İklim Değişiklikleri ve Dünya Mirası
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i133230-İklim_değişiklikleri_ve_dünya_mirası
Bu programda iklim değişiklikleri ve dünya mirasının korunması gerekliliği ile kimi makamların bu alandaki açıklamalarını konu edinmeye çalışacağız.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Temmuz 25, 2019 16:53 Europe/Istanbul

Bu programda iklim değişiklikleri ve dünya mirasının korunması gerekliliği ile kimi makamların bu alandaki açıklamalarını konu edinmeye çalışacağız.

Yapılan araştırmalar ve incelemelere göre yerküre atmosferi ve iklim değişiklikleri ısının yerkürenin bir kısmından diğer kısmına aktarılmasına önemli bir rol oynamaktadır. Sera gazları ve karbondioksit hayatımızın farklı yönlerini etkilemektedir. Bu yönlerin en önemlilerinden biri de yerin ısınmasıdır. Bu durum insanlığın geçmişinden miras kalan eserleri de önemli derecede etkilemektedir.

Son zamanlarda muhabirler Amerika başkanı Donald Trump'ın iklim değişiklikleri alanında yapılan yeni araştırmaların sonuçlarına ilişkin görüşlerini aldılar. Trump ise bu hususta şöyle dedi: "Bu alandaki raporları kabul etmiyorum."

İşte bu birkaç kelime Trump'ın sağduyu ve küresel anlaşmalara ne denli karşı olduğunu, bilimsel verileri ve araştırmaların sonuçlarını bile reddettiğini gösterdi. Trump aslında bilimsel verileri reddediyor ama Amcası John'un yıllarca MIT üniversitesinin öğretim üyesi ve bilim adamı olmasından dolayı bilimden de anladığını iddia ediyor! İşte bu yüzden Trump'ın Amerika'nın G-20'deki taahhütlerini feshetmesi ve Paris İklim Anlaşmasından çekilmesine şaşırmamak gerekir.

Ancak bu iklim anlaşmaları neden bu kadar önemlidir? Siyaset dünya mirasının korunmasında nasıl bir role sahiptir?

Gerçekte iklim değişiklikleri halihazırda dünyanın en önemli kaygılarından sayılır. Bu iklimsel değişiklikler dünyanın dört bir yanında doğal, beşeri ve tarihi eserleri ve mekanlar üzerinde yıkıcı bir etki bırakmaktadır. Halihazırda UNESCO dünya mirası listesinde 1100 sit alanı tescil edilmiştir. İşte bu tarihi sitlerin bazıları ciddi tehlikeler ile karşı karşıya kalmıştır. Bu tehlikelerin biri de iklim değişiklikleridir. İklim değişikliklerin en önemlilerinden biri de yerkürenin ısınmasıdır. Bu değişiklik insanın tarihi hazinelerine ciddi zararlar verip hatta yok olmalarına bile yol açabilir.

Örneğin bu tarihi sitler ve doğal mekanların biri de Grönland'daki İlulissat Buz Fiyordudur. Bu büyük buzul yerkürenin ısınması gibi çevresel nedenlerden dolayı gözlerimizin önünde erimektedir. Grönland hükümeti ise bu buzulu yerkürenin ısınmasının sembolü olarak tanıtarak onu geç olmadan görülmesi gerekenler listesine almıştır!

Bunlara ilaveten meteorolojide El Nino adı ile bilinen olay da Ekvador sahillerindeki Galapagos Adalarının etrafındaki suyun ısınmasına ve böylece bölgedeki besin zinciri ve çoğu hayvan türlerinin tehlikeye düşmesine neden olmuştur. Deniz sularının seviyesinin yükselmesi ve fırtınalardan dolayı yüksek dalgaların oluşması sonuncunda ise Pasifik Okyanusunun Güney doğusunda yer alan Easter adasındaki Moai arkeolojik heykelleri devrilme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Easter adası yerkürenin  en ücra noktasında yer alan ada olarak üzerinde 800'den fazla taştan yapılmış dev heykeline de ev sahipliği yapmaktadır. Bu heykeller adadaki yanardağın hizasında yer alarak büyüleyici bir nitelik kazanmıştır.

Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birliğin değerlendirmelerine göre UNECSO dünya miras listesinde yer alan her dört doğal alandan biri iklim değişikliklerinden dolayı tehlike altındadır. Bu süreç ise 2014 ila 2017 yılları arasında ise iki kat daha hızlanmıştır. Öyle ki artık iklim değişiklikleri tarihi alanlar için en hızlı büyüyen tehlike haline gelmiştir.

