Dünya emzirme haftası
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i117738-dünya_emzirme_haftası
1 Anne sütü, bebeğin beslenmesinde en iyi ve en faydalı besin maddesidir.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Eylül 14, 2018 11:15 Europe/Istanbul

1 Anne sütü, bebeğin beslenmesinde en iyi ve en faydalı besin maddesidir.

2018 dünya emzirme haftası için belirlenen sloganla ilgili şöyle deniliyor: eşitsizlik, kriz ve yoksulluk dolu bir dünyada anne sütü ile beslenmek, bebekler ve annelerin ömür boyu sağlığının temelidir. Bu yüzden 2018 dünya emzirme haftasının uluslararası sloganını şöyle ilan ediyoruz: anne sütü ile beslenmek, yaşamın temelidir

 

Yıllardır anne sütü ile beslenmenin bebeklerin sağlıklı olması ve sağlıklı büyümesi ve ayrıca annelerin sağlığı üzerinde etkili olduğu bilinen bir gerçektir. Anne sütü doğan bebeğin ilk altı aylık hayatında yeterli beslenmesi için tek başına yeterlidir. Bu oran ikinci altı ayda yüzde elli kadardır ve bebeğin ihtiyaç duyduğu enerjinin yarısı anne sütü ve geriye kalan yarısı da tamamlayıcı besin maddeleri ile karşılanır.

Uzman hekimler de bebeklik çağında anne sütü ile beslenen bebeklerin zeka ve fiziksel güç bakımından bu çağda başka şeylerle beslenen bebeklere nazaran daha yüksek düzeyde olduklarını belirtmektedir. Gerçekte anne sütü ile beslenmenin önemi, anne sütünün içerdiği proteinler ve vitaminler ve bebeğin büyümesini güvence altına almasından kaynaklanır.

 

Anne sütü ile beslenmenin azalması ve bunun yerine pudradan yapılan sütlerin kullanılması  ve özellikle ikinci dünya savaşından sonra gelişmiş ülkelerde yaygın hale gelmesi uluslararası camiada ciddi kaygılara yol açmaya başladı.

Bebeklerin anne sütü ile beslenme zaruretini yaygınlaştırmak ve insanları bu sütün eşsiz ve istisna özellikleri ve bebeğin ve annenin sağlığı üzerindeki etkileri ile tanıştırmak için büyük ve temelli bir adım atılması gerekiyordu.

 

Bu yüzden Ağustos 1990 tarihinde dünya sağlık örgütü UNICEF’le işbirliği çerçevesinde İtalya’nın Florans kentinde düzenlenen bir konferansta anne sütü ile beslenmeyi yaygınlaştırmak ve desteklemek yönünde bir bildirge yayımladı. Bu bildiride bebeklerin anne sütü ile beslenmesinin önemi  ve bunun anne ve bebeğin sağlığı üzerindeki etkisine vurgu yapıldı.

Buna göre her yıl 1 – 7 Ağustos tarihleri arasında kalan bir haftalık süre dünya emzirme haftası olarak kutlanıyor. Bu adlandırmanın sebebi ise anneleri yavrularını bu ilahi muhibetle beslemeye teşvik etmektir.

 

Bebek dünyaya geldiğinde bağışıklık sistemi çok zayıftır. Bu durum bebeği başta hastane ortamındaki etkenler olmak üzere dış etkenlere karşı savunmasız hale getirir. Bu yüzden bebekler virüslere, parazitlere, mikroplara ve ortamdaki her türlü sağlık tehlikesi arzeden duruma karşı savunmasızdır ve hızla türlü hastalıklara yakalanabilir, nitekim hastanelerde doğan bebeklerin arasında ölüm oranı çok yüksektir. Oysa annelerin “kolostrum” veya “ağız” adı verilen sarı renkte ilk sütü oldukça koyudur ve bebeği koruyacak bir çok canlı hücre içerir. Bu süt bebeği doğar doğmaz türlü hastalıklara karşı korur.

 

Buna göre ağız veya annenin ilk sütü bebekler için doğduktan sonra ilk dört haftada hayati önem arzetmektedir. Zira bu süt bebeğin sindirim sistemini tamamen kaplayarak mikropların ve virüslerin bebeğin diğer organlarına ulaşmalarına mani olur. Oysa pudra süt ile beslenen bebekler bu savunma sisteminden yoksundur ve bu yüzden de sürekli hastalanır, zira hastalıklara yol açan mikroplar ve virüsler pudra süt ve su karışımı ile engellenemez ve mikroplar ve virüsler bebeğin sindirim sistemini aşarak kanına karışır.

Bu yüzden bebekler doğdukları ilk günden itibaren anne sütü ile beslenmeye muhtaçtır, zira böylece bir çok hastalığa karşı bağışıklık kazanır ve hastalanmaz.

 

Anne sütü hatta yetişkinlik çağında da faydalarını gösterir. Uzmanlar bu konuda şöyle diyor: anne sütü ile beslenen insanlar yetişkinlik çağında daha az diyabet, alerjik durumlar ve kanser gibi hastalıklara yakalanır ve zeka seviyeleri daha yüksektir ve obezite hastalığına karşı da dirençleri yüksektir. Yine anne sütü ile ve annesinin kucağında beslenen bebek, hastalıklara karşı direnci daha yüksektir. Bu şekilde beslenen bebek psikolojik açıdan huzurludur ve yeterli özgüvene sahiptir ve ortamın gerginliklerinden daha az etkilenir.

