İnternete Bağımlılığın Bırakılması İçin Tavsiyeler
Günümüzde birçok insan internete bağımlı hale gelmiş ve bu konu toplumsal bir sorun haline gelmiştir.
İnternete bağımlılık, genel ağ ve diğer online kullanma cihazlarına bağımlı olma durumuna verilen isimdir. Bu yolla insanlar streslerini yönetmeye çalışıyorlar. Sonuçta internete bağımlılık geniş çaplı bir şekilde yayılmaktadır. Özellikle de bu alanda yüksek bağımlılık oranına sahip ülkeler yeni sorunlarla da karşı karşıya kalmışlardır. Boş vaktiniz veya diğer zamanlarınızın büyük bir bölümünü internette geçirdiğiniz takdirde, geceleri internetten indirme için uyumuyorsanız veya saatlerce arkadaşlarınızla sosyal medya üzerinden hoşbeş ettiğiniz durumda siz de internete bağımlı hale gelmişsiniz demektir. Özellikle de aile bireylerinin sizin sağlığınız hakkında kaygı duyması ve işlerinizi de yapamaz duruma gelmeniz bu bağımlılığın belirtilerindendir. Bu bağımlılık aslında internet servisleri masraflarını da büyük oranda arttırmaktadır.

İlk olarak vücudunuz ve ruhunuzu dinlendirin. Biraz yürüyün, Gözlerinizi bir yere dikin, göz kırpın ve biraz düşünün. Acaba siz de uzun saatler bilgisayar veya cep telefonu ekranına göz dikenlerden misiniz? Ziyafette, toplantılarda bile fiziksel olarak var olmanıza rağmen ruhen orada olmayanlardan sadece dijital dünyada boğulanlardan mısınız?
Siz de aşırı bir şekilde e-postanızı kontrol ediyorsanız, saatlerce bilgisayar oyunları ile zamanınızı geçiriyorsanız o zaman internet bağımlılığınızdan daha da kuşkulanın. Bu durum sizin aile ve arkadaşlarınız yerine internet üzerinden sohbet odalarında vakit geçirmenizde daha da vahim duruma gelir.
Bilgisayar ve internet bağımlılığı farlı şekiller halinde görülebilir. Bilgisayar oyunlarını sık oynama, internet sörfçülüğü, bilgisayar korsanlığı, sık sık blog güncelleme ve müstehcen sitelere baş vurma gibi durumlar internet bağımlılığının örneklerindendir. Bu arada sanal alemdeki sohbete olan bağımlılık ve yeni bilgiler elde etmek için hep internette dolaşma sorunlarını da gözardı etmemek gerekir. Tüm bunlara rağmen New Scientist haftalık dergisinde farklı psikoloji uzmanlarının araştırmaları sonucunda elde edilen bilgisayar ve internet kullanımı ile ilgili görüşlerinden yola çıkarak internete bağımlılık türlerini 8 ana madde şeklinde sıralamak mümkün.
Bunlar arasında boşuna internette dolaşmak, Google'ı aşırı kullanmak, Wikipedia'ya düşkünlük, önemsiz içeriklerin indirilmesi, bilinmeyen kişilerin fotoğraflarına düşkünlük, internet hastalığı kuruntusu ve diğer internet hastalıklarına değinebiliriz.
Davranışsal bilimler uzmanı Judy James'in söylediğine göre sosyal ağlara bağımlılık internet üzerinden meydana gelen bağımlılıkların en yaygınıdır. Bu bağımlılık türünde de kişiler daha fazla sosyal medyayı kullanmaya yönelir. Bu yüzden kişi gün boyunca hep cep telefonunu kontrol edip vaktinin büyük bir bölümünü sosyal ağlarda geçirir.
Aslında internete bağımlılık bir motivasyon ve saik bozukluğu sayılır. Bu bağımlılık da bilgisayar oyunları ve kumar kategorilerine yerleştirilir. Bu bağımlılık bir bozukluk olarak ilk kez 1995 yılında Amerika'da dünyaya tanıtılıp 1996 yılında gelişti. Bunun ardından ise Amerika'da bu hastaların tedavisi merkezi oluşturuldu. Mahkemelerde ve yasal süreçlerde ve ortamlarda bile bu bozukluk, psikolojik bir bozukluk olarak bilindi.
