Nevruz kültürel sürekliliğin sırrı - 2
Tarihi Nevruz bayramı binlerce yıldan bu yana dünyanın en büyük halkçı ve etnik gruplarının ortak şenliği olarak çeşitli Asya milletleri tarafından ilkbaharın başında ve hicri şemsi takviminin ilk gününde kutlanmış ve kutlanmaya da devam edecektir.
Aslında Nevruz bayramının kutlandığı coğrafya çok geniştir ve bir çok ülkeyi kapsamaktadır. Nevruz bayramı Afganistan, İran, Tacikistan , Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Türkiye’nin güneydoğu bölgesi, Irak, Suriye, Pakistan ve Hindistan’ın bazı yörelerinde kutlanan bir bayramdır.
Nevruz bayramı hatta eskiden göçmen İranlıların yerleştiği Doğu Afrika’da Tanzanya ülkesinde de yaygın bir şekilde kutlanıyor.
Gerçekte Nevruz bayramı kutlandığı geniş coğrafyada çok eski bir gelenek olarak devam ediyor. Çin’in batısından Anadolu topraklarına ve doğuda Hindistan ve Afganistan topraklarından batıda Rudan’a ve yine Kuzeydoğuda Sin Kiang ve orta Asya’dan Kuzeybatıda küçük Asya ve büyük Kafkasya'nın Kuzey eteklerine kadar geniş bir alanda bu bayram kutlanıyor ve tüm bu ülkeler ve bölgede İran medeniyeti ve Nevruz bayramının beşiği olan İran topraklarının dört bir yanında yer alıyor. Aslında bu geniş alana bir de bu topraklardan göç eden ve dünyanın dört bir yanına yerleşen insanları da eklemek gerekir. Bu insanlar da Nevruz bayramını bir dizi etkinliklerle kutluyor ve bu bayramı birbiriyle buluşma fırsatı olarak değerlendiriyor.
Nevruz bayramı bu bayramın kutlandığı coğrafyada yer alan milletlerin ve kavimlerin en büyük ve en eski ortak etkinliğidir ve bu insanların gönül birlikteliği ve sevgi ve dayanışmaları temeline dayanır ve insanların ruhuna yeni bir canlılık ve hareketlilik kazandırır.
Nevruz bayramı üreme ve yeşerme şenliğidir ve eski İran tarihinde derin kökleri vardır ve geniş bir coğrafyayı kapsamı içine alır. Yaklaşık üç bin yıldır dünyanın geniş bir alanında 300 milyon nüfus ilkbaharın gelmesini milli ve bölgesel boyutlarda kutlar ve Nevruz bayramını yeni yıllarının başlangıcı olarak benimser.
Nevruz bayramının kökleri mitolojilere dayanır ve tarihi engebeleri ve inişli çıkışlı süreçlerine karşın ayakta kalmayı başarmış ve doğa düzeni ile mantıklı ilişkisi, insani ahlakı koruması, sosyal duygusal bağları takviye etmesi ve insanlara kendi soydaşlarına daha fazla hizmet sunmak üzere neşe ve moral kazandırması itibarıyla türlü hadiselerin fırtınasından korunmayı başarmıştır. Nevruz bayramı bizi kötü düşüncelerden ve düşmanlıklardan uzaklaşmaya ve bunun yerine paklık ve iyilikleri ve güzellikleri karşılamaya davet eden bir bayramdır. Milletlerin ve kültürlerin dostluğunu pekiştirmek ve barışı korumakta özel işlevi olan bu değerler özellikle Nevruz bayramı kültürel miras olarak kayda alındıktan sonra daha da ilgi odağına yerleşmiş ve Nevruz bayramının esas çıkış noktası olarak da İran’a eşsiz fırsatlar sunmuştur.
Kültürel ve siyasi bir etken olarak geniş çapta kültürel rol ifa eden ve önemsenen Nevruz bayramından bölgesel dayanışma yolunda yararlanmak mümkün. Gerçekte insani ve ilahi yüce düşünceleri ve ülküleri içinde barındıran Nevruz şenlikleri ve merasimleri bu bayrama inanan ve her yıl kutlayan çeşitli milletleri ve etnik grupları birbirine yakınlaştırma gücüne sahiptir.
Günümüzde bir çok düşünür Nevruz bayramı milletlerin ve yurtların ötesinde bir çıkış noktası bulunduğunu ve eski Aria kültürünün hakim olduğu geniş bir coğrafyada hiç bir dini ve etnik gruba özel olmaksızın ve bu coğrafyada yaşan tüm dini ve etnik grupların ortak paydası olduğunu belirtiyor. Gerçekte bu topraklara gelen tüm kavimler ve burada yaygınlaşan tüm inanç akımları sonuçta Nevruz bayramını benimsemiş ve bu bayramdan etkilenmiş veya bu bayramı etkilemiştir. Bu yüzden Nevruz bayramı ve merasimleri kavimlerin ve ülkelerin ötesinde bir etkinliktir ve dil, ırk veya etnik etkenler gibi dar çemberlerle sınırlandırılamaz. İşte bu noktadan hareketle Nevruz bayramı tarihi ortak miras ve kültürel ve manevi ortak kimlik olarak bölgesel dayanışma bazında çok güçlü bir etken sayılır.
