ASEAN’ın iç sorunlarını çözmekte başarısızlığı
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i106194-asean’ın_iç_sorunlarını_çözmekte_başarısızlığı
Güneydoğu Asya bölgesinde yer alan ülkelerin birliği ASEAN gerçi 500 milyon nüfusu ile dünyanın en önemli bölgesel birliklerinden biri sayılır, fakat pratikte iç sorunlarını çözmekte başarılı olamamıştır.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Nisan 20, 2018 14:37 Europe/Istanbul

Güneydoğu Asya bölgesinde yer alan ülkelerin birliği ASEAN gerçi 500 milyon nüfusu ile dünyanın en önemli bölgesel birliklerinden biri sayılır, fakat pratikte iç sorunlarını çözmekte başarılı olamamıştır.

Bu durum, birliğin kendi iç sorunlarını çözmekten aciz olduğunu gösterirken birliğin imajını da ciddi bir şekilde tehlikeye atıyor.

ASEAN’ın Myanmar’da Rohingyalı Müslümanların krizini çözümleyememesi, Güney Çin denizi üzerine konsensüs sağlayamaması, az gelişmiş üyelerin iktisadi sorunlarını çözmekte acizliği, iç arenada karşı karşıya bulunduğu bazı ciddi sorunlarıdır.

Geçenlerde Malezya yönetimi ASEAN’ın Rohingyalı Müslümanların krizinde sergilediği tutumu eleştirerek bu birliğin tutumunu gözetmeksizin bu krizi uluslararası çevrelerin üzerinden takip edeceğini açıkladı.

Aslında bu durumda iki önemli nokta dikkat çekiyor. Birincisi ASEAN’ın iç tüzüğünden kaynaklanıyor. Tüzükte üye ülkeler birbirinin içişlerine karışmaktan men ediliyor. Myanmar devleti de ASEAN’ın on üyesinden biri olduğundan pratikte birlik Rohingyalı Müslümanların sorununa müdahale edemiyor.

Ancak Malezya yönetiminin üst düzey yetkilileri, Myanmar’da radikal Budistlerin Rohingyalı Müslümanlarla yönelik cinayetleri ve sonuçları ASEAN’ın tüm üyelerini etkileyeceğini ve bu yüzden artık bu sorun, Myanmar devletinin iç soruna olmadığını ve ASEAN  genel sekreteri ve sekreterliği Rohingyalı Müslümanların krizini sonlandırmak üzere harekete geçmesi gerektiğini savunuyor.

Melazya’nın adalet için küresel hareketi Başkanı Çandra Muzaffer şöyle diyor: ASEAN birliği Myanmar’da Rohingyalı Müslümanların yaşadığı duruma açık ve sert tepki vermesi ve sırf kaygı duyduğunu açıklamakla yetinmemesi gerekir.

Rohingyalı Müslümanların krizi ile ilgili ikinci mesele, ASEAN’ın birlik dışında Myanmar devletine verdiği destekten kaynaklanıyor. Bu destek Myanmar devletini Rohingyalı Müslümanların katliamını durdurmak üzere teşvik edilmesi için sarf edilen çabaları etkisiz hale getiriyor. Hindistan ve Çin, Myanmar devletinin baş hamileri sayılır. Bu iki ülke Rohingyalı Müslümanların atalarının yurdu olan Rahin eyaletinde büyük yatırımlar yapmıştır ve şimdi Myanmar yönetimine çok yönlü destekleri ile bu krizin çözümlenmesini etkilemektedir. Bundan başka ASEAN birliğine üye olan ülkelerin başta Çin olmak üzere diğer üye ülkeleri ile ikili ilişkileri de üye ülkelerin başta Güney Çin denizi meselesi olmak üzere bölgesel sorunların hakkında ortak bildiri yayımlamalarına engel oluyor.

ASEAN’ın Malezya, Filipinler, Vietnam ve Brunei gibi bazı üyeleri Güney Çin denizi üzerinde mülkiyet hakkı ve bazı çıkarlar konusunda Pekin yönetimi ile anlaşamıyor ve sürekli bu konuda ASEAN’ın ortak bildiri yayımlamasını istiyor. Ancak Çin yönetimi ile iyi ilişkileri olan Laos, Kamboçya ve Myanmar bu konuda Çin aleyhinde ortak bildiri yayımlanmasına engel oluyor. Bu durum, 1967 yılında konsensüs ile kurulan ASEAN birliği şimdi üye ülkelerin çıkarları konusunda konsensüs sağlamakta aciz olduğunu gösteriyor.

