Putin ve Trump’ın sansasyonel buluşması
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i117729-putin_ve_trump’ın_sansasyonel_buluşması
Amerika Başkanı Donald Trump’ın 16 Temmuz Pazartesi günü Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de Rusya Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesi ister görüşme öncesi ister sonrası büyük bir hassasiyetle beraberdi ve beklendiği gibi de çok tartışıldı.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Eylül 14, 2018 10:18 Europe/Istanbul

Amerika Başkanı Donald Trump’ın 16 Temmuz Pazartesi günü Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de Rusya Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesi ister görüşme öncesi ister sonrası büyük bir hassasiyetle beraberdi ve beklendiği gibi de çok tartışıldı.

Gerçekte Amerika ve Rusya liderleri sekiz yıl aradan sonra ikili bir zirve gerçekleştirdi. Bu zirve iki ülke bir çok konu üzerine ciddi anlaşmazlık yaşadığı bir sırada gerçekleşti.

 

Aslında bundan önce yapılan tüm tahminlere ve Amerika ile Rusya ilişkileri Trump beyaz saraya girdikten sonra iyileşeceği yönündeki öngörülere karşın Trump yönetimi çeşitli sebeplerden ötürü Rusya’ya karşı Amerika’nın önceki yönetiminin izlediği tutuma devam etti.

Gerçekte Washington yönetimi başta Rusya olmak üzere tüm rakiplerine karşı hasmane ve tehditvari bir tutum sergileyerek uluslararası arenada kaybetmekte olduğu hakimiyetini korumaya çalışıyor. Oysa Rusya açıkça dünyada çok kutuplu bir düzen kurmak ve pekiştirmek istiyor.

 

Amerika ile Rusya arasında bir çok güvenlik, siyasi ve iktisadi alanlarda yaşanan anlaşmazlık ve geniş çatlak yüzünden iki liderin bir araya gelmesi pek fazla beklenmiyordu. Gerçi ABD Başkanı Trump defalarca Rusya ile ilişkilerinin mahiyetini değiştirmek istediğini belirterek küresel sorunların Rusların yardımı olmaksızın çözümlenmesi imkansız olduğunu söylemişti. Ancak buna rağmen Rusya ile teamül biçimini belirlemekte Trump’ın tek başına nihai kararı alamadığı gözleniyor. Bu yüzden de Amerika ve Rusya liderleri sekiz yıl aradan sonra bir araya gelmeleri iki ülke ilişkilerinin iyileşmesi yönünde herhangi bir ufuk belirleyemedi.

 

Gerçekte ABD Başkanı Trump’ın tutumu Amerika’nın iç arenasında sadece demokratların değil, aynı zamanda bir çok cumhuriyetçinin de tepkileri ve muhalefetleri ile karşılaşıyor. Bundan daha da önemlisi, Trump ve Putin’in Helsinki zirvesinin arifesinde Washington ile Moskova arasındaki husumeti ortaya koymak üzere bazı Amerikalı çevrelerce bir dizi uygulama gündeme geldi. ABD senatosu istihbarat komisyonu Rusya’nın Amerika’da 2016 seçimlerine karıştığını doğruladı ve Amerika adalet bakanlığı 12 Rusya vatandaş hakkında demokrat partinin bilgisayarlarına siber saldırı düzenlemek suçu yüzünden dava açtı. Bu iki uygulama Trump ve takımı Moskova ile ilişkileri düzeltme yolunda ciddi engellerle karşı karşıya bulunduklarını gösterdi.

 

Gerçi uzmanlara göre Helsinki zirvesi iki taraf için herhangi bir özel getirisi olmadı, ancak Trump’ın Moskova’ya yönelik esnek ve destekleyici tutumu Amerika içinde sert tepkilere yol açtı.

ABD Başkanı Trump Rus mevkidaşı Putin ile görüşmesinin başında ve gazetecilerin huzurunda beyaz sarayın Kremlin sarayı ile ilişkilerini iyileştirmekten söz etti. Putin de bilmukabil artık ilişkilerinin hakkında esaslı bir şekilde görüşmenin zamanı geldiğini ifade etti.