Örneğin Mavi Cami adı ile de bilinen İstanbul'daki Sultan Ahmet Camii, İtalya'daki Pizza Kulesi ve Katedrali de 2100 yılına kadar aşınma veya sel tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Ayrıca UNESCO dünya mirası listesinde tescil olunan  İran'da bulunan tarihi Persepolis alanı da heyelanlar ve toprak kayması tehlikeleri ile karşı karşıyadır.

Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birliğin bildirdiğine göre iklim değişiklikleri süreci yavaşlamazsa birçok dünya mirası tarihi alan da yakın gelecekte aynı tehlikeler ile yüz yüze kalacaktır.

Bilim adamlarının son on yıllardaki araştırmaları da yerküre iklim değişikliklerinin ciddi derecede arttığını ve bu artışta insani faaliyetlerin de en büyük etkiye sahip olduğunu gözler önüne sermişlerdir. Öyle olumsuz bir etki ki dünya mirası listelerinde yer alan tarihi alanları bile zarara uğratıp hatta yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bırakmıştır. Bu tehdit edici mahiyet taşıyan süreç küresel, bölgesel ve milli örgütler ve kurumların iklim değişiklikleri alanında özel planlar geliştirmesine ve öncelikli olarak bu değişikliklere yol açan kirletici maddelerin kontrol edilmesine yol açmıştır.

Bu tehditlerden biri de toz pusularıdır. Toz pusu atmosferdeki kuru toz ve tuz parçacıkları nedeniyle oluşan ve ufkî görüşü kısıtlayan fenomen. Uluslararası Meteoroloji Örgütü gökteki yatay olayları sis, buzlu sis, su buharından oluşan sis, toz ve toz pusu, duman sisi, yanardağ dumanları, kum fırtınası ve kar fırtınası olarak sınıflandırmaktadır. Tarlaların kuru iklimlerde sürülmesi, trafik, endüstriyel faaliyetler, geniş çaplı yangınlar ve göller ve sulak alanların kuruması toz parçacıkları ve toz pusularının oluşmasının asıl nedenlerindendir.

Tarihi binalar ve arkeolojik alanların sis ve toz pusularından dolayı kirletici kimyasal maddelere maruz kalıp erozyon ve aşınmaya uğraması bu kültürel ve tarihi mekanların zarara uğramasına yol açar. Bu ise insani toplulukların kişisel ve toplumsal hüviyetlerini zedeler. Örneğin İtalya'daki Roma kentinde kireç taşından yapılan yaklaşık 3600 eser ve tunçtan yapılan 60 eser hava kirlenmesinden doğan ciddi tehlikeler ile karşı karşıya kalmışlardır. İşte bu tehditlere karşı koymak için yeni stratejilerin geliştirilmesi ve teknolojilerin üretilmesi gerekiyor. Böylece kültürel ve tarihi eserler uzun yıllar boyunca koruma altına alınabilir.

Halihazırda 163 ülkede bini aşkın dünya mirası eseri mevcuttur. Bunların çoğu ise tarihi turizmin ana hedefleri sayılırlar. Tabii turizm ekonomik gelişmenin önemli dinamosu olup bu alandaki gelişmeler için de ciddi toplumsal ve mali çıkarları sağlamaktadır. Ancak turizmin plansız ve hızlı bir şekilde gelişmesi ve turistlerin sayısının kontrolsüz bir şekilde artması dünya mirası listesindeki tarihi mekanlar ve eserleri de kötü yönde etkilemektedir. Kanıtlara göre iklim değişiklikleri de bu tarihi mekanların görünüşünü ciddi ve hızlı bir şekilde etkileyebilir. İklim değişikliği bu tarihi mekanların asaleti ve itibarını tehdit ederek bu mekanları turistik bir cazibe olarak da ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakacaktır

Turizm endüstrisi dünyanın gayrı safi hasılasının yüzde 9'unu oluşturan en büyük ve en hızlı büyüyen ekonomik sektörlerden biri olarak her 11 istihdam fırsatından 1'ini kendine ayırmıştır. Tabii bu sektör iklimsel olaylar, güvenlik meseleleri ve sigortacılık, su kıtlığı gibi iklimsel değişiklikler ve turistik noktalara gelen zararlarla yakından alakalıdır. İklim değişikliklerinden doğan tehditlerin devam etmesi ayrıca dünya mirası sitleri ve alanlarındaki kültürel ve doğal mirasın değerinin düşmesi turizm sektörünü de muhakkak kötü yönde etkileyecektir. Bunun sonucunda ise turistik mekanlara olan ilgi azalıp mahalli ekonomik fırsatları da kaybolur. Tabii bu olayın tersi de yaşanabilir. Öyle ki turizm sektöründeki plansızlık, denetimsizlik ve genel olarak yönetimsizlik iklim değişikliklerinden doğan tehditleri de arttırıp dünya mirası mekanlarına ve mahalli toplumlara olumsuz etki yapabilir

