İnsanların Büyük İlaç Firmalarının Kurbanı Olması-1
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i160582-İnsanların_büyük_İlaç_firmalarının_kurbanı_olması_1
insanların büyük ilaç firmalarının kurbanı olması isimli özel sohbetimizde sizlerle beraberiz. Bu özel sohbetimizin ilk bölümünde özellikle de koronavirüs koşulları altında kimi şirketlerin insanları sömürmeye çalışmasını ele alacağız.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ocak 27, 2021 06:30 Europe/Istanbul

insanların büyük ilaç firmalarının kurbanı olması isimli özel sohbetimizde sizlerle beraberiz. Bu özel sohbetimizin ilk bölümünde özellikle de koronavirüs koşulları altında kimi şirketlerin insanları sömürmeye çalışmasını ele alacağız.

İslam İnkılabı Lideri  Ayetullah Seyyid Ali Hamanei  19 Dey  konuşmasında   İran sağlık bakanlığı  çalışanlarına şükranlarını bildirerek  koronavirüs ile  mücadele kapsamında  üretilen aşının testini de takdir ederek bu aşının ülkeyi onurlandırdığını da vurguladı. İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei  sözlerinin devamında  ayrıca Amerika ve İngiliz aşısının  ülkeye girişinin yasak olduğuna vurgu yaparak şu açıklamada bulundu:"  Amerikalılar  aşı üretebilselerdi, ülkelerinde bu tür feci koronavirüs durumu ortaya çıkmazdı.  Bir günde 4 bin kişi kadar hayat kaybı olmazdı.  Buna ilaveten esasında  onlar güvenilmez. Bu aşılar kimi zaman milleti test etmek içindir. "

İslam İnkılabı Lideri sözlerine şunları da eklediler:"  Tabii ki Fransızların da  kanlı olaylardaki mazisinden dolayı onlara da iyimser değilim. Ancak  başka ülkelerden aşıyı tedarik etmekte bir sakınca görmüyorum. "

sohbetimizin devamında   bu hususa ve bu alanda temkinli ve dikkatli bir kararı gerektiren  açıklamalar, raporlar ve belgelere odaklanacağız. 

Dünya genelinde koronavirüs aşılarının üretimi ve test edilmesinin başlamasından beri kimi aşıların işlevsizliği ve etkisizliği hakkında şaibeler ortaya atılmıştır.  Dünya genelinde  kimi ülkelerde aşılama sürecinin başlaması ile aşılanmış kişilerin bazılarında kimi ciddi sorunlar görülmüştür. Bu yüzden  aşılanmanın sonuçları hakkındaki muğlaklıklar hakkında hala kesin ve ortak bir görüşe erişilmemiştir. 

Dünyada yapılan ve kısıtlı olarak kimi ülkelerde kullanılan  aşılardan biri de Pfizer-BioNtech'in ürettiği aşıdır.  Bu aşı  Amerikalı ilaç firması Pfizer ve Alman ilaç firması Biontech tarafından ortak olarak yapılmıştır. Halihazırda ise  Amerika'da ve dünyanın diğer noktalarında  kısıtlı olarak kullanılmaya başlanmıştır. 

Bu aşının üretilişinin ardından yapılan reklamlara rağmen insanların bu aşı  ile aşılanmasının en başından itibaren  ciddi kaygılar ve sıkıntılar ortaya çıktı.  Halbuki  Amerika'da minimum  klinik çalışmaları ve testleri ardından  Pfizer ve Biontech ilaç firmaları  yapılan aşının işlevselliği ve etkinliğinin yüzde 90 kadar olduğunu iddia ettiler. Buna rağmen  bu hususta hiçbir kesin kanıt bile mevcut değildi. Böylece daha geniş çaplı testlerin gerektiği ortada idi. 

