Dünyamızın Yeni Sorunu Yeni Psikodelik İlaçlar
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i138833-dünyamızın_yeni_sorunu_yeni_psikodelik_İlaçlar
Bu programda yeni psikodeliklerin topluluklar üzerindeki yıkıcı etkileri ile ilgili konuşacağız.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Kasım 21, 2019 17:24 Europe/Istanbul

Bu programda yeni psikodeliklerin topluluklar üzerindeki yıkıcı etkileri ile ilgili konuşacağız.

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi-UNODC'nin yayımladığı son istatistiklere göre 2009 yılında dünyanın farklı noktalarında 166 yeni psikodelik-hayal gördüren-halüsinojenik madde kullanıma girmiştir. Ancak bu rakam 2019'da 803 yeni maddeye kadar yükseldi. Yani 10 yıl içerisinde yeni psikodelik maddelerin çeşitliliği yaklaşık yüzde 703 kadar yükseldi.

Geleneksel uyuşturucu maddeden sentetik uyuşturucu maddeler ve psikodelik maddelere yönelmenin şiddetlenmesi günümüzde farklı topluluklarda tehlike çanlarının çalmasına ve uyuşturucu ve psikodelik maddeler ile mücadele kurumları ve örgütleri bu alanda daha ciddi tedbirler almalarına neden olmuştur. 

Dünyada NPS(New Psychoactive Substance) adı ile de bilinen Yeni psikoaktif veya psikodelik maddeler bir öncekilerine göre daha etkili olan ve sentetik ve kimyasal karışımlarla elde edilen maddelerdir. Bu maddelerin en önemli özelliklerinden biri de daha ucuz olmalarıdır. Bu maddeler farklı gruplarda örneğin opioid maddeler gibi tanınmış gruplarda veya yeni şekilleri ile sentetik kanabinoidler grubunda yer alırlar. Bu tür uyuşturucu maddeler ile ilgili asıl kaygı ise bu maddelerin çeşitliliğidir. Bu çeşitlilik yüzünden bu maddeleri bulmak, kullanılmaları ile mücadele etmek, teşhisleri ve tedavilerinin yapılması da zorlaşmaktadır. 

Dünyadaki uyuşturucu madde arz ve talebi ile ilgili genel şematiği gösteren 2018 küresel uyuşturucu madde raporunda uyuşturucu maddelerin çeşitli türleri ve  çeşitli uyuşturucu maddelerinin küresel piyasalardaki payını ortaya koymuştur. Bu rapora göre son yıllarda Yeni Psikoaktif maddelerin eğlence amaçlı kullanımı artmış ve şimdi de dünyanın kamu sağlığı için ciddi bir tehdit haline gelmiştir. Uzmanlar bu aşırı uyuşturucu madde piyasasının büyümesinin bu maddelerin satışından elde edilen büyük kâr olarak niteliyor.    

Ekonomik konularda uyuşturucu madde kaçakçılığı kirli gelir elde etmenin en önemli kaynaklarından biri sayılır. Kaçakçıların en büyük motivasyonu ise uyuşturucu madde piyasasında daha fazla kâr etmek için kültür karşıtı girişimlerle uluslararası ve bölge ötesi şebekelerin oluşturulmasıdır. Halihazırda dünya çapında 170 ülke ciddi şekilde şom uyuşturucu madde ticareti ve kaçakçılığı sorunu ile yüzleşmiştir. Yıllık olarak 1600 milyar dolara kadar ulaşan bu kirli ticaretin geliri, çoğu ülkelerin ekonomisine nüfuz etmiş ve tüm milli, bölgesel ve küresel çabalara rağmen, tüm insani ve ekonomik girişimlere rağmen kaçakçıların çıkarcı faaliyetleri uyuşturucu ve psikoaktif maddelerin yüzde 703'lük büyümesi ile daha da büyümüştür. 2016 yılında 87 ton kadar uyuşturucu madde bulunmuştu. Afrika kıtasının Batısında, Ortasında ve Kuzeyinde bulunan uyuşturucu madde hacmi de artık sentetik ve psikoaktif uyuşturucu maddenin günden güne yayıldığını ve arttığını gösteriyor. 

