ABD’nin maşası, münafıklar terör örgütü - 1
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i116621-abd’nin_maşası_münafıklar_terör_örgütü_1
Münafıklar terör örgütü 30 Haziran 2018 tarihinde Fransa’nın başkenti Paris’te Batılı ve Arap eski yeni yetkililerin ve Avrupalı kiralık katılımcıların katılımı ile oturum düzenlemesi bir kez daha bu cani örgütün insanlık dışı mahiyetini ortaya koydu.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ağustos 24, 2018 13:05 Europe/Istanbul

Münafıklar terör örgütü 30 Haziran 2018 tarihinde Fransa’nın başkenti Paris’te Batılı ve Arap eski yeni yetkililerin ve Avrupalı kiralık katılımcıların katılımı ile oturum düzenlemesi bir kez daha bu cani örgütün insanlık dışı mahiyetini ortaya koydu.

Her yıl düzenlenen bu oturumlara yüklü paralar karşılığında katılan Batılı politikacıların kendilerince İran İslam Cumhuriyeti nizamını münafıklar terör örgütünün yardımıyla devirme konusunda konuşmalar yaptılar. Oysa bu hayalleri İslam inkılabının zaferi üzerinden kırk yıl geçtiği halde halâ gerçekleşmedi ve bu zümrenin arzularının aksine İran İslam Cumhuriyeti dimdik ayakta ve Batılı devletler ve bölgesel müttefikleri ve korsan İsrail rejiminin komplolarını etkisiz hale getirmektedir.

 

İslami Şura Meclisi milli güvenlik komisyonu eski üyesi Abbas Ali Mansuri Arani, münafıklar terör örgütünün her yıl Fransa’da İran karşıtı Batılı şahsiyetlerin katılımı ile oturum düzenlemesinin amaçları hakkında şöyle diyor: Münafıklar her yıl bu tür kongreleri düzenliyor ve geçmişte Saddam’ın Baas partisinden yararlanmaya çalıştıkları gibi şimdi de bölgede casusluk faaliyetleri yürüterek Amerika ve korsan İsrail ile işbirliği yapıyor.

 

Aslında münfıklar terör örgütü bundan bir kaç yıl öncesine kadar AB ve ABD’nin terör örgütleri listelerinde yer alıyordu. Ancak son yıllarda örgüt Batılı politikacılara yüklü rüşvetler vererek adını bu listelerden çıkardı ve o günden sonra her yıl Avrupalı başkentlere bedava turlar vaatleri ve ayrıca sığınmacıları sömürmek sureti ile Avrupa’nın çeşitli kentlerinde oturumlar düzenliyor ve bu oturumlarda Batılı ikinci el politikacılar da münafıklar terör örgütünden aldıkları yüklü paralar karşılığında bu oturumlarda konuşmalar yapıyor.

 

Münafıklar terör örgütü İran milletinden çok sayıda kişi onlara destek verdiğini telkin etmek için her yıl çeşitli milliyetlerden muhtaç sığınmacıya ve öğrencilere bedava seyahet ve yemek ve hatta para vaatleri ile onları düzenlediği oturumlara katılmaya teşvik ediyor.

 

Aslında Batılı devletlerin ve politikacıların münafıklar terör örgütüne neden umut bağladıklarına bakınca bu örgütün mahiyeti ve ihanet dolu uygulamaları daha iyi anlaşılır. Gerçekte başta ABD olmak üzere Batılı devletlerin terörle mücadelede sergiledikleri çifte standart tutumun en bariz örneği, bu zümrenin son onyıllarda münafıklar terör örgütü ile teamülleridir. Bu ülkeler münafıkların her türlü terör eylemine şahit oldukları halde kendi yasalarına bile aykırı davranarak onlara kucak açtılar ve örgütün Fransa’daki ana merkezi polis teşkilatı tarafından koruma altına alındı.

 

Oysa münafıklar terör örgütünün adı Fransa’nın terör örgütleri listesinde yer alıyordu. Ancak buna karşın örgüte bir çok Avrupa ülkesinde miting ve oturum düzenleme izni verildi. Gerçi Batılılar bizzat bu örgütün sinsi uygulamaları ve insan hakları ihlalleri ve örgüt içinde ahlak dışı uygulamaları gibi durumları hakkında ifşaatta bulundu, fakat hiç bir zaman örgütün tutsağı olan insanları kurtarmak için herhangi bir girişimde bulunmadı.