Yapılan araştırmalar internete bağlılığı olan insanların beyninde de tıpkı alkollü insanların beyninde aktif olan bölgelerin faaliyetinin de arttığını gösteriyor. İnternete bağımlılık merkezlerine başvuranların çoğu ise akrabaları ve yakınları tarafından farkedilmiş ve bu sağlık merkezlerine gönderilen isimlerdirler. Bu çerçevede bu merkezlere tanıtılan isimler ilk olarak bir danışma randevusuna katılırlar. Hastalığın teşhisi amacı ile düzenlenen bu randevuda bağımlılığın belirtilerinin görülüp görülmediği incelenir ve bunun için baş vuran kişiye bir anket verilir. Bunun ardından kişiden kişisel ve grup halinde sınıflara katılması istenir. Kişisel oturumlarda kişinin özel sorunları ele alınır. Grup sınıflarında ise hastalar birbirlerinin sorunlarını dinler ve bir birlerini sanal alemdeki faaliyetleri hususunda destekler.

Aslında her türlü bağımlılık ile mücadele etmek için sağlam duruş sergilemek ve kararlı olmak ilk önemli adım sayılır. Gerçekte bağımlılığı bırakmak ve rehabilitasyon faaliyetleri yolunda sağlam adımlar atmak çok büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede tedavi aşamalarını gerçekleştirmek için zaman yönetimi, duyguların tanınması ve yalnızlık ile mücadele tekniklerini bilmek şart.
Sohbetimizin devamında internete bağımlılıktan kurtulmak için kimi tavsiyeleri sizler ile paylaşmak istiyoruz. Kliniklere ve bağımlığı bırakmak kamplarına baş vurmadan önce bir de bu tavsiyeleri hayata geçirmeyi deneyin. Zaten bunları yapabiliyorsanız siz bağımlılıktan kurtulmuş sayılırsınız.
İnterneti aşırı kullandığınızdan dolayı kaçırdığınız olaylar ile ilgili bir liste hazırlayın. Bu kaçırılan olaylar, ailevi ilişkiler, günlük uyku veya arkadaşlar ile görüşmeler olabilir. Online olma sürenin ve bir hafta boyunca interneti kullandığınız farklı şekilleri de listeler haline getirin.
Böylece internet kullanma modelinizi belirlemişsiniz. Haftanın hangi günlerinde online olduğunuzu, hangi saatlerde interneti kullanmaya başladığınızı, sıradan bir internet kullanmanızın ne kadar sürdüğünü ve nereden internete bağlandığınızı belirleyeceksiniz.
İnternet'ten kopmanıza neden olan hususları da yazın. Örneğin gideceğiniz mekanlar veya odaklanmanız gereken başka hususlar varsa onları hatırlatma babında yazın. Bunun yanı sıra başka işlere yönelmek için zamanlamalar yapın. Tabii bu doğrultuda ilk olarak kendiniz hatırlamaya çalışın. Ancak hatırınızda kalmıyorsa saati kurup böylece online olmanıza son verin. Bir başka önemli husus da kurulan saatin bilgisayarınızdan uzak bir noktaya bırakılmasıdır. Böylece masadan kalkmak zorunda kalacaksınız.
İnterneti kullanmak için planlarınızı değiştirin ve yeni bir plan çerçevesinde hareket edin. Bunun için kullanma saatlerinizi belirleyin. Ayrıca bu hususta belli bir hedef de seçmeniz şart. Örneğin daha önce haftada kırk saat kadar internet kullanmışsanız, bundan sonra haftada yirmi saate kadar indirmeye çalışın. Yavaş yavaş daha da bu kullanımı azaltın.
Bilgisayar veya cep telefonunuza doğru gittiğinizde duygularınızı inceleyin. Bunun için " internetin sanal alemine girmeden önce kendimi şöyle veya böyle hissediyorum." şeklinde klişe cümlesinden yararlanın. Bu cümleye yorgun, yalnız, mutsuz, üzgün, keyifsiz, sıkkın, öfkeli ve ızdıraplı kelimelerini uydurmaya çalışın.
Sizi rahatsız eden duyguları kontrol etmek için daha sağlam ve daha etkili yöntemleri denemeye çalışın. Egzersiz, huzura kavuşmak yolları ve soluma yöntemlerini deneyin. Kuşkusuz bu yöntemler istenmeyen rahatsız edici duyguların uzaklaşmasında size büyük yardımı dokunacaktır.
Bir sonraki aşamada " Merak duyduğum faaliyetlere başlayınca kendimi şöyle veya böyle hissediyorum" cümlesini doldurmaya çalışın. Bu cümleye, huzurlu, heyecanlı, mutlu, özgüvenli, liyakatli, ermiş, saygın, soğuk kanlı, sevilen, destek alan, ümitli kelimeleri yerleştirebilirsiniz.
İnterneti kullanmaya başladığınızda sahip olduğunuz duygu hakkında bilgi elde ettiğinizde internette nelere odaklandığınızı bildiğinizde gerçek hayatın nelerinden kaçtığınızı ve sanal alemde neler aradığınızı daha iyi anlayacaksınız. Bunun ardından ise interneti kullanmaya başlamak istediğiniz her anda yeni bir seçim ile karşı karşıya kalırsınız.
Sanal alemde ve ilişkilerde elde ettiğiniz tecrübeler sayesinde kazandığınız davranışlar ve vasıfları gerçek dünyaya yansıtın. Sosyal hayatınızı sınırlandırmayın. Özellikle de bildiğiniz tanıdığınız insanlara yardım edip onlara karşı merhametli ve şefkatli duruş sergileyin. İnternet ve sanal aleminde şakacı, zeki ve şefkatli iseniz gerçek hayatta da öyle olmaya çalışın.
Günlük olarak internet kullanma planlarınızı de değiştirin.
Zamanınıza değer verin. Özel bir hususta arama yapıyorsanız artık dağınık meselelere odaklanmayın. Bunu da yaparım sonra giderim demeyin. Biliyorsunuz bunların birikmesi sonucu sonsuza dek internette takılıp kalabilirsiniz. O zaman kullanma ve aradığınız hususlara odaklanın.
Sadece belli zaman sürelerinde internet kullanın. Dizüstü bilgisayarınız varsa onu gözünüzün önünde olmayan bir yere bırakın. Kullanmadığınız takdirde ise kapağını kapatın. İhtiyacınız olmadığında daha az ona bakın. Masa bilgisayarı kullanıyorsanız ona kılıf giydirip böylece daha az göz önünde olmasına gayret edin.
Bilgisayar kullanımına başlamadan önce belli bir zaman belirleyin. Örneğin yaklaşık 30 dakika kadarlık bir süre. Bu sürenin bittiğinde sizi uyarmak için bir çalar saat kurun.
Süreniz sona erdiğinde internet bağlantınızı sonlandırın. Bunun için Windows için tasarlanan kapatma programları ve uygulamalarından yararlanabilirsiniz. Bu araçlar aracılığı ile bilgisayarı belli bir sürenin ardından kapatabilirsiniz.
Unutmayın, bağımlılığı bırakmaya başladığınız süreçte düşmeniz doğaldır ancak yeniden ayağa kalkmanız şart. Umutsuzluğa kapılmayın ve çabalarınızı sürdürün. İlk günlerde tedavinin biraz zor olacağını hatta ümitsizlik derecesine varacak bir hale gelebileceğinizi unutmayın. Ancak hep ailevi ilişkiler ve arkadaşlar ile ilişkilerin öncelik taşıdığını internet veya herhangi başka teknolojinin daha kaliteli bir hayat aracı olduğunu tekrarlayın.
Yavaş yavaş iyileşme emareleri belirmişse o zaman bize de sizi tebrik etmek düşer. Siz bağımlılığınızı yenmişsiniz, bu bağımlılığın doğuracağı muhtemel tehlikeler ve sorunlardan uzaklaşmışsınız demektir. İnternete bağımlılığınızı bıraktığınızda hayatın tadı size de bir başka gelecektir. Bundan emin olabilirsiniz.