Yapılan araştırmalara göre sentetik uyuşturucu maddelerin Doğu ve Güney Doğu Asya bölgelerindeki artması da hızlı bir şekilde devam etmektedir. Öyle ki bu bölgeler de dünya çapında psikoaktif ilaçlara bağımlı insanların sayısında artış yaşayan önemli bölgelerinden biri haline geldi. Ayrıca mevcut istatistikler yeni uyuşturucu maddelerin kullanımı ve enjeksiyon şeklinde de büyük değişimlerin yaşandığını gösteriyor. Sentetik uyuşturucu maddelerin farklı şekilleri aslında tüketicileri ve de sağlık hizmetleri verenlere ciddi sorunlar yaratmaktadır. Farklı ülkeler ise psikoaktif ve sentetik uyuşturucu maddelerin hem nicelik hem nitelik bakımından yayılmakta olduğu hususunda uyarılarda bulunmuşlardır.    

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi-UNODC yayınladığı raporda ise tıbbi ilaçların bile ilaçsal kullanımı dışında alınmasının kamu sağlığı ve de dünyadaki emniyet güçlerine sorun teşkil ettiğini, özellikle de opioid ilaçların ciddi zararlara yol açtığını ve uyuşturucu madde alımından yaşanan ölümlerin yüzde 76'ısının bu sentetik uyuşturucu maddelerin kullanımından yaşandığını duyurdu. 

İranlı doktor uyuşturucu bağımlıları araştırmacısı ve tedavi hizmetleri sunucusu Alirıza Nevruzi bu psikoaktif ve sentetik uyuşturucu maddeler hususunda şöyle diyor: "Psikoaktif maddeler ya insanı düşürür, ya kaldırır ya da hayal gördürür. Yan etkileri ise hangi tür maddelerden elde ettiğine bağlıdır. Opioidler insanın ruh halini düşürür, sentetik kanabinoidler ve diğer maddeler ise hayal gördüren maddelerdir. " 

Dr. Nevruzi kimyasal ve sentetik uyuşturucu maddelerin kullanımının aşırı ızdıraplar, sinirsel sorunlar ve cinnet geçirmelere neden olduğunu söyleyerek sözlerine şunları da ekledi: " Gençlerde beyin korteksi nöronların alt katmanlardan yukarıya taşınması ile tamamlanır. Kanabinoid maddeleri ise bu süreci kötü yönde etkilemektedir. Bu yüzden bu maddelerin kullanımı beynin gelişim sürecini ciddi engeller ile karşı karşıya koymuştur. "

İranlı uyuşturucu maddeler araştırmacısı Dr. Nevruzi sözlerine şunları da ekledi: "Doğal olarak beyinde sinaps budaması diye bir süreç vardır. Yani beyin geliştikçe kullandığımız sinapslar kalmaya devam edip kullanmadığımız sinapslar budanır. Bu budama çok şiddetli yaşanırsa cinnet geçirmelere neden olur. Tüm kababinoidler ister geçmişte bilinenler ister yenileri sinaps budaması ve de nöronların taşınmasında sorunlara yol açar. " 

Bu bağımlılık tedavi uzmanı erkeklerin kanabinoid kullanmalarının erkeksi veya testosteron hormonlarının azalmasına yol açtığına değinerek şöyle diyor: "Bu maddelerin kullanımı kimi zaman da göğüslerin büyümesine ve gençlerde ve daha düşük yaşlara sahip insanlarda da kemik ve kasların sağlıksız büyümesine neden olur. "

