Fransa’da G-7 liderler zirvesi üzerine-1
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i134857-fransa’da_g_7_liderler_zirvesi_üzerine_1
Amerika, Fransa, Almanya, Britanya, İtalya, Japonya ve Kanada’dan oluşan G-7 liderleri 24 Ağustos Cumartesi günü Fransa’nın güneybatısında yer alan Biarritz kentinde bir araya geldi.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ağustos 30, 2019 12:57 Europe/Istanbul

Amerika, Fransa, Almanya, Britanya, İtalya, Japonya ve Kanada’dan oluşan G-7 liderleri 24 Ağustos Cumartesi günü Fransa’nın güneybatısında yer alan Biarritz kentinde bir araya geldi.

Ancak zirve başlamadan önce, medya ve siyaset çevrelerinde Amerika ile grubun diğer üyeleri arasındaki ihtilaflardan hareketle zirvenin olumlu sonuçlanacağı hakkında ciddi kaygılar tartışılıyordu.

Gerçekte G-7 liderlerinin 2019 yılında düzenledikleri bu zirve, üye ülkelerin uluslararası krizlere karşı birlik ve beraberlik içinde hareket edip etmedikleri bağlamında zorlu bir sınav niteliğindeydi.

G-7, dünya ekonomisinin yarısından fazlasını kendi ellerinde tutan yedi büyük sanayileşmiş ülkeden oluşuyor. G-7 liderleri her yıl ortak bir oturum düzenliyor.

1975 yılında ilk temeli atılan G-7’nin birinci önceliği iktisat ve ticaretti ve dünyanın önde gelen ekonomik güçleri bu grubu kurarak ticari meselelerin üye ülkelerin arasında siyasi çatlakların oluşmasını engellemek istediler.

Ancak son yıllarda ABD Başkanı Donald Trump’ın radikal politikaları ve uygulamaları ve genellikle diğer üye ülkelerin tepkisi ve muhalefeti ile karşılaşan siyasi, ticari, güvenlik ve çevre gibi alanlarda sergilediği tutum pratikte G-7’yi son üç yılda adeta ayrışma noktasına getirdi.

Amerika’nın milli güvenlik konseyinin eski üyelerinden Robert Malley’nin de belirttiği üzere, Donald Trump’ın tek yanlı tutumu Amerika’yı inzivaya itti ve bu durum Trump’ın Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesi ve en Amerika’nın en yakın müttefiklerine ticari savaş açması ve ağır tarifeleri dayatması ile birlikte daha da belirgin hale geldi.

Fransa’nın Biarritz kentinde G-7 liderler zirvesi, ABD Başkanı Trump’la diğer üyelerin arasındaki ihtilaflar iyice tırmandığı bir sırada düzenlendi. Trump’ın Çin ile tarife savaşı, Trump’ın çevre meselelerine yönelik yıkıcı tutumu ve İran ile imzalanan Bercam nükleer anlaşması, Trump’la G-7’nin diğer üyeleri arasında gündemde olan en önemli anlaşmazlık konularıydı.

Nitekim buna göre bazı gözlemciler G-7 liderlerinin 45. zirvesi Amerika ile grubun Avrupalı üyeleri arasındaki şiddetli anlaşmazlıkların yüzünden sonuç bildirisi yayımlanmadan sona ereceği değerlendirmesinde bulundu.

Aslında böyle bir sonuç, bundan önce G-7 liderlerinin 2018 yılında Kanada’da düzenledikleri zirveye bakıldığında pek de uzak bir ihtimal gibi görünmüyordu. Kanada zirvesinde Trump’la diğer liderlerin arasında anlaşmazlıklar ciddi derecede fazlaydı ve bu yüzden bazı gözlemciler bu zirveyi 6+1 grubunun zirvesi şeklinde adlandırdı. Bu adlandırma Trump’ın diğer üyelerle ticaret, İran meselesi, iklim değişikliği gibi uluslararası önemli konuların üzerinde anlaşmazlık yaşadığını gösteriyordu. Nitekim Trump zirvenin sonunda hatta sonuç bildirisine attığı imzayı ve bildirinin içeriğine verdiği desteği bile geri aldı.

Fransa’da düzenlenen G-7 liderler zirvesinde de zirve 26 Ağustos Pazartesi günü sona erdikten sonra Fransa yönetimi zirvede tartışılan konuların hakkında kısa bir bildiri yayımlamakla yetindi.

G-7 liderler zirvesinde tartışılacak konuları zirve başlamadan önce etkileyen önemli bir mesele, Trump’ın G-7’nin diğer üyelerinden Amerika’nın iktisadi modeli başta olmak üzere izlediği politikaları izlemeleri konusunda ısrarını sürdürmesiydi.

