Sarı yelekliler hareketi - 1
Fransa’da şekillenen sarı yelekliler hareketinin ilk özelliği, hareketin kendiliğinden ve hiç bir lider kadrosu olmaksızın ve sırf sosyal paylaşım siteleri üzerinden şekillenmiş olmasıdır.
Sosyal paylaşım siteleri üzerinden organize olmak, hiç bir liderlik kadrosu olmaksızın kendiliğinden şekillenmek, sarı yelekliler hareketinin belli başlı özellikleridir. Yine bu hareketin sendikalar gibi aracı teşekküllere de bağımlı olmadığını ve tamamen Fransa toplumunun zayıf ve orta kesimine mensup olan insanlardan oluştuğu da belirtilmelidir.
Sarı yelekliler hareketi, yeni sosyal hareketlerin özelliği olan üyeleri arasında idari kıdem gibi durumların söz konusu olmadığı ve sadece sosyal paylaşım siteleri üzerinden organize olduğu ve hiç bir özel gruba bağımlı olmadığı da bilinen bir gerçektir. Gerçi bu harekette şiddetin baş göstermesi yeni sosyal hareketler teziyle tek farklılığı olduğu da belirtilmelidir.
Sarı yelekliler hareketinin ikinci özelliği, harekette çeşitli halk kesimlerinden insanların yer almasıdır. Bu bakımdan sarı yelekliler hareketi birçok Fransız uzmanın kanaatine göre Fransa’da ve hatta dünya genelinde emsalsiz bir harekettir, öyle ki bu harekette genç yaşlı, kadın erkek, her yaş grubundan ve her kesimden insanlar göz kamaştırıcı boyutta katılım söz konusudur.
Öte yandan Paris halkının Fransa’nın irili ufaklı kentlerinde protestocularla dayanışma içinde olması da bu hareketin bir başka özelliği sayılır.
Sarı yelekliler hareketinin üyeleri sosyolojik bakımdan iktisadi açıdan geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşlardan oluşuyor. Örneğin maaşları yeterli olmayan işçiler veya devlet memurları, sabit gelirleri olmayan esnaf veya çiftçiler ya da naçizane emekli maaşı ile geçinmek zorunda olan emekliler, bu hareketin temel gövdesini oluşturuyor. Bu insanların önemli bir bölümü ise küçük kentlerde, köylerde ve beldelerde ve yine büyük kentlerin varoşlarında yaşıyor.
Sarı yelekliler hareketinin üçüncü önemli özelliği, taleplerinde yaşanan değişimdir. Harekete bağlı protestocular hareketin başladığı ilk günlerde, yani 17 Kasım 2018’de yakıta uygulanan vergi ve şehirlerarası caddelerde hız limitinin kaldırılmasını istiyordu. Ancak hareket başladıktan bir kaç gün sonra, yani 3 Aralık 2018’de protestocular bu kez sosyal adaletsizliğe ve haksız vergilere karşı isyan bayrağı kaldırdılar. Protestocular kırsal alanlarda altyapı ve kamu taşımacılığı yetersizliği ve bundan başka parlamenterlerin fahiş maaşlarına itiraz etmeye başladılar.
Sarı yelekliler alım gücünün arttırılması, emekli maaşlarının arttırılması, zenginlere uygulanan vergilerin yeniden uygulanması, ayrıca petrol firmaları ve denizcilik şirketleri gibi havayı kirleten firmalardan vergi alınması için yeni bir mekanizmanın oluşturulması gibi talepleri de gündeme getirdiler.
Ancak eylemleri başladıktan bir kaç hafta sonra sarı yeleklilerin talepleri bu kez siyasi boyut kazandı ve Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un istifa etmesini istediler. Hatta bazı protestocular Fransa’da rejimde bazı reformların yapılmasını ve halkın kendi kaderlerini belirlemekte daha fazla payı olmasını istemeye başladı.

Sarı yelekliler hareketinin aralıksız devam etmesi, bu hareketin bir başka önemli özelliğidir. Gerçi bazı gözlemciler Fransa toplumunda eylemlere katılım sayısında ve sarı yeleklilere duyulan sempatide gerileme yaşandığını belirtiyor.
Gerçi sarı yeleklilerin protesto eylemleri düzenli olarak her hafta Cumartesi günleri Fransa’nın çeşitli kentlerinde düzenleniyordu, ancak korona virüs salgını bu konuyu de etkisi altına aldı.

Sarı yelekliler hareketinin beşinci özelliği ise hareketin içinde şiddet temelli davranışların baş göstermesi ve Fransa polisinin bu duruma karşı baskıcı bir tutum izlemesidir.
Fransa’yı yöneten siyasi rejime güvenmemek, sarı yelekliler hareketinin altıncı özelliği sayılabilir. Gerçekte siyasi açıdan bu hareket Fransa’ya hakim olan siyasi rejime güvenmemenin simgesidir. Fransa’da iktidar olan siyasi partilerin hiç biri bu ülkenin zayıf kesimlerini temsil etmiyor ve sonuçta bu kesim ya seçimlere katılmama yolunu izliyor, ya da milli forum gibi hükümet dışı partilere yöneliyor.
Sarı yelekliler hareketinin yedinci özelliği ise medyaya güvenmemek ve bu kurumdan nefret duymaktır. Fransa medyası Sarı yelekliler hareketi beklediği gibi bu hareketle ilgilenmiyor ve taleplerini gündeme getirmiyor. Bu yüzden medya organlarının siyasi gelişmeleri yansıtmakta tarafsız davranmaması onlara yönelik güvenmeme ve nefret duygusunu tırmandırdığı anlaşılıyor. Bu durum hareketin başlaması üzerinden aylar geçmesine rağmen azalmadığı gibi hızla tırmanıyor. Nitekim gazetecilere küfür etmek ve hatta fiziki şiddet uygulamak, duyulan kin ve nefretin somut delilidir.
Sarı yelekliler hareketinin sekizinci özelliği, Fransa toplumuna hakim olan değerleri reddetmektir. Sarı yelekliler hareketine göre Fransa toplumunun kültürel elit kesimi kadın düşmanı, yabancı düşmanı, dar görüşlü ve milliyetçidir. Bu durum Fransız bazı düşünce kurumları tarafından de eleştiri konusu olmuştur. Örneğin Terranova düşünce merkezi bir raporunda solcu partilerin işçilerin, işsiz üniversite mezunları, gençler, azınlıklar, varoşlarda yaşayan insanlar ve kadınların oylarını toplamaya çalıştığını belirtiyor.
Fransa’da halkın önemli bir kesimi, Emanuel Macron’un mali ve vergi politikalarına itiraz eden bir hareket olarak Sarı yelekliler hareketine destek vermesine rağmen bu hareket siyaset meydanında ve özellikle Avrupa parlamento seçimlerinde önemli bir başarı sağlayamadı. Örneğin Sarı ittifakı partisi bu seçimlerde ancak yüzde 0.54 kadar oy kazanabildi, oysa Avrupa parlamentosunda bir sandalye kazanmak için yüzde 5 oy kazanması gerekiyordu.
Sarı yelekliler hareketinin bir başka özelliği, bazı üyelerin seçimlerde fırsatçılık yapmaya çalışmasına karşı çıkmasıdır. Bu konuya Sarı yelekliler hareketinin sözcülerinden ve Sarı ittifakı partisinin adayı İngrid Lavasseur’un seçim kampanyasına sosyal paylaşım sitelerinde hakaret içeren bir şekilde tepki verilmesini örnek vermek mümkün. Sarı yelekliler hareketinin bazı kesimleri Lavasseur’un seçim kampanyasını harekete ihanet ve fırsatçılık niteledi, öyle ki Lavasseur sonunda Avrupa parlamentosu seçimlerinde adaylıktan çekilmek zorunda kaldı.
Sarı yelekliler hareketinin onuncu özelliği radikal sağ ve radikal solun birlikte bu harekete destek vermesidir. Fransa’nın radikal sol kanadından Teslim olmayan Fransa partisi lideri Jean Luc Melenchon Sarı yelekliler hareketinin eylemlerine katılarak hareketin Eric Drouet gibi seçkin üyelerini takdir etti. Fransa’nın radikal sağ kanadından milli forum partisi lideri Marian Lopen de sürekli Sarı yelekliler hareketinin üyelerinin yanında yer aldı ve bu harekete ta başladığı günden itibaren destek verdiğini açıkça ilan etti.
İran Dışişleri Bakanlığı fakültesi öğretim üyesi Dr. Muhammed Rıza Dehşiri şöyle diyor:
Sarı yelekliler hareketi Fransa toplumunda zayıf ve orta kesimin Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’in iktisadi ve vergi politikalarına itirazlarının simgesi ve Fransa toplumunda sosyal ve iktisadi çatlakların derinleşmesinin sonucudur. Bu hareket şiddete başvurma ve sürekliliği bakımından Fransa’nın beşinci Cumhuriyeti döneminde eşi benzeri yoktur. İktisadi ve sosyal çatlaklar ve eşitsizlikler, kamuoyunun hükümete ve Macron’un politikalarına ve ayrıca devlet kurumlarına güvenmediğini gün yüzüne çıkarmıştır.
Gerçi Sarı yelekliler hareketi Fransa’da Emanuel Macron’ın iktisadi ve vergi politikalarına itiraz etmek üzere başladı, fakat ortaya çıkış sebeplerini Fransa toplumunda derinleşen sosyal ve iktisadi çatlaklarda aramak gerekir. Fransa’da yoksulluk ve işsizliğin artması ve zayıf kesimlerin eşit olmayan şartlar yüzünden yaşam koşullarının iyileşmesinden umudunu kesmesi sonunda bu hareketin ortaya çıkmasına yol açtı.
Öte yandan Fransa polisinin bu harekete karşı orantısız güç kullanması ve Macron’un politikalarını eleştiren bu insanlara şiddet uygulaması hareketin süreklilik kazanmasına yol açtı. Gerçekte Macron yönetiminin protestocuları acemice tepki vermesi kendisinden diktatör bir görüntünün ortaya çıkmasına yol açtı. Bu görüntü sosyal paylaşım sitelerinde ve ayrıca bazı gazetelerde geniş çapta yer aldı.
Sarı yelekliler hareketi Fransa toplumunda gani ile fakir arasında derin uçurumu ortaya koyan bir harekettir. Bu halkçı hareket Fransa’nın şimdiki yönetimi bu ülkenin kırılgan kesimini pek düşünmediğini ve daha çok zenginlerin gönlünü kazanarak iktidarın başında kalmayı tercih ettiğini ortaya koydu. Bu tutum adaletsizlik ve siyasi ve iktisadi rantçılığın ta kendisidir, zira bu sistemde toplumun alt kesimleri toplumun üst kesimi iktidarın başında kalması için kurban edilir.
Değerli dinleyiciler, Fransa’da başlayan ve Avrupa’ya yayılan Sarı yelekliler hareketinin mahiyetini, ortaya çıkış sebeplerini, hareketin siyasi, güvenlik, sosyal ve iktisadi sonuçlarını, ufkunu, başka ülkelerde benzer hareketlerin üzerindeki tesirlerini ve uluslararası uzmanların ve düşünce merkezlerinin hareketle ilgili görüşlerini ele aldığımız programımızın 1. bölümünün sonuna geldik. Esen kalın.012