ABD’nin maşası, münafıklar terör örgütü - 2
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i116698-abd’nin_maşası_münafıklar_terör_örgütü_2
Münafıklar terör örgütü, başta Avrupa olmak üzere Batı dünyasında elde ettiği özgürlükten azami derecede nemalanıyor.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ağustos 26, 2018 02:40 Europe/Istanbul

Münafıklar terör örgütü, başta Avrupa olmak üzere Batı dünyasında elde ettiği özgürlükten azami derecede nemalanıyor.

Örgütün bu bağlamda icraatından bir her yıl Fransa’nın başkenti Paris’te sözde yıllık kongre düzenlemektir. Örgüt bu oturumdan kendini büyük gibi göstermek ve İran İslam Cumhuriyeti nizamının esas opozisyonu olarak tanıtmak için yararlanıyor.

 

Münafıkların yıllık kongresi her yıl Batı ve özellikle Amerika ve bölgesel müttefiklerinin destekleri ile Paris’te düzenleniyor. Ancak bu hadisede dikkat çeken önemli noktalardan biri, oturuma Amerikalı ve Batılı yetkililerin ve yine Arabistan gibi bazı bölge ülkelerinin üst düzey yetkililerinin katılması ve sonuçta münafıkları ve programlarını önemli göstermeye çalışmalarıdır. Örneğin örgütün geçen sene düzenlediği oturuma Suud rejiminin istihbarat eski şefi Türki Faysal katılmıştı.

 

Bu yıl münafıklar terör örgütünün Paris’te düzenledikleri oturuma Amerika Başkanının avukatı ve New York kentinin eski belediye Başkanı Rudi Juliani konuşmacı olarak katıldı ve her zaman yaptığı gibi yine Washington yönetiminin İran karşıtı politikalarının devamında İran’da nizamın değiştirilmesi vaadinde bulundu ve Amerika Başkanı Donald Trump bunu başaracağını iddia etti.

 

Amerika’nın NBC kanalı bir süre önce ilk kez münafıklar terör örgütünün Arnavutluk’ta kurdukları karargahın çevresindeki alanla ilgili görüntüleri yayımlayarak ABD Başkanı Donald Trump’ın milli güvenlik danışmanı John Bulton ve Trump’ın şimdiki avukatı ve New York kentinin eski belediye Başkanı Rudi Juliani’nin münafıklarla gizli ilişkilerini ve her birinin münafıkların oturumlarında konuşmacı olarak bulunmak için aldıkları paraları ifşa etti.

NBC kanalı Juliani’nin münafıklarla ilişkisi hakkında Juliani’den naklen bu ilişkinin 2008 yılında başladığını belirtti. Juliani, münafıklar terör örgütünün adının Amerika’nın terör örgütleri listesine alınması yanlış olduğunu belirterek, şimdiye kadar münafıklardan ne kadar para aldığını hatırlamadığını ileri sürüyor.

 

Kanada’nın eski Başbakanı Stephan Harper, New Meksiko eyaletinin eski valisi Bill Richardson, FBI eski Başkanı Levis Fray, eski demokrat senatör Robert Turiçelli, Amerika’da yaşayan Suud kökenli Amerikalıların genel işler komisyonu Başkanı Salman Ensari, eski temsilciler meclisi Başkanı Niot Casey, Fransa’nın UNESCO’da eski elçisi Rama Yad, ABD kara kuvvetleri eski komutanı George Casey, Kanada’nın bir başka eski Başbakanı John Berd, Fransa’nın dışişleri eski Bakanı Bernard Kushner, Yemen’in dışişleri eski Bakanı Raad Yasin, Arnavutluk’un cumhuriyetçi parti lideri Fatmir Medio ve Almanya ve Arnavutluk’tan bazı yetkililer Paris’teki kongreye katılan bazı isimlerdi.

