İnsanların Büyük İlaç Firmalarının Kurbanı Olması-1
insanların büyük ilaç firmalarının kurbanı olması isimli özel sohbetimizde sizlerle beraberiz. Bu özel sohbetimizin ilk bölümünde özellikle de koronavirüs koşulları altında kimi şirketlerin insanları sömürmeye çalışmasını ele alacağız.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei 19 Dey konuşmasında İran sağlık bakanlığı çalışanlarına şükranlarını bildirerek koronavirüs ile mücadele kapsamında üretilen aşının testini de takdir ederek bu aşının ülkeyi onurlandırdığını da vurguladı. İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei sözlerinin devamında ayrıca Amerika ve İngiliz aşısının ülkeye girişinin yasak olduğuna vurgu yaparak şu açıklamada bulundu:" Amerikalılar aşı üretebilselerdi, ülkelerinde bu tür feci koronavirüs durumu ortaya çıkmazdı. Bir günde 4 bin kişi kadar hayat kaybı olmazdı. Buna ilaveten esasında onlar güvenilmez. Bu aşılar kimi zaman milleti test etmek içindir. "
İslam İnkılabı Lideri sözlerine şunları da eklediler:" Tabii ki Fransızların da kanlı olaylardaki mazisinden dolayı onlara da iyimser değilim. Ancak başka ülkelerden aşıyı tedarik etmekte bir sakınca görmüyorum. "
sohbetimizin devamında bu hususa ve bu alanda temkinli ve dikkatli bir kararı gerektiren açıklamalar, raporlar ve belgelere odaklanacağız.
Dünya genelinde koronavirüs aşılarının üretimi ve test edilmesinin başlamasından beri kimi aşıların işlevsizliği ve etkisizliği hakkında şaibeler ortaya atılmıştır. Dünya genelinde kimi ülkelerde aşılama sürecinin başlaması ile aşılanmış kişilerin bazılarında kimi ciddi sorunlar görülmüştür. Bu yüzden aşılanmanın sonuçları hakkındaki muğlaklıklar hakkında hala kesin ve ortak bir görüşe erişilmemiştir.
Dünyada yapılan ve kısıtlı olarak kimi ülkelerde kullanılan aşılardan biri de Pfizer-BioNtech'in ürettiği aşıdır. Bu aşı Amerikalı ilaç firması Pfizer ve Alman ilaç firması Biontech tarafından ortak olarak yapılmıştır. Halihazırda ise Amerika'da ve dünyanın diğer noktalarında kısıtlı olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Bu aşının üretilişinin ardından yapılan reklamlara rağmen insanların bu aşı ile aşılanmasının en başından itibaren ciddi kaygılar ve sıkıntılar ortaya çıktı. Halbuki Amerika'da minimum klinik çalışmaları ve testleri ardından Pfizer ve Biontech ilaç firmaları yapılan aşının işlevselliği ve etkinliğinin yüzde 90 kadar olduğunu iddia ettiler. Buna rağmen bu hususta hiçbir kesin kanıt bile mevcut değildi. Böylece daha geniş çaplı testlerin gerektiği ortada idi.
Bu gerçeğe rağmen birçok tıp uzmanı bu aşının hala Dünya Sağlık Örgütü tarafından da nihai bir şekilde onaylanmadığını ve etkinliğinin ispatlanmadığını bu aşının işlevselliği hakkında ciddi kuşkuların olduğunu belirttiler. Bu uzmanlara göre aşılanan kişilerde görülen sonuçlardan dolayı bu aşının maksimum işlevselliği hakkında hala kesin bir sonuca varılmamış testlerin sonuçları da ciddi kuşkular uyandırmıştır. Bu çerçevede Pfizer Biontech ortak ürünü olan aşının yan etkileri de dikkat çekti. İlk verilere ve Pfizer şirketinin söylediklerine göre Kovid 19 aşısının yan etkileri grip aşısının yan etkilerine çok benzemektedir. Ancak daha şiddetli bir seviyededir. Bu aşının yan etkileri kas ağrıları, aşırı ateş ve alerjik etkiler olarak görülmektedir.
Amerika'da bu aşının test edilmesinin üçüncü etabında gönüllülerden dördü yüz felci yaşadılar. Bu durum ise en başta Amerika ilaç ve gıda örgütü tarafından eleştiri konusu oldu. Buna rağmen kimi Amerikalı uzmanlar ve doktorlar bu olayın aşı yüzünden olup olmadığının onaylanmadığını belirttiler. Onlara göre daha geniş çaplı testlerin yapılması şart. Buna karşın bu klinik tepkiler çoğu aşıyı kullananlar arasında ciddi kaygılara yol açtı.
Amerika'daki Hastalıkları Kontrol Etme ve Önleme Merkezi 20 Aralık gününde Pfizer Biontech şirketi aşısını alan 270 kişiden 6'sının alerjik reaksiyonlar gösterdiklerini ve normal hayatlarını yaşayamaz hale geldiklerini açıkladı.
Yayımlanan raporlardan birinde ABC News'un bildirdiğine göre San Diego'daki acil ünitede çalışan hemşirelerden birinin aşıyı aldıktan 8 gün sonra koronavirüse yakalandığı belirtildi. Bu husus İtalya ve Meksika'da da görüldü. Kimi kişiler aşının ilk dozunu aldıklarına rağmen yine de Kovid 19'a yakalandılar.
