Sanal ortam fırsatlar ve sorunlar 15
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i106114-sanal_ortam_fırsatlar_ve_sorunlar_15
Bugün yine ailelerin çocuklarını korumak için Medya ve Dijital alanında bilgi sahibi olma konusuna devam edeceğiz.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Nisan 20, 2018 11:34 Europe/Istanbul

Bugün yine ailelerin çocuklarını korumak için Medya ve Dijital alanında bilgi sahibi olma konusuna devam edeceğiz.

Genel olarak internet ve özel olarak sosyal paylaşım siteleri,  insanları ve özellikle genç kuşağı önemli oranda etkiliyor,  bu yüzden gençler, toplumu kendi monitörlerinin çerçevesinden görüyor  ve sosyal tepkilerini de kelimeler penceresinin arkasından gösteriyorlar.

Sohbetimizin başında da belirttiğimiz üzere genel olarak internet ve özel olarak sosyal paylaşım siteleri,  insanları ve özellikle genç kuşağı önemli oranda etkiliyor,  bu yüzden gençler toplumu kendi monitörlerinin çerçevesinden görüyor  ve sosyal tepkilerini de kelimeler penceresinin arkasından gösteriyorlar.

Bu pencereyi kapatmak için,  sadece "close"  düğmesine basmak yeterli olacaktır;  aslında hiçbir etki tepkide,  karşı tarafın tepkisine son vermek belki de bu kadar kolay olmamıştır.  Bu bağlamda sosyal paylaşım siteleri en çok  90'lı ve sonraki kuşakları etkilemiştir,  zira dünyaya gözlerini açtıkları andan itibaren dünyayı bir bilgisayar şeklinde algılamıştır.  Bu kuşak, ekonomi, din, kültür, toplum ve tarihi, monitör sayfasından tanıyor. 

Sosyal paylaşım siteleri tarafından insanlığa sunulan hizmetler inkar edilemez.  Onlar bizler için zaman ve mekan boyutunu ortadan kaldırırken,  bizler ve bizimle asla bağlantı kuramayan  kişiler arasında bir köprü olarak bağlantı kuruyorlar.  Sosyal paylaşım siteleri diğer yandan kültürler arası bağlantılar ve küresel kültürün ortaya çıkışı ve hızlanmasına, dolayısıyla çok kültürlü olayın yaşanmasına sebep olmuştur.  Sanal ortam,  hangi yaşta, cinsten veya bilimsel  düzey ile inanca sahip olan herkese sadece bir cep telefonu ya da tablet ile sosyal paylaşım sitelerine girme imkanı sağlayarak, sanal ortamda “sanal dostlar” şeklinde söz edilen hakiki kişilerle  bağlantı kurmayı ve bilgiyle fikir alışveriş  ortamı oluşturuyor. 

Fakat ilk başta düşünülenlerin tam tersine,  ikili veya çoklu paylaşılan bu postlar ve yapılan sanal konuşmalar, insanların gerçek hayatını önemli oranda etkileyebilir, insanın aklını meşgul edebilir ve hatta kişinin bakış ve düşüncesini bile değiştirebilir.  Bu konu,  hızlı bir şekilde moderniteye doğru hareket eden,  üstelik sahip olduğu kültürün bu saldırıya direnebilecek  güçte olmayan bir toplumu,  önemli oranda dejenere ederek bozabilir.

Sosyal paylaşım sitelerine girişte  çok dikkatli olmak gerekiyor,  zira bazı grupların içeriği,  ünvanı ve adı ile tamamen farklı ve hatta ters olabilir.  Bu yüzden  sadece bir grubun  adını dikkate alarak gruba girmemeli ve ona üye olunmamalıdır.  Zira o gruptaki konular gayri ihtiyari insanı etkiliyor ve bu etki kesinlikle sanal ortamda kısıtlı kalmıyor. Yapılan araştırmalara göre İran’da kullanıcılar günlük ortalama 5-9  saatlerini sanal ortamda geçiriyorlar.  Yine aynı araştırmalara göre İran halkının  genel olarak %53'ü  ve 18-29  yaş grubu arasındaki gençlerin  %72'si  bir sosyal paylaşım sitesine üyedirler.  Kullanıcıların sanal ortam ve sosyal paylaşım sitelerindeki üyelik hedefi ve nedeni konusunda yapılan incelemeler, kullanıcıların %35'inin  hedefsiz, %31'inin arkadaş edinme,  %27'sinin  ahlaki ve %7'sinin  bilimsel ve araştırma hedefiyle söz konusu siteleri kullandıklarını  gösteriyor.