Bilim insanları son yıllarda yerkürenin ısınmasının insan gibi canlılar üzerindeki etkisini araştırmaya başlamışlardır. İklim değişiklikleri ile ilgili küresel farkındalığın artması hükümetlerin de artık bu hususta temel stratejiler geliştirmelerine yol açmıştır. Bu doğrultuda 12 Aralık 2015'te Paris'in yakınlarındaki Le Bourget bölgesinde hükümetler arasında Paris İklim Anlaşması olarak bilinen bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmadan güdülen hedef ise hükümetlerin karbondioksit gibi sera gazlarının üretimini azaltarak yerküre sıcaklığını 21'inci yüzyılın sonlarına kadar 2 derece azaltması ve böylece dünyanın sanayileşmesinden önceki duruma geri dönmesi idi. Buna rağmen bu anlaşmanın imzalanmasından yaklaşık 18 ay sonra ABD dünyanın en büyük ekonomik kutbu ve ikinci en büyük karbondioksit üreticisi olarak bu anlaşmadan çıktı.

Aslında Amerika başkanı Trump insani faaliyetlerin iklim değişiklikleri ve yerkürenin ısınmasındaki rolüne inanmayıp Paris İklim Anlaşmasının tüm yükleri Amerika üzerine attığını savunuyor. Ancak Amerika'nın Rutgers Üniversitesi Klimatoloji hocalarından Jennifer Francis  bu hususta şöyle düşünüyor: "Trump iklim değişiklileri alanındaki görüşlerini bildirirken çok alakasız konulara değinmiştir. Yerkürenin buzulları ve buzları ister karada ister arktik bölgelerde hızla erimektedir. Bunun sebebi ise fosil yakıtlarından kaynaklanan sera gazlarının yayılmasıdır. Böylece bu sera gazlarının yerküre atmosferinde birikmesi ile sıcaklık artıp ve sonuçta buzlar erir. "

Trump'ın tüm iddialarına ve alaylarına rağmen Amerika hükümeti geçen yıl yayımladığı iklim değişiklikleri raporunda insani faaliyetlerin bu değişikliklerdeki rolüne vurgu yapmıştı. Bu raporda iklim değişikliklerinin Amerika ekonomisine milyarlarca dolar zarar vereceği tahmin edilmiştir.

Tüm bunlara rağmen şimdiye kadar Dünya Mirasının korunması için ciddi öneriler yapılmıştır. Bu öneriler ve projelerin hayata geçirilmesi ile iklim değişikliklerinin dünya mirası eserlerine vereceği zararlar da en aza indirilecektir. İklim değişikliklerinden en çok zarar görecek dünya miras eserleri ve mekanlarının tanınması ve bu mekanların bu değişiklikler karşısındaki esnekliği ve dirençlerinin arttırılması için stratejilerin geliştirilmesi ve ayrıca gerekli kaynaklar ve imkanların sağlanması yapılacak önlemler arasında yer almaktadır.

Paris İklim Anlaşması'ndaki yükümlülük ve sorumlulukların hayata geçirilmesi doğrultusundaki küresel çabaların artması da dünya miras eserlerinin gelecek nesiller için korunmasında önemli bir role sahiptir. Ancak Amerika hükümeti gibi yönetimler bu yolda ciddi engeller oluşturmak istiyor. Ama yine de dünya ülkeleri el ele verirse iyi sonuçlar alınması muhtemeldir.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü-UNESCO'nun bildirdiğine göre kültürel, tarihi ve doğal sitler ve alanların etkin ve sürdürülebilir bir şekilde korunması ve yönetilmesi için  ortak sorumluluk üstlenmeye ihtiyaç duyulmaktadır. Buna göre iklim değişikliklerinden doğan tehditler ve bu tehditler ile mücadele etmek için potansiyel girişimler hususunda dünya kamuoyu bilgilendirilmelidir. Şimdi ise devlet kurumları, özel sektörler ve turistlerin de bu işte önayak olup karbondioksitin yayılmasını azaltması ve iklim değişiklileri karşısında en değerli dünya mirası eserleri ve mekanların korunması için koordineli hareket etmeleri zamanı gelmiştir.