Sanal ortam fırsatlar ve sorunlar 21
Bugün de önceki sohbetimizin devamında "sanal ortamda özel alan ve gizlilik ihlali " konusunda konuşacağız.
Günümüzde sanal dünya ve sosyal paylaşım siteleri, bağlantılar ve ilişkilerin alanını önemli ölçüde genişletmiştir, maskenin arkasında gizlenerek kolayca bağlantı kurmak, gizli ve özel diyaloglar yaparak başkalarının özel alanlarına sızmak ve onların sınırlarını aşmak, sosyal paylaşım sitelerinin, sanal dünya kullanıcılarına sunduğu kolaylıklardan bazılarıdır. Bu yüzden vatandaşlık haklarından olan gizlilik uyumu ilkeleri, hem kullanıcılar ve hem de kanun insanları tarafından dikkate alınması gereken temel konulardandır.
Bu bağlamda sosyal konular araştırmacıları ve hukuk uzmanlarının açıklamalarında vurgulanan konulardan biri, siber ve sanal dünyaya giriş, kullanımları, yararları, hasarları ve sorunları hakkında gereken bilgi ve eğitimin kullanıcılara verilmesidir. Sosyal işler uzmanları sanal dünyanın kapasitesini çift taraflı kılıca benzetiyorlar zira yararlı olduğu halde bir çok hasarları da olabilir.
Sanal dünya sahip olduğu tüm kabiliyetler, yararlar ve tabi ki zararları ile başkaların haklarına taciz edilmedikçe, özel alanları ihlal edilmedikçe topluma yararlı olabilir. Burada önemli olan konu ise vatandaşlık haklarına uyulmasıdır, zira bu konuya dikkat edilmediği takdirde, kullanıcının istediği görüntü, ses veya fotoğrafı bu ortamda paylaşabilir; adından da anlaşıldığı gibi herkes tarafından kullanılabilir ve hatta suiistimal bile edilebilir.
Bu sorunu engellemek için belki de en kolay yol, bu ortamı hiç kullanmamaktır, fakat her zaman en kolay yol en doğru yol değildir ve daha güvenli yollar bulunmalıdır. Sosyal ve hukuk uzmanları, sorunu deneme yanılma yolu ile değil eğitimde görüyorlar. Sosyal paylaşım siteleri kapatılamaz. Siber ortamda filmler, fotoğraflar gibi bazı özel bilgilerin gizli kalmama ihtimali çok yüksektir. Bu yüzden benzer sorunları önlemek ve çözmek için sanal ortamı doğru kullanma eğitimi verilmelidir zira bu alan kontrol altına alınamazken, kapatılamaz da.
6/Sanal dünya ve sosyal ağları doğru kullanma ve bu bağlamda gereken eğitimi almakla, zararlarından korunmak mümkün. Eğitim verilmeden sanal dünya ve paylaşım sitelerinde dolaşmak her zaman deneme yanılma yöntemi ile beraberdir, bu da toplumda sosyal ve insani ilişkilerde bir çok soruna sebep olabilir. Aslında bu konuda başlıca sorunlardan biri özel alandan doğru bir tanımın olmayışıdır, üstelik sosyal düzende özel alandan açık bir tarif olsa da bazı toplumlarda resmiyete tanınmasıdır. Örneğin evlenmekten söz edildiğinde, şahsi bir mesele söz konudur fakat sosyal ve kültürel nizam bu alanı ihlal ediyor veya insan giyim tarzının şahsi bir mesele olduğu fakat giyim tarzında bazı kısıtlamaların uygulandığından söz edilince, bu şahsi meseleden doğru bir tanımın olmadığı anlaşılıyor. Sanal ortamda özel alandan doğru bir tanım olmaması da buna benziyor fakat burada özel alanın ihlal edilmesi için gereken ortam ve alan daha elverişlidir.
İlişki kurmakta daha muhafazakar olan ve sosyal ve kültürel değerlere sahip olan geleneksel toplumda, birden bire insanlar sanal ortamda tüm önlemleri aşarak özgürce bir arada bulunabilir, sohbet edebilir ve bilgi alışverişi yapabilir. Fakat onların sanal ortamın kullanılması için gereken hiçbir eğitime sahip olmaması nedeni ile bu ortamdan zararlı çıkabilir.