Bu konuda siyaset meseleleri uzman Arzil Muhammed Emin şöyle diyor: ASEAN üyeleri olan devletler, Myanmar yönetimine Rohingyalı Müslümanların vatandaşlık ve kimlik haklarını tanıma konusunda baskı uygulamalı ve özellikle Malezya yönetimi radikal Budistlerin Rohingyalı Müslümanlara karşı işledikleri cinayetlerin belgelerini diğer üyelere sunmalıdır.

ASEAN birliğinin iç dayanışmayı sağlamakta başarısızlığının bir başka sebebi bu birlikte birbirinden farklı dini ve etnik yapıları olan ve farklı dilleri konuşan ve farklı kültürleri benimseyen ülkelerin üye olmasıdır ki bu da üye ülkelerin çeşitli konuların üzerinde konsensüs sağlamalarını engellemektedir.

ASEAN birliği on ülkeden oluşuyor ve bu ülkelerin arasında Malezya ve Endonezya gibi Müslüman ülkelerden başka Myanmar gibi Budist ülkeler ve Vietnam gibi komünist rejimler ve Singapur gibi tamamen kapitalist devletler ve Filipinler gibi tamamen bağımlı ülkeler de yer alıyor. Dolaysıyla bu ülkeleri yöneten rejimlerin her biri kendi konumunu korumak için farklı dış politikaları ve bölgesel siyasetleri izliyor.

Öte yandan Singapur tamamen ABD’ye yakın dururken, Malezya ve Endonezya gibi ülkeler Malaka boğazının güvenliğinin temin edilmesi için bölgesel işbirliğine vurgu yapıyor.

Siyaset meseleleri uzmanı Aron Conalli bu konuda şöyle diyor: Amerika’nın bölgedeki varlığı ve Amerikalı yetkililerin ASEAN birliğinin çeşitli oturumlarına katılması bu birlik için faydalı olmaktan ziyade büyük zararları beraberinde getiriyor.

ASEAN birliğine üye ülkelerin başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerle has ilişkileri, bu birliğin üyeleri Filipinlerde halkçı Cumhurbaşkanına Amerika ve Batı’nın uyuşturucu madde kaçakçıları ile mücadele konusunda baskıları karşısında destek verememelerine sebebiyet veriyor. Oysa terör ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ASEAN üyelerinin en önemli sorunlarından sayılır.

Son zamanlarda Filipinler’in Cumhurbaşkanı Rodrigo Doterte, uyuşturucu mafyası ile amansız bir mücadele başlattı, fakat başta ABD olmak üzere Batılı devletler onu fişlemeye ve uyuşturucu kartellerini desteklemeye başladığı gözleniyor. Gerçi Filipinler devlet direniyor, fakat ASEAN birliği hala bu ülkeyi uyuşturucu madde kaçakçıları ile mücadelede gerektiği gibi desteklemediği anlaşılıyor.

ASEAN birliğinin ayrışmasında etkili olan etkenlerden biri ise birliğin Vietnam, Laos ve Tayland gibi daha yoksul üyelerinin birliğin daha gelişmiş üyelerinin aldıkları kararlardan hoşnutsuzluğudur.

Siyaset meseleleri uzmanı Titanin Pansudyrak bu konuda şöyle diyor:

Çeşitlilik ve farklılıklar, güneydoğu Asya bölgesinin ortak kimliğe kavuşması ve birlikte hareket etmeleri yolunda en önemli engellerden biridir.

ASEAN birliğinin aldığı kararların gereği, daha uygun konumda olan Endonezya, Malezya ve Singapur gibi ülkelerin daha zayıf ekonomiye sahip olan ülkelere yardım etmeleri gerekiyor, fakat pratikte böyle olmuyor ve bu ülkeler de bölge dışı ülkelerle ilişkilerini geliştirmeye yönelmek zorunda kalıyor, ki bu da birliğin alacağı ortak kararları olumsuz yönde etkiliyor, zira Çin gibi bir devlet ASEAN’daki ortaklarından birlikte Pekin lehine oy kullanmalarını bekliyor.

Bu yüzden ASEAN birliğinde kutuplaşmalar ve saflaşmalar yaşanıyor ki bu da birliğin bölgesel ve uluslararası konumu ve imajını olumsuz etkiliyor.

Her halükarda ASEAN en önemli bölgesel birliklerden biri olmasına karşın şimdi kendi iç sorunlarını çözmekten aciz kaldığı anlaşılıyor.