Varlık alemi Nevruz olmaksızın bir şeyi eksik gibi durur. Nevruz bayramı bize dengeli olmayı öğretir. Zira Nevruz İran’ın zengin kültürünün doğaya yansımasının göstergesidir. Nevruz bayramı İranlı kültürün unsurlarından biridir ve son onyıllarda İran topraklarının sınırlarının ötesinde veya İranlı kültürün etkilediği orta Asya, Hindistan ve yarımada ülkelerinin ötesinde de yayılmayı başarmıştır. Bu süreci Nevruz bayramının yeniden evrenselleşme süreci nitelemek mümkün, zira bundan önce de tarihin belli bir döneminde Nevruz bayramı evrensel boyutu vardı.
Gerçi Nevruz bayramı bazı açılardan bölgesel düzeyde veya yurtta kutlanan bir bayram olarak bilinirdi, ama yine de İran topraklarının ötesinde bir alanda kutlanmıştır. Bu açıdan Nevruz tarihini iki temel evreye ayırmak mümkün. Birinci evre, hemen hemen tüm dünyada kutlandığı tarihi dönemdir, fakat Hristiyanlığın yayılması ve İslam’ın zuhur etmesinin ardından kapsam alanı sınırlanmıştır. İkinci evre ise küreselleşme süreci ile birlikte ve İranlı kavimlerin İran, Afganistan, Tacikistan ve orta Asya ülkelerinden Batılı ülkelere ve dünya geneline göç etmeleri ile birlikte Nevruz bayramının yeniden dünya çapında kutlandığı evredir ve Nevruz bayramının kültürel miras olarak kayda alınması da bu sürecin etkili olduğunun bir işareti sayılır.
İşte bu şartlarda Nevruz bayramı yenilik, tazelik, neşe ve sevgi simgesi olarak Doğu kültürünün yüce değerlerini Batılı milletlere intikal ettirme fırsatı ve Nevruz sahasında yer alan milletlerin başka milletlere bir hediyesi olarak kabul edilebilir. Gerçekte doğa eteğinde sosyal yaşamın zaruretinden kaynaklanan kesin astronomik bilgilere dayanarak doğanın uyanışı ve yeni yılın başlaması ve bunun kutlanması, başlı başına eski İranlıların beşeri topluma miras bıraktığı ve armağan ettiği şayeste hediyedir.
İran’da Kürt, Lor, Türk, Türkmen, Buluci vesaire etnik gruplardan oluşan yaklaşık 200 kadar etnik grup ve aşiret yaşamaktadır. Bu kavimler binlerce yıldır yan yana ve barış içinde bir arada yaşamakta, üremekte, birbirini sevmekte ve hepsinden daha önemlisi, İran’ı korumaktadır. Bu etnik grupların her biri İran bahçesinde renkli bir çiçek misalidir ve yeşerir, filizlenir, meyve verir ve yine kendine özel kültürü ile Nevruz bayramını kutlar. Nitekim bu bayram İranlı etnik grupların en önemli birleştirici halkasıdır ve bu kavimler İran’ın neresinde olursa olsun hiç bir dini ve etnik farklılığı gözetmeksizin bu bayramı kutlar.
Gerçekte inanç ilkelerinde ortaklık ve bunun doğal sonucu olarak merasimler ve etkinlikler beşeri grupların arasında en güçlü bağları oluşturur. Bu ortaklıklar her ne kadar derin ve köklü olur ve özellikle tarihi süreklilik arz ederse beşeri toplulukların arasında vefak ve dayanışma alanında daha etkili olur. Dolaysıyla Nevruz bayramı vahdet yaratan özelliği ve hiç bir özel gruba bağlı olmaması ile birlikte çeşitli kültürlere mensup olan önemli bir etkendir. Bu etki hala canlı ve diridir ve Nevruz bayramının kalıcılığının sırrı sayılır.
Nevruz bayramı ülkelerin birlikteliği ve dayanışması yönünde ortak kimlik kazandırma rolü ifa eder ve bir nevi İran milletinin dünya kültürüne sunduğu bir hediyedir ve dünyanın kültürel mimarisinde yapıcı rolü açıkça belirgindir. Nitekim Nevruz bayramının ülkelerin arasındaki ihtilafların çözümünde de kültürel açıdan büyük potansiyeli bulunduğu söylenebilir. Nevruz bayramı aktif diplomasilerin en iyi araçlarından biridir.
Bölge ülkelerinde Nevruz bayramı ile birlikte BM binasında da Heftsin sofrası kurulması da uluslararası camianın bu bayramı kutlamakta İran milletine eşlik ve ortaklık ettiğini gösteriyor.