Sarı yelekliler hareketi - 3
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i145935-sarı_yelekliler_hareketi_3
Geçen bölümün devamında bugünkü sohbetimizde Sarı yelekliler hareketinin kısa vadede ortaya çıkışını gözden geçirmeye devam etmek istiyoruz.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Nisan 18, 2020 02:12 Europe/Istanbul

Geçen bölümün devamında bugünkü sohbetimizde Sarı yelekliler hareketinin kısa vadede ortaya çıkışını gözden geçirmeye devam etmek istiyoruz.

Hatırlanacağı üzere geçen bölümde üç temel sebepten söz etmiştik. Bu üç sebep Fransa’da yoksulluğun yayılması, Fransa halkının devlet erkanlarına güvenmemesi ve bu ülkeye hakim olan eşitsizlik durumudur. Geçen bölümde ilk iki sebebi gözden geçirdik. Şimdi ise üçüncü sebebi gözden geçirmek istiyoruz.

Fransa’da eşitsizlik, Sarı yelekliler hareketinin ortaya çıkışının temel sebeplerinden biridir. Fransa’nın eşitsizlikle mücadele gözetleme adlı STK’nın yıllık raporuna göre, gelir, eğitim, istihdam, konut ve ikamet yeri, Fransa’da eşitsizlik endeksleri olarak ele alınıyor. Buna göre bu endeksleri bir bir gözden geçireceğiz.

Fransa halkının geliri konusunda, Le Monde gazetesinin 2017 yılında yayımladığı rapora göre, yaşamlarında en yüksek refah düzeyinden yararlanan Fransızların yüzde 10 kadarının geliri vergi ve sigorta dahil en yoksul Fransızların 8.7 katı kadardır. Yine en zengin yüzde 1 Fransızlar ülke servetinin yüzde 17 kadarına sahiptir. Yine en zengin Fransızlar ülke servetinin yarısını elinde bulunduruyor.

Le Monde gazetesinin 2017 yılında yayımladığı rapora göre, Fransa’da 2016 yılında yaşam seviyesi 2009 yılından pek farklı olmamıştır. Buna karşın servete uygulanan verginin düşürülmesi ve ayrıca 2016 yılından itibaren de gelir vergisinin düşürülmesi müreffeh kesimin daha fazla gelir elde etmesine yol açmıştır. Bir başka ifade ile zenginler daha da zengin olmuştur. Rapora göre Fransa’da 21 – 25 yaş grubu en az geliri elde ediyor. Yine vasıfsız işçiler, devlet memurları ve uzman işçiler sırasıyla en az maaş alan kesimleri oluşturuyor.

Fransa’da eşitsizlik araştırmasında gözetilen ikinci endeks, eğitimle ilgilidir. Nitekim öğrencilerin hangi sınıfa ait oldukları eğitimlerinin ta ilk yıllarından itibaren eğitim sonuçlarını şiddetle etkiliyor.

Fransa milli eğitim bakanlığının 2017 yılında yayımladığı rapor, zayıf sınıflardan gelen öğrencilerin orta eğitimlerinde Fransızca dersinde ortalama notları 100 üzerinden ancak 57 olduğunu gösteriyor. Yine bu öğrencilerin matematik dersinden ortalama notları da 100 üzerinden 58’i geçmiyor. Oysa aynı derslerden orta kesimden gelen öğrencilerin ortalama notları sırasında 87 ve 85 olduğu anlaşılıyor.

Orta eğitiminin tamamlanması ve lise eğitimine geçilmesinden sonra ebeveynlerin sosyal sınıfı öğrencilerin bilimsel yolu üzerindeki tesiri daha da belirgin hale geliyor. Bu aşamada öğrencilerin liseye giriş düzeyinde iyi gelirli ailelerin çocukları az gelirli ailelerin çocuklarına oranla iki katlık bir oran gözleniyor. Bir başka ifade ile iyi gelirli ailelerin çocukları yüzde 84 lise eğitimine devam ederken, az gelirli ailelerin çocukları arasında bu oran ancak yüzde 42.4 düzeyinde gerçekleşiyor.

Fransa’nın üniversite eğitiminde sınıfların arasındaki bu çatlak daha da fahiş bir şekilde göze çarpıyor. Fransa milli eğitim bakanlığının 2017 – 2018 eğitim yılı raporuna göre, yöneticilerin çocukları işçilerin çocuklarına kıyasla 2.9 kat daha fazla yüksek eğitim kurumlarını kazandığı anlaşılıyor.  Oysa verilere göre bu sınıfın öğrenci sayısı tüm öğrencilerin sayısının iki kat daha az olduğu tahmin ediliyor.