 

Tüm bunlar Batılı devletlerin ve müttefiklerinin bir terör örgütü olarak tanınan münafıklara ve elebaşılarına verdikleri desteğin boyutlarını ortaya koyuyor. Oysa bu örgütün karnesi 1980’li yıllarda İran’da ve 1990’lı yıllarda Irak’ta işlediği cinayetlerle doludur. İngiliz The Guardian gazetesi münafıkların toplantısına 33 Amerikalı eski yetkilinin katıldığını belirterek şu ifadelere yer verdi: dünkü oturumda konuşma yapan yetkililerin bunun için para alıp almadıkları bilinmiyor, fakat münafıklar konuşmacılara yüklü paralar vermekle ünlüdür.

 

Bu arada münafıklar terör örgütü üye kıtlığından şiddetle acı çekiyor ve bu yüzden son yıllarda düzenlediği kongrelere hatta kiralık katılımcı toplamak zorunda kaldığı anlaşılıyor. İngiliz The Guardian gazetesi münafıkların Haziran 2018’de Paris’te düzenledikleri kongre hakkında yayımladığı raporda şöyle yazdı: kongreye katılanların yarısından fazlası Çek Cumhuriyeti, Slovanya, Polonya, Almanya ve Suriyeli sığınmacılardan oluşuyordu. Bunlar bedava seyahat, yemek ve Paris’te ikamet etmek vaatleri ile facebook’ta düzenlenen bir kampanyada yapılan çağrıya olumlu cevap veren ve kongreye getirilen kişilerdi.

 

Münafıkların Paris’te düzenledikleri kongreye Almanya’da yaşayan yüzlerce Suriyeli sığınmacı da katılmıştı. Bu insanların bir çoğu konuşmacılar konuşurken uyukluyordu. Kongreye iki çocuğu ile birlikte gelen Suriyeli genç bir kadın The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada şöyle diyor: Biz kongreye katılma çağrısını facebook’ta gördük ve Paris’te tatil yapmaya karar verdik. Ben daha önce hiç Paris’e gelmemiştim ve bu örgüt hakkında da hiç bir şey bilmiyordum.

 

Bu konuda önemli olan mesele, Amerika yönetiminin münafıklar terör örgütünü İran’a yönelik hedeflerine ulaşmak için kullanmaya çalışmasıdır. Gerçi son dönemde ABD Başkanı Donald Trump ile danışmanları ve kabine üyeleri arasında İran politikası konusunda ihtilafların ve görüş ayrılığının iyice arttığı belirtiliyor. Trump’ın bazı danışmanları İran nizamını değiştirmek için daha fazla ve daha ağır yaptırımların uygulanmasına vurgu yaparken, diğer bazıları bu baskıların amacı İran nizamını değiştirmek değil de asıl İran ile geniş kapsamlı anlaşmaya varmak olması gerektiğini belirtiyor. Bu kesime göre bu anlaşma hem İran’ın nükleer programını ve hem Tahran’ın bölgesel politikalarını kapsaması gerekiyor.

 

Amerika’da Donald Trump’ın milli güvenlik danışmanı John Bulton, İran’da nizamın değiştirilmesini en çok destekleyen en önemli güvenlik yetkilisidir. Bulton bu çerçevede son yıllarda düzenli olarak münafıkların Paris’te düzenledikleri yıllık oturumlarına katılıyor ve münafıkların İran İslam Cumhuriyeti nizamını değiştirme politikasına destek veriyor.

Christian Science Monitor gazetesinin belirttiğine göre, Bulton kongrenin eski üyesi Patrick Kenedey ve New York’un eski belediye Başkanı Rudi Juliani ve cumhuriyetçi partiden Michael Steel’le birlikte münafıkların lehine konuşma yapmak için örgüte bağlı bulunan kurumlardan yüklü paralar aldı.

 

Aslında John Bulton, münafıklar terör örgütünün adını Amerika’nın terör örgütleri listesinden çıkarmak için sürekli lobi faaliyeti yürüten Amerikalı eski yetkililerden biriydi. Amerikalı eski yetkililerin çabaları sonunda 2012 yılında sonuca ulaştı ve münafıklar terör örgütü kanlı mazisine rağmen Amerika Dışişleri Bakanlığının terör örgütleri listesinden çıkarıldı. Bulton münafıklar terör örgütü onun izlediği hedef yani İran nizamını devirmekte etkili bir güç olduğuna inanıyor.

