Azerbaycan’la Ermenistan arasında yeni çatışmanın üzerine
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i150236-azerbaycan’la_ermenistan_arasında_yeni_çatışmanın_üzerine
Gerçi her yıl ilkbahar ve yaz ayları Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan orduları arasında küçük ve orta ölçekte çatışmaların yaşanması için bir fırsattı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Temmuz 17, 2020 15:30 Europe/Istanbul

Gerçi her yıl ilkbahar ve yaz ayları Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan orduları arasında küçük ve orta ölçekte çatışmaların yaşanması için bir fırsattı.

Bu durum Karabağ savaşında ateşkes ilan edildiği günden bu yana hemen hemen her yıl söz konusuydu, ancak bu yıl ilkbahar ayları geride bırakılması ve yaz günlerinin başlamasına rağmen iki taraf arasında herhangi bir ciddi çatışma yaşanmamıştı, ta ki 12 Temmuz’da Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan savunma bakanlıkları iki ülkenin resmi sınırında yer alan ve Karabağ münakaşası ile ilgisi olmayan Tovuz bölgesinde çatıştıklarını duyurdu.Çatışmanın üzerine iki taraf her zaman yaptıkları gibi karşı tarafı ateşkesi ihlal etmek ve çatışmayı başlatmakla suçladı. Azerbaycan Cumhuriyeti savunma bakanlığı iki kayıp verdiklerini, beş askerin de yaralandığını Ermeni tarafın muhtemel kayıpları hakkında henüz bilgileri olmadığını açıkladı. Ermenistan savunma bakanlığı ise 12 Temmuz’da yaşanan çatışmada kayıp vermediklerini, Azerbaycan Cumhuriyeti ordusuna ait askeri bir araç çatışma bölgesinde geride kaldığını açıkladı.

Eğer bu çatışmadan önceki siyasi – askeri duruma şöyle bir göz atacak olursak, bu son çatışmanın geçmiş yıllarda yaşanan çatışmalardan farklı şartlarda yaşandığı anlaşılır. Söz konusu çatışmadan önce Ermenistan ve Azerbaycan Cumhuriyeti medyasında önemli bir haber çıktı. Haberde korsan İsrail’in Ermenistan ile Azerbaycan Cumhuriyeti arasındaki münakaşaya müdahil olduğu belirtiliyordu; şöyle ki Ermeni kaynaklar siyonist rejimle Ermenistan gizli bir anlaşma yaptıklarını, Erivan yönetimi İsrail’den alacağı Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bazı gizli askeri bilgileri karşılığında Tel aviv’de büyükelçilik açmayı kabul ettiğini söylüyordu.

Bu haber, Azerbaycan Cumhuriyeti yönetiminin siyonist müsteşarı Ariye Gut’un çıldırmasına ve habere çok sert tepki vermesine yol açtı. Gut Azerbaycan Cumhuriyeti’nin resmi haber ajansı Azertaj’a verdiği özel mülakatta siyonist İsrail’in Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bu ihanetini inkar etmeye çalıştı. Siyonist müsteşar Gut, Bakü ve Tel aviv her daim birbirine karşı sadık ve samimi olduklarını ileri sürerek Ermeni kaynakların ifşa ettiği bu konuyu inkar etmeye kalkıştı. Gut adeta Azerbaycan Cumhuriyeti savunma bakanlığının sözcülüğüne yeltenerek, Azerbaycan Cumhuriyeti ordusu Ermenistan ordusuna karşı tam üstünlüğe sahip olduğunu ve her türlü operasyonu yapabileceğini iddia etti.

Şimdi burada akla gelen soru, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin savunma bakanlığı ve Bakü yönetiminin İsrailli müsteşarlarının İsrail’in Azerbaycan Cumhuriyeti ordusunun gizli bilgilerini Ermenistan’a verdiği suçlamasını reddetmeleri ne denli son çatışmalarda etkili olduğu sorusudur.

Bundan önce Ermeni taraf Bakü’nün askeri sırlarının Erivan’a verilmesi yüzünden Azerbaycan Cumhuriyeti ordusu cari yılın ilkbahar ve yaz aylarında geçmiş yıllarda olduğu gibi Ermeni güçlere karşı benzer operasyonları yapma inisiyatifini kaybettiğini iddia etmiş, Azeri taraf ise bu iddiayı reddetmeye çalışmıştı.

Siyonist müsteşar Ariye Gut’un Azertaj haber ajansına özel mülakat vermesi, Azerbaycan Cumhuriyeti savunma Bakanı General Zakir Hasanov’un açıklamaları ve ateşkes hattına yakın bölgeleri denetlemeleri ve en son Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in konuşması ve Ermenistan ile müzakerelerin askıya alındığını ilan etmesi ve aynı zamanda AGİT’e bağlı Minsk grubu eşbaşkanlarını Ermeni tarafı eleştirmedikleri için sert bir dille eleştirmesi gibi gelişmeler, Bakü yönetiminin Karabağ münakaşasında inisiyatifi halâ kendi elinde bulundurduğunu gösterme çabaları şeklinde telakki edildi.