Amerikalı yetkililer Başkan Trump’ın Fransa’da G-7 liderleri ile ayrı ayrı görüşmelerinde kendi hükümetinin iktisadi politikalarını anlatacağını ve müttefiklerini küresel ekonominin sorunlarını çözmek için Amerika’nın iktisadi modelini izlemeye teşvik edeceğini belirttiler. Trump G-7 liderler zirvesinin kulisinde Britanya, Fransa, Almanya, Japonya, Kanada ve ayrıca Hindistan liderleri ile görüştü.

Reuters haber ajansı ise ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ülkelerin liderleri ile görüşmelerini komplike niteledi, zira gerçekte Trump’ın ticari ve iktisadi politikaları Washington yönetimi ile G-7 üyeleri arasında ciddi ihtilaflara yol açtığı biliniyor. Bu yüzden ve Trump’ın tek yanlı politikaları ve kendi görüşünü G-7’nin diğer üyelerine dayatmaya çalışması yüzünden Fransa’da düzenlenen G-7 liderler zirvesinin çok tartışmalı geçeceği tahmin ediliyordu. Nitekim bundan önce Haziran 2018’de Kanada’da düzenlenen G-7 liderler zirvesi de Trump’la G-7’nin Avrupalı üyeleri ve Kanada Başbakanı arasında çok sert tartışmalara sahne oldu.

Fransa’da düzenlenen ve Avrupalı üyelerin ve Avrupa konseyi Başkanı Donald Tusk gibi AB’nin üst düzey yetkililerinin katıldığı G-7 liderler zirvesinde liderler dünya ekonomisinin geleceği ve başta Amerika ile Çin arasında olmak üzere büyük iktisadi güçlerin arasında tırmanan ticari gerginlikler ve özellikle Washington yönetiminin Avrupa’ya yönelik ticari hasmane tutumundan duydukları derin kaygıyı dile getirdiler.

Gerçekte Amerika’da Ocak 2017’de Donald Trump beyaz saraya ayak bastığı günden itibaren Atlas okyanusunun iki kıyısı arasındaki ilişkiler gerilmeye başladı. ABD Başkanı olan Donald Trump tek yanlı politikalarını izleyerek kendi isteklerini ve eğilimlerini Washington’un ortaklarına dayatmaya çalıştı. Öte yandan Trump’ın ticaretle ilgili politikaları ve tarife savaşı, hatta Amerika’nın en yakın müttefiki olan Britanya’yı bile isyan ettirecek düzeyde sert ve savunulmaz niteliktedir.

İngiltere Başbakan Boris Johnson bu konuda şöyle dedi: uluslararası ticaret alanında destek politikalarını artması, dayatılan tarifeler ve ticari tarifelere destek verenler küresel ekonomide her türlü gerilemenin sorumlusu olacaktır.

Bu arada Trump’ın ticari uygulamalarından ve özellikle G-7’nin Avrupalı üyelerine yönelik tarife dayatmalarından kaygı duyan G-7 üyeleri bu konuda ciddi uyarılarda bulunuyor. Avrupa konseyi Başkanı Donald Tusk ABD Başkanı Donald Trump’ı uyardığı açıklamasında AB Trump yönetiminin ticari tarifeleri dayatmasına gerekli karşılığı vereceği uyarısında bulundu. Tusk, bu zirve siyasi camianın ihya edilmesi için son fırsat olabileceğini de kaydetti.

Avrupa konseyi Başkanı Tusk bu sert eleştirileri kasıtlı olarak G-7 liderler zirvesi başlamadan önce Trump’a yöneltti, zira Trump kibiri ve bencilliği yüzünden G-7 liderler zirvesinin gündemlerine yönelik tutumundan geri adım atmadığı gibi büyük bir utanmazlık örneğini sergileyerek G-7’nin diğer üyelerinden kendisinin izlediği politikaları ve icraatını izlemelerini istedi. Aslında Avrupa ile Amerika ilişkileri, Donald Trump’ın başkanlık döneminde sürekli gergin ve ihtilafların tırmandığı bir süreç izledi. Trump’ın birçok politikası ve uygulamaları Avrupalıların görüşleri ve eğilimlerine aykırı olmuştur. Bu durum ise doğal olarak başta Tusk olmak üzere Avrupalı liderlerin Donald Trump’ın politikalarını eleştirmelerine yol açmıştır.