Dijital pazarlama ajansı We Are Social, Hootsuite işbirliği ile hazırladığı “Digital in 2017 Global Overview” raporunu yayınladı. 238 ülkeden toplanan verilerle hazırlanan 106 sayfalık raporda; internet ve dijitalin gelişimi ile ilgili güncel bilgiler, istatistikler ve trendler yer alıyor.

Araştırmaya göre;

Dünyanın yarısından fazlası artık en az 1 adet akıllı telefon kullanıyor.

Dünya nüfusunun neredeyse üçte ikisi en az bir cep telefonu sahibi.

Dünya genelinde web trafiğinin yarısından fazlası artık cep telefonundan geliyor.

Dünyanın dört bir yanındaki mobil bağlantılarının yarısından çoğu artık “genişbant”

 

Araştırmaya göre Türkiye’deki mobil kullanıcı sayısı 71 milyonken, sosyal medyaya mobilden bağlanan kullanıcı sayısı ise 42 milyon. Rapora göre Türkiye’deki cihaz kullanıcılarının %95’i cep telefonu sahibi ve %75’i akıllı telefon kullanıyor. Dizüstü ve masaüstü bilgisayar kullanımı %51 oranında.

Kullanıcılar gün içerisinde ortalama 7 saatini bilgisayar karşısında, 3 saatini telefon üzerinden internete bağlanarak ve 3 saatini sosyal medya platformlarında geçiriyor.

Türkiye’nin web trafiğine göre; bilgisayar üzerinden ziyaretlerin %29 oranında gerileyerek %36’a düştüğünü, mobil trafiğin ise %33 oranında artarak %61’e çıktığını görüyoruz.

Birçok insan hiçbir sebep olmadan sosyal paylaşım sitelerinde saatlerini geçirirken günlük önemli işlerinden geri kalıyor;  bu yüzden doğru bir plan ve program ile bu süreyi yönetmek gerekiyor ve eğer kişi tek başına bunu beceremiyorsa,  aile, dostları veya bir uzmandan yardım istemeli  ve onlardan kendisinin bu programları kullanmasını  denetlemelerini istemelidir.

Sohbetimizin bu bölümünde, vaktinin çoğunu sosyal paylaşım siteleri veya internette geçirmemek için bazı önemli önerilerde bulunmak istiyoruz:

sürekli online  olmamak;  sürekli internete bağlı kalmaya  ihtiyaç yok ve belirli bir süre de diğer işlere ayırmak gerekiyor.

sosyal paylaşım sitelerini kısıtlamak;  Tüm sosyal paylaşım sitelerinde hesap açmaya gerek yok.  Söz konusu siteler zevklere göre seçilmeli ve mevcut aplikasyonlarla tüm hesaplar birleştirilebilir.

içerik üretmek ile yararlı olmak;  kullanıcılar bazı resim, fotoğraf veya yazıları kopyalamak yerine, bizzat kendileri bazı konuları üreterek diğer kullanıcılar ile görüş alışverişinde bulunabilirler.

profesyonel uzmanlık  sitelerine üye olmak; kullanıcıların daha çok sosyal ve belirli toplulukların ağlarına katılarak kendi zamanlarını daha verimli bir şekilde yönetmeleri öneriliyor.  İnsanların meslekleri veya eğitimlerinin geleceğine yardımcı olacak sosya l ağlar,  kullanıcılar için iyi bir danışman olabilirler.

 

Sürekli online ebeveynler, öğretmenler, kültürel, eğitimsel ve akademik çevrelerden sorumlu olanların medya okuryazarlık düzeylerinin yükseltilmesi, sürekli olarak  profesyonel denetimin  yapılması ve gelecek için program hazırlanması,  sosyal paylaşım siteleri ve ağların tahrip edici kültürel saldırısına karşı yararlı çözümler olabilirler.