Sanal ortam fırsatalar ve sorunlar-17
Bugün sizlerle sanal ortam ve sosyal paylaşım ağlarına katılan kullanıcıların hedef ve amaçları konusuna devam etmek istiyoruz.
Günümüz dünyasında gece ve gündüzün tüm 24 saatinde sanal ortam, insanlar ve ailelerin bireysel ve sosyal hayatlarının ciddi bir rakibi olarak yaşamlarına nüfuz etmiş ve çekici yönleri ile her kesin vakti ve düşüncesini kendine cezbetmiştir.
Sanal ortam toplumun bir çok üyesi için yeme, içme, uyku, çalışma ve hatta hayatını etkileyerek aksatmıştır. Öyle ki sanal dünyadan kopmak bir çoklarına zorlaşırken, herkeste bağımlılık yapmıştır. Whats App, Viber , Telegram , Tango , Wi Chat , Line , Facebook , Twitter , Google + , YouTube ve Instagram, günümüzde sanal dünyada en popüler ve kullanışlı sosyal paylaşım siteleridir ve 100 milyonlarca kullanıcı tarafından kullanılmaktadır.
Araştırmacı yazar Alper Kaya bu konuda şöyle diyor:
sosyal medya; kişilerin internet üzerinde birbirleriyle yaptığı diyaloglar ve paylaşımların bütünüdür. Sosyal ağlar, insanların birbiriyle içerik ve bilgi paylaşmasını sağlayan internet siteleri ve uygulamalar sayesinde, herkes aradığı, ilgilendiği içeriklere ulaşabilmektedir. Küçük gruplar arasında gerçekleşen diyaloglar ve paylaşımlar giderek, kullanıcı bazlı içerik üretimini arttırmakta, amatör içerikleri dijital dünyada birer değere dönüştürmektedir.
Dünyada sanal ortam ve internetin yayılması ve yaygın bir şekilde kullanılması, üstelik insanın ihtiyaç duyduğu bir çok alanda bir çok konunun kolayca ulaşılması nedeni ile herkes ve her kurumun sanal ortamın kabiliyetleri ve imkanlarını kullanma zarureti icap ederken insanın bir çok günlük çalışması, bu ortamlar kullanılmadan gerçekleşemeyeceği artık bir gerçektir.
Genel olarak sanal ortam, bir çok iletişim, bilgi, hizmetler, eğitim, sağlık, e-Devlet ve eğlence ortamlarına sahiptir, fakat kullanıcıların bu alanları kullanma konularında her hangi bir denge söz konusu değildir. Eğitim söz konusu sanal ortamların olumlu kullanma yönü olabilirken, gelişmekte olan ve 3. Dünya ülkelerinin bir çoğunda söz konusu ortamlar daha çok eğlence amaçlı olarak kullanılıyorlar. Bilimsel ve uzman sosyal ağlar pek fazla bilinmezken, Telegram, Viber ve İnstagram gibi ağların bir çok kullanıcısı var ve çoğu da zaman geçirmek için bu ağlara üyedirler.
Kullanıcıların Sosyal paylaşım sitelerine katılmalarının en önemli hedeflerinden biri, eş dost ve akrabalarla ilişkileri takib etmektir. Ergenlik ve gençlik dönemlerinde grup ilişkilerinin önemli olması ve yaşıtların belirli saatleri eğitim, spor, çalışma ve eğlenme ortamlarında geçirmeleri nedeni ile birbirlerinin davranışlarını önemli oranda etkiliyorlar.
Kullanıcıların da açıklamaları, gençlerin sosyal paylaşım sitelerine katılmalarının genelde arkadaşların baskısı ve onlarla birlikte çalışmak veya eğlenmek için olduğunu açıklıyor. Bu yüzden sanal paylaşım sitelerine üye olmanın sebeplerinden biri, bir gruba ait olmak veya onların arasında olmaktır.
Sanal ortamdaki ilişkiler sayesinde fiziki mesafeye rağmen üyeler arasında yakın duygular ve bağların varlığı hissediliyor. Eski dostların varlığından ve belki de her zamankinden birbirine daha yakın oldukları garantisi vardır. Buna ilaveten, özellikle küçük yaştaki kullanıcılar için ebeveynin denetimi olmaksızın sosyal ilişkilerde bağımsızlık ve seçme hakkı da oluşuyor.