Sanal ve gerçek dünya arasındaki çelişki, yapıların kırılgan olmasına sebep oluyor ve sanal dünyada kısıtlayıcı yasaların olmaması ise toplumda insan ilişkileri ve ailevi bağlarda sorunların yaşanmasına sebep oluyor. Sanal dünyayı kullanmak ve buradaki sosyal paylaşım sitelerin genişliği nedeni ile toplumdaki bireyler arasındaki ilişkiler önemli oranda hasara uğrayabilir.
Batman gazetesi yazarı sn. Muhammed Örüker internette özel hayatın ifşası konusunda şöyle yazıyor: Özel hayatın gizliliği ve ifşası” ile ilgili “siber zorbalar” isminin sıklıkla zikredilmeye başlandığını görüyoruz. Peki, “siber zorba” nedir? Siber zorbalık, bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanarak bir birey ya da gruba yapılan teknik ya da ilişkisel biçimde zarar verme davranışlarıdır.İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla bu siber zorbalar, açtıkları web sayfalarıyla ya da Twitter, Facebook, Instagram ve benzeri sosyal medya platformlarında açtıkları sahte hesaplarla başkalarına ait kişisel verileri paylaşıyorlar. Hâl böyle olunca da, bu ve benzeri yöntemlerle sanal âlemde özel hayatının gizliliği ihlal edilen vatandaşlar büyük sıkıntılar yaşayabiliyorlar. Hatta bu ihlaller birçok intihar olayına ve adam öldürme olaylarının da artmasına neden oluyor diyebiliriz.
Muhammed Örüker şöyle devam ediyor: İslâm dini, fevkalâde mükemmel bir tarzda fertlerin haklarına riayet etmeyi emretmiştir. İslâm'da insana, insan olma onuruna yakışır bir şekilde davranma emredilirken, onun hiç bir şekilde taciz edilmesine izin verilmemiştir.Allah (c.c) müminler arasında her türlü hayâsızlığın, çirkin işlerin yayılmasını isteyenleri, bunu yapanları dünya ve ahirette acıklı bir azapla cezalandırılacağını haber veriyor (Nûr,19). İnsanlara ait günahların, kusurların veya hataların araştırılıp ortalığa yayılması, şüphesiz ki çirkin işlerin yayılmasını istemek ve buna sebep olmaktır.Hucurat suresinin 12. Ayeti bu konuda çok iyi bir örnektir.“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” (Hucurat suresi 12)Verdiğimiz örneklerden de anlaşıldığı gibi İslamiyet, ahlâkın ve kalplerin temizliği hedefine uygun olarak başkalarının kusurlarını araştırmak ve fenalıklarını ortaya çıkarmak gibi aşağılık yönelişlerden kalpleri temizlemeyi emrediyor.
Daha önce de belirttiğimiz üzere sanal ortam tıpkı çift taraflı bir kılıç gibi hem yararlı ve hem zararlı olabliyor. Genelde insanların hakları sanal ortamda riayet edilmiyor ve bu mesele, kişilerin şahsi bilgilerinin suiistimal edilmesi ile birleşince toplumda suç ortamını hazırlıyor. Sosyal hasarlara karşı önlem almak, asla masraf sayılmaz hatta tam aksine, daha fazla barış ve huzur için bir yatırımdır.Yeni teknolojilerin gelişmesi ve kullanıcıların sanal dünyayı kullanma isteği nedeni ile, kişilerin daha bilinçli bir şekilde önleyici davranışlarla kendilerini özel alanları ihlal edenlerin kurbanı etmemeleri ve aynı zamanda da kendi haklarından yararlanmaları gerekir. Buna ilaveten uygun yasaların onaylanması ile Muhammed Örüker'in söz ettiği "siber zorbalara" karşı önlem alınması gerekiyor zira sanal ortam insanların şeref ve haysiyetine manevi zararın verilen yollarından biridir. İnternet kullanıcıları da kendi özel yaşam ve güvenliğinin korunmasına daha fazla önem vermeleri gerekiyor zira kullandıkları sanal ortam da onların özel alanı sayılıyor ve bu alandaki bilgilerinin çalınma ihtimali gerçek dünyadan daha fazladır.