 

Saddam rejiminin koruması altında bulunan münafıklar terör örgütü Irak toprakları işgale uğradıktan hemen sonra da Amerikalı askerlerin koruması altına girdi.

Bu arada münafıklar terör örgütü İran aleyhinde bir çok casusluk faaliyetinde bulundu. Gerçi bir çok uzman münafıkların İran İslam Cumhuriyeti’nin barışçıl nükleer faaliyetleri ile ilgili ileri sürdükleri iddiaların gerçek olmadığını açıkladı, ancak Amerika ve korsan İsrail bu zümrenin ileri sürdüğü iddialara istinat ederek İran’ı suçlamaya başladı.

 

Gerçi münafıklar terör örgütü 1960’lı yıllarda kuruldu, ancak işin başında üyesi sayısı çok seyrekti. Örgüt İran İslam İnkılabı 1979 yılında zafere kavuştuktan sonra üye toplamaya başladı ve 1981 yılından itibaren de İran İslam Cumhuriyeti nizamına karşı silahlı mücadeleye başladı ve bu süreçte binlerce İranlı vatandaşı ve yetkiliyi şehit etti. Verilere göre ögrüt 1980’li yıllarda 17 bin vatandaşı şehit etti.

 

Münafıklar terör örgütü daha sonra Irak’a kaçarak 15 yıl boyunca Saddam rejimi ile İran’a dayatılan savaşta ve daha sonra da Irak milletini bastırmakta işbirliği yaptı. Münafıklar terör örgütünün Saddam rejimi ile işbirliği sırasında binlerce Iraklı vatandaş örgütün cinayetlerine ve terör eylemlerine kurban gitti. Münafıkların Saddam’la en önemli işbirliği konusu, 1991 yılında Irak’ın güneyinde Şia Müslümanların kıyamını ve yine Irak’ın kuzeyinde Kürt halkının ayaklanmasını bastırmaktı. Münafıklar Baas iktidarının sonlarında resmen Saddam’ın özel ordusuna dönüştü, zira örgüt elebaşıları bekalarını Irak diktatörü Saddam’ın bekasında görüyordu.

 

Amerika Dışişleri Bakanlığında 2009 ila 2012 yılları arasında terörle mücadele koordinatörlüğünü yürüten Danial Benyamin, Politico dergisinde yayımladığı makalede münafıklar terör örgütünün kirli mazisine ve şehit Ayetullah Beheşti gibi İranlı üst düzey yetkilileri ve binlerce İranlı vatandaşı şehit etmesine işaret ederek, örgütün adı bu sebeplerden ötürü terör örgütü listesine alındığını belirtti.

 

Aslında münafıklar terör örgütünün özellikle Saddam devrildikten sonra İran ve Irak milletlerine karşı işlediği cinayetlerin daha da ifşa edilmesi, örgütün Amerika ve Avrupa tarafından terör örgütleri listesine alınmasına sebep oldu. Ancak daha sonra örgütün siyonist rejimle özellikle İran’ın barışçıl nükleer faaliyetleri hakkında casusluk işinde işbirliği yapması ve Amerika’nın Ortadoğu bölgesinde hedeflerine hizmet etmesi, örgütün İran’a baskı uygulama malzemesine dönüşmesi ve diğer bazı gerekçeler münafıkları Amerika’nın siyasi himayesinden yararlandırdı ve Washington yönetimi Ortadoğu ve İran’la ilgili şom planlarını münafıklar terör örgütünü ihya ederek sonuca ulaştırabileceği sonucuna vardı.

 

Böylece münafıklar terör örgütünün adı terör örgütleri listesinden çıkarılma süreci 2012 yılında başladı ve yavaş yavaş örgüt üyelerini başka ülkelere intikal ettirilmesi için gereken zemin hazırlandı. Amerikalı eski yetkili Danial Benyamin, münafıklar terör örgütünün terör örgütleri listesinden çıkarılması için Amerikalı yetkililere ödediği yüklü paralara işaret ederek şöyle yazdı: Washington’da para her türlü günahı siler. Anlaşılan halkın mücahitleri (münafıklar) hamilerini vesvese edici mali önerilerle oturumlarında konuşma yapmaya teşvik ediyor.