Bu gerçeğe rağmen  birçok tıp uzmanı   bu aşının  hala Dünya Sağlık Örgütü tarafından da nihai bir şekilde onaylanmadığını ve etkinliğinin ispatlanmadığını  bu aşının işlevselliği hakkında ciddi kuşkuların olduğunu  belirttiler. Bu uzmanlara göre aşılanan kişilerde görülen  sonuçlardan dolayı bu aşının maksimum işlevselliği hakkında hala kesin bir sonuca varılmamış testlerin sonuçları da ciddi kuşkular uyandırmıştır.    Bu çerçevede Pfizer Biontech ortak ürünü olan aşının yan etkileri de dikkat çekti.  İlk verilere ve  Pfizer şirketinin  söylediklerine göre  Kovid 19 aşısının yan etkileri  grip aşısının yan etkilerine çok benzemektedir. Ancak  daha şiddetli bir seviyededir.  Bu aşının yan etkileri kas ağrıları, aşırı ateş ve alerjik  etkiler olarak  görülmektedir. 

Amerika'da bu aşının  test edilmesinin üçüncü etabında   gönüllülerden  dördü  yüz felci yaşadılar. Bu durum ise en başta  Amerika ilaç ve gıda örgütü tarafından eleştiri konusu oldu.  Buna rağmen  kimi Amerikalı uzmanlar ve doktorlar  bu olayın aşı yüzünden olup olmadığının onaylanmadığını belirttiler. Onlara göre daha geniş çaplı testlerin yapılması şart.  Buna karşın  bu klinik tepkiler  çoğu aşıyı kullananlar arasında ciddi kaygılara yol açtı. 

Amerika'daki Hastalıkları Kontrol Etme ve Önleme Merkezi  20 Aralık  gününde  Pfizer Biontech şirketi aşısını alan 270 kişiden  6'sının  alerjik reaksiyonlar gösterdiklerini ve  normal hayatlarını yaşayamaz hale geldiklerini açıkladı. 

Yayımlanan  raporlardan birinde ABC News'un bildirdiğine göre   San Diego'daki  acil ünitede çalışan hemşirelerden birinin  aşıyı aldıktan 8 gün sonra koronavirüse yakalandığı belirtildi.  Bu husus İtalya ve Meksika'da da görüldü. Kimi kişiler  aşının ilk dozunu aldıklarına rağmen  yine de Kovid 19'a yakalandılar. 

Pfizer-Biontech aşısının işlevselliği ve etkinliği konusunda Batı medya kuruluşlarının propagandalarının hararetle devam ettiği sırada  Avrupa ülkelerindeki bazı bilinen kurumlar, vatandaşların ve hatta farklı ülkelerdeki sağlık personelinin ortak ABD-Alman aşısına güvensizliği gösteren anketler yayınladı.

Irish Times, Pfizer aşısının kullanılıp kullanılmayacağına dair Alman doktorlar ve uzmanlar arasında yapılan kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarını yayınladı. Gazete tarafından yayınlanan ankette, Alman hemşirelerin yarısının ve Alman doktorların dörtte birinin Pfizer-Biontech tarafından üretilen aşının güvenilir olmadığını ve enjekte etme konusunda isteksiz olduğu ortaya çıktı. Böylece Alman doktorlar ve hemşireler bile Kovid-19 aşısına karşı çıkıyor. Ülkedeki kamuoyu da bu aşının kullanımına ciddi şüpheyle yaklaşıyor.

Irish Times gazetesinin haberine göre, "Sağlık personelinin Pfizer Biontech aşısına karşı genel güvensizliği geçen aya göre artmıştır. "

Pfizer aşısının etkinliği hakkında yaygın endişeler uyandıran bir başka olay; Pfizer aşısının alınması sonucu üç kişinin ölmesidir.  Portekiz medyası geçtiğimiz günlerde ülkede bir sağlık çalışanının Pfizer korona aşısını aldıktan 48 saat sonra öldüğünü bildirdi. Ayrıca 6 Ocak'ta Norveç medyası bölgedeki bir huzurevinde tutulan iki kişinin öldüğünü bildirdi. Bu kişiler Pfizer aşısını aldıktan hemen sonra aniden öldü.

