Siyonist İsrail'in Azerbaycan Cumhuriyeti’nde Endişe verici Nüfuzunun Artması
İlham Aliyev hükümetinin İşgal Rejimi İsrail'le açık ve gizli ilişkileri endişe verici bir seviyeye ulaşmaktadır.
İlham Aliyev hükümeti yetkililerinin İşgal Rejimi İsrail'le ilişkilerin geliştirilmesi doğrultusundaki çabalarına rağmen Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Müslüman halkı Bakü hükümetinin bu siyasetine her zaman karşı çıktı. Kuşkusuz Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Müslüman halkının inançları İlham Aliyev hükümeti yetkililerinin açıklamalarıyla tamamen farklı olduğu ve hatta tam ters olduğu ortadadır. Bu terslik ve görüş farklılığına karşın İsrail Rejimi'nin diplomatları ve yetkilileri zaman zaman Azerbaycan Cumhuriyeti müminlerine hakaret edip böylece kendi ırkçı ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nin aleyhine güdülen gerçek maksatlarını açığa vuruyorlar.
Örneğin Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki tanınmış gazetecilerden sayılan Eynullah Fethullayev son zamanlarda vize almak için Bakü'deki Siyonist Rejim elçiliğine başvurduğu zaman büyükelçilikte bulunan Siyonist diplomatların hakaretlerine ve saygısızlıklarına maruz kaldı. Siyonist diplomatların Müslüman Azerbaycan Cumhuriyeti halkına yaptığı hakaretler örneği çok daha fazladır.
Siyonist İsrailli diplomatların Azerbaycan Cumhuriyeti halkına yaptığı hakaretlerin tekrarlanması, Siyonist İsrail Bakü elçiliğinin idari, konsolosluk ve siyasal işler hariç, başka işlerle uğraşılan merkez haline geldiğini göstermektedir. Kimi durumlarda, Siyonist İsrail diplomatları hak dini İslam'a bile hakaret etmekten çekinmeyerek Bakü hükümetine dini tavsiyeler vermeye çalışmışlardır. Bu bağlamda, Azerbaycan İslam Partisi başkan yardımcısı Aliyev, bu partinin 2016 Kasım ayında gerçekleşen kurultayında, Azerbaycan Milli Meclisi'nin Siyonist milletvekillerinden ve Azerbaycan Milli Meclisi ve İsrail'in Knesset arasındaki dostluk grubunun başkanı olan Yuda Abramov'un sözlerine değinerek şu açıklamalarda bulundu:
" Abramov verdiği röportajda Azerbaycan Cumhuriyeti halkının manevi değerlerine saldırmakla büyük bir özgüven göstermiştir. O, Bakü hükümetinden, Şiilik'in yayılmasına karşı çıkmasını talep etmiştir. O, bu olayı Sanki İlham Aliyev hükümeti yetkililerinin göreviymiş gibi göstermeye çalışmıştır.Bu da Siyonist İsraillilerin sınırları aştıkları ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nde kendilerini ev sahibi zannettiklerinin göstergesidir.
İşin aslına bakılırsa, Bakü'deki Siyonist Rejim büyükelçiliği İlham Aliyev hükümetiyle ilgili konsolosluk ve vize işleriyle uğraşmaktan ziyade İran İslam Cumhuriyeti, Rusya, Müslüman Azerbaycan halkı ve Gürcistan Müslümanlarına karşı casusluk faaliyetlerini yürütmekle uğraşmaktadır.
Mesela bu çerçevede, Ortadoğu'da Azerbaycanlılar adıyla da tanınan Azerbaycan'dan İşgal olunmuş Filistin'e göç etmiş Siyonistlerin Kongresi başkanı Alexander Shapiro Solomon şöyle bir itirafta bulundu:
"İsrail'in Azerbaycan'da bulunmaktan asıl hedefi Lübnan Hizbullahı'na ve Hamas'a yardım eden İran'ın karşısında durmaktır. "
Azerbaycan Cumhuriyeti'nin coğrafi konum olarak İran'a yakın olması, Siyonist İsrail Rejimi'nin bu Güney Kafkasya Müslüman ülkesindeki nüfuzunu artırmak stratejisine özel bir yer ayırmasına sebep olmuş. İşte bu doğrultuda İsrail Rejimi geniş çaplı propaganda yapmayı da ihmal etmemiştir. Bu çerçevede, İsrail Rejimi'nin Azerbaycan Cumhuriyeti'nin toplumsal, ekonomik, ticari, siyasal ve güvenlik alanlarındaki günden güne artan varlığı yeni boyutlar kazanmaya devam etmektedir.
Doğal olarak Müslüman Azerbaycan halkı ve Azeri milliyetçileri bile, mevcut durumun gidişatından endişe duymaktadırlar. Özellikle de Siyonist İsrail'in İlham Aliyev hükümetini stratejik ortaklık kurmaya heveslendirmeye yönelik çabaları göz önünde tutulursa durumun ne kadar vahim olduğu ortaya çıkacaktır. Ama böyle bir yakınlaşmanın iki taraftaki büyükelçiliklerinin kurulmasıyla gerçekleşebilir. Siyonist Rejim 1993 yılında kendi büyükelçiliğini Bakü'de açtı. Bu büyükelçilik, Azerbaycan Cumhuriyeti başkenti Bakü'de Park İnn adlı bir otelde faaliyet göstermektedir. Buna karşı, Bakü hükümeti şimdiye dek İşgal olunmuş Filistin topraklarında büyükelçilik kurmaya yanaşmamıştır. Bu açıdan bakılırsa, Siyonist Rejim, İşgal altındaki Filistin'de Azerbaycan büyükelçiliğini açarak Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i de korsan İsrail'e gelmek için hazırlamak istiyor.
Bütün bunlara rağmen, Avrupa Parlamentosu'ndaki Azerbaycan Heyeti'nin başkanı Samed Seyyidov'un 2013 Kasım ayında Siyonist Rejimi gizli olarak ziyaret etmesi gibi Bakü hükümetinin üst düzey makamlarının açık ve gizli olarak İşgal altındaki Filistin topraklarına yapılan ziyaretleri, İlham Aliyev hükümeti yetkililerinin İsrailli diplomatların sözlerine kandıklarını ve kendilerini bu gayri meşru rejimin emirleri doğrultusunda harcadıklarını göstermektedir. İlham Aliyev hükümeti yetkililerinin tek taraflı olarak kendilerini feda etmelerine rağmen İşgalci İsrail Rejimi her daim Bakü hükümeti ve özellikle de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ailesinin haysiyetini ve itibarını ayaklar altına almaktadır. Örneğin geçen yıl İşgal olunmuş Filistin topraklarında çıkan gazetelerde, İsrail Turizm Bakanı Yariv Levin'in sözlerine istinaden bir haber yayımlandı. Bu habere göre Azerbaycan Cumhurbaşkanı ailesi son zamanlarda İsrail'e bir ziyarette bulunmuş, gayrimenkul alıp orada yatırım yapmakla meşgulmüş. Ama gerçek şu ki, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın oğlu hiçbir zaman İsrail'de bulunmamıştır.
Bundan daha önce de İsrail basınında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ailesinin Avrupa ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde gayrimenkul almalarına dair haberler çıkmıştı. Bu haberlerin çıkmasından sonra Bakü hükümeti yetkilileri endişeli ve kızgın bir şekilde bu haberleri yalanladılar. Siyonist İsrail Rejimi'nin başbakanı Binyamin Netanyahu ise bulunduğumuz Mayıs ayında tekrar şov yapıp, farklı dünya ülkeleri siyasetçilerini eğlendirerek bir kez daha İran nükleer faaliyetleriyle ilgili yalanlar uydurmaya çalıştı. Ama bu uydurulan yalan haberler dünya kamuoyunun ilgisini çekemeyerek çoğu ülkeler tarafından yalanlanmış oldu. Bunlar arasında Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hikmet Haciyev, korsan İsrail Başbakanı ve kimi İsrail medya kuruluşlarının İran nükleer programının belgelerinin Azerbaycan topraklarından geçmesine dair iddiasını reddetti.
Irkçı Siyonist İsrail Rejimi'nin Müslüman Azerbaycan halkı ve devleti karşısındaki art arda ortaya çıkan skandallarına rağmen İlham Aliyev hükümetinin açık ve gizli olarak Siyonist Rejim çıkarlarına hizmet etmesi çeşitli şekillerde devam etmektedir.
Siyonist İsrail medyası gazetecilerinden olan Rob Ashman son zamanlardaki açıklamalarında şöyle demiştir:
" İlham Aliyev hükümeti İsrail'le savunma alanında stratejik ortaklık yapmaktadır. Nitekim iki ülke arasındaki silah ve askeri alandaki anlaşmaların rakamı 5.5 milyar dolara kadar ulaşmıştır. Halbuki Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki okullar bir çok sorunla karşı karşıyadır ve Azeri öğrencilerin ebeveynleri çocuklarının eğitim görmesi için zorluklarla mücadele etmek mecburiyetindedir.
Halihazırda İsrail'in ham petrol ihtiyacının yüzde 65'i Azerbaycan Cumhuriyeti'nden karşılanıyor. Azerbaycan Cumhuriyeti ve İsrail askeri ve güvenlik alanında geniş çaplı bir ortaklık ilişkiye sahipler. Ayrıca Karabağ bölgesi işgali sonucunda Azerbaycan ve Ermenistan arasında oluşan savaş yüzünden İlham Aliyev hükümeti silah ve askeri teçhizat alımı için İsrail'e yönelmiştir. Gerçekte geçen senelere bakılırsa Azerbaycan Cumhuriyeti'nin silah ve askeri teçhizat ihtiyacını karşılayan en önemli taraflardan biri de Siyonist İsrail Rejimi olmuştur. Halbuki Bakü hükümeti yetkilileri her zaman Ermenistan'la yeniden savaş başlatmak istemediklerini dile getiriyorlar. İlham Aliyev hükümeti yetkililerinin açık ve net açıklamalarına dikkat edildiğinde Azerbaycan Cumhuriyeti'nin petrolden elde ettiği servetin neden silah ve askeri teçhizat alma yönünde harcandığı da belli değildir. İlham Aliyev hükümetinde bulunan Kimi kaynaklara göre Azerbaycan Cumhuriyeti sınırlarında kurulmak üzere casusluk teçhizatının alımı öncelik taşımaktadır.
İlham Aliyev hükümeti ve Siyonist İsrail arasındaki ilişkilerin genel değerlendirmesini yapmak istersek şunlara değinebiliriz: Azeri yetkilileri Siyonist Rejimin sözlerine kanarak bu ırkçı rejimle daha fazla ortaklık yapmaya heveslendirilmiştir. Halbuki Azeri yetkililerin önündeki bu serap rezalet ve skandaldan başka bir getirisi olmayacaktır.