Sosyal paylaşım siteleri arkadaşlarla eğlenme ve şakalaşma fırsatı oluştururken böylece yorgunluğu giderme veya bir süre eğlenme fırsatı sağlıyor. Söz konusu kullanıcıların belirttiğine göre sosyal paylaşım siteleri, gençlik çağının gereksinimleri ve eğilimlerine uygun olan eğlenceler ve ortak dinlenme fırsatları oluşturuyor.
Alper Kaya, çağımızda ebeveynlerle çocukları arasındaki iletişim yönünün değişmesine işaretle şöyle diyor: Ebeveynler şimdiki teknolojik şartlara yakın şartlarda doğan çocuklarının öğrenme hızlarına yetişemedikleri için bazı şeyleri çocuklarından öğrenmeye istekli hale geldiler. Bu öğrenme sonucunda sosyal medyaya daha yatkın hale gelen ebeveynler, çocuklarıyla sanal ortamı paylaşmaya başladılar ve çocuklarının arkadaş çevrelerini de bu yolla daha yakından tanıma olanağına kavuştular.
Alper Kaya sosyal medyada kullanıcılar tarafından paylaşılan konular hakkında yaptığı uyarıda şöyle belrtiyor:
Kullanıcının yarattığı içerik, sosyal medyada yayınlanan her içeriğin eninde sonunda halka mal olması ve çıkar grupları tarafından kullanılabilir hale gelmesi sosyal medyanın tartışmalı konularından biri haline gelmektedir. Bunun farkında olmayan insanlar özel hayatlarını sosyal medyada yayınlamaya devam ettikçe “özel hayatın röntgenlenmesinin” sıradan ve kabul edilebilir bir hal alması ve iletişimin bu yeni halinin “kimliksiz kişilikler”i oluşturmakta olduğu sosyal medya kullanımına yönelik en büyük eleştirilerden bazılarıdır.
Kullanıcıların sosyal paylaşım sitelerini kullanma amaçlarına ilaveten bu teknolojiyi kullanan bazı özel kişiler ve grupları da gözardı etmemek gerekir. Bu gruplar arasındaki en önemlilerinden biri ise kadınlar ve genç kızlardır. Geçen 10 yılda cinsiyetler arasındaki mesafe, kadınların erkeklere nazaran, sanal ortamı daha az kullandıklarını gösterirdi; fakat son verilere göre bazı sosyal siteleri kullanan kadınlar, bazen erkeklere nazaran daha fazladır.
Bu yüzden sanal ortamı kullanmaktan oluşan fırsatların yanısıra kadınlara verilen hasara da dikkat etmek gerekir. Böylece, Kadınların bu alanda bilgi ve bilincinin yükseltilmesi için kullanışlı ve kabiliyetli çözüm yolları sunulmalıdır. Yapılan araştırmalara göre gençlerin %10 ila %15'i, sosyal paylaşım sitelerindeki hasarlardan şikayetçiydiler fakat bu hasarlar genç kızlar arasında daha çok ilişki tarzı ve genç erkekler arsında ise anormal davranışlar alanında daha fazlaydı.
Tabi ki sanal dünyada var olan hasarlar nedeni ile aynı ortamın bayanlar ve kızlara sunduğu olumlu ortamlardan da gafil olmamak gerekir. Sanal ortamın kadınların da aralarında olan marjinal gruplar tarafından kullanılması, onların daha etkin sosyal faaliyet sergilemelerine sebep olmuştur. Sanal ortam ayrıca iş sahası açmak, sosyal çalışma ve yeni olanakların kullanılması ve yararlanılması yönünden kadınlara etkin fırsatlar sağıyor.
Her ne kadar sanal ortam aile içi ilişkileri değiştirmiş olsa da bu ilişkileri ortadan kaldırdığı söylenemez zira bazen ebeveyn ve çocuklar arasında daha ekili ve güçlü bağlantı kurma imkanı da sağlamış oluyor.