Öte yandan Ermeni taraf bu haberi gayet soğukkanlı ve Bakü yönetimi ve siyonist müsteşarlarının aksine kaygısız bir şekilde karşıladı. Buna karşın Ermeni taraf da başta Karabağ ve çevresi olmak üzere bölgede bir dizi askeri tatbikat ve siyasi manevralar yapmak, Azerbaycan Cumhuriyeti için simgesel önem arz eden Şuşi kentinde Karabağlı Ermeni ayrılıkçıların lideri Arayik Harutunyan’ın cumhurbaşkanlığı yemin törenini düzenlemek ve Başbakan Nikol Paşinyan’ın art arda Karabağ’ı ziyaret etmesi gibi hareketleri ile Karabağ münakaşasında inisiyatifi kendi elinde bulundurduğunu telkin etmeye çalıştı.

Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasında yaşanan bu siyasi ve askeri gerginlikten başka, her iki ülkede korona virüs salgını ve Batılı kurum ve kuruluşların ve devletlerin Bakü ve Erivan’ı salgın şartlarında her türlü askeri hareketlilikten kaçınmaları konusunda uyarmaları, iki taraf arasında karşı tarafın herhangi bir ciddi askeri hareketlilikte bulunmayacağı yönünde bir nevi gönül rahatlığı yaratmıştı. Ancak her iki ülkede muhalefet kanatları, korona virüs salgını yüzünden kötüye giden mali ve iktisadi durumun vahimliği yüzünden hükümetin düşmana karşı askeri operasyon yaparak kamuoyunu iç arenadaki durumdan saptırmaya ve dış düşmana yöneltmeye çalışacağı yorumunda bulunuyordu.

Yine diğer bazı yorumlarda Amerika ve Rusya’nın rekabeti Kafkasya bölgesinde şartları daha kritik hale getirdiğinden söz ediliyor. Bazı uzmanlar Rusya yönetimi Kafkasya bölgesinde başta Gürcistan ve Ermenistan olmak üzere bölge ülkelerine yönelik çıkarçı politikalarını engelleyebilmek için Azerbaycan Cumhuriyeti tarafından bazı girişimlerde bulunabileceğine inanıyor. Zira son yıllarda Amerika’nın Kafkasya bölgesine el atması, ister askeri denklemler ve NATO’un Gürcistan’da askeri tatbikatları bakımından , ister Ermenistan’da Batı yandaşı güçlerin iktidarı ele geçirmesi bakımından , Washington için bazı getirileri olmuş ve Rusya ister istemez bu süreci engellemeye çalışacaktır.

Öte yandan unutmamak gerekir ki Kafkasya bölgesine özel denklemlerin yanında, bu bölge ve Hazar denizi ve bazı orta Asya cumhuriyetleri de Amerika’nın perde arkasında yaptığı pazarlıklar ve anlaşmalar sayesinde Washington’un Afganistan’a silah ve askeri teçhizat sevk ettiği güzergaha dönüşmüştür. Bu bağlamda Rusya’nın ve yine Kafkasya bölgesinde yer alan diğer ülkelerin çıkarlarını tehdit eden gelişmelerden biri de Ermenistan’ın Batı yandaşı hükümetinin İsrail’de büyükelçilik açmasıdır. Gerçi Rusya hükümetinin bazı katmanlarında siyonistlerin güçlü lobileri bulunuyor ve Moskova’nın İsrail’i Rusya’ya yönelik güvenlik tehdidi şeklinde algılmasına müsaade etmiyor. Ancak gerçek şu ki Moskova’nın siyasi tutumu ne olursa olsun İsrail Rusya için potansiyel güvenlik tehdididir ve özellikle Kafkasya bölgesinde kanser gibi yayılması Rusya’nın tepkisini gerektirmektedir.

Bu yüzden siyaset çevrelerinin önde gelen uzmanları, tarih boyunca da ispat edildiği üzere Kafkasya bölgesinde şimdilerde İsrail ve diğer ecnebi aktörlerin varlığı ile gündeme gelen ecnebi varlığı bölgede sürtüşmelerin ve kanlı çatışmaların şiddetlenmesinden başka bir getirisi olmayacağına inanıyor. Nitekim Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasındaki son çatışmayı da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.

Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasında yaşanan son çatışma ister İsrail’in Bakü yönetimine ihaneti ve Azerbaycan Cumhuriyeti ordusunun gizli bilgilerini Ermeni tarafa vermesi, ister Amerika ve Rusya’nın Kafkasya bölgesinde rekabeti, ister Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan içindeki denklemler, ister Avrupalı tarafların sinsi tutumu ve Minsk grubu eşbaşkanlarının dengesiz tutumu, ister Azeri ve Ermeni liderlerin oyuna gelmeleri yüzünden olsun, bu çatışma Kafkasya bölgesi barut fıçısı gibi olduğunu gösteriyor. Bu fıçı Azerbaycan Cumhuriyeti’nde biriken ve İsrail’den alınan altı milyar dolar ve yine Rusya’dan da alınan altı milyar dolar silahı içerirken, Ermenistan da gücü yettiğince Rusya’dan silah almaya devam etmek ve İsrail’e yaklaşmakla bölgeyi alevlendirmeye hazırlandığı anlaşılıyor; nitekim Karabağ mülkiyet hakkı üzerinde yaşanan anlaşmazlık da bu barut fıçısını infilak ettirecek kıvılcım olduğu gözleniyor.012