 

Trump ve Putin arasında gerçekleşen ikili görüşme ve ortak basın toplantısından sonra ABD Başkanı Trump Rusya’nın Amerika’da 2016 başkanlık seçimlerine müdahale ettiği yönündeki sayısız sorunun karşısında pratikte Moskova yönetimini savunmaya ve ABD istihbarat servislerinin bu yöndeki iddialarını reddetmeye başladı. Bu tutum ise ABD hakimiyetine çok ağır geldi, öyle ki hatta Amerika’nın siyaset çevrelerinde Trump’ın Amerika’ya ihanetinden söz edildi.

 

Gerçekte ABD hakimiyeti Donald Trump’ın Rusya ile ilişkileri düzeltme isteğine sıcak bakmıyor ve her ne şekilde olursa olsun, buna mani olmak istiyor. Ancak buna karşın Moskova yönetimi şimdiye kadar bir çok kez Trump ile gizli ilişki ve başkanlık seçimlerine müdahale iddialarını reddetti. Trump da Rusya ile her türlü gizli ilişkiyi inkar ediyor. aslında Trump bu suçlamanın ABD’de konumunu, yabancı nüfuzu ile Başkan olan ilk ABD Başkanı olarak zayıflatacağını çok iyi biliyor.

 

Donald Trump ABD Başkanı sıfatı ile Rusya lideri Putin ile görüştükten sonra Rusya’ya karşı Washington yetkililerine göre çok yüzeysel ve basit sayılan bir tutum sergiledi. Trump Amerika ile Rusya ilişkileri hiç bir zaman şimdi olduğu gibi kötü olmadığını belirterek bu durum Putin ile müzakere ettikten sonra değişmeye başladığını belirtti. Trump iki ülkenin ortak çıkarlarını temin etme yönünde bazı çözüm yolları bulmak üzere çaba harcamaları gerektiğini vurguladı.

 

Amerika Başkanı Trump’ın bu tutumu, Kuzey Kore lideri Kim Junk Un ile Singapur’da gerçekleştirdiği müzakerelerden sonra da tekrarlandı ve Trump Piyong Yang ile tüm sorunların çözümlendiğini iddia etti. Bu tutum siyaset çevrelerinde tuhaf bir konu olarak algılandı. Özellikle hali hazırda Amerika ve Rusya ilişkilerinde bir çok güvenlik, siyasi, askeri, iktisadi ve ticari alanda derin anlaşmazlıklar bulunuyor ve iki taraf bir çok bölgesel ve küresel sorunların üzerinde anlaşmazlık yaşıyor. Bu yüzden Trump’ın üç dört saat müzakereden sonra bu durumun değiştiğini iddia etmesi abartılı karşılanıyor.

 

Amerika ve Rusya liderleri Trump ve Putin’in görüşmesinden sonra Amerika’da siyaset çevrelerinde büyük tepki gören önemli konulardan biri, Trump’ın Rusya’nın 2016 başkanlık seçimlerine karıştığı yönündeki suçlamalara karşı Rusya’yı savunması oldu. Trump bu konuda Rusya lideri Putin’in sözlerini mi, yoksa ABD istihbarat camiasının sözünü mu kabul ediyorsunuz? yönündeki bir soruya verdiği cevapta şöyle dedi: demokrat parti milli komitesinin serverleri nerede? Clinton’un emaillerine ne oldu? Neden Rusya demokrat parti milli komitesinin serverlerini hacklemiş olmalı ki? Ben Rusya’nın Amerika’da 2016 başkanlık seçimlerine karışması için hiç bir gerekçe görmüyorum.

 

Bu açıklama, ABD iç siyaset arenasına bomba gibi düştü ve büyük bir şok yarattı, öyle ki hatta Trump ihanetle suçlandı. CIA eski Başkanı John Bernan şöyle dedi: Trump’ın Helsinki’de basın toplantısında ciddi bir suç seviyesine ulaşan ve hatta bu seviyesini aşan hareketi ihanetten daha az bir şey değildir. Trump’ın sözleri sadece ahmakça sözler olmadı, aynı zamanda onun Putin’in uşağı olduğunu ortaya koydu. Neredesiniz ey cumhuriyetçi vatanseverler!?