Uzun yıllar münafıkların faaliyetleri üzerinde odaklanan Defence Force dergisi genel yayın yönetmeni ise John Bulton’un şimdiye kadar münafıklardan 180 bin dolar para aldığını ve bu paranın karşılığında örgüt için propaganda yaptığını belirtiyor.

 

Amerika Başkanı Donald Trump’ın başında bulunduğu yönetimin içinde İran konusunda yaşanan anlaşmazlık ve muğlaklığın nedeni, Trump’ın sürekli çeşitli siyasi konularda istişare aldığı dışarıdaki danışmanlarının nüfuzudur. Donald Trump kabinesinde resmi mevkileri bulunmayan bu danışmanlardan biri, Donald Trump’ın özel avukatı Rudi Juliani’dir. Juliani ise münafıklar terör örgütünün düzenlediği oturumların sabit üyelerinden biridir, nitekim 30 Haziran’da Paris’te düzenlenen oturuma da katıldı ve bir kez daha İran’da nizamın değişmesinden söz etti.

 

Böylece Donald Trump yönetimi John Bulton gibi radikal unsurların varlığı sayesinde dış politika alanında radikal bir strateji izlemeye başladığı ve münafıkların abartarak ileri sürdükleri iddiadan da İran’a karşı stratejilerinde yararlanmak istediği söylenebilir. Bu doğrultuda ise Juliani şimdi Trump’ın özel avukatıdır ve aynı zamanda Bulton’un hamisi ve Trump’ın düşüncelerini etkileyen kişidir. Juliani münafıkların son kongresinde yaptırımların yeniden uygulanmasının amacı İran’da rejimi değiştirme şeklinde ileri sürdü. Juliani ayrıca İran’da rejimin devrilmesi pek uzak olmadığını ve yakında gerçekleşeceğini, o zamana kadar Amerika yaptırımları şiddetlendirmeye devam edeceğini söyledi.

 

Aslında Juliani’nin bu vaatleri gerçeklere dayanan sözler olmaktan ziyade bir sürü kuruntunun beyanı gibi duruyor. Amerikalı yetkililer yıllardır darbeye destekten Baas rejimini İran’ın üzerine salmak kadar çeşitli yöntemlere başvurarak ve şimdi de bölgesel ittifak kurarak İran İslam Cumhuriyeti nizamını devirmek için çaba harcadı, fakat İran milletinin direnişi karşısında sürekli bozguna uğradı.

 

Buna karşın münafıklar terör örgütü köklü zafiyetlerden acı çektiği belirtilmelidir. İlkin bu örgüt İran milletine karşı işlediği cinayetleri ve Saddam rejimine uşaklık ve İsrail ve Batı için casusluk yapmak gibi cinayetleri yüzünden hiç bir zaman İran milleti nezdinde meşruiyet sahibi olamadı ve olamaz da. İngiliz The Guardian gazetesi İran milletinin münafıklardan nefretine işaret ederek şöyle yazıyor: İran’ın bir çok siyasi gözlemcisi münafıkların İran içinde asgari destekten yararlandığını ve İsrail istihbaratı ile yakın ilişkisi bulunması ve cinayetleri yüzünden şiddetle nefret edildiğini belirtiyor.

 

İkincisi, örgütün bir çok üyesi yaşı iyice ilerlediği ve yavaş yavaş ihtiyarlık dönemine ayak bastığı ve operasyon açısından hiç bir değeri olmadığı anlaşılıyor. Öte yandan örgütün yeni üye toplama yeteneği de çok zayıftır ve bu yüzden şimdi her şeyden ziyade gösteri yapmakla yetinmek zorunda kalıyor. Öte yandan münafıkların Arnavutluk’a yerleşmelerine karşın medyada örgüt hakkında yapılan ifşaat yüzünden Arnavutluk halkı münafıkların cinayetleri ile daha fazla tanışıyor ve münafıkların Arnavutluk’ta varlığına karşı itirazları tırmanmaya başladığı gözleniyor.

 

Her halükarda münafıklar terör örgütü iflas eden bir örgüttür ve Amerika şimdiye kadar bir çok kez bozguna uğratılan bir siyasetini yeniden uygulamak için münafıklar gibi bir örgüte gönül bağlamış bulunuyor.