ABD – Türkiye; eski dost, yeni düşmanlar - 2
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i118298-abd_türkiye_eski_dost_yeni_düşmanlar_2
Geçen bölümde Amerika ve Türkiye ilişkilerinde gerginliklere yol açan bazı konulara değindik.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 24, 2018 18:00 Europe/Istanbul

Geçen bölümde Amerika ve Türkiye ilişkilerinde gerginliklere yol açan bazı konulara değindik.

Amerika ve Türkiye’nin üzerinde ciddi anlaşmazlık yaşadıkları bir başka önemli konu, Ankara yönetiminin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemleri ve hava savunma sistemlerini satın alma konusu üzerinde ısrarını sürdürmesidir.

Ankara yönetiminin üst düzey yetkilileri Rusya’dan S-400 füze savunma sistemlerini satın alma sebepleri Ortadoğu ve özellikle Suriye’de söz konusu olan tehditler olduğunu ileri sürüyor. Ankara yetkilileri, bu tehditlere karşı hava savunmalarını takviye etmeleri gerektiğini belirtiyor. Ancak gözlemciler bu konuda başka etkenlerin de etkili olduğunu dile getiriyor.

 

Türkiye ile Avrupa ve Amerika arasındaki ilişkilerin Türkiye’de 15 Temmuz 2016 başarısız askeri darbe ve Ankara’nın Batılı müttefiklerini bu darbeye karşı pasif tutumunu eleştirmesi yüzünden gerilmesi ve ayrıca Batılı devlet adamlarının Türkiye yönetiminin darbecilere karşı sert tutumunu eleştirmeleri, Ankara ile Brüksel arasında da derin bir uçurum oluşturmaya başladı.

Öte yandan bu darbe girişimi Ankara ile Washington hattında da Obama döneminde gerginliğe yol açtı, gerçi Ankara yönetimi Trump döneminde ikili ilişkilerde yeni bir dönem başlatmaya çalıştı.

Buna karşın görünen o ki ne ABD ve ne AB Türkiye yönetiminin davranışları yüzünden bu ülke ile başta füze savunma sistemlerinin satışı olmak üzere askeri teamüllerini arttırmak istiyor. Bu yüzden Türkiye yönetimi ileri teknoloji füze savunma sistemleri ihtiyacını karşılamak için Rusya’ya yöneldiği gözleniyor. Oysa bu durum Amerika yönetimini öfkelendirdiği ve başta F-35 savaş uçaklarının satışını askıya almak üzere Türkiye’ye bazı yaptırımlar uygulamaya yönelttiği anlaşılıyor.

Amerika yönetiminin Ankara’ya S-400 füze savunma sisteminin alım anlaşmasını feshetme yönetimine uyguladığı baskılara temas eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ise şöyle dedi: bir süre önce Yunanistan yönetimi de S-300 füze savunma sistemi satın aldı. Acaba kimse Atina’ya bu alımdan vazgeç, dedi mi? Şimdi bizi başka yerden tehdit ediyorlar ve F-35 savaş uçaklarını vermeyebiliriz diyorlar. Biz de onlara dedik ki, eğer vermezseniz, uluslararası mahkemeler var, biz da onlara başvururuz. Eğer iş oralara kadar uzanacak olursa bizim başka alternatiflerimiz de var. Biz uzun süredir onlarda bu tür silahları istedik ama vermediler.

Image Caption

 

Ankara Washington hattında daha fazla gerginliğe ve anlaşmazlığa yol açan bir başka konu, Ankara yönetiminin Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti’ne dayattığı illegal yaptırımları yeniden uygulamasına şiddetle karşı çıkmasıdır. Bilindiği üzere Türkiye İran petrolü ve doğalgazının önemli alıcılarından ve İran’ın büyük ticari ortaklarından biridir ve buna göre de Amerika’nın hedefleri ve çıkarları uğruna Türkiye halkının milli çıkar ve maslahatlarına aykırı bir şekilde Amerika’nın tek yanlı illegal yaptırımlarına uymak istemiyor. Trump yönetimi ise Türkiye’ye temsilcilerini göndererek Ankara yönetimini bu konuda ikna etmeye kalkıştı. Ancak Ankara yönetimi bu heyete de ret cevabı verdi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 24 Temmuz 2018’de yaptığı açıklamada, Ankara yönetimi ABD’nin İran’a dayattığı illegal yaptırımları görüşmek üzere Türkiye’yi ziyaret eden Amerikalı heyete açık ve net bir şekilde Washington’un Tahran’a dayattığı tek yanlı illegal yaptırımlara uymayacağını bildirdiğini kaydetti.