Pfizer-Biontech aşısının işlevselliği ve etkinliği konusunda Batı medya kuruluşlarının propagandalarının hararetle devam ettiği sırada Avrupa ülkelerindeki bazı bilinen kurumlar, vatandaşların ve hatta farklı ülkelerdeki sağlık personelinin ortak ABD-Alman aşısına güvensizliği gösteren anketler yayınladı.
Irish Times, Pfizer aşısının kullanılıp kullanılmayacağına dair Alman doktorlar ve uzmanlar arasında yapılan kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarını yayınladı. Gazete tarafından yayınlanan ankette, Alman hemşirelerin yarısının ve Alman doktorların dörtte birinin Pfizer-Biontech tarafından üretilen aşının güvenilir olmadığını ve enjekte etme konusunda isteksiz olduğu ortaya çıktı. Böylece Alman doktorlar ve hemşireler bile Kovid-19 aşısına karşı çıkıyor. Ülkedeki kamuoyu da bu aşının kullanımına ciddi şüpheyle yaklaşıyor.
Irish Times gazetesinin haberine göre, "Sağlık personelinin Pfizer Biontech aşısına karşı genel güvensizliği geçen aya göre artmıştır. "
Pfizer aşısının etkinliği hakkında yaygın endişeler uyandıran bir başka olay; Pfizer aşısının alınması sonucu üç kişinin ölmesidir. Portekiz medyası geçtiğimiz günlerde ülkede bir sağlık çalışanının Pfizer korona aşısını aldıktan 48 saat sonra öldüğünü bildirdi. Ayrıca 6 Ocak'ta Norveç medyası bölgedeki bir huzurevinde tutulan iki kişinin öldüğünü bildirdi. Bu kişiler Pfizer aşısını aldıktan hemen sonra aniden öldü.
Pfizer Biontech aşısına ilişkin endişeler, Avrupa ülkelerindeki sağlık personeli ile sınırlı değildir. Amerika Birleşik Devletleri’nin kalabalık eyaleti Ohio’nun valisi Ed Wayne, "Ohio sağlık personelinin ve hemşirelerinin bu kadar çok üyesinin aşıya karşı çıktığını görünce şoke oldum! Sağlık personelinin yaklaşık yüzde 60'ı bu aşının kullanımına ve enjeksiyonuna karşı çıkıyor."
Washington Post anketine göre, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Afrika kökenlilerin yalnızca yüzde 14'ü korona aşısı yaptırmanın kendilerini virüse karşı korumaya yardımcı olabileceğini düşünüyor. Latin kökenli Amerikanlar arasında yalnızca yüzde 34'ü Kovid-19 aşısının güvenli bir şekilde enjekte edilebileceğine inanıyor. Afrika kökenliler ve Latinlerin bu konudaki kaygılarının nedenleri açıkça ortadadır. Koronavirüs salgını sırasında Amerika Birleşik Devletleri'nde en çok kurban gidenler onlar oldular. Daha açık söylemek gerekirse, o ülkedeki adaletsiz sağlık ve sosyal yapının kurbanları onlar oldu. Bunun ötesinde, ilaç ve sağlık şirketlerinin etnik azınlıklara karşı birden fazla aşıyı test etme konusundaki suistimali Pfizer gibi şirketlere güvene yer bırakmadı. Bununla birlikte, anketlerin ortalaması, beyaz Amerikalıların yaklaşık yüzde 25'inin Pfizer aşısına güvenmediğini ve buna karşı çıktığını gösteriyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde sosyo-sağlık alanında araştırma yapan KFF tarafından yapılan bir anket, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki sağlık personelinin yüzde 29'unun Korona aşısına karşı olduğunu gösteriyor.
Almanya'nın Bavyera eyaleti başkanı Marcus Soder, "Ülkede daha fazla Kovid-19 aşısı satın almak için bir kampanya başlatmak yerine, insanların aşıyı kabul etme istekliliğini artırmak için bir kampanya başlatmalıyız" dedi. Tabii ki bu açıklama tartışmalı bir konudur.
The Guardian, geçtiğimiz günlerde bu konudaki diğer boyutları ortaya koyan bir rapor yayınladı.
The Guardian şunları yazdı; "Aralık ayında yayınlanan bir rapora göre, Beyaz Saray Genelkurmay Başkanı Mark Meadows, Pfizer aşısını onaylama veya istifa arasında bir seçim yapması hususunda Amerika ilaç ve gıda örgütü başkanına uyarıda bulunmuştur. "
Bu girişim, Donald Trump'ın Amerika ilaç ve gıda örgütü'nü büyük, yaşlı ve ağır bir kaplumbağa adlandırmasının ardından gerçekleşti. Trump bu Tweet'inde Stephan Haan'a hitaben şöyle yazmıştı:" Şu lanet ilacı hemen dağıtın. "
Washington Post ayrıca şunları yazdı: "Meadows'un uyarısı, Amerika ilaç ve gıda örgütünün Pfizer aşısı için daha erken bir onay tarihini açıklamasına yol açtı."
Aynı günde ABD Sağlık Bakanı Alex Azar, ABD Gıda ve İlaç Örgütünün yakında acil aşı kullanımına izin vereceğini ve ilk Amerikan vatandaşlarının klinik denemeler dışında aşılanma sürecinin aynı haftada başlayacağını duyurdu. Bir röportajında ise şöyle dedi: "İlaç ve Gıda Örgütü geçtiğimiz günlerde Pfizer'a aşının onaylanacağını söyledi. Ardından bir uzman ekip daha sonra Gıda ve İlaç Örgütüne Pfizer aşısını onaylamasını tavsiye etti."