Dünya İnsani Zirvesi üzerine
Türkiye’de dünya insani zirvesi, Ortadoğu bölgesinde çatışmalar ve savaşlar insanları perişan ettiği bir sırada düzenlendi.
Bölgede IŞİD ve diğer tekfirci terör örgütleri bir yandan ve bölgenin irticai Arap zorba rejimleri öbür yandan bölgeyi güvensizliğe sürüklüyor, çocuklar, kadınlar, siviller ve insani yardımda bulunma alanında faaliyet yürüten insanlar katlediliyor.
İnsanoğlu her daim bekası için mücadele eder. Bu arada bazı insanlar vardır ki başka insanların bekası için de çaba harcar. Bu hayırsever insanlar iyilikleri ve fedakarlıkları ile dünyayı yaşamak için daha güzel ve daha uygun bir mekan haline getirmeye çalışıyor. Bu hayırsever insanlar kendi yaşamlarında sahip oldukları refah ve asayişten vazgeçerek tüm gücünü beşeri topluma hizmet etme yolunda harcıyor ve bir hekim, bir hoca, bir mühendis veya bir teknisyen kılığında beşerin beşeriyeti uğruna emek harcıyor.
İnsani yardım hizmeti, gönüllü bir şekilde ve hiç bir ücret karşılığı beklemeksizin insanların özellikle silahlı çatışma ve beşeri kriz ortamları başta olmak üzere çeşitli tehlikeli durumlarda canını kurtarmak ve sağlığını ve asayişini temin etmek amacıyla sunulan hizmettir. İnsani yardım için gönüllü olan insanlar bu ağır insani risaleti yerine getirirken türlü tehlikelere ve tehditlere maruz kaldığı da bilinen bir gerçektir.
BM’nin ikinci dünya savaşından sonra ilk kez öncülük ettiği ilk dünya insani zirvesi 23 ve 24 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da düzenlendi. Söz konusu uluslararası zirvenin amacı, dünyada kriz odaklarında akan kanı durdurmak, bu bölgelerde mahsur kalan insanlara insani yardım ulaştırmak ve savaş ve çatışmalara sebebiyet veren sorunları çözmek üzere bazı siyasi çözüm yolları bulmak için gerekli zemini hazırlamaktı.
Ancak dünya insani zirvesi, Ortadoğu bölgesinde çatışmalar ve savaşlar insanları perişan ettiği bir sırada düzenlendi. Bölgede IŞİD ve diğer tekfirci terör örgütleri bir yandan ve bölgenin irticai Arap zorba rejimleri öbür yandan bölgeyi güvensizliğe sürüklüyor, çocuklar, kadınlar, siviller ve insani yardımda bulunma alanında faaliyet yürüten insanlar katlediliyor.
Arabistan rejimi de şimdiye dek bir çok kez Yemen’de kızılhaç ve kızılay kurumlarında çalışan insanları ve yardım konvoylarını doğrudan hedef aldı. Suud rejiminin insanlık dışı bu tutumu bir çok kez bağımsız insan hakları örgütlerinin eleştirilerine yol açtı. Buna karşın BM şimdiye kadar asla Arabistan rejiminin Yemen’e insani yardım ulaştırılmasını engellemesini kınamadı.
Yardım ekiplerine düzenlenen saldırı ve katliamın en somut örneklerinden biri 2014 yılında yaşandı. İngiliz David Carton Hinz 2013 yılında Suriye’nin kuzeydoğusunda kaçırıldı ve daha sonra 2014 yılında İtalyan bir vatandaşla birlikte IŞİD tarafından infaz edildi.
Bu yıl dünyada 100 milyonu aşkın kadın, erkek ve çocuk insani yardıma muhtaç durumdaydı ve halen de muhtaç durumdadır. Gerçekte dünyada son çatışmalardan etkilenen insanların sayısı, hatta ikinci dünya savaşında ölen insanların sayısını bile aşmıştır. Bu arada doğal afetlerin ve faciaların kurban sayısı da büyük bir rakamı oluşturuyor. Buna göre dünyada 130 milyonu aşkın insan insani yardım ve destek bekliyor ve bu sayı her geçen gün daha da artıyor. Yine dünyada 40 milyon 800 bin insan yaşadıkları ülkede savaş ve çatışma yüzünden mülteci durumuna düştüğü ve 20 milyon 200 bin insan başka ülkelere sığındığı belirtiliyor. 2015 yılında sadece doğal afetler yüzünden 113 ülkede 19 milyon 200 bin insan evinden yurdundan oldu.
Birinci dünya insani zirvesine aralarında çeşitli ülkelerin liderleri, medeni kurumların ve özel sektörün ve uluslararası kurum ve kuruluşların temsilcileri de bulunduğu beş bin delege katıldı.
Zirveye katılan BM genel sekreteri Ban Ki Moon, dünyaya hakim olan vahim şartlara işaretle hali hazırda yaşadığımız çağın en büyük insani krizi ile karşı karşıya bulunduklarını belirtti. Moon ayrıca dünya liderlerinin savaşları sonlandırmak üzere siyasi çözüm yolları bulma sorumluluklarına vurgu yaptı.
Bugün BM ve insani yardım alanında faaliyet yürüten ortakları dünyanın 40 ülkesinde 91 milyon insanın acil kurtarma yardımına muhtaç olduğunu ve bunun için 21 milyar dolar mali yardım gerektiğini belirtiyor. Ancak yılın ortalarına yaklaştığımız şu sıralarda söz konusu acil 21 milyar dolar yardımın 17 milyar doları henüz karşılanmadığı gözleniyor. Bu durum ise bir çok yerde hemen hemen her şeyini kaybeden insanlara yardım ulaştırılmasını imkansız hale getiriyor.