Bakan Çavuşoğlu, biz onlara söyledik, bu yaptırımlara katılmayacağız, biz İran’dan petrol satın alıyoruz ve uygun şartlarda bu ithalatı gerçekleştiriyoruz, dedik.

Amerika ile Türkiye arasında bir başka anlaşmazlık ve gerginlik konusu, İzmir kentinde yakalanan casus papaz Andrew Brunson olayıdır. Fethullah Gülen örgütü ile işbirliği ve casusluk yapmak suçlarından tutuklanan casus papaz Brunson’un ev hapsinde tutulması iki ülke arasında şimdiye dek görülmemiş bir yüzleşmeyi ve karşılıklı hasmane uygulamaları tetikledi.

Casus papaz Brunson evanglist kilisesine bağlı bir papazdır. Brunson iki yıl önce Türkiye karşıtı terör örgütleri ile işbirliği yapma suçundan gözaltına alındı. Brunson ayrıca Fethullah Gülen’le Türkiye’de başarısız askeri darbede işbirliği yapmakla da suçlanıyor.

Gözlemciler casus papaz Brunson suçlu bulunduğu takdirde 35 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceğini belirtiyor. Ancak Amerika Başkanı Donald Trump geçenlerde twitter hesabında çok sert bir mesaj yayımlayarak Türkiye yönetimini Brunson’u serbest bırakmadıkları takdirde Amerika’nın geniş çaplı yaptırımlarının hedefi olacağı yönünde tehdit etti. Trump Amerika yönetimi papaz Andrew Brunson’un uzun süre gözaltına alındığı için Türkiye’ye geniş çaplı yaptırımlar uygulayacağını belirtti. Ancak Türkiye yönetimi ABD Başkanı Trump’ın uyarılarına tepki göstererek Amerika’yı Türkiye’nin içişlerine karışma konusunda uyardı.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ise ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’ye iktisadi baskı ve yaptırım uygulamaktan sevinci utanç verici bir durum olduğunu belirterek Amerika yönetimini yaptırım bağımlılığından el çekmesi aksi takdirde dünya Amerika’ya karşı birlik olacağı konusunda uyardı.

Öte yandan Amerika ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gerilmesi ile birlikte ABD’nın zorba ve sorumsuz Başkanı Trump zorbalıkları ve tehditleri ile hedeflerine ulaşma politikası çerçevesinde Ankara yönetimine karşı yeni yaptırımları ve cezalandırma maksatlı kararları uygulamaya başladı. Trump en son geçen Cuma günü Türkiye’den ithal ettikleri çelik ve alüminyuma uygulanan tarifeleri iki kata çıkardığını ilan etti. Böylece bundan böyle Türkiye’den ithal edilen alüminyumun tarifesi yüzde 20 ve çelik ithalatına da yüzde 50 olarak uygulanmaya başladı.

Türkiye maliye ve hazine Bakanı Berat Albayrak ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’den ithal ettikleri çelik ve alüminyuma uygulanan tarifeleri ikiye katlama kararına gösterdiği tepkide şöyle dedi:

Bu kararla birlikte Türkiye halkının refahı ve ekonomisi doğrudan hedef alınmıştır, ancak bu mücadeleyi biz kazanacağız. Türkiye devleti güçlü bankacılığı, bütçe tahsisinde disiplini, aktif iç piyasaları ve üretimde sağlam altyapısı ile bir tür uygulamaları etkisiz hale getirecek ve halkın destekleri ile bu süreçten de daha güçlü bir şekilde çıkacaktır.

 

Amerika Başkanı Donald Trump geçenlerde Amerikalı casus papaz Andrew Brunson’un Türkiye yargısı tarafından suçlu bulunmasının ardından Ankara yönetimini yaptırımla tehdit etmişti. Beyaz saray Ağustos 2018’in başında da bu çerçevede Türkiye içişleri ve adalet bakanlarını yaptırım listesine aldı. Trump’ın bu kararı Ankara yetkililerinin sert tepkileri ile karşılaştı ve Erdoğan Amerika’ya karşı misillemede bulunarak iki Amerikalı bakana yaptırım uyguladı.

Ancak Amerika ile Türkiye ilişkilerinde yaşanan gerginlik son günlerde TL’nin önemli oranda değer kaybına sebebiyet verdi ve sonuçta Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkiledi.

