İNSTEX Vizyonu-2
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i133429-İnstex_vizyonu_2
Bu bölümde İNSTEX'in geleceği ve vizyonu ile ilgili konuşmak istiyoruz.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Temmuz 29, 2019 14:03 Europe/Istanbul
  • İNSTEX Vizyonu-2

Bu bölümde İNSTEX'in geleceği ve vizyonu ile ilgili konuşmak istiyoruz.

Amerika'nın Bercam Nükleer Anlaşmasından çıkmasının üzerinden 1 yıl iki ay geçmesine rağmen Avrupa Birliği ve Avrupa Troykası hala bu alanda verdiği vaatlerini ve sözlerini hayata geçirememiştir. Bu doğrultuda İran ile ilişkilerde ticari ve mali kolaylık sağlamak hedefi ile kurulan İNSTEX mali sistemi de pratikte hayata geçirilmemiştir.

İşte Avrupalı tarafların Bercam nükleer Anlaşmasından doğan yükümlülüklerini yerine getirmekteki gecikmesi ve baştan savması sonucunda İran İslam Cumhuriyeti 8 Mayıs 2019'da Avrupalılara 60 günlük bir ültimatom belirleyerek onların vaatlerini yerine getirmemeleri halinde bu uluslararası anlaşmadaki taahhütlerini azaltacağını duyurdu.

Bu doğrultuda Tahran zenginleştirilmiş uranyum rezervlerinin 300 kilogram üzerine çıkacağına vurgu yaptı. İran'ın bu girişimi ise Avrupalıların olumsuz tepkileri ile karşılaştı. Avrupalılar kendi taahhütlerini yerine getirmezken Tahran'ın tek taraflı olarak bu anlaşmadan somut bir çıkar elde etmediği halde anlaşmaya bağlı kalmasını istiyorlar.

İşte bu yüzdendir ki Tahran artık Avrupalı tarafların Bercam Nükleer Anlaşması hususundaki iradesine kuşkuyla yaklaşmak zorunda kalmıştır. Bu çerçevede İran Bercam Nükleer Anlaşmasının durumunu belirlemek için kesin tavır ortaya koymaya başlamıştır. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Konseyi Düşünce Merkezinin yazdığına göre İran mevcut durumun devam ettirilmesinin kabul edilemez olduğu kanaatine varmıştır.

Tahran Avrupalıların pasifliğine tepki olarak ikinci adımında ise 7 Temmuz tarihinde 3.67'lik uranyum zenginleştirme düzeyini aşıp bir kez daha 60 günlük bir süre ve ültimatom tanıdı. Bu ise Avrupalıların memnuniyetsizliği ve Amerika'nın pasifliği ile karşılaştı. Avrupa Troykası Avrupa Birliği Dış Siyaset Temsilcisi ile ortak bir bildiri yayımlayarak İran'ın bu girişiminden derin kaygı duyduklarını belirtip Tahran'dan bu hususta geri adım atmasını istedi.

Bilindiği üzere İran şimdiye dek Bercam Nükleer Anlaşması çerçevesindeki taahhütlerini iki aşamada azaltmış ve 7 Temmuz tarihinden itibaren de Avrupalı tarafların taahhütlerini yerine getirmesi için 60 günlük ikinci bir ültimatom fırsatı tanımıştır. Bunun ardından Tahran mevcut durumda bir değişiklik yaşanmazsa 60 günün ardından üçüncü adımı da atacağını bildirmiştir.

Amerika Boston Üniversitesi hocası Kave Efrasiyabi İran'ın Bercam Nükleer Anlaşmasındaki taahhütlerini azaltmasını savunarak İran'ın yeniden yüzde 20'lik zenginleştirme sürecini başlatması için hiçbir engel söz konusu olmadığını söylüyor.

Efrasiyabi şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır: "İran'ın kararları Avrupalı tarafların Bercam Nükleer Anlaşmasındaki taahhütlerini yerine getirmemesine uygun bir yanıt sayılır. Bu yanıt ise nükleer silahların yayılması doğrultusunda duyulan kaygıların nedeni olmamalıdır. İran'ın nükleer programı tamamen barışçıl olup Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu raporlarınca da tasdiklenmiştir. Zaten UAEK çalışanları İran'ın tüm nükleer tesislerine erişim sağlayabiliyorlar."