Fransız uzman ve araştırmacı Marie Cecile Naves bu konuda şöyle diyor:

ABD Başkanı Trump’ın politikaları blöf, dayatma, perde arkasında uzlaşmalara dayanan ve kendisine özel olan politikalardır. Trump tek yanlı politikaları çerçevesinde Fransa’da düzenlenen G-7 liderler zirvesinde de kendi isteklerini ve eğilimlerini grubun diğer üyelerine dayatmaya çalıştı. Buna karşın Trump Rusya’nın gruba yeniden üye olarak kabul edilmesi başta olmak üzere ihtilaf konusu olan maddelerde Avrupalı liderlerin ortak tavrıyla karşılaştı

Gerçekte Trump’ın Bercam nükleer anlaşması ve Paris iklim anlaşması gibi uluslararası anlaşmalardan çekilmesi ve ayrıca dünyanın diğer iktisadi güçleri ile ticari savaşın üzerinde ısrarla durması dünya genelinde ciddi gerginliklere yol açmıştır. Trump’ın bu tutumu en çok Avrupalı liderleri sert tepki vermeye yöneltmiştir. Avrupa konseyi Başkanı Donald Tusk Trump’ın izlediği politikaların dünya genelinde gerginliğe yol açtığını belirtiyor.

Avrupa konseyi Başkanı Tusk Cumartesi günü Fransa’da G-7 liderler zirvesi başlamadan önce yaptığı açıklamada, Trump’ın Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesi hiç bir olumlu sonucu olmadığını ve sadece Batı’da çatlaklara yol açtığını belirtti. Tusk ayrıca G-7 üyeleri arasında ticari savaşların üyelerin arasındaki güven duygusunu yok ettiğini vurguladı. Tusk açıklamasında, ABD Başkanı Donald Trump ticari tarifeleri siyasi malzeme şeklinde kullandığı takdirde bu durum dünyanın tümü için tehlikeli olacağını kaydetti.

Tusk’un Trump’a yönelik sert eleştirileri, G-7 liderler zirvesinin Fransa’da düzenlenmesi yüzünden büyük ilgi çekti.

Fransa’da düzenlenen G-7 liderler zirvesinde gündeme gelen konulardan biri, Trump’ın Rusya’nın yeniden bu gruba üye olma yönündeki talebiydi. Bu talep G-7 liderler zirvesi boyunca gündemdeydi ve Trump’la Avrupalı liderlerin arasında önemli bir anlaşmazlık konusu oldu.

Rusya 2014 yılında Batı tarafından Ukrayna krizine müdahale ettiği suçlamaları ile suçlandıktan sonra sekiz sanayileşmiş ülkenin oluşturduğu gruptan dışlandı. O tarihten sonra bu zirve yedi ülkenin katılımı ile düzenleniyor.

Ancak Amerika Başkanı Donald Trump Moskova yönetiminin bu zirveye davet edilmesi üzerinde ısrar ediyor. Trump G-7 liderler zirvesi başlamadan bir kaç gün önce yaptığı açıklamada Rusya’nın G-7’ye katılması ve bu grubun G-8’e dönüşmesine destek verdiğini belirtmişti.

Aslında Trump ilk kez Rusya’nın bu gruba katılmasını desteklemiyor. Trump geçen sene de G-7 liderler zirvesinin arifesinde benzer bir talepte bulunmuştu. Trump, Rusya bu gruba geri döndüğü takdirde birçok meselenin daha rahat bir şekilde tartışılarak çözüme kavuşturulabileceğini belirtiyor.

Buna karşın ABD Başkanı Trump’ın bu talebi G-7’nin Avrupalı üyelerinin muhalefeti ile karşılaştı. G-7’nin Avrupalı üyeleri yani Fransa, Almanya ve Britanya, bu talebin gerçekleşmesi için Rusya yönetiminin Ukrayna’ya yönelik politikasını değiştirmesi gerektiğini savunuyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel Rusya’nın G-7’ye geri dönmesi konusunda yaptığı açıklamada, bunun için Ukrayna ile ilgili Minsk anlaşmalarının uygulanması gerektiğini kaydetti.

G-7 liderler zirvesi başlamadan bir kaç gün önce Rusya lideri Putin’i ağırlayan Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron da yaptığı açıklamada, Ukrayna krizi çözüme kavuşmadığı müddetçe Rusya bu gruba geri dönemeyeceğini belirtti. Bu arada Trump Macron’un Rusya’yı G-7’nin 2020 yılında Amerika’da düzenleyeceği liderler zirvesine davet etme önerisini kabul etti.

Rusya’nın G-7’ye geri dönmesine en sert muhalefet, Britanya Başbakanı Boris Johnson tarafından geldi. Britanya yönetimi Rusya’yı eski bir casusu ve kızını zehirlemekle suçluyor ve ayrıca Moskova’nın Ukrayna’ya yönelik politikasına karşı çıkarak Rusya’nın G-7’ye geri dönmesini reddediyor.

Öte yandan Trump’ın talebine tepki gösteren Rusya lideri Putin, ülkesi G-7 ile her türlü irtibatı faydalı bulduğunu ve bu yüzden bu gruba geri dönebileceklerini belirtti.