Amerika Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’den ithal ettikleri ürünlere uygulanan tarifeleri iki kata çıkarmasından sonra Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump’ın bu kararını Türkiye’ye yönelik tehdit ve Amerika yönetiminin büyük hatası şeklinde yorumladı. Erdoğan 11 Ağustos 2018’de yaptığı açıklamasında da Türkiye’yi tehdit etmenin hiç bir faydası olamayacağını belirtti. Erdoğan, mesele dolar, avro veya altın olmadığını, Amerika Türkiye’ye karşı iktisadi savaş başlattığını, Türkiye ise bu savaşla mücadele için gerekli tedbirleri aldığını vurguladı.

Buna karşın bazı Amerikalı uzmanlar da Trump’ın Türkiye devletine karşı tutumu hakkında uyarılarda bulundu. Washington Post gazetesinin önde gelen yazarlarından Brian Klaas ise şu yorumda bulundu: Türkiye’de Amerika’nın İncirlik adında 50 nükleer bombaya ev sahipliği yapan bir hava üssü var. Trump’ın twittleri ise Amerika için milli ve uluslararası boyutlarda güvenlik tehlikelerine sebebiyet veriyor.

Bu arada Amerika Başkanı Donald Trump’ın tehditleri ve açıklamaları Türkiye’nin üst düzey yetkililerinin sert tepkilerine yol açtığı gözleniyor. Ankara yetkilileri Amerika’nın baskılarına karşı Trump’ın zorbalıklarına boyun eğmeyeceklerini vurguluyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu twitter hesabında şöyle yazdı: Hiç kimse Türkiye’ye ne yapması gerektiğini söyleyemez. Biz hiç bir tehdide tahammül etmeyiz. Kanun hakimiyeti herkes için geçerlidir ve bunda istisna da yoktur.

Image Caption

 

Bu süreçte Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditlerine verdiği tepki de ilginçtir. Erdoğan şöyle dedi: Bizi yaptırım tehdidi ile geri adım atmaya zorlayamazsınız, zira biz Amerika’ya bağımlı değiliz. Eğer Amerika davranışını değiştirmezse, Türkiye gibi güçlü ve dost bir ülkeyi kaybeder ve bunu asla unutmaması gerekir. ben bir psikolojik savaşa girmiş olduğumuzu düşünüyorum. Trump şimdi Türkiye’ye karşı geniş çaplı bir ticari savaş başlatmakla beraber Amerikalı papazı serbest bırakmadığımız takdirde Türkiye’ye karşı daha ağır yaptırımlar uygulayacağı tehdidini savunmuştur.

Ray El Yom gazetesi ise Amerika’nın Türkiye’ye yaptırım dayatmasına dört gerekçeden söz ediyor. İlk gerekçe, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hali hazırda Türkiye’de ev hapsinde tutulan Amerikalı casus papaz Andrew Brunson’u serbest bırakmayı reddetmesi ve özellikle Türkiye’nin onu Gülen ile takas etme önerisini gündeme getirmiş olmasıdır. İkinci gerekçe, Erdoğan’ın Amerika’nın patriot füze savunma sistemleri yerine Rusya’dan S-400 füze savunma sistemleri satın alma üzerinde ısrarını sürdürmesidir.

Üçüncü gerekçe, Erdoğan’ın ABD’nin Tel aviv büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararına karşı çıkması ve Hamas’ı desteklemesi ve Gazze kuşatmasını kınamasıdır. Dördüncü gerekçe ise Erdoğan’ın ABD’nin İran’a dayattığı yaptırımlara eşlik etmeye karşı çıkmasıdır, zira  Türkiye İran ile 10 milyar dolarlık ikili ticareti bulunuyor ve Erdoğan Türkiye’nin milli çıkarları çerçevesinde bu ilişkiyi sürdürmek istiyor.

Gerçi Amerika Başkanı Trump’ın hedeflerine ulaşmak için baskı ve yaptırım silahını kullandığı bilinen bir gerçektir, fakat Amerika’nın bir NATO üyesine yaptırım uygulaması şimdiye kadar görülmemiş bir durumdu ve Trump bunu da yaptı. Erdoğan ise bu konuda yaptığı açıklamada Amerika’nın bir papaz uğruna bir NATO üyesi olan Türkiye’ye yaptırım uygulamasını büyük talihsizlik niteledi.

Kuşkusuz bu gelişme Rusya için özellikle son dönemde yeniden ABD yaptırımlarına maruz kaldığı bir sırada çok iyi haberdir, zira bu durum Türkiye’yi ABD’nin rakip veya düşmanı olan Rusya, Çin ve İran İslam Cumhuriyeti devletlerine yakınlaştıracaktır. Özetle Trump eski dostları yeni düşmanlarına dönüştürdüğü ve sonuçta Amerika’yı bölgede ve dünyada daha fazla inzivaya ittiği söylenebilir.