıldığı bir yıllık süre içinde eşi olmayan bir durum sayıldığını ortaya koydu. Son veriler de örgütün haber sayısı son bir yılda ürettiği haber sayısının ortalamasının çok çok altında bulunduğunu gösteriyor.
Öte yandan tekfirci IŞİD terör örgütünün diğer medya organlarına da bakıldığında bu gerilemenin örgütün tüm medya faaliyetlerinde göze çarptığı anlaşılıyor. Örneğin Amak haber ajansı geçen yılın Eylül ayında 421 haber üretirken, Kasım ayında ancak 193 haber üretti. Bu arada örgütün yayımladığı video sayısı da Eylül ayında 52 videodan Kasım ayında 11 videoya gerildiği anlaşılıyor. Oysa video sayısında bu gerileme, IŞİD’in terör mesajlarını yayımlamak için dayandığı eskiden kayda alınan görüntülerden yararlandığına bakıldığında, örgüt için büyük bir hezimet sayılıyor.
Tekfirci IŞİD terör örgütünün medya alanında faaliyetini azaltması, örgütün iki temel yayın organı olan El Beyan radyosu ve El Rumiye dergisinin faaliyetlerini durdurmalarına da yansıtığı gözleniyor. El Rumiye dergisi ingilizce ve yine 10 dilde daha Eylül 2016’dan itibaren çıkarılmaya başlamıştı. Ancak derginin yayını ekim ayında durduruldu ve bir daha yeni sayısı çıkmadı.
Yine IŞİD’in Nisan 2015’ten bu yana ana haberlerini yayımlayan El Beyan radyosu da yavaş yavaş sürekli yayın yapmaktan uzaklaştı ve 25 Ekim’de yayını tamamen durdu.
Radyo El Beyan 11 Kasım’da sadece internet üzerinden eski yayınlarını tekrarlayarak faaliyet yürüttü. Bu durum, örgütün canlı yayın yapma yeteneğini yitirdiğini ortaya koydu, nitekim bu radyonun internet üzerinden yayını da 20 Kasım’da kesildi.
Tekfirci IŞİD terör örgütünün medya ürünlerinin niceliğinde yaşanan hızlı düşüşten başka, üretilen haberlerin ve programların niteliği de altüst olmaya başladı. Eskiden örgütün medya ürünlerinde sözde hilafetin hükümet yöntemleri, kamu hizmetleri, işgal altındaki topraklarında günlük yaşamla ilgili durumlar ballandıra ballandıra anlatılıyor ve bu bölgelerde yaşayan halkın IŞİD’den memnuniyet masalları tekrar tekrar ifade ediliyordu. Ancak son iki ayda bu süreç tamamen durduruldu, hatta seyrek rastlanılan bir duruma dönüştü.
Aslında bu durum tahmin edilebilirdi, zira örgüt işgal ettiği toprakların hemen hemen tümünü kaybetti. Bu yüzden örgütün propaganda amaçları ciddi engellerle karşılaştı ve bu engellerin tesiri IŞİD’in medya ürünlerine ve bu ürünlerin çeşitliliğine de yansıdı.
Tekfirci IŞİD terör örgütünün askeri sahada uğradığı hüsran ve yenilgilerin sonucu olan medya alanında ürünlerinin şimdiki durumu ve sayısının azalmasından başka, son bir yılda örgütün medya ürünlerinde belli bir yöntemin hakim olmadığı ve bu ürünlerde düzensizlik yaşanmaya başladığı anlaşılıyor. Bu iddianın ispat edilmesi için IŞİD medyasının İngiltere’de düzenlenen terör saldırılarından sonra sergilediği davranışı örnek vermek mümkün. İngiltere’nin West Minster, Manchaster ve Londra köprüsünde IŞİD’in düzenlediği saldırıların ardından örgütün medya organlarının bu saldırıların hakkında yaptığı açıklama günde sadece 5 ila 10 haberle sınırlı kaldı, hatta bu haberlerin çeşidi ve hacmi de 2015 ve 2016 yıllarından Paris ve Brüksel’de düzenlenen terör saldırılarından sonra yapılan haberlerle hiç uyum arz etmiyordu. Önceki saldırılarda IŞİD en az 12 video görüntüsü yayımlarken, İngiltere’deki saldırılarla ilgili asla video görüntüsü yayımlamadı ve sadece haberlerle yetindi.
Tekfirci IŞİD terör örgütü medya alanında karşılaştığı tüm zafiyetler ve ürün sayısının önemli oranda azalmasına karşın örgütün medya faaliyetleri tamamen durmadı. Gerçi IŞİD’in bu alanda ürün sayısı yakın gelecekte eski seviyesine ulaşması imkansız gibi görünüyor, fakat IŞİD’in işgal ettiği kentleri ve bölgeleri kaybetmesi medya tepkisini uzun vadede değiştirebileceği anlaşılıyor. Belki mevcut şartlarda örgüt internetteki varlığını takviye ederek bu alanda geri kalmışlığını telafi edebilir ve sonuçta taraftar kitlesini koruyarak uluslararası arenadaki konumunu yeniden kazanabilir.
IŞİD üzerinde bir kaç yıl araştırma yapan londra üniversitesi öğretim üyesi Charlie Winter ise bu konuda şöyle diyor: IŞİD’in şimdiki durumu sessizlik sürecine giren birine benziyor.
Winter aynı zamanda şöyle diyor: ancak az sayıda yapılan yayınlarda yeni eğilimlerin ortaya çıkmasına şahit olmaktayız ki bu da bir nevi IŞİD hamileri arasında örgütün yeniden güçlenme hasretini yansıtıyor. Terör tarihi de bu tezi doğruluyor ve IŞİD’in gelecekte medya faaliyetini arttırma ihtimali bulunuyor. örneğin 2007 yılından sonra IŞİD büyük bir hezimete uğradı, fakat daha küçük gruplara bölünerek Irak geneline yayıldı ve medya faaliyetlerini internet üzerinden sürekli sürdürdü.
Buna göre medya uzmanları ve hatta Irak ve Suriye’de bazı siyasi yetkililerin IŞİD sonrası dönemle ilgili kaygılarını anlamak mümkün. Bu insanların şimdi IŞİD’in ideolojisi ve medya faaliyetleri ile mücadelenin üzerinde odaklanması gerektiğini vurgulaması göz önünde bulundurulduğu takdirde IŞİD’in gelecekte yeniden güçlenerek eski cinayetlerinin tekrarlanmasının engellenmesine katkı sağlayacağı kesindir.