 

Münafıklar terör örgütünün en önemli hamilerinden biri olan Saddam rejimi devrildikten ve örgütün Irak’ta işlediği cinayetlerin kara karnesi ifşa edildikten sonra Irak halkının örgüt üyelerine karşı nefreti, münafıkların Irak’ta barınmalarını imkansız hale getirecek kadar tırmandı. Bu yüzden Amerika hemen harekete geçti ve münafıkları Eşref kampında Liberti üssüne ve oradan da Arnavutluk topraklarına taşımaya başladı.

 

Aslında Amerika yönetiminin münafıklar terör örgütüne mensup olan teröristleri başka bir ülkeye intikal ettirmekte amacı, bu canileri İran nizamının önemli muhalifleri olarak gündeme getirmek ve onların İran İslam Cumhuriyeti nizamına karşı casusluk ve terör faaliyetlerinde kullanmak ve sonuçta İran İslam Cumhuriyeti nizamını devirmektir. Bu doğrultuda ve çeşitli sebeplerden ötürü ve örgütün bütünlüğünü korumak amacıyla sonunda Avrupa kıtasında Arnavutluk münafıklar terör örgütünün daimi üssü olarak seçildi. Böylece münafıkların Eşref kampından Liberti üssünü ve oradan da Arnavutluk’a intikali başlatıldı.

 

Amerikalı eski senatör Robert Turiçelli Arnavutluk ülkesinin münafıklar terör örgütünün üssü olarak seçilmesinin nedenini Amerika ile Arnavutluk arasında güçlü ilişki şeklinde açıklayarak şöyle diyor: Tirana ve Washington arasında hatta başka konuların üzerinde de çok iyi ilişkiler bulunuyordu. Bu yüzden bu konuda açık bir diyalog zemini hakimdi.

 

Arnavutluk’ta bu ülkenin eski Başbakanı Salih Berişa yönetimi Şubat 2013’te münafıklardan 210 teröriste sığınma hakkı tanımaya hazır olduğunu açıkladı. Ancak bu süreç Arnavutluk’un şimdiki Başbakanı Edi Rama döneminde de devam etti.

Mayıs 2013’te münafıklardan ilk grup 15 kişilik bir grup halinde Arnavutluk’a getirildi. Bu arada Arnavutluk medyası ve politikacıları ve siyasi partilerinin münafıkları kabul etme sürecine yönelik sessizliği, bu sayının artmasına sebep oldu ve sonuçta münafıklar terör örgütünün bu ülkeye daimi olarak konuşlanmaları gündeme geldi.

 

Amerika’nın dönem Dışişleri Bakanı John Kerry’nin 14 Şubat 2014’te Arnavutluk’a ziyareti münafıklar terör örgütüne mensup olan 3 bin teröristin Tirana’ya intikal ettirilmelerini öngören gizli bir anlaşma ile sonuçlandı. Associated Press bu ziyareti şöyle değerlendirdi: Kerry Tirana ziyareti sırasında Arnavutluk yetkililerini Washington’un gözetlediği bir yargı paketini uygulama konusunda ikna etmeye çalıştı. Paketin maddelerinden biri ise Irak’ta bulunan münafıklar terör örgütü üyelerinin bu ülke tarafından kabul edilmesiyle ilgiliydi.

 

Dolaysıyla münafıkların Arnavutluk’a intikal süreci ivme kazandı ve Aralık 2017’nin sonuna kadar resmi olmayan verilere göre yaklaşık 3250 terörist bu ülkeye yerleşti.

Bu arada münafıklar terör örgütünün elebaşıları kendilerini Arnavutluk değil de, Amerika topraklarındaymış gibi görüyor ve örgüt üyelerine de şu anda Pentagon’un misafirleri olduklarını telkin ederek bu konuyu da büyük bir kazanım olarak göstermeye çalışıyor. Gerçi bu örgütün Arnavutluk’ta varlığının esas kurbanları bu ülkenin insanları olduğu kesindir.