Batılılar Trump hükümetinin Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilmesinin ardından Avrupalıların da vaatlerini özellikle de İNSTEX özel mali mekanizma vaadini yerine getirmemesi durumunda İran'ın sessiz kalıp pasif davranacağını düşünüyorlar. Onlar bu durumda İran'ın Avrupa Birliği, Almanya, Fransa ve Britanya'dan oluşan Avrupa Troykasının vaatlerine ümit bağlayacağını düşünüyorlardı. Ancak İran bu pasifliğe karşı sessiz kalmayıp ciddi adımlar attı. Bu ise Avrupalıları telaşlandırmasının yanı sıra Amerika makamlarını da şaşkına çevirip heyecanlı ve pasif tepkilerine yol açtı.

Bu çerçevede Avrupa Troykası makamları İran İslam Cumhuriyeti'nin taahhütlerini azaltma yönündeki tavrının kaygı verici olduğunu ifade ederek Tahran'dan bu tür girişimleri acilen durdurmasını istediler. Bu Avrupalı makamlar verdikleri sözler ve anlaşmada geçen taahhütlerin yerine getirilmesi ile ilgili hiçbir söz etmediler.

İran Bercam Nükleer Anlaşması hususundaki adımlarını planlı bir şekilde kademeli olarak atmaktadır. Amerika'nın Bercam Nükleer Anlaşmasından yasa dışı bir şekilde çıkması, İran'a karşı yeniden yaptırımların uygulanması ve buna yenilerinin de eklenmesi ayrıca Avrupa'nın bu alandaki vaatleri ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi İran'ın tepki göstermesinin belli başlı nedenleri idi. İran'ın belirlenen zenginleştirme seviyesini aşması esasında Avrupa Birliğine ciddi bir uyarı mahiyeti taşımaktadır. Avrupa Birliği nükleer anlaşmayı korumak istiyorsa artık vaatlerini yerine getirmekte gecikmemesi gerekiyor.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile telefon görüşmesinde Amerika'nın İran aleyhindeki ekonomik savaşı kınayarak şöyle bir vurguda bulundu: "Avrupa Birliği Tahran'ın Bercam Nükleer Anlaşmasının çıkarlarından yararlanması doğrultusundaki taahhütlerini yerine getirmesi gerekiyor. "

Kuşkusuz İNSTEX'in hayata geçirilmesi Avrupalıların verdiği ticari, mali ve ekonomik vaatlerin yerine getirilmesinde önemli bir yere sahiptir. Avrupalı yetkili Helga Schmit'in Viyana'daki son oturumda İNSTEX'in pilot aşamasında olduğu iddiasına rağmen ve tüm gecikmelere karşın kimi uzmanlar bu özel mali mekanizmanın hayata geçirilmesinin Avrupa'nın Amerika'nın yasa dışı girişimlerine muhalefetinin simgesi olduğunu söylüyorlar. Buna rağmen görünen o ki bu tür girişimler de göstermelik olup İNSTEX'in hayata geçirilmesinde etkin olmayacaktır.

İran'ın New York'taki Birleşmiş Milletler Teşkilatı temsilcisi ve büyükelçisi Mecid Tahtı Revançi  Haziran 2019'da Farid Zekeriya'ya CNN kanalında verdiği mülakatta şöyle bir açıklamada bulundu: "Avrupalılar İNSTEX'in hayata geçirilmesinde çok yavaş kaldılar. Bu özel mali sistemin oluşturulması bir yıl zaman aldı. Bu mekanizmanın oluşturulması iyidir ancak yeterli değildir. Onlar çabuk davranıp bu mekanizmada para dolaşımını sağlamaları gerekiyor. Yoksa bu özel mali mekanizma İran'ın yaşadığı sıkıntılar ve sorunların çözümünde faydalı olmayacaktır."

Avrupa'nın Bercam Nükleer Anlaşmasına karşı tavrını ve yaklaşımını eleştirenler bakış açısından Avrupalıların gerçek hedefi İran'a baskı uygulamaktır. Ancak Avrupa göstermelik olarak Tahran'ın yanında durup özel mali mekanizmanın hayata geçirilmesinden söz etmektedir. Bu uzmanlara göre zaman ilerledikçe Avrupalıların da vaatlerini yerine getirmek için ciddi iradeye sahip olmadıkları daha belirgin bir şekilde gün yüzüne çıkmıştır. Avrupalılar sırf zamanı öldürmek için İran'ı Bercam Nükleer Anlaşmasında daha uzun bir süre tutmak için göstermelik davranıyorlar.

Avrupa'nın bu tavrını eleştirenler Avrupa Parlamentosunun 5 Temmuz 2018'de Avrupa Yatırım Bankasının İran ile ticaret yapmasına imkan tanıyan tasarıyı onaylamasına rağmen bu tasarının zorunlu olmadığından dolayı bu bankanın bu yönde hareket etmekten sakındığını söylüyorlar.