Aslında bundan dört yıl önce BM genel sekreteri Ban Ki Moon birinci dünya insani zirvesinin düzenlenmesini gündeme getirdiği günde, mevcut durumun daha fazla sürdürülemeyeceğini anlamıştı. Şimdi ise bu zirvenin mevcut şartlarda düzenlenmesi çok isabetli bir karar olduğu anlaşılıyor. Buna göre dünya liderleri, devletler, STK’lar, BM ve fonları ve ilgili kurumları ve programları, özel sektör, medeni toplum ve akademik çevreler insani yardım ihtiyacının artık iyice kontrolden çıktığı gerçeği ile karşılaşmaları gerekiyor.
İstanbul’da düzenlenen insani zirve bazen bir kuşağa nasip olan iyi bir fırsatı insan severlere sundu ki o da, dünyanın en kırılgan insanların acılarını hafifletmek için idealist bir gündemi yürürlüğe koymak ve daha da önemlisi bu acıları önlemek için bir yol bulmaktır. Bu alanda başarılı olabilmek için BM genel sekreteri, “insaniyet için gündem”de beş alanda değişim sürecini hızlandırmaya yönelik olan bir takım yükümlülüklerin yerine getirilmesini istedi. Bunlar;
- Çatışmaları önlemek ve durdurmak için siyasi iradenin oluşturulması,
- İnsani uluslararası hukukun daha güçlü bir şekilde uygulanması ve suçluların cezasız bırakılmasına son verilmesi,
- Krizlerden etkilenen milyonlarca insan başta olmak üzere sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmakta hiç kimsenin geri kalmamasının güvence altına alınması,
- İnsani yardımlara ihtiyaç duyulmasını hafifletmek için daha değişik katılımların geliştirilmesi ve katlanma gücü oluşturulması,
- Yeni kaynakları seferber etmek ve kurtarıcı ve destekleyici insani yardımların etkinliğini arttırmak sureti ile insaniyet üzerinde yatırım yapmaktan ibarettir.
Gerçekte devletlerin ve medeni toplumun ve kalkınma ve insani etkenlerin katılımını sağlamak ve insanların mağduriyet derecelerini hafifletmek üzere orta vadeli toplu ülküleri yaratmakla bütün herkes yeni bir yöntem izleme karşısında yükümlülük üstlenmeliyiz. Kuşkusuz bu değişikliklerin hiç biri, sadece acıları hafifletmek değil, aynı zamanda insanların mağduriyet derecesini hafifletmeyi ve tehlikelerle mücadele etmeyi gözetlemek üzere gerekli kaynakları ve bütçeyi karşılamak için daha akılcı yöntemler geliştirmeksizin mümkün olamayacağı da kesindir. Bu konu bizleri bütçe kaynaklarını çeşitlendirmek ve sosyal güvenlik şebekelerini geliştirmek, nakit yardım sistemi oluşturmak, afetlere karşı sigorta yapmak ve tehlike altındaki insanları koruma altına almak gibi uygulamaya yöneltmelidir.
Hayırsever insanlar son bir kaç onyılda insani tepki vermenin tüm boyutlarını geliştirmiştir. Bu boyutlar daha güçlü analiz etme, daha iyi işbirliği yapma, daha fazla yerel ve milli kapasiteleri seferber etme ve daha yüksek operasyon standartları geliştirmeden ibarettir. Buna karşın daha fazla hayatı kurtarmak ve korumak için izlenen yöntemlerin geliştirilmesi ve daha etkili hale getirilmeleri için sarf edilecek çabalardan asla vaz geçmemeliyiz. Kuşkusuz değişiklik yapmak hiç bir zaman kolay olmayan bir durumdur ve her zaman bazı anlaşmazlıklar veya uzlaşmalarla beraber olur.
Geçen sene doğal afetleri hafifletme belgesi, iklim değişikliği belgesi ve gündem 2030 belgesinde dünya liderleri dünyanın maslahatını ve mağdur insanlarını işbirliği eksenine yerleştirebileceklerini ortaya koydu. Bu zirve de dünya liderlerine tarihi bir fırsat sundu. Bugün dünyada milyonlarca insan krizlerden etkilenmiş ve bizim yardımımıza göz dikmiştir. Kuşkusuz bu krizlerden etkilenen insanlar bizim onlara yardım etmemizi ve acılarını hafifletmeyi haketmiştir.
İstanbul’da düzenlenen birinci dünya insani zirvesinin kapanış töreninde zirveye katılan delegeler Batılı güçlerin dünyada yaşanan beşeri krizleri çözümlemekte yeterli olmadıklarını belirterek bu ülkelerden beşeri krizlerin çözümüne yönelik eğilimlerini yeniden gözden geçirmelerini istedi.
Zirvenin kapanış töreninin kulisinde bir açıklama yapan Oxford International insani yardım grubu icra Başkanı Vini Bianima, dünyanın zengin ülkelerinin sığınmacıların Avrupa ülkelerine gelmesinden duydukları kaygıyı utanmazlık niteleyerek AB ülkelerinden sığınmacı krizini çözmeye yardımcı olmalarını istedi.
Zirvenin kapanış töreninde katılımcılar yayımladıkları bildiride bir kez daha dünyada yaşanan savaşların sonlandırılmasına ve çatışma taraflarının insani kurallara uymalarına vurgu yaptı.015