 

Forbes Malar hastanesi kadın doğum departmanı Başkanı Dr. Nitiya Mamamurti bu konuda şöyle diyor:

Günümüz yaşam tarzının değişmesi ve fast food adı verilen hazır besinler ve fiziksel hareketsizlik, çocukları daha fazla obezite ve diyabet gibi hastalıklara maruz bırakıyor, oysa yaşamın ilk iki yılında anne sütü ile beslenmek, obezite hastalığına mani olur.

 

İsviçreli düşünür ve filozof Jean-Jacques Rousseau ünlü eseri Emile’de annelerin bebeklerini kendi sütü ile beslemeleri veya dadıdan yararlanmaları konusunda tavsiyede bulunuyor. Tüm bu anlatılanlar, hiç bir süt çeşidi anne sütünün yerini alamayacağını ve hiç bir sevgi de anne sevgisinin yerini dolduramayacağını gösteriyor.

Dolaysıyla ananın sıcak kucağı ve sütü ile beslenmek çocukların en temel haklarından biridir.

 

İsviçreli filozof Rousseau bu konuda şöyle yazıyor:

Eğer anneler bebeklerini emzirme zahmetine katlanırsa, toplamda ahlak ilkeleri ve yaşam tarzı kendiliğinden düzelir ve doğal duygular tüm kalplerde yeniden canlanır. O zaman her şey bu konuya bağladır. Ailevi yaşamın cazibesi, ahlaki fesadın en iyi panzehiridir.

 

Rousseau bebeğe bakacak dadının özellikleri hakkında da şöyle diyor:

Dadı ruhi ve cismi açılardan sağlıklı olmalıdır. Asi duygular ve dengesiz ahlak, dadının sütünü bozabilir. Eğer biz sadece cismi boyutu gözetleyecek olursak, konunun sadece yarısını gözetlemiş oluruz. Eğer örneğin ahlakı fesat olan bir kadını dadı olarak seçecek olursak, bebek de onun gibi ahlaki açıdan fesat olacağını söylemiyorum, ama bu konudan acı çekeceği kesindir. Acaba dadı bebeği emzirmekle beraber ona sabır, sevgi ve şefkatle bakması gerekmez mi?

 

Bundan 14 asır önce İslam öğretilerinde en güzel, en güçlü ve en detaylı bir şekilde anne sütünün önemi hakkında tüm bu önemli noktalar gündeme gelmiştir. Kur'an'ı Kerim’in bir çok ayetinde de bebeğin anne veya dadısı tarafından emzirilmesi, emzirme süresi, anne ve bebeğin hakları vurgulanmıştır.

Yüce Allah Bakara suresinin 233. ayetinde annelerin bebeklerini tam iki yıl emzirmelerini buyurmuştur.

 

Kur'an'ı Kerim’de bebeklerin anne sütü ile beslenmesi ve anne ve bebeğin haklarına uyulmasına vurgu yapılması, bebeğin beslenmesine gösterilen ilginin işaretidir, nitekim Kur'an'ı Kerim’in bu vurgusu ve anne sütünün eşi benzeri bulunmadığını ilan etmesi asırlar sonra bilim adamları tarafından keşfedilerek doğrulanmıştır.

Beslenme süresi de Kur'an'ı Kerim’in vurgularından biridir ve günümüzde beşeri bilim yeni yeni bu gerçeği keşfetmiştir, ki bu da Kur'an'ı Kerim mucizelerinden biri sayılır.

 

İslam dini anne sütünü bebek için en iyi besin maddesi ve bebeğin en doğal hakkı olarak tanımlıyor. İslam Peygamberi -s- bebeklerin anne sütü ile beslenmeleri hakkında hiç bir süt bebek için anne sütünden daha iyi olamayacağını vurguluyor.

Anne sütünün bebeğin cismi, ruhi ve duygusal yapısı üzerindeki etkisi yüzünden İslam dini anneleri bu yönde teşvik etmiş ve bazı mükafatları da vadetmiştir.

 

İslam Peygamberi’nden -s- bir rivayette şöyle okumaktayız:

Bir bebeği emziren bir kadına Allah teala her damla sütü için bir köleyi azat etme mükafatını verir ve emzirme dönemi sona erdiğinde ve bebek sütten kesildiğinde ilahi melek yanına oturur ve şöyle der: Hayata yeniden başla, zira Allah geçmişteki tüm günahlarını bağışlamıştır.

 

Dünya emzirme haftası ailelerin ve özellikle annelerin bebeklerini kendi sütleri ile beslemelerinin önemine dikkatini çekmek için bir fırsattır. Tüm anneler doğumdan sonra bebeklerini emzirebilir ve bu ilahi muhibet sayesinde sağlıklı bebekleri olur. Öte yandan toplumun da kadınlara ve özellikle annelere destek vermeleri önemlidir.

Bu konuda hastane ve sağlık merkezlerinin çalışanları da anneleri bu konuda bilgilendirerek sağlıklı bir topluma sahip olmaya katkı sağlayabilir.