 

Öte yandan cumhuriyetçi partinin üst düzey yetkilileri de tamamen Trump’tan farklı düşünüyor. Bu partinin üst düzey yetkilileri de Trump’ın sözlerine karşı sert bir tutum sergilediler. Cumhuriyetçi partinin temsilciler meclisindeki temsilcilerinin Başkanı Paul Ryan bu konuda şöyle dedi: Rusya’nın bizim seçimlerimize müdahale ettiği konusunda hiç bir kuşku yoktur. Rusya burada ve dünyada demokrasiyi kırılgan hale getirme çabalarına devam ediyor.

 

Böylece cumhuriyetçi partinin iktidarı dönemlerinde her zaman Rusya karşıtı bir tutum sergileyen ABD hakimiyeti, Trump’ın Moskova’ya karşı esnek tutumu karşısında boş oturmadı ve bazı hareketleri ile Trump’ın Rusya tutumunun tam tersi yönünde bir tutum sergilediklerini ortaya koydu. Bu doğrultuda Trump ve Putin’in ortak basın toplantısında ve Trump Rusya ile ilişkilerde yeni bir dönem başladığını dile getirdiği sıralarda Rusya vatandaşı Maria Butina Amerika’da casusluk suçundan tutuklandı. Bu hareket açıkça ABD hakimiyeti Rusya konusunda Başkan Trump’ın karşı noktasında yer aldığını gösterdi.

 

Amerika’da yetkililerin ve politikacıların Başkan Trump’a sözlü saldırıları etkili oldu ve Trump bu kez 180 derecelik bir çark yaparak Rusya’ya yönelik eski tutumundan geri adım attı. Bu çerçevede Trump bir kaç gün sonra beyaz sarayda bazı kongre üyeleri ile oturumunda Rusya lideri Putin ile görüşmesine rağmen Rusya’ya dayatılan yaptırımların kaldırılması söz konusu olmadığını ve yaptırımlar eskisi gibi devam edeceğini açıkladı. Trump bu hareketi ile pratikte baskı altında kaldığı zamanlarda tutumundan geri adım attığını ve sözlerini de geri aldığını ortaya koydu.

 

Bu geri adım, ABD Başkanı Donald Trump’ın son bir kaç günde ikinci geri adımıydı. Amerika medyası ve kamuoyu ve seçkin şahsiyetleri Trump’ın Putin’le ortak basın toplantısında söylediklerine ve Moskova’ya verdiği desteğe saldırdıklarından Trump bu sözleri söyledikten sadece bir gün sonra geri adım attı. Trump Rus mevkidaşı ile ortak basın toplantısında sarfettiği sözlere aykırı olan açıklamasında Rusya’nın müdahaleleri seçim sonuçlarını etkileyemediğine vurgu yapmakla beraber, ABD istihbaratının Rusya’nın 2016 başkanlık seçimlerine müdahale ettiği değerlendirmesini kabul etti.

 

Her halükarda Trump ve Putin’in ikili sansasyonel görüşmeleri Amerika ile Rusya ilişkilerini iyileştirmenin üzerinde pek fazla etkisi olmadı ve bu ilişkiler halen gergin bir şekilde ve tüm sorunları ile beraber devam ediyor. ancak tüm bunlara rağmen şimdi Trump Putin’i beyaz saraya davet ederek ikili müzakerelerin devam etmesini sağlamaya ve belki de Helsinki’de uğradığı hezimetin rövanşını yapmaya çalışıyor.

 

Ancak ABD kongresine hakim olan Rusya karşıtı atmosfere bakıldığında, Trump ve Putin’in yeniden görüşmesi bile iki ülke arasındaki soğuk ilişkileri yeniden ısıtamayacağı anlaşılıyor. Gerçekte Trump ve Putin’in Helsinki’de görüşmesi Trump için hiç bir olumlu getirisi olmadı, bilakis Amerika içinde düşmana destek vermek ve hatta ihanette bulunmak gibi ciddi suçlamalara maruz kalmasına sebebiyet verdi.