Avrupa'nın Amerika'nın yanında yer aldığının diğer örneklerinden biri de Amerika'nın İran aleyhindeki petrol yaptırımları ve ardından da İtalya ve Yunanistan gibi ülkelere verilen muafiyetlere rağmen Avrupalıların İran'dan petrol alışlarını sıfıra indirmesidir. Eleştirenler İNSTEX'in sadece gıda, ilaç ve tıbbi malzemeler gibi temel insani ihtiyaçların ticareti ile sınırlandırılmasının Avrupa'nın Amerika yanında yer aldığını gösteren bir başka husus olduğunu düşünüyorlar.

Böylece İNSTEX'in kurulmasından güdülen en önemli hedefin Amerika'nın yaptırımlarının etkisizleştirilmesi ve İran'ın petrol paralarına erişim sağlaması olduğuna rağmen bu özel mali mekanizma bu temel hedefe aykırı olarak en azından ilk aşamalarda Amerika'nın yaptırımlarına riayet ederek hayata geçirilmiştir. Bu yüzden İNSTEX özel mali mekanizmasının bir sonraki aşamalarda da Amerikan yaptırımlarını alt edeceği muhtemel görünmüyor. Bir diğer taraftan ise İran karşısındaki vaatlerini yerine getirmekte belirli pratik bir adım atmayan Avrupa şimdi de İran'ın bu husustaki kesin adımları ve tepkileri ile karşılaşmıştır. Avrupalılar bu tepkilere karşı ise tehdit ve baskı yaklaşımı içerisinde tavırlar sergilemektedir

İNSTEX2in hamileri ise konuyu bir başka açıdan ele alıp bu mekanizmanın hayata geçirilmesinin Avrupa'nın Amerika karşısında direncini arttırma yönünde bir adım olduğunu öne sürüyorlar. Bu görüşü destekleyenlere göre üst düzey Avrupalı makamları açısından Amerika'nın İran aleyhindeki yaptırımları yeniden hayata geçirmesi yasa dışı olmasına karşın Amerika'nın diğer ülkelere karşı uyguladığı tek taraflı yaptırımlar da yasa dışı olup sırf küresel mali ve ticari istikrarsızlığın artmasına neden oluyor.

Amerikalılar Avrupalıların Bercam Nükleer Anlaşmasının korunması doğrultusundaki girişimlerini önemsiz göstermeye çalışarak bu girişimleri hiçe saydıklarını ve önemsemediklerini gözler önüne sermek istiyorlar. Bu mesele ise Avrupa'nın Trump'ın tek yanlı zorba siyasetlerine karşı daha ciddi ve sağlam tepkiler göstermesi gerektiğini gözler önüne seriyor.

İNSTEX yanlısı ve karşıtı grubun görüşlerini bile bir kenara bıraktığımız zaman inkar edilemez bir gerçeği göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bu gerçek, Avrupalıların pratikte bu uluslararası anlaşmanın korunması için bedel ödemek istemedikleridir. Avrupalılar  bedava olarak Bercam Nükleer Anlaşmasını koruyup İran'a bedeller ödetmek istiyorlar. Tahran ise İNSTEX'in hayata geçirilmesinin minimum istek olduğunu söylüyor.

Bu doğrultuda İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif üç Avrupa ülkesinin dışişleri bakanları ile bir araya geldi. Bu oturumun ardından Avrupalılar 11 maddelik bir bildiri yayımlayarak, petrol satışı, petrol satışının paralarının aktarımı, yatırımcılık, taşımacılık ve transit, havacılık ve gemicilik alanında belli taahhütlerde bulundular.

Muhammed Cevad Zarif ise oturumun ardından 11 maddelik bildiride İNSTEX'ten söz edilmediğine değinerek şöyle bir vurguda bulundu: "İNSTEX uygulamalı olarak hayata geçirilirse zaten Avrupalıların 11 maddelik taahhütlerinin ön aşaması olacaktır."

Böylece Avrupalılar gerçekten Bercam Nükleer Anlaşmasının devam etmesini istiyorlarsa acilen ciddi ve etkin girişimlerde bulunmaları gerekiyor. İNSTEX de bu girişimlerin bir parçasıdır. Ancak Avrupa hala gecikme ve erteleme siyasetlerini  izlemeye devam ederse artık Tahran'dan bu uluslararası anlaşmaya bağlı kalmasını bekleyemez. Buna rağmen Avrupa'nın İNSTEX alanındaki kötü sabıkası bu alanda da ciddi girişimler atılmayacağını göstermektedir.