Küresel raporlara göre sentetik uyuşturucu ve psikoaktif maddeler kullanan bağımlılardan bazıları hayatlarını bile kaybetmişlerdir. Yeni psikoaktiif maddelerin diğer özelliklerinden de kalp ve damar, psikolojik hastalıklar ve kansere yol açmalarıdır. Yayımlanan bilgilere göre kadınların uyuşturucu madde ve ağrı kesici ilaçları ilaçsal kullanım dışında almaları erkeklerin aldıkları düzeylerdedir. Kadınlar erkeklere göre daha geç bu sentetik uyuşturucu maddeleri kullanıma başlasa da kullanıma başladıklarında erkeklere göre daha hızlı bir şekilde kullanım dozlarını arttırıp bu yüzden de daha hızlı bir şekilde sorunlar yaşarlar. Bağımlı kadınların 5'inden sadece biri tedavi altındadır. Doktorlar psikoaktif maddelere bağımlı kadınların özel bir şekilde tedavi edilmesini öneriyorlar. 

Yeni psikoaktif maddeler her gün yeni şekilleri ile tezahür ediyorlar. Öyle ki günümüzde 800 kadar psikoaktif madde yapılmış ve her gün de bu sayı artmaktadır. Örneğin İsveç'te son beş yılda 62 yeni uyuşturucu madde kategorilenmiştir. Buna rağmen bu uyuşturucu maddeler o kadar hızlı üretiliyor ki etkileri çok daha geç anlaşılır.Bu maddeler yeni olduklarından dolayı laboratuvarlarda analiz edilmeleri için daha uzun zamana ihtiyaçları vardır. Bu yüzden bu yeni maddelere bağımlıların tedavisi da çok zordur. Buna ilaveten çoğu psikoaktif maddeler dünyanın dört bir yanındaki polisler ve güvenlik güçleri tarafından hala tam olarak denetim altında değildir. 

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi-UNODC de 2013 yılında yeni sentetik uyuşturucu maddelerin üzerindeki denetimin tam olmamasına değinerek bunun kaygı verici olduğunu bildirdi. Bu ofisin bildirdiğine göre Yeni Psikoaktif Maddeler-NPS'ler yeni yapıları ve görünüşleri yüzünden  uyuşturucu madde kontrolü'nün 1961 konvansiyonları ve psikoaktif ilaçlar ve maddeler denetlenmesi 1971 kovnansiyonuna dahil olmamıştır. 

Küresel makamların söylediklerine göre bu tüm toplulukları tehdit eden çok büyük bir sorundur. NPS'lerin tüm bu özellikleri bu halusinojen maddelerin kullanılması konusunda ciddi kaygılara ve risklere neden olmuştur. Tabii uzmanlara göre bu riskler ve kaygılar da bu maddelerin üretiminin yer altında ve gizli olarak devam etmesine neden olmuştur. 

Maalesef günümüzde çıkarcıların girişimleri 5 kıtada da birçok ülkenin uyuşturucu madde ve psikoaktif maddeler sorunu ile baş başa kalmasına neden olmuştur. Birçok insan bu maddelerden dolayı hayatlarını cehenneme çevirmişlerdir. İnsanlık şimdi de günden güne büyümekte olan kimyasal, geleneksel ve sentetik uyuşturucu madde alımı ve kullanımı sorunu ile karşı karşıya kalmıştır. Afrika'dan Amerika'ya, Avrupa'dan Asya'ya ve dünyanın her noktasına kadar yayılan bir sorundan söz ediyoruz. Bu kriz milyonlarca insana pranga takmış ve onları kendi hüviyetlerinden maddi ve manevi yüce şahsiyetlerinden uzaklaştırmıştır. 

Böyle bir durumda bağımlı insanların tekrar aile ve toplulukların pak eteklerine geri dönmesini beklemek mümkün müdür? Tabii bu beklenti yersiz bir beklenti değildir. Uyuşturucu madde ile mücadele çerçevesinde  küresel bir azim ve irade, zehir tacirleri ile mücadele için yeni milli ve uluslararası kurallar ve yasalar bu yolda aydın bir gelecek vadedebilir.