Gerçekte Fransa’da işçi çocukları üniversite öğrenci nüfusunun sadece yüzde 12’sini, Fransa’nın bir numaralı üniversitelerinin sınavlarına katılan öğrencilerin yüzde 7’sini ve yine işletme ve ticaret gibi branşlar öğrencilerinin yüzde 4 kadarını oluşturuyor. Yine işçi çocukları lisans seviyesinde okuyan öğrencilerin yüzde 13 kadarını, yüksek lisans seviyesinde yüzde 9’unu ve doktora seviyesinde yüzde 7 kadarını oluşturuyor. Bu konuda bir tek istisna bulunuyor. Fransa’da işçi çocukları teknisyen seviyesinde okuyan öğrencilerin yüzde 24’ünü oluşturuyor. Tüm bu veriler ise Fransa’nın eğitim sisteminde nasıl bir eşitsizlik hakim olduğunu gösteriyor. Fransa milli eğitim bakanlığının raporuna göre işçiler ister vasıfsız ister uzman olsun en düşük diplomalara sahip kesimdir ve bu yüzden de hem maaşları düşük ve hem iş güvenliği kıttır.

Fransa’nın eğitim sistemini değerlendiren milli konseyi 2017 – 2018 eğitim yılında ülkenin kuzeyinde 847 okulu mercek altına almış ve insan kaynaklarını irdelemiştir.  Bu araştırmanın sonuçları Paris’teki eğitim merkezleri ile başka bölgelerin arasında eğitim bakımından eşitsizlik  durumunu en iyi şekilde ortaya koyuyor. Bu araştırmada özel okulların ele alınmadığı belirtiliyor.

Fransa’nın eğitim sistemini değerlendiren milli konseyin yaptığı araştırmanın sonuçları, sözleşmeli öğretmenler, Paris ve başkentin çevresinde zengin kesimin yaşadığı bölgelerde eğitim kurumlarının öğretmenlerinin yüzde 5.5 kadarını oluşturuyor. Bu oran ciddi sosyal ve iktisadi sorun yaşayan bölgelerde ortalama olarak yüzde 13 şeklinde ifade ediliyor. Yine az gelirli bölgelerde sözleşmeli öğretmen oranı farklılık arz ediyor. örneğin Val D’oise bölgesinde bu oran yüzde 18 iken, Seine et Marne bölgesinde sadece yüzde 7.4 düzeyinde olduğu anlaşılıyor.

Gerçi az gelirli bölgelerde öğrencilerin ders notları arasında fahiş bir farklılık göze çarpmıyor ve müreffeh kesimden gelen öğrenicilerin yüzde 89’u ve az gelirli bölgelerden gelen öğrencilerin yüzde 83’ü geçerli notla sınavları geride bıraktığı gözleniyor, fakat eğer bu öğrencilerin bitirme ve üniversite giriş sınavlarında aldıkları notları karşılaştıracak olursak, aralarındaki fark açıkça göze çarpıyor.

Fransa’da yazılı milli eğitim notu nihai sınav notunun yüzde 50 kadarını oluşturuyor ve geriye kalan yüzde 50, öğrencinin eğitim yılı boyunca bilimsel faaliyetlerinin gözetilmesi ile veriliyor. Nihai sınav notları, Paris ve diğer zengin yerlerde eğitim gören öğrencilerin yüzde 56 kadarı sınavları kazandığını fakat yoksul bölgelerde bu oran yüzde 23’ü geçmediğini gösteriyor. Bu rakamlar Fransa’da eğitim sisteminde eşitsizliği ortaya koyuyor.

Fransız gençlere göre onlar, geçmişte ebeveynleri sahip olduğu fırsatlardan yararlanamıyor. Fransız genç kuşak, gelecek kuşağın hatta şimdiki Fransız genç kuşaktan daha kötü şartların altında olacağını düşünüyor. Fransız gençler Fransa devletinin bu şartları değiştirebileceğini pek güvenmiyor. Anlaşılan Fransa halkı eğitim sistemi gibi kamu hizmetlerinde sürekli gerileme yaşanmasına alışmış bulunuyor.

Fransa’da toplumsal alanda eşitsizlik endekslerinden biri istihdam meselesidir. Bir başka ifade ile, Fransa’da toplumun tüm kesimleri arasında işsizlik oranı eşit değildir. Bu alanda uçurumun derinliği eğitim düzeyinden kaynaklanıyor. Fransa’da istihdamlar diploma sahibi olmak veya olmamakla ilgilidir. Verilere göre, 2017 yılında işsizlik oranı diplomasız insanların arasında yüzde 18.3 olarak tahmin ediliyor, ki bu da yüksek lisansı olanların 3.7 katı kadardır. Yüksek lisansı olanlar genellikle daimi iş buluyor ve bu kesim arasında işsizlik oranı yüzde 5’i geçmiyor.

