Myanmar’da Müslümanlara dayatılan soykırım - 1
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i115192-myanmar’da_müslümanlara_dayatılan_soykırım_1
Myanmar’da Rohingyalı Müslümanların içler acısı durumu ve Myanmar rejiminin bu insanlara yönelik zulüm ve cinayetlerinin görüntüleri, dünyada tüm insanseverlerin kalbini incitiyor.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Temmuz 25, 2018 17:17 Europe/Istanbul

Myanmar’da Rohingyalı Müslümanların içler acısı durumu ve Myanmar rejiminin bu insanlara yönelik zulüm ve cinayetlerinin görüntüleri, dünyada tüm insanseverlerin kalbini incitiyor.

Son yıllarda medyada mazlum Rohingyalı müslümanlara yönelik musibetler ve cinayetlerle ilgili bir çok haber ve rapor yayımlandığı halde BM gibi uluslararası kurum ve kuruluşlar bu sorunun çözümü için bir yol bulamadı.

 

Öte yandan son bir iki yılda dünyanın en mağdur azınlığı olan Rohingyalı Müslümanların mazlumiyet sesi daha yüksek bir şekilde yankılanmaya başladı. Bu acı öykü mazlum Rohingyalı Müslümanların, kadınların ve çocukların maruz kaldığı en barbarca cinayetler, evlerinin yakılıp ve yıkılması ve sonuçta asla güvenli olmayan teknelerle okyanusa açılarak kaçmaya çalışmalarının öyküsüdür. Aslında bu eskimiş tekneler denizde yüzer tabutlar gibidir ve bir kaç mülteciyi içine alarak türlü tehlikelerle karşılaşır ve şayet şansları varsa sağ salim karşı kıyıya ulaşabilir. Gerçi karşı kıyıda da pek fazla bir umutları yoktur, zira karşı kıyıda da desteklenmedikleri ve onlara iyi davranılmadığı görülmektedir. Bu insanlar bazen açlık yüzünden genç kadınlarını ve kızları satmak zorunda kalıyor ve erkekleri de insan kaçakçılarının tuzağına düşerek belirsiz bir kadere doğru sürükleniyor.

 

Aslında Rohingyalı Müslümanların musibetleri son bulmuyor ve Myanmar devletinin radikal budistlerin işbirliği ile Myanmarlı Müslümanlara yönelik soykırımı ve beşeriyete karşı suçları devam ediyor.

BM Rohingyalı Müslümanların dünyada en çok zulüm ve haksızlığa maruz kalan etnik grup ilan etti. Gerçekte Rohingyalı Müslümanlar Filistin milletinden sonra dünyanın en büyük uyruksuz nüfusunu oluşturuyor. Verilere göre dünyanın uyruksuz nüfusunun onda birini Rohingyalı Müslümanlar oluşturuyor.

 

Rohingyalı Müslümanlar Myanmar’ın Batı kıyılarında Rahin ya da Arakan adı ile anılan eyalette yaşıyorlar. Rahin eyaleti Myanmar’ın en mahrum eyaletidir ve Rohingyalı Müslümanlar genellikle kamplarda yaşıyor ve Myanmar devletinin izni olmaksızın bu kamplardan dışarı çıkamıyor.

İngiliz sömürüsü Myanmar ülkesine Hindistan ve Bengal üzerinden nüfuz etmeden önce Myanmar’da Müslümanlarla budistlerin arasında pek fazla bir anlaşmazlık yoktu. Arakan eyaletinde yaşayan Rohingyalı Müslümanlar budist kavimlerin bu eyalete göç etmeden ve dini açıdan bu eyalete musallat olmadan önce çok seçkin ve hatta üstün konumda bulunuyor ve budistlerle de barış içinde yaşıyordu.

 

Rohingyalı Müslümanların yabancı oldukları ve Bengali kimlikleri bulunduğu meselesi aslında İngiliz sömürüsünün bu bölgede nüfuz dönemi ve bazı Hindistanlı ve Bangladeşli Müsümanların Myanmar’a göç etmeleriyle ilgilidir.

Myanmar’da Müslüman azınlığa yönelik kısıtlamalar ve ayrımcılıklar tarih boyunca bazı dönemlerde söz konusu olmuştur, fakat bu kısıtlamaların hiç biri 1982 yılında Myanmar’da vatandaşlık kanununun uygulanması kadar yüz binlerce Rohingyalı Müslümanın yaşamını olumsuz etkilememiştir.

 

1982 yılında uygulanan vatandaşlık kanunu ile birlikte Myanmar’ın Rahin eyaletinde yaşayan yüz binlerce Rohingyalı Müslüman bir anda vatandaşlık hakkını kaybetti ve ardından bu ülkede bir çok vatandaşlık haklarından ve özgürlüklerinden mahrum bırakıldı. Bu kanundan sonra Müslüman çocuklar uyruksuz kaldı ve ülke genelinde bu azınlığa karşı her türlü kısıtlama sistematik bir şekilde uygulanmaya başladı.

 

Rohingyalı Müslümanlar Myanmar’da hiç bir zaman radikal budistlerin zulüm ve ayrımcılıklarından korunamamıştır. Ancak radikal budistlerin Haziran 2012 ve daha sonra Ağustos 2017 tarihlerinde işledikleri cinayetler Myanmar tarihinde budistlerin Müslümanlara yönelik işledikleri en barbarca ve en sert cinayetlerdi, öyle ki bu cinayetler Müslümanlara yönelik soykırım şeklinde değerlendirildi. Bu cinayetlerde Myanmarlı radikal budistler güvenlik güçleri ve ordunun destekleri ile Müslümanlara karşı korkunç cinayetler işledi.