Pfizer Biontech aşısına ilişkin endişeler, Avrupa ülkelerindeki sağlık personeli ile sınırlı değildir. Amerika Birleşik Devletleri’nin kalabalık eyaleti Ohio’nun valisi Ed Wayne, "Ohio sağlık personelinin ve hemşirelerinin bu kadar çok üyesinin aşıya karşı çıktığını görünce şoke oldum! Sağlık personelinin yaklaşık yüzde 60'ı bu aşının kullanımına ve enjeksiyonuna karşı çıkıyor."

Washington Post anketine göre, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Afrika kökenlilerin yalnızca yüzde 14'ü korona aşısı yaptırmanın kendilerini virüse karşı korumaya yardımcı olabileceğini düşünüyor. Latin kökenli Amerikanlar arasında yalnızca yüzde  34'ü Kovid-19 aşısının güvenli bir şekilde enjekte edilebileceğine inanıyor. Afrika kökenliler ve  Latinlerin bu konudaki kaygılarının nedenleri açıkça ortadadır.  Koronavirüs salgını sırasında Amerika Birleşik Devletleri'nde en çok kurban gidenler onlar oldular. Daha açık söylemek gerekirse, o ülkedeki adaletsiz sağlık ve sosyal yapının kurbanları onlar oldu. Bunun ötesinde, ilaç ve sağlık şirketlerinin etnik azınlıklara karşı birden fazla aşıyı test etme konusundaki suistimali Pfizer gibi şirketlere güvene yer bırakmadı. Bununla birlikte, anketlerin ortalaması, beyaz Amerikalıların yaklaşık yüzde 25'inin Pfizer aşısına güvenmediğini ve buna karşı çıktığını gösteriyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde sosyo-sağlık alanında araştırma yapan KFF tarafından yapılan bir anket, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki sağlık personelinin yüzde 29'unun Korona aşısına karşı olduğunu gösteriyor.

 Almanya'nın Bavyera eyaleti başkanı Marcus Soder, "Ülkede daha fazla Kovid-19 aşısı satın almak için bir kampanya başlatmak yerine, insanların aşıyı kabul etme istekliliğini artırmak için bir kampanya başlatmalıyız" dedi. Tabii ki bu açıklama  tartışmalı bir konudur.

The Guardian, geçtiğimiz günlerde bu konudaki diğer boyutları ortaya koyan bir rapor yayınladı.

The Guardian şunları yazdı; "Aralık ayında yayınlanan bir rapora göre, Beyaz Saray Genelkurmay Başkanı Mark Meadows, Pfizer aşısını onaylama veya istifa arasında bir seçim yapması hususunda Amerika ilaç ve gıda örgütü başkanına uyarıda bulunmuştur. "

Bu girişim, Donald Trump'ın Amerika ilaç ve gıda örgütü'nü büyük, yaşlı ve ağır bir kaplumbağa adlandırmasının ardından  gerçekleşti. Trump bu Tweet'inde Stephan Haan'a hitaben şöyle yazmıştı:" Şu lanet ilacı hemen dağıtın. "

Washington Post ayrıca şunları yazdı: "Meadows'un uyarısı, Amerika ilaç ve gıda örgütünün Pfizer aşısı için daha erken bir onay tarihini açıklamasına yol açtı."

Aynı günde ABD Sağlık Bakanı Alex Azar, ABD Gıda ve İlaç Örgütünün yakında acil aşı kullanımına izin vereceğini ve ilk Amerikan vatandaşlarının klinik denemeler dışında aşılanma sürecinin aynı haftada başlayacağını duyurdu. Bir röportajında ise şöyle dedi: "İlaç ve Gıda Örgütü geçtiğimiz günlerde Pfizer'a aşının onaylanacağını söyledi. Ardından bir uzman ekip daha sonra Gıda ve İlaç Örgütüne Pfizer aşısını onaylamasını tavsiye etti."