Öte yandan diplomasız insanlar genellikle sözleşmeli olarak işe alınıyor. Fransa’da en çok göçmenler işsizlikten acı çekiyor. Göçmenlerin arasında işsizlik oranı yüzde 16.3 kadardır, ki bu da Fransa’da doğan insanların arasındaki işsizliğin iki katı kadar sayılır. Bu kesim genellikle üniversite diploması olmayan ve işverenlerin ayrımcılığına maruz kalan kesimdir., AB dışından gelenlere 5.4 milyon iş fırsatında istihdam Fransa’nın eşitsizlikle mücadele gözetleme örgütünün raporu yasağı uygulandığını gösteriyor.

Bu arada işsizlik ve geçici istihdam sorunlarının yanında bir de yalancı istihdam meselesinden de söz etmek gerekir. Fransa’nın eşitsizlikle mücadele gözetleme örgütünün raporuna göre Fransa’da 8 milyon kişi yalancı istihdam durumunda bulunuyor. Bu kesim işsiz kesimi arasında sayılmıyor, ama aynı zamanda Fransa’da çalışan kesimin dörtte birini oluşturuyor, fakat iş güvenliği yokluğundan acı çekiyor.

Fransa’da istihdam ve iş şartlarında bir başka eşitsizlik durumu, işlerde cismi ve fiziki baskı ve ağırlıktır. Fransa çalışma bakanlığının 2016 raporuna göre vasıfsız işçilerin yüzde 63 kadarı en az üç cismi baskıdan acı çekiyor. Bunlar ağır yük taşımak, uzun süre ayakta kalmak ve sarsıntılara katlanmaktan ibarettir. Araştırmalar işçilerin katlandığı cismi baskıların yöneticilere nazaran 10.6 kat fazla olduğunu gösteriyor.

Eğitim ve istihdamın yanı sıra, Fransa’da konut ve yaşama umudu da en önemli eşitsizlik endekslerinden birini oluşturuyor. Fransa’nın yoksulluğu gözetleme milli kurumu 2018 yılında yayımladığı yıllık raporunda Fransa toplumunun alt kesimlerin konut alım gücü geçmişe nazaran gerilediğini belirtti. İş bulmak için genellikle kentlerde yaşamak zorunda olan bu kesim düşük maaşları yüzünden konut kirası gibi ciddi bir sorunla karşı karşıya bulunuyor. Raporda yoksullukla uygunsuz konutlarda yaşamak arasında sıkı bir bağ bulunduğu ifade ediliyor.

Fransa’da en az 4 milyon insan güvenli olmayan uygunsuz konutlarda barınmak zorunda kalıyor. Yine bu ülkede konut kiralarının artması ve kentsel alanlarla kırsal alanların arasındaki derin uçurum yüzünden 12.1 milyon insan çok kırılgan konumda yaşıyor. 2013 yılında her 10 Fransız aileden 6 kadarı konut sahibiyken, az gelirli ailelerin üçte iki kadarı kirada yaşıyordu.

Fransa’nın yoksulluğu gözetleme milli kurumu 2019 raporunda ise bu ülkede konut vaziyetini kronik niteledi. Örneğin Fransa’da 800 bin insan özel konutu yoktur. Bunlardan 643 bini az çok kabul edilebilir şartlarda yaşıyor, fakat kendilerine ait konutları bulunmuyor. 143 bin kişi ise kalacak hiç bir yeri bulunmuyor ve sosyal konutlarda veya benzeri yerlere başvurmak zorunda kalıyor. 11 bin kişi ise sokaklarda barınıyor.

Fransa’da konut şartları gelirlere nazaran oldukça eşitsizdir. Bu arada göçmenlerin durumu çok daha kötü olduğu da belirtilmelidir. Göçmenlerin yüzde 26.1 kadarı çok küçük evlerde yaşıyor. Verilere göre göçmenlerin yaşadığı evler göçmen olmayanların evlerine oranla 3.7 kat daha küçüktür. Bu durum göçmenlerin yaşam seviyesinin ne denli düşük olduğunu gösteriyor.

Uygunsuz konut ve beslenmek, sağlık hizmetlerinden yararlanamamak ve özellikle zorlu çalışma şartları yoksul insanların sağlığı üzerinde olumsuz etki yapıyor ve sonuçta en yoksul yüzde 5 Fransızların arasında yaşama umudunu 71 yıla düşürüyor. Bu rakam en zengin yüzde 5 Fransızlara nazaran 13 yıl daha azdır, zira bu kesimin arasında yaşama umudu yaklaşık 84 yıldır.

Fransa’nın yoksulluğu gözetleme milli kurumunun 4 Haziran 2019’da yayımladığı raporuna göre Fransız medyasında zayıf kesimlerle ilgili pek haber yayımlanmıyor. Fransa televizyonu Fransa toplumunun gerçeklerini değiştirerek gösteriyor. Fransa televizyonlarında işçilerle ilgili pek haber yer almıyor; hatta Sarı yelekliler hareketi ile ilgili haberler çok kısa yayımlanıyor.