 

Myanmar ordusunun Rohingyalı Müslümanlara yönelik en son cinayeti bu ülkenin kuzeyinde ve 9 Ekim 2016’da Myanmarlı sınır muhafaza birliğine karşı düzenlenen şaibeli bir saldırının ardından gerçekleşti. Myanmar devleti hiç bir araştırma yapmadan ve hiç bir kanıt sunmadan 9 güvenlik gücünün ölümü ile sonuçlanan bu saldırıdan Rohingyalı Müslümanları sorumlu tuttu ve böylece onları katliam etmeye başladı.

Myanmar ordusu ve radikal budistlerin ikinci saldırı dalgası Ağustos 2017’de başladı ve bu saldırı Rohingyalı Müslümanların başta Bangladeş olmak üzere komşu ülkelere sığınmalarına yol açtı. Ancak sığınmacılar buralarda da içme suyu ve yiyecek ve kalacak yer sıkıntısı ile karşı karşıya geldi.

 

BM, insan hakları gözetleme örgütü ve uluslararası af örgütü gibi insan haklarını savunan kurumlar raporlarında bir çok kez belgelere ve kanıtlara göre Myanmar’da Rohingyalı Müslüman azınlığa uygulananların etnik asimilasyon olduğunu ve bu cinayetten de Myanmar devleti sorumlu olduğunu ilan etti. Belgelere ve kanıtlara göre Myanmar güvenlik güçleri ve radikal budistlerin milis örgütleri Rahin eyaletinin kuzeyinde Rohingyalı Müslüman azınlığın yaşadığı köyleri ateşe verdi ve kaçmaya çalışan insanların üzerine ateş açtı.

 

İtfaiye araştırmaları ve yangının sebebini araştıran kurumların raporları ve uydudan çekilen görüntüler ve yine şu anda Bangladeş’e sığınan onlarca tanığın ifadelerine göre Rahin eyaletinde bu cinayetin sistematik bir şekilde devlet tarafından yürütüldüğü anlaşılıyor. Gerçekte Rahin eyaletinin kuzeyinde Myanmar ordusu Rohangyalı Müslümanların evlerini ve tarlalarını yakarak onları Myanmar topraklarını terketmeye zorladı. Bu cinayet ise soykırım ve beşeriyete karşı cinayetin mısdakıdır. BM insan hakları yüksek komiseri Said Raad Hüseyin de Myanmar’da Müslümanların katliamını etnik asimilasyonun en somut örneği olduğunu açıkladı.

 

Uluslararası arenada en feci cinayet olarak kabul edilen uluslararası cinayetlerden biri, soykırım cinayetidir. Soykırımda işlenen cinayet, belli bir kişiye karşı işlenmez. Bu cinayet dini, etnik, milli veya ırk yüzünden bir grup insana karşı işlenir, şöyle ki bir kişi veya bir grup soykırım uygulamaya başlar ve amaçları karşı grubun büyük bir bölümünü veya tamamını yok etmektir. Bu şom niyet soykırımı en büyük cinayete dönüştürür ve bu cinayeti işleyenler uluslararası ceza hukuku gereği yargılanmaları ve cezalandırılmaları gerekir.

 

Kuşkusuz Myanmar’da Rohingyalı Müslümanların katliamı ile ilgili görüntüler her insanın yüreğini parçalayan görüntülerdir. Bu insanlar sadece yaşadıkları toprakları terketmeye mahkum edilmiyor, aynı zamanda en korkunç şiddet ve cinayetlerle karşılaşıyor, evleri yakılıp yıkılıyor, kadınları ve kızları tecavüze maruz kalıyor, erkekleri işkence ediliyor, yakılıyor, öldürülüyor. Burada akla gelen soru şu ki Myanmar devlet hatta Müslüman azınlığı kendi vatandaşı saymazsa bile acaba bu insanlar bu tür cinayetleri hakediyor mu?

 

Rohingyalı Müslümanlar hatta eğer Myanmar devletine göre bu ülkenin vatandaşı sayılmazsa bile insan olarak en temel ve en ilkel insan haklarından yararlanmaları gerekir. evrensel insan hakları bildirgesine göre ve yine uluslararası hukuka göre devletler topraklarında yaşayan tüm insanlara hiç bir ayrım yapmaksızın insan haklarını güvence altına almaları gerekir. ancak Myanmar devlet Rohingyalı Müslümanların vatandaşlık hakkını ellerinden alarak onları tüm haklarından mahrum bırakmıştır. Myanmar devletinin gasbettiği haklara hayat hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, eğitim hakkı, serbest dolaşma hakkı, dini özgürlük hakkı, gıda ve sağlık hakkı gibi hakları örnek vermek mümkün.

 

Fakat Rohingyalı Müslümanlar hangi etnik gruba mensuptur? Bu insanlar neden zulme maruz kalmaktadır? Neden Myanmar devleti onların yasal olarak vatandaş saymamaktadır?

Tüm bunlar cevap verilmesi gereken sorulardır ki programımız boyunca bu